Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Kışın kalp krizi riski artıyor
Kışın kalp krizi riski artıyor
Türkiye, otomotiv üretiminin yüzde 85’ini ihraç etti
Türkiye, otomotiv üretiminin yüzde 85’ini ihraç etti
Adli bilimciler yeni nesil terör saldırılarına karşı uyarıyor
Adli bilimciler yeni nesil terör saldırılarına karşı uyarıyor
Sucuktan langırt izleyenleri güldürdü
Sucuktan langırt izleyenleri güldürdü
Başkan Uysal, ‘12 ay turizm için gerçek bir plana ihtiyacımız var’
Başkan Uysal, ‘12 ay turizm için gerçek bir plana ihtiyacımız var’

LEYLA ŞAHİN

Sofralarınızdan Tuzu Azaltın
10 Mart 2018 Cumartesi

6 – 12 Mart “Dünya Tuza Dikkat Haftası”... Yemeklerimizden ve sofralarımızdan eksik etmediğimiz tuzu azaltmamız sağlığımız açısından son derece önemli...
Hiç kuşkusuz, tuz içerdiği minerallerle vücudumuzun yaşamsal fonksiyonlarını devam ettirebilmesinde son derece önemli bir role sahip. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; günde ortalama 5 gram tuz (bir silme çay kaşığı) almamız vücudumuz için yeterli geliyor. Ancak yapılan araştırmalar gösteriyor ki Türkiye’de tuz tüketimi maalesef 16-18 gramı buluyor. Son yıllarda yapılan kısıtlamalarla bu miktarın 14,8 grama düşürüldüğü belirtiliyor. 
Acıbadem Altunizade Hastanesi Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin düşük miktarda alındığında hayatımızda önemli fonksiyonu olan tuzun, bunun tam aksine ideal miktarın üzerinde tüketildiğinde ise zehirden farksız olduğu uyarısında bulunarak, “Tuzun başta böbreklerde hasar oluşturmaktan kan basıncını yükseltmeye kadar pek zor zararı oluyor. Bu nedenle günlük tuz tüketimini kısıtlamak yaşamsal öneme sahip” diyor.
Yaygın inanışın aksine tüketilen tuzun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden geliyor. Öyle ki işlenmiş besinler sodyum alımının genelde yüzde 75 gibi yüksek bir oranını oluşturuyor. Bu nedenle tuz alımını azaltmak için sofradan tuzu kaldırmanın yanı sıra işlenmiş besinlerden kaçınmak da çok önemli. Peki, pek çoğumuzun yemeklere hiç düşünmeden bolca serptiği tuz sağlığımızı nasıl etkiliyor? Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin ideal miktarın üzerinde alınan tuzun hangi hastalıklara yol açabildiğini anlattı, önemli bilgiler verdi.
KAN BASINCINI YÜKSELTİYOR
Diyetteki tuz artışı kan basıncını yükseltiyor. Tuz tüketimi arttığında aynı zamanda kan basıncını düşürmek için alınması gereken tansiyon düşürücü ilacın dozu ve sıklığı da artıyor. Bunun nedeni ise tuzun tansiyon ilaçlarının etkisini azaltması. Özellikle de ACE inhibitörü ve ARB grubu tansiyon ilaçlarının etkisine direnç gelişmesine yol açıyor. Tuzla hipertansiyon arasında doza bağlı ve doğrudan bir ilişki mevcut. Tuz alımının azaltılması uzun dönemde kalp damar hastalıkları ve inme riskini azaltıyor. Örneğin, diyetle alınan tuzun 10 gramdan 5 grama düşürülmesiyle inme riski yüzde 23 ve kalp damar hastalıklarının riski de yüzde 17 oranında azalabiliyor.
BÖBREKLERDE KALICI HASAR OLUŞTURABİLİYOR
Tuzlu beslenme, sadece sistemik kan basıncını yükseltmekle kalmıyor, böbrek hücreleri içindeki basıncı da arttırıyor. Glomeruller adı verilen hücrelerin içindeki basınç artışı, böbreğin süzme membranını proteinlere daha geçirgen hale getiriyor. Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin idrarla protein atılımının artmasının da uzun dönemde böbrekte kalıcı hasar oluşturabildiğine dikkat çekiyor.
İNSÜLİN DİRENCİNİ ARTTIRABİLİYOR
Yüksek sodyum içeren diyet, kanda leptin düzeyini yükseltiyor. Bu hormonun artışı karın bölgesindeki yağ hücrelerini çoğaltıyor. Karın bölgesinde yağlanma da bel çevresinin genişlemesiyle sonuçlanıyor. Bunun sonucunda insülin direnci artıyor. Düşük sodyumlu beslenme tarzı ise glukozu dokulara taşıyan transporterlerin miktarını ve yağ hücrelerinin içindeki insülin reseptörlerini düzenliyor ve insülin direnci azalıyor. Özellikle tuza duyarlı kişilerde diyette tuz kısıtlandığında, insülin direnci düşüyor.
MİDE KANSERİ RİSKİNİ YÜKSELTİYOR
Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Sevgi Şahin yüksek sodyum içeren beslenme tarzının mide mukozasında hasar oluşturduğunu belirterek sözlerine şöyle devam ediyor: “Hasarlanan mukoza kanserojen maddelere daha hassas hale geliyor, helicobacter pylori adlı bakterinin midede daha uzun süreli olarak yerleşmesine ve hasar yapmasına yatkınlık yaratıyor. Hasarlanan mide mukozasında da kanser gelişebiliyor. Bu nedenle tuzlu gıdalar, tütsülenmiş ve salamura gıdalardan uzak durmak gerekiyor.”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
LEYLA ŞAHİN
LEYLA ŞAHİN
Oyun Bağımlılığı Kamburlaştırıyor!
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
İsveç
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Peynirli Zeytinli Kek ile Şekerpare Tarifi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Her Şeyden Sonra
CENGİZ ÖZER
CENGİZ ÖZER
Dindar Neslin Geldiği Son Nokta!
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Bir Plastik Poşet Dünya’ ya Bedeldir!...
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri