Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Endodonti Uzmanı Dr. Burcu Kocatüfek Özyılmaz : “DentGroup Ankara’da ‘Dişe Dokunur’ tedaviler uyguluyoruz”
Endodonti Uzmanı Dr. Burcu Kocatüfek Özyılmaz : “DentGroup Ankara’da ‘Dişe Dokunur’ tedaviler uyguluyoruz”
3. Ankara Kobiler ve Bilişim Kongresi 19 Eylül’de BTK’da düzenlenecek
3. Ankara Kobiler ve Bilişim Kongresi 19 Eylül’de BTK’da düzenlenecek
Büro Emekçileri Sendikası: “Aylık 100-150 TL’ye tekabül eden zamların kabul edilmesi mümkün değildir”
Büro Emekçileri Sendikası: “Aylık 100-150 TL’ye tekabül eden zamların kabul edilmesi mümkün değildir”
SPD Başkanı Dursun Yıldız: “Türkiye bölgede yenilikçi bir hidrodiplomasi başlatmaya çalışıyor”
SPD Başkanı Dursun Yıldız: “Türkiye bölgede yenilikçi bir hidrodiplomasi başlatmaya çalışıyor”
Ahmet Özal: “Rahmetli babamın aleyhine çok köşe yazısı yazılırdı ama hiç kimse hapise atılmamıştı”
Ahmet Özal: “Rahmetli babamın aleyhine çok köşe yazısı yazılırdı ama hiç kimse hapise atılmamıştı”

YİĞİT CANDEMİR

Tahammül
23 Ağustos 2019 Cuma

Sınırlarımız var, bir çok şey için sınırlarımız var, ve fark etmeye başladım ki bir çok insanın tahammül ve katlanma sınırları çok zorlanmış. İnsanlar olarak bir vampir misali kendimizi tüketiyoruz, karşımızdaki insanı tüketiyoruz belki de fark etmeden. Hatalar yapıyoruz, hatalara maruz kalıyoruz, bu hatalara karşı kimi zaman sessiz, kimi zaman sinirli, kimi zaman üzgün, kimi zaman nötr kalıyoruz/kalmak zorunda kalıyoruz. “Köprüyü geçene kadar ayıya dayı denir” diye bir deyim var. Bir şeyleri yoluna sokana kadar veya düzeltene kadar istemediğimiz durumlara karşı nötr kalmak zorunda oluyoruz. 
Sürekli zorunda kalıyoruz, istesek de istemesek de, bir şeylerin üstesinden gelmek için başka bir şeylerin üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Çabalıyoruz, susuyoruz, inanıyoruz, yolumuza devam ediyoruz. Ama sürekli içimize bu zehri atarak devam ediyoruz yolumuza. Genellikle bu zehri herhangi bir şekilde kusmaya çalışmadığımız için tahammül seviyemiz git gide azalıyor. İnsanlar olarak aramızdaki iletişimi azaltıyoruz, minimuma indirgiyoruz. Sıfır noktasına yaklaşmaya başladığımızda ancak bu durumdan şikayetçi olur vaziyete geliyoruz ve kaybettiğimiz tahammülümüzü tekrardan yerine getirmeye çalışmak için çabalıyoruz. Oysaki bunun önüne daha hiç bir şeyi kaybetmeden geçmeye de çalışabiliriz. Dünya ne kadar acımasız ve bencil de olsa, acılarla dolu ve kaba da olsa tahammül sınırımızı, insanlığımızı, saygımızı koruyabileceğimiz bir yüreğimiz ve aklımız var. 
Sanki sonu gözükmeyen dipsiz bir kuyu misali gittiğimiz bu yolda önümüze çıkabilecek tüm engellerin üstesinden gelemeyebiliriz haliyle, insanız en nihayetinde biz. Herhangi bir ilahi varlık da değiliz tabii ki. Bizim de sınırlarımız, bizim de bardağımızın bir sonu, ve onu taşıran bir damla her zaman olacak. Madem ki bu yolun sonunu asla göremiyoruz, asla bilemiyoruz, asla yarınımız veya bu günümüz garanti değil. O zaman ne hacet var hayatımızı olanları veya olacakları düşünerek heba etmeye? Ne gerek var dünyanın güzel taraflarını tutmayı reddedip acılara sığınmaya? Koşulacak çok fazla yol var, dolaşılacak çok fazla dönemeç var, karşılaşılacak çok fazla zorluk var. Aşık olunacak zaman var, ağlayacak vaktimiz var, gülecek günlerimiz var... Belki de yok? Bunu da bilemiyoruz, bir umut parçasına tutunup yolumuza bakıyoruz. “İnsan gerçekten ne ile yaşar?” sorusuna bir cevap bulamadım. Çok fazla düşündüm. Bana göre insan tek bir şeyle yaşayamaz. İnsan bir salatayla yaşar. Evet gerçekten insan bir salatayla yaşar. Bu salata bildiğimiz sebzelerden meyvelerden oluşmuyor. 
Garip bir benzetmedir fakat elimize aldığımız bu salatanın içinde acılar da olacak, güzellikler de olacak, kayıplar da olacak doğumlar da olacak. Tam bir lezzet şöleni, insana kafayı yedirtebilecek derecede imkansız bir şekilde sonsuz malzemesi olan sonsuz bir salata.  Çünkü ne öğrenilecek şeyler bitiyor, ne acılar bitiyor, ne mutluluk daimi kalıyor ne de yaşam sonsuza dek sürüyor. Her gün yeni bir savaş, her gün yeni bir kurtuluş, her gün yeni bir devrim, her gün yeni bir darbe, her gün yeni bir aşk aslında yaşamak insan için. Tahammül seviyesi kısmına inecek olursak, bu tahammül dediğimiz meret asla tükenmez. Sadece azalır, tükendiğini ben de iddia edebilirim, dünyanın en sabırlı insanı da iddia edebilir. Ama tahammül kalmadığı an yaşam da kalmaz. Hala sabahları uyanıyorsak, çoğu şeyi göze alarak ve tahammül ederek güne cesurca başlıyoruz demektir....
“Bilginin, bilimin, insanlığın, sanatın, temiz yürekliliğin, ilerleyişin, açık fikirliliğin, güzel hatalardan dersler çıkartmanın ışığında korkmadan yürümeniz dileğiyle...”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Dar Gelirli Ailelere Elektrik Yardımı 275 Milyon Liraya Ulaştı
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EYT Talimatı
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kış Sıcağı Acıları
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Film Önerileri
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Bu Boru Nereye Döşendi?...
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
İranlı Siber Saldırganlar Türk Düşünce Kuruluşu Seta’yı Hedef Aldı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri