Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Et ve Süt Kurumu “makine ve ekipman” alacak
Et ve Süt Kurumu “makine ve ekipman” alacak
2016 model Renault Clio icradan satılacak
2016 model Renault Clio icradan satılacak
Mamak'ta daire icradan satılacak
Mamak'ta daire icradan satılacak
Ankara İtfaiyesi’nden ANDA ile iş birliği
Ankara İtfaiyesi’nden ANDA ile iş birliği
Aile Hekimleri negatif ayrımcılıktan şikâyetçi
Aile Hekimleri negatif ayrımcılıktan şikâyetçi

AHSEN ARAL UYAR

Silah Taciri
6 Nisan 2021 Salı

Geçtiğimiz hafta Salı günü bir toplantıda gencecik bir kızcağız ile gün boyu yan yana oturduk. Sosyal mesafe ve maske kuralına eksiksiz uymuştuk, pek sıcak bir gün olmamasına rağmen toplantı nedeniyle pencere camı da açıktı. Perşembe gecesi kırk derece ateş ile hastaneye gittiğinde kıza Corona teşhisi konulmuş. Cuma günü akşama doğru bende baş ağrısı başladı ve PCR testine gittim. Hastaneden eve gelince bir vitamin hapı yuttum, kayınvalidemin gönderdiği hormonsuz Silifke limonlarından sıkıp içtim, ev ahalisine durumu anlatıp yiyecek, su, kitap, bilgisayar ve cep telefonu ile odaya kapandım. Bir ara baktım ki kızım kapıya oturmuş ağlıyor “Anne, ya Korona olduysan ne olacak”. Besbelli ki yavruyu bu belanın korkusundan koruyamamışız, kendimizi bile ne kadar koruyabildiğimiz belli değil. Sabah uyandığımda bir nevi güneş saati olarak kullandığım koyu kahve perdenin duvar ile arasındaki incecik aralığından sızan ışığa bakarak sabahın ilk saatlerinin başladığını anlayınca bedenime bir yoklama çektim; baş ağrısı kaybolmuş, halsizliğim de gitmiş. E-nabıza test sonucu çıkmış mıdır diye baktım, çıkmış ve oda bir anda aydınlanıverdi; sonuç negatif. Bu kötü anlamlı kelime son bir yılda ne kadar sevindirici anlamlara büründü! Kalktım ve güzel bir çay içtim, dünkü ekmek ve market kutu peyniri ne kadar lezzetli şeylermiş meğer. Hayatın verdiği güzelliklerin tadını neden sadece kısacık mutlu haber anlarında alabiliyoruz ki?  Kızımın odasına gittim, o kadar çok öptüm ki uyandı, testimin negatif çıktığını söyledim. Yavruda gözler açıldı, ciddi yüzüyle bana sarıldı. Ben bugün uzun zamandır ertelediğim güzel bir şey yapmaya kararlıyım. Kalk kızım” dedim. “Silah tacirini görmeye gidiyoruz.”
“Silah taciri” Osman Hamdi Bey’in şaheseridir ve Ankara’ nın önemli güzelliklerindendir. Resim ve Heykel müzesinde sergilenir ve karşısında oturup o resmi seyretmek terapi etkisi yapar.  Resimde eski bir hanın içinde, muhtemelen hanın alt hanında bir silah tüccarı resmedilmiştir. Bir antik mermer parçasının üzerinde oturan ve profilden ancak görebildiğimiz silah tacirinin yüzü için Osman Hamdi Bey kendi yüzünü kullanmıştır. Kırmızı fesinin altına sarılmış sarı yemeni bile gerçek hayatta olamayacak kadar güzel işlenmiştir. Bu yemeninin sardığı sakallı kendi yüzü ile yaşlılığı temsil eder. Ayakta duran ve silah olarak keskin bir kılıcı inceleyen müşterisinde ise oğlu Ethem’in yüzünü çizmiştir. Arka planda elinde bir kitap ile oturan bir kişi ile bir bezirgân vardır. Resim toplamda dört kişi ve eski bir handan oluşmuştur ama öyle güzeldir ki bu 175 cm boyundaki tabloda gençlik-ihtiyarlık, kuşak çatışması, savaş-barış mesajlarını algılayan çok kişi vardır. Hanın alt katını aydınlatan ama resimde görmediğimiz sarı şamdanların ortamda yarattığı gölgeler öylesine enfestir ki karşısında dakikalarca oturup yudum yudum içersiniz Osman Hamdi’ nin renklerini.
Resim ve Heykel Müzesi uzun zamandır tadilatta idi, dolayısıyla ziyaretine gitmeyi ihmal etmediğim silah taciri ile hasrette idik. Geçenlerde müze törenle yeniden açıldı, hemen o hafta sonu gidecektim ama Covid ve kapalı hafta sonlarının beslediği “ertele ertele sakallı kertenkele” modumuzla haftalar geçti. Ama Covid korkusuyla kızımın kapıda ağladığı bu gecenin sabahında hiçbir keyif verici şey ertelenmeyecek, sabahın köründe yollara düşülüp silah tacirine gidilecek. Gittik te. Müzeden içeri girdiğimde karşı merdivenlerdeki iki tanıdık heykeli görünce bir ferahlama ve normallik duygusu daha sardı beni. Güler yüzlü görevliye söylendim “Oh be! Amma uzun sürdü bu tadilat.” Müze kartımın süresi bitmiş, yenisini aldım, merdivenlerden doğru yukarı çıktık. İlk salona almışlar silah tacirini. Ve yine eski hanın köhne sütununa vurmuş şamdan ışığının o sarı renklerinin karşısındayım. 
Fakat ilk kavuşmanın heyecanı geçince ilk bakışta fark etmediklerini görmeye başlıyor insan. Silah tacirinin müze içerisindeki bu yeni yeri olmamış. Bir kere bu yeni oda bu resim için çok ufak. Birkaç metre geriye gidilip te bakılması gereken uzun bir resimdir oysa. Hem resmin üstündeki ışıklar da hiç uygun değil. Resmin sol üst köşesi spotun direk altında fazlaca parlayıp kayboluyor ve köşede ışık patlaması oluşuyor, o kısmı görebilmek için odada sağ sol yapmanız gerekiyor. 
Müzenin tamamını iki kere dolaştık kızımla. Onun resim beğenisi benimkinden farklı; çok daha yeni ve modern resimleri seviyor. Osman Hamdi’nin tablosunda sembolize ettiği nesiller arası mesafe bizde de yaşanacak, yaşansın varsın. Müze yepyeni olmuş, ilgililere teşekkür ederiz. Fakat önemli bir eksiklik var. Duvarlardaki resim ve ressamlara dair bilgi notlarının hiçbirisi yeniden takılmamış. Nedenini çıkışta görevliye soracaktım ama kızım sıkılınca hızlıca çıktığımız için soramadım. O efsane Türk odasındaki notlar da kaldırılmış, oysa oradaki mobilyaları anlatan güzel bir yazı vardı. Bilgi yazıları sonradan mı takılacak veya diğer müzelerde olduğu gibi kulaklıkla bilgi verilmesi moduna mı geçilecek öğrenemedim ama karşısında durduğunuz resmin hikayesini anlatıp daha çok şey görmenizi sağlayan bilgi notları mutlaka takılmalıdır. Ne demişler “Okumadan gezerseniz hiçbir şey göremezsiniz.”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Çok Makyaj Yapan Stereotype mıdır?
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Ramazan, Ukrayna, Libya’ya Aşı, Kısmi Kapanma, 128, Fezleke, Dendias ve KKTC’de Kuran Kursları
SİNAN VARGI
SİNAN VARGI
Sosyal Medyada Bilinçaltınızı İyi Koruyun
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Zeytin Ağaçları Altında Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Rüzgarın Tokadı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri