Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Alper Potuk Ankaragücü'nde
Alper Potuk Ankaragücü'nde
Vaka sayısı 1.538
Vaka sayısı 1.538
Ankara Valisi Şahin, Anıtkabir’i ziyaret etti
Ankara Valisi Şahin, Anıtkabir’i ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Gaziler Günü' mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan "Gaziler Günü" mesajı
19 Eylül Gaziler Günü Kutlu Olsun
19 Eylül Gaziler Günü Kutlu Olsun

SİNAN VARGI

Söyleme, Yazma, Sus, Yersin Cezayı
10 Ağustos 2020 Pazartesi

Piyasada hileli bal, peynir, sucuk var demek yasak.

Tüketici Dernekleri ve sivil toplum kuruluşları susturulmak isteniyor.

Türkiye’de gıda enflasyonunun en büyük nedenlerinden biri tarladan sofraya gelen sebze ve meyvede ki fiyat artışlarının önlenememesidir. Son beş yılda birkaç Tarım Bakanı konuya el atsa da sorun hala çözülebilmiş değil. Hala tarla da elli kuruş olan şehirdeki manavda markette sekiz, dokuz lira. Bu sorunu çözmek için Tarım Bakanları yıllardır “ şunu şöyle yapacağız bunu böyle yapacağız” diye demeç verseler de sorun halen devam ediyor.

Bizim tüketici eğitimlerinde yıllardır en çok karşılaştığımız sorulardan birisi de “ hocam, sabah kahvaltısında çocuklar ekmeğe sürülen fındıklı çikolata yemek istiyorlar, palm yağı var diye yediremiyoruz, palm yağı zararlı mı kanser mi yapıyor gerçekten” şeklinde annelerin korkutucu gözlerle sorduğu sorulardı. Avrupa Birliği Sağlık Örgütü EFSA böyle bir açıklama yaptıktan sonra dönemin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, "Bu palmiye yağı dediğimiz yağ ile ilgili rastgele tartışmalar yapılıyor. Bu konu ile ilgili bilimsel bir komisyon kuruldu, çok fazla uzamayacak kısa süre içerisinde gerekli çalışmaları kamuoyu ile paylaşmış olacağız" demişti. 20 Ocak 2017’de verilen bu demecin ardından, bu kurulun yaptığı araştırmada ki sonuçları hala kamuoyu ile paylaşmasını bekliyoruz. Aradan geçen 3.5 yıl içinde bize yöneltilen bu soruları da yanıtlarken zararlı değil veya zararlı gibi bir yanıt veremediğimizin nedenini de Tarım Bakanlığına bağlıyoruz

Gıda maddelerinde hile yaparak yakalan yüzlerce binlerce firma var. Aynı suçu 60 kez işleyen ve ortalama 22 bin lira ceza vererek, hepimizin sağlığı ile oynayan kişi ve firmalar var. Bunlar yaklaşık otuç kırk yıldır insanımızı zehirlemeye devam etseler de bu kadar süre içinde bunlara başta hapis cezası verilmesi ve ağır para cezası verilmesi konusunda ısrarlı kamuoyu talebine rağmen ilgili bakanlık, bu firmaları açıklamakla yetinmişti.

Gıda güvenliği konusu bu konuyu bilip bilmeyen, kamuoyunda ve basında kendini öne çıkarmak isteyen hemen her türlü insanın açıklama yaptığı, televizyon programlarında kendi kitaplarının ve kendilerinin reklamı yapan yüzlerce insanın at koşturduğu bir alan haline de gelmişti. Ne yazik ki en çok dinlenen bir bayan profesörümüz kaya tuzu yalayın, lahmacun yiyin, korona ya karşı paça çorbası için diyecek kadar genel geçer açıklamalar yapmaya bile başlamıştı. Yüksek tansiyonu, kollestrolü, kalbinde stenti var mı bunu bile açıklamadan alel acele demeçlerle halkı yanıltmaya dahi başlamıştı.

İşte tam bu nedenle Sağlık Bakanlığı bünyesinde 9 Şubat 2019 tarihinde Ulusal Beslenme Konseyi kuruldu. Çeşitli sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinden oluşan konsey, hemen bilim insanlarından oluşan bilim kurullarını oluşturarak, yağ, tuz, şeker, gibi önemli konularda çeşitli üniversitelerden gelen bilim insanlarının hazırladıkları raporları tamamladılar. En son Haziran 2020 de kamuoyuna sunulacak olan bilim kurulu raporları korona salgını nedeniyle kamuoyuna açıklanamadı. Sağlık Bakanlığı Ulusal Beslenme Konseyi, konuyu sağlık açısından ele alarak tüketici sağlığını ön plana alan politikalar oluşturmuştu.

Ulusal Beslenme Konseyi’nin kuruluş amacı  “Konsey, sağlıklı beslenme, beslenme ile ilişkili hastalıkların önlenmesi ve kontrolü ile ilgili mevcut şartların iyileştirilmesi, sağlıklı beslenme kültürünün ülke genelinde yaygınlaştırılması, ülke genelinde doğrudan veya dolaylı olarak beslenme ve yiyecek içeceklerden kaynaklı sağlık durumu ve hastalıklarla ilgili politika ve stratejilerin belirlenmesi için tavsiyelerde bulunmak üzere kurulur. Konsey, çalışmalarında ulusal ve uluslararası gelişmeleri ve ülke koşullarını göz önünde bulundurur. Toplum ve bireylerin sağlıklı beslenme ile ilgili mevcut şartlarının iyileştirilmesi, ülke genelinde yaygınlaştırılması amacıyla üyelerin işbirliği içinde çalışmasını esas alır. Sağlıklı beslenme alanında ülke politikalarını oluşturmada tarafların görüş ve düşüncelerinin alınmasını sağlar” şeklinde düzenlenmişti. Konseyin üyeleri ise şu şekilde oluşturulmuştu.

“ Konsey, Bakan Yardımcısının başkanlığında aşağıda belirtilen üyelerden oluşur:

a) Halk Sağlığı Genel Müdürü, Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü ve İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu Başkanlığından bir başkan yardımcısı,

b) Tarım ve Orman Bakanlığından Gıda ve Kontrol Genel Müdürü, Hayvancılık Genel Müdürü ve Bitkisel Üretim Genel Müdürü veya genel müdür yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığından birer genel müdür veya genel müdür yardımcısı, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Kurum Başkan Yardımcısı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından bir daire başkanı,

c) Yükseköğretim Kurulu Başkanının belirleyeceği bir üye,

ç) Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu, Türkiye Lokantacılar, Kebapçılar, Pastacılar ve Tatlıcılar Federasyonu, Türkiye Fırıncılar Federasyonu, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu, Tüketici Dernekleri Federasyonu, Türkiye Diyetisyenleri Derneği ve Türkiye Ziraat Odaları Birliğinden konuyla ilgili veya görevli birer yönetim kurulu üyesi,

d) İhtiyaç duyulması hâlinde Halk Sağlığı Genel Müdürünün teklifi ve Konseyin kararı ile belirlenen, beslenme ve yiyecek içecekler konusunda faaliyet gösteren kurum veya kuruluşlardan en fazla iki temsilci.”

 

Konseyin çalışma şeklinin ve üyelerinin tüm özverisine rağmen, ilgili konseyin gerekli açıklamaları kamuoyuna zamanında yapamaması, altı ay bir toplanması, acilen karar oluşturacak bir yapıda olmaması nedeniyle, Türkiye’de özellikle gıda güvenliği konusundaki otorite boşluğunu doldurduğu söylenemez.

 Tarım ve Orman Bakanlığı her üç ayda bir yapılan gıda denetimlerinde gıdada hile ve tağşiş yapan firmaları açıklıyor. Her gecen üç ayda gıda da hile ve tağşiş yapanların sayısında bir azalma olacağı yerde artışlar görülüyor. Yazılı ve görsel basın bunları haber yapınca, halkın tepkisi büyüyor ve bu firmalara karşı cezaların arttırılmasını istiyorlar. Yaklaşık yirmi yıldan beri Tüketici örgütlerinin “gıda da hile ve tağşiş yapanlara karşı cezaları arttırın hapis cezası getirin” önerilerine adeta kulak tıkayanlar, bu cezaları gecikmeli de olsa getirirken, kamuoyunun tepkisini de dile getirecek bazı açıklamalara da ceza verileceğini düzenleyen bir yasa teklifi getirdiler.

Yani özetle, Türkiye’de gıda güvenliği yok, piyasada sahte bal, zeytinyağı, boyalı zeytin, glikoz şuruplu hurma, at etli sucuk, cinsel güç arttırıcı ilaçlı gazoz çikolata, gibi bir çok örnekte halkı bilgilendirmek de yasaklanıyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşmeyi bekleyen “Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifi” ile 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun 3 üncü maddesine “Yanıltıcı yayın: Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği husussunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı yayınlar” ve 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanunun 8 inci maddesine “Ticari Reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı nitelikte olamaz” şeklinde eklemeler yapan düzenlemeler getiriliyor.
 

Kanun teklifi ile bir de bilim kurulu oluşuyor. Bilim kurulunun kimlerden nasıl oluşacağı konusunda bir açık madde hükmü olmamasına karşın, basında yaptığımız araştırmalarda konu hakkında Ak Parti Kars Milletvekili Yunus Kılıç’ın bir açıklamasına rastladık. Açıklama şöyle;

'Gıda Bilim Kurulu'nun kimlerden oluşacağını ve nasıl çalışacağını DHA'ya anlattı. Kılıç, 2010 yılında çıkarılan 'Veteriner Hizmetleri Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu'nun 43'üncü maddesinde 'Bu kanunun yürütülmesi sırasında gerekli olan kurullar ve komisyonlar kurulabilir' ifadesinin yer aldığını, buradan güç alarak 'Gıda Bilim Kurulu' oluşturma gayreti içinde olduklarını belirtti. AK Parti'li Kılıç, 'Gıda Bilim Kurulu'nun yanıltıcı yayınları belirleyeceğini ve buna göre bu yayın kuruluşları ve kişilere cezai yaptırım uygulanmasını sağlayacağını söyledi. Kılıç, "Yanıltıcı yayın; her türlü görsel, işitsel, yazılı ve dijital platformlarda gıda güvenliği ve güvenilirliği konusunda hiçbir bilimsel veriye dayalı olmayan, toplumda korku, endişe oluşturacak beslenme alışkanlıkları aleyhine geliştirebilecek olan yayınlardır. Bir yayının ne kadar yanıltıcı olup olmadığını kim belirleyecek? Hakime mi kalacak, savcı mı bu iddiayı sürdürecek yoksa kim gelip diyecek ki 'bu yanıltıcı yayındır, doğru tarafı yoktur'. 'Bu hiçbir bilimsel veriye dayanmıyor' demesi için bir tarafsız bilim kurulu oluşacak. Kendi alanında dünya tarafından tanınmış makaleleri ve yayınları olan, toplumda saygınlığı olan sivil toplum kuruluşlarından ve Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yetişmiş alanında uzman bürokratlardan oluşan bir bilim kurulu oluşacak. Şu anda 10 kişiden oluşması düşünülüyor. Şikayete mevzu bir durum olursa bilim kurulana müracaat edilecek. Bilim Kurulu bunun yanıltıcı yayın olup olmadığına, ne derece topluma ve sektörlere zarar verdiğini belirleyecek bir yapı olacak. Onun sonucunda mahkemeler cezai yaptırıma göre karar verecek" diye konuştu.

'YAYINI YAPANA VE YAYINCI KURULUŞA PARA CEZASI'

AK Parti'li Kılıç, 'Gıda Bilim Kurulu'nun yayının yanıltıcı olduğunu belirlemesinin ardından iki aşamalı cezai yaptırım uygulanacağını bildirdi. Kılıç, "Yanıltıcı yayını yapan kişi 20 ile 50 bin TL arasında idari para cezasına çarptırılacak. Bir de tabiri caizse artık kötü niyetli olduğu, kişinin ne konuşacağını gördüğüne rağmen ekranlarında buna yer vermeye devam ediyorsa, 'elinizde bir veri var mı, bilimsel bir şeye dayandırıyor musunuz' diye sormuyorsa ısrarla, burada da kötü niyet aranması gerekir. Bu nedenle o yayıncı kuruluşlara da bir önceki ayın iletişim gelirlerinin yüzde 2 ile 5'i arasında idari para cezası, yayınlanmakta olan programı da 5 yayına kadar durdurma ya da Bilim Kurulu'nun verdiği karara göre o programı yayından kaldırma gibi cezalar olacak. Burada 'RTÜK Kanunu' içinde 8'inci başlığında 'yayın hizmeti' ilkeleri var. Buraya da yanıltıcı yayının tarifini koyuyoruz, dayanağı oradan alsın ki yaptırım uygulayabilesiniz" dedi.

Gelin bu açıklamayı bir değerlendirelim. Televizyonlarda sürekli programlara çıkan ve sayıları üçü dördü geçmeyen birkaç bilim insanının, bazen kendi kitap reklamlarını da yaptıkları programlarda yaptıkları açıklamaları allayıp pullayıp “ az sonraaa” nidalaları ile veren basınımız biraz dikkat etmek zorunda.. Ancak bunu değerlendirecek bilim kurulunun Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde kurulacağı “Kendi alanında dünya tarafından tanınmış makaleleri ve yayınları olan, toplumda saygınlığı olan sivil toplum kuruluşlarından ve Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde yetişmiş alanında uzman bürokratlardan oluşan bir bilim kurulu oluşacak. Şu anda 10 kişiden oluşması düşünülüyor” şeklinde yapılan açıklama ile oluşturulacak bilim kurulunun bir benzeri de zaten Sağlık Bakanlığında Ulusal Beslenme Konseyi adı altında görev yapıyor. Ardından yine benzer görevleri yapan RTÜK’de var.

Televizyonlarda program yapan yapımcıların artık canlı yayınlarda gıda güvenliği konusunu tartışmaları çok zor. En iyisi band yayın çekip ayıklamak…

Bu konuda en çok açıklama yapan kuruluşlardan birisi de Türkiye’nin en büyük tüketici örgütü sayılan, Tüketici Dernekleri Federasyonu. Federasyon yaptığı açıklamada haklı olarak Gıda endüstrisinin talepleri doğrultusunda hareket edilebileceği yönünde kaygılarımız var” diyerek şu görüşleri paylaşıyor.
 
Kanun teklifi ile getirilmek istenen düzenlemenin; gıda güvenliği ve güvenilirliği açısından, halk sağlığı ve sağlıklı beslenme yönünden toplumun bütününü ilgilendiren bir konu olmasına rağmen kamuoyunda yeteri kadar tartışılmadan, görüşlere açılmadan, bilim adamlarının, STK’ların, meslek odalarının görüşleri alınmadan kısacası toplumun bütünü ile istişare edilmeden meclise getirildiğini ifade eden Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Aziz Koçal, yapılacak düzenlemenin muğlak olduğunu ve tamamen gıda endüstrisinin talepleri doğrultusunda hareket edilebileceği yönünde kaygılar oluştuğunu belirtti.
 
Koçal, “'tüketicinin olumsuz etkilenmesi’ ne demektir, bunun değerlendirme kıstasları neler olacaktır, ‘tüketicide endişe, korku ve güvensizlik’ neye göre değerlendirilecektir. Örneğin Nişasta bazlı şeker ya da GDO’lu ürünler sağlığa zararlıdır diye tüketicileri uyarmak ceza kapsamına mı girecektir? Kaldı ki gıda ürünlerde bilim adamları farklı verilere dayandırılarak farklı açıklamalar da yapabilmektedir” sözleri ile kamuoyunda oluşan soru işaretlerine dikkat çekti.
 
STK’ların tüketicileri bilgilendirme ve aydınlatma görevlerini ortadan kaldıracak
 
Anayasanın 26. Maddesindeki “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar” hükmünü hatırlatan TÜDEF Genel Başkanı Koçal, “Hükme rağmen getirilmek istenen bu düzenleme ile ne amaçlanmaktadır? İfade ve düşünce açıklama özgürlüğü anayasada teminat altına alınmış iken ve özellikle STK’ların tüketicileri bilgilendirme ve aydınlatma görevleri var iken, getirilmek istenen yasa bu görevleri de ortadan kaldırmayacak mıdır?” dedi.
 
Yasa teklifinin; tüketicinin sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanması yerine bazı kişilerin magazinsel, tek yönlü beslenmeye götüren açıklamalarını içeren yayınlara karşı getirildiği gibi görünse de, bu maddelerin bu şekli ile toplumun doğru bilgilenmesi yönünde çalışmalar yürüten,açıklamalarda bulunan STK’lar ve Meslek Örgütlerinin sesinin kesilmesine neden olacağına vurgu yapan Koçal, “Evrensel Tüketici Haklarından biri olan ‘Sağlık ve Güvenliğin Korunma Hakkı’ tüketiciye sunulan mal ve hizmetlerin, tüketicinin hayatını ve sağlığını normal şartlar altında tehlikeye düşürmeyecek derecede güvenilir ve kaliteli olmasını ifade etmektedir.Mal ve hizmetlerin güvenilir ve kaliteli olmadığı hallerde tüketici, emniyetli olmayan bir tüketim malının kendisini zehirlemesi, sakatlaması, yaralanması ve hatta öldürmesi tehlikesi ile karşı karşıyadır” ifadelerine yer verdi.
 
Tüketici örgütlerinin çalışmalarına bir anlamda sansür uygulanacaktır
 
Koçal, düzenleme nedeniyle ortaya çıkacak sorunlarla ilgili açıklama ve uyarılarını şöyle sürdürdü:
 
"Bir diğer hak ise 'Bilgi Edinme Hakkı'dır. Biz Tüketici Örgütleri olarak 'Evrensel Tüketici Hakları'nın Türkiye’de karşılığını bulması için mücadele verirken, tüketicinin sağlık ve güvenliğinin korunması doğrultusunda çalışmalar yaparak tüketicileri bilgilendiren açıklamalar, toplantılar eğitim çalışmaları da yapmaktayız. Meclis Genel Kuruluna sunulan bu düzenleme ile 83 milyon tüketiciye hitap eden ve onların bilgilenmesi, bilinçlenmesi için mücadele eden biz tüketici örgütlerinin çalışmalarına bir anlamda sansür uygulanacaktır. Açıklamalarımız çeşitli cezalar ile karşı karşıya kalacaktır.
 
Yanıltıcı haber değerlendirilmesini yapacak bir bilim kurulu kurulamaz
 
'Gıda güvenliği' gıdaların zararsız olmasını, 'gıda güvenilirliği' ise hilesiz olmasını ifade eder. Tasarıda, yapılan bir açıklamanın, gıda güvenliği ve güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe aykırı nitelikte olduğu yönünde değerlendirecek bir Bilim kurulundan söz edilmektedir. Yanıltıcı haber olup olmadığını değerlendirecek olan bilim kurulunun kimlerden oluşacağı, nasıl kurulacağı yasada tanımlanmamış, inisiyatife bırakılmıştır. Bilim kurulu toplumun bütününü mü düşünerek hareket edecek, yoksa bazı gıda sanayi şirketlerinin çıkarlarına yönelik mi hareket edecek? İnsan ve toplum sağlığı mı ölçü olacak? Yasal dayanağı olmayan, tanımlaması yapılmayan bir bilim kurulu siyasi iradeye bağlı karar verir ki bu da toplumun bütününü kapsamaz.Daha da önemlisi yanıltıcı haber değerlendirilmesini yapacak bir bilim kurulu kurulamaz. Bu amaçla kurulan bir kurula da bilim kurulu denemez. Gıda güvenliğini sağlamak üzere toplum sağlığını korumak için kurulur. Kurulacak olan bu bilim kurulu ile ilgili endişelerimiz var, benzer kurulların nasıl çalıştığı kamuoyu bilgisi dahilindedir.
 
Bilim kurulu, bağımsız ve tarafsız olmalı, bilimsel kanıtlar ile çalışmalı
 
Gıda güvenliği, güvenilirliği hususunda bir bilim kurulu boşluğu vardır. Özellikle covit-19 nedeniyle de kamuoyu gündemine gelen bilim kurulu bilimi akla getirmiştir. Görevlerinden biri gıda güvenliği için risk değerlendirmesi yapmak olması gereken bu bilim kurulu liyakat sahibi bilimsel yetisi olan bilim adamlarından oluşmalı ve tamamen bilimsel veriler oluşturacak çalışmalar yapmalı. Bağımsız ve tarafsız olmalı, bilimsel kanıtlar ile çalışmalı, görevi süresince baskı altında olmamalı, risk değerlendirmesinde ortaya çıkan gerçeklerin topluma hiçbir etki altında kalmadan doğru aktarılmalıdır.
 
Tüketici örgütleri yüklü cezalar ile karşı karşıya kalacak
 
Tasarı yasallaşırsa, tüketici örgütü olarak örneğin, “çocuklara abur cubur yedirmeyin nişasta bazlı şeker var obeziteyi artırıyor ve beraberinde bazı hastalıkları getirir” şeklinde yapacağımız bir açıklama nedeniyle yüklü cezalar ile karşı karşıya kalacağımız endişesini taşımaktayız.
 
İçinde bulunduğumuz dönemde, özellikle covit-19 nedeniyle yeteri kadar gıdaya ulaşamayan yoksul halkımızın desteklenmesi ve güçlü tutulması, vatandaşların beslenmesinin düzeltilmesi ve bağışıklık sisteminin güçlü kılınması yönünde çalışmalar yapılması gerekirken, içeriği detayları yasa metninde olmayan bir madde hükmünün uygulanması toplumsal dinamiklerin sesinin kesilmesini sağlayacaktır. Bu nedenle bahse konu düzenlemeleri içeren maddeler tasarıdan acilen geri çekilerek toplumun bütünü ile istişare edilmesi sağlanmalıdır.
 
Yoksul halkın güvenli, güvenilir ucuz sağlıklı ve besin değeri yüksek gıdaya ulaşmasını sağlayacak bağışıklık sistemini güçlendirecek yeterli beslenebileceği, çalışmalar ve düzenlemeler acil ve ivedi olarak yapılmalıdır.”

Tarladan sofraya, gıda fiyatları arttıkça, aracılar kazanmaya devam ettikçe, gıda da hile ve tağşiş devam ettikçe, bunları dile getiren bilim insanları, sivil toplum kuruluşlarına, yazılı ve görsel medyaya ceza uygulamanın açık adı nedir. Yazma, söyleme… Sus. Yersin cezayı.

Tarım ve Orman Bakanlığı bu yasayı halka iyice anlatmak zorunda.

 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Hak, Hukuk, Demokrasi ve Maske...
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayat Yaşamak İçindir!
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Evcil Hayvan Sahibi Olmanın Faydaları
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
En Hızlı Koşu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Nobel Ödüllü İlk Kadın ‘Marie Curie’ Sinemalarda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Türkiye’nin Elektrik Gücü Kapasitesi 20 Yılda 3 Kattan Daha Fazla Arttı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri