Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Kovid-19 testi pozitif çıkan Yılmaz Vural, yoğun bakıma alındı
Kovid-19 testi pozitif çıkan Yılmaz Vural, yoğun bakıma alındı
Çankaya’dan kent merkezine asfalt
Çankaya’dan kent merkezine asfalt
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk gemisinin aranması nedeniyle resen soruşturma başlattı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Türk gemisinin aranması nedeniyle resen soruşturma başlattı
Malatya'da 4,7 büyüklüğünde deprem
Malatya'da 4,7 büyüklüğünde deprem
Keçiören’in yeni mahalle konağı Şehit Kubilay’da yükseliyor
Keçiören’in yeni mahalle konağı Şehit Kubilay’da yükseliyor

MUSTAFA AYDEMİR

“Sonbahar Sanattır”
27 Ekim 2020 Salı

Cemal Süreya’nın dediği gibi “sonbahar sanattır, diğerleri mevsim”
Eskişehir yolundan Gölbaşı ilçesine kadar uzanan yemyeşil çam ormanları içerisinde bir kamu kuruluşunda işe başladığımda, 1984 yılının nisan ayıydı… Nisan yağmurlarının da başlamasıyla yavaş yavaş uyanan tabiat ana kendini hissettirmeye başlamıştı. Ağaçlar tomurcuklandı. Çimenler yeşerdi. Çiçekler açtı. 
Mayıs ayı geldiğinde,  her yer yeşilin envaiçeşit tonlarına büründü.  Çimlerin üzerinde ve ağaç gölgelerinde oturmak kocaman kampüste herkesin en büyük keyfiydi. Yaz aylarına doğru ilerlerken her yer çok güzel görünüyor, adeta ruhumuzda da çiçekler açıyordu.
Nihayetinde beklenen ve özlenen yaz geldi. Öğlen saatlerinde orman içerisinde bulunan koşu yolumuzda spor yapıyor ve Ankara’da herkese nasip olmayan bu güzelliğinin tadını çıkarıyorduk.
Mahmut Nedim Güntel’in sözlerini yazdığı gibi “yaz günleri en tatlı hayaller” ile geçiyordu. Ve nihayet Erhan Yurdaer’in “Düşen bir yaprak görürsen beni hatırla demiştin” sözlerinde adı geçen sonbahar geldi çattı. Sonbaharın geldiği, havaların soğumasıyla birlikte düşen sarı yapraklar ve yağmaya başlayan yağmurlardan belli oluyordu.
Muhammet Yılmaz’ın güftesini yazdığı, “Düşen sarı yapraklara, yağan deli yağmurlara,         
Hırçın esen rüzgârlara” şarkısı ve Şekip Ayhan Özışık’ın yazdığı sözlerde  “Yine hazan mevsimi geldi, yine yapraklar rüzgârların peşi sıra gidecek” dediği gibi kış ayının öncüsü olan sonbaharda, havaların yavaş yavaş soğumaya başlamasıyla sanki hayat bitiyordu.  
Hâlbuki sıcak havalar gitmiş, insanlar rahatça bunalmadan, serin havalarda gezme fırsatı bulmaya başlamıştı. Bu mevsimde çiçekler bir yandan solarken, arkalarında da binlerce tohumu sonbahar aylarında bırakıyordu. 
Sonbahar,  yaz ile kış arasındaki mevsimin adıydı. Güz, hazan veya bağ bozumu isimleriyle de anılıyordu.  Gece ve gündüzün eşit olduğu 23 Eylül’de başlıyor, en uzun gecenin yaşandığı 21 Aralık gününe kadar devam ediyordu. 23 Eylül tarihinden sonra geceler uzarken, gündüzler kısalıyordu. 21 Aralık’ta en uzun gece yaşandıktan sonra 23 Aralık’tan itibaren geceler kısalıp gündüzler uzamaya başlıyordu. 21 Aralık’ta ülkemizde en uzun gece 15 saatten fazla Sinop’ta, en kısa gece de 14 saat ile Hatay’da yaşanıyordu. En uzun gecenin yaşandığı günün adı; gündönümüydü. Gündönümü, güneşin dünyaya (ekvator çizgisine) en uzak mesafede olduğu ana verilen isimdi. Gündüzlerin ve gecelerin kısalmaya veya uzamaya başladığı andı. Bütün bu önemli olaylar dikkatinizi çekerim, sonbahar içerisinde oluyordu.
Yağmurlar başlıyor, havalar soğuyor ve ağaçların yaprakları sarararak, kızararak döküyordu. Kışın habercisi olan eskilerin hazan mevsimi dediği sonbahar onlara göre hüzün mevsimiydi. Eve kapanma günlerinin yaklaşma belirtisiydi. Yıldırım Gürses’in güfte ve bestesinde de yer aldığı gibi “yine mevsimler dönecek, yine yapraklar düşecek” şarkısında da hüzün bulunacaktı. 
Sonbahar geldiğinde güzel günler artık geride kaldı dediğimiz anda sihirli bir el değmiş gibi sanki milyonlarca ressam etrafımızda tablo yapmaya başladı. Her ağaç ayrı bir güzelliğe bürünüyor,  yeşil, kırmızı ve sarı arasında renkten renge giriyordu. Yazın kuraklıktan suyu çekilmiş dereler daha güzel akıyor, seyirlerine doyum olmuyordu. Sonbahar döneminde göçmen kuşlar kış mevsimini sıcak yerlerde geçirmek için zaman zaman on binlerce kilometre yolculuğu göze alıyor ve gökyüzünde muhteşem görüntüler oluşturuyordu.
Fotoğraf makinalarımızla bu rengârenk güzelliklerin, manzaraların keyfini çıkarmak bize düşüyordu. Yurdumuzun her tarafında bu görüntülere rastlamak mümkündü. Şarkılara konu oluyordu. Yani “Sonbahar sanattı” Bu güzellikleri seyretmek herkese nasip olmuyordu. Ne kutuplarda ne de Ekvator ve çevresinde yaşayan insanlar hayatları boyunca Sonbaharı tadamıyordu.
Dört mevsim içerisinde bolluk ve bereketin en çok olduğu, sebze, meyve ve diğer gıda maddelerinin en bol olduğu mevsimdi. Tarlaların ekilmesi de bu mevsim içerisinde büyük umutlarla yapılıyordu.  
Havaların bazen soğuk, bazen sıcak, bazen yağmurlu ve bazen açık olması bu mevsimin en önemli özelliklerindendi. Kışa hazırlık mevsimiydi. Tarhanalar, salçalar, turşular bu aylarda kuruluyordu.  Herkesin kışın ısınmak için odun, kömür, gaz derdine düştüğü mevsimdi. Tabiat ananın sanatsal faaliyetleri ve insanlarımızın sanatsal faaliyetlerinin başladığı sonbahar aylarında gün içerisindeki ısı farkları çok olduğundan bu mevsimde havalara dikkat edilmesini diliyor, bereket tohumlarının ekildiği sonbahar mevsiminin ve tabiat güzelliğinin tadını çıkarmanızı diliyorum. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Guguk Kuşu” Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kafatasında İki Kişi
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
Günce, Müzik Listelerini Alt Üst Edecek!
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
7.8 Milyar İnsan Coronavirüs Aşısı Bekliyor!
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
Hepitalizm
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Son Sözü Ebeveynler Mi Söyler?
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri