Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Bugün yeni vaka sayımız 867
Bugün yeni vaka sayımız 867
Sağlık Bakanı Koca: 'Normalleşme süreci eski alışkanlıklara dönüş süreci değildir.'
Sağlık Bakanı Koca: "Normalleşme süreci eski alışkanlıklara dönüş süreci değildir."
Yenimahalle’de 232 köpek sıcak yuvaya kavuştu
Yenimahalle’de 232 köpek sıcak yuvaya kavuştu
Turizmciler yeni normal hayata hazır
Turizmciler yeni normal hayata hazır
Şelale Parkı Yeni Yüzüyle Vatandaşın Kullanımına Sunulacak
Şelale Parkı Yeni Yüzüyle Vatandaşın Kullanımına Sunulacak

AHSEN ARAL UYAR

Sadece Bir Nesil Değil
8 Nisan 2020 Çarşamba

İtalyan gazeteleri acıyla şöyle yazmışlar: “Gözlerimizin önünde bir nesil yok oluyor”. Hepimizin en büyük korkusunu ne güzel özetlemişler. 
Korona bu hızla yayılmaya devam ederse kaybedeceğimiz şey sadece bir nesil olmayacak. 60 yaş üstü kuşağı, hangi ülkeden veya milletten olursa olsun çok özel bir kuşaktır. Bizler komşumuzun adını bile bilmeyiz, onlar yan daireye taşınan tanımadığı aileye ilk akşam yemeğinin yarısını bir tepsiye koyar götürürler. Biz küçücük şeyler yüzünden arkadaşlarımıza sinir olur ve kolaylıkla hayatlarımızdan siler atarız, onlar arkadaşlarını bütün farklılıklarıyla kabullenerek bir ömür boyu dost kalırlar. Biz yargılarız, eleştiririz, kendimize birkaç insan ile bir dünya yaratarak onun dışındaki hiçbir şeyi umursamayız, onlar için ise sadece yakın çevre yoktur, mahalle vardır, semt vardır, şehir vardır. Biz kendi fanusumuz dışındaki acıları görmeyiz bile, ama onlar herkesin derdini görürler ve ellerinden ne geliyorsa o şekilde o acıya uzanıp hafifletmeye çalışırlar. Onlar bir nesil değil bizim insan tarafımızdır. Değerlerimizdir, bizi kalpsizlikten ve bencillikten koruyan çizgilerimizdir. Onlar vefa duygusudur, dengedir, dayanışmadır, sahip çıkmaktır, tevekküldür, dayanıklılıktır.  Onlar bunalım veya depresyon türünden kelimelerin anlamını bile bilmeden hayat kendilerine ne getirirse karşısında ayakta durmuş, bu arada yakınlarının elini kolunu tutarak onlara da sahip çıkmayı görev bilmiş insanlardır. O nesli kaybetmek dünyanın en güzel renklerini kaybetmek demektir. “Korona’ dan sonra dünya eskisi gibi olmayacak” diyorlar ya; eğer bu nesli koruyamazsak dünya gerçekten pek çok değerini kaybedecek. Sayın yaşlılarımız ve aile büyüklerimiz, ne olursunuz evden çıkmayınız. Bırakınız ihtiyaçlarını evlatlarınız veya yakınlarınız kapınıza getirelim. Evladı/yakını başka şehirde veya gelemeyecek halde olanlara devlet getirecektir. Korona bankanızın çok yakın olmasına aldırmaz, alt komşunuzun çocuğunun çok şirin olmasını da umursamaz, size bir ulaşmaya görsün gecenizi gündüzünüzü zehir eder, canınıza kasteder. Tanrı’ nın sizlere verdiği bu ömür yıllarınızı küçümsemeyiniz. Bizi sizlersiz bırakıp gitmeyiniz. Biz sizin kadar dayanıklı kimseler değiliz, elimizden tutacak analarımıza, babalarımıza ve aile büyüklerimize ihtiyacımız var. Bunca yıldır bu kadar derdin karşısında yıkılmadınız, Çin’ den çıkıp ta buralara kadar gelmiş canlı mı cansız mı olduğu bile belirsiz bu tuhaf şey yıkmasın sizi. 
14 gün önce sabah uyandığımda vücudum aşırı yorgunluk hissi ile (Covid-19 un ilk belirtisidir) kırılıyordu. Kuru öksürük ve yoğun ateş hissini de bulunca eyvahlar olsun diyerek puslu gözlerle giyindim, maske ve eldivenleri kuşanıp hastaneye gittim. Acilden giriş yapmaya korkarak ana binaya girdim. Hastanenin içinde her yere çekilmiş kırmızı ikaz şeritlerini, kapatılmış koridorları ve daha önceki zamanlarda sanki bir otele gelmişsiniz gibi sizi karşılayan tıbbın en ufak kuralından habersiz sahte gülüşlü halkla ilişkiler uzmanı yerine tepeden tırnağa izole giysili ciddi bakışlı sağlık görevlisini görünce moralim bozulmadı değil. Kadın ateşimi ölçtü, değer gayet normal ama göğüs hastalıkları uzmanına gönderildim. Dahiliye bölümü görevlisi de izolasyon giysisi giymiş, onun masasının önünde de kırmızı şeritler var, kadına 2 metreden fazla yaklaşamıyorsunuz. Alışkanlıkla kimlik uzattım, TC numaramı uzaktan kendisine okumamı istedi. Doktor daha önce hiçbir tıp doktorunun günlük hayatıma göstermediği bir ilgi ile son bir haftada nerelere gittiğim ve hangi milletlerden kimlerle görüştüğümü detaylarıyla sorarak cevaplarımı bilgisayarına işledi. Sonra akciğer filmi istedi. Muhtemelen adamın her gün defalarca kere duyduğu cümleyi eksik kalmasın diye ben de söyledim. “Belirtilerin çoğunu gösteriyorum gibime geliyor. Test yapamaz mısınız?”. Yapamıyorlarmış. Test kararı ancak enfeksiyon hocalarının istişareleri sonrasında veriliyormuş. Ama kuru öksürük başladı ise zaten akciğer filmi test ile aynı sonucu veriyormuş. Filmi çektirdim, sonucu beklediğim 10 dakika bana renk dokusu alınmış bir dünyada geçen birkaç saat gibi geldi. Doktor filmi iyice inceledi, bu arada telefonu çaldı, konuşmaya başladı; “Hocam o hasta 56 yaşında (benden bahsetmiyor), çiftçi, anlattığı doğru ise bir aydır karısı ile evden çıkmıyorlar, sorun o (yani Corona demek istiyor) değil gibi görünüyor, ama sağ akciğer altında zatürresi var, normal koşullarda yatış açardım ama şimdi sizlerin takdirine bıraktım,”. Hattın ucundaki hoca bir şeyler söylüyor. “Evet, kitlerin iade edildiğini ben de duydum hocam”. Hızlı test kitlerinden bahsediyor olmalı, telefonu kapattığında cesaret edip sormaya karar verdim; “Hızlı test kitlerini mi iade ettiniz?” “Evet, doğru sonuç vermiyor. Sonuç negatif çıkıyor ama sonra hasta kötüleşiyor. Siz Korona değilsiniz, üşütmüşsünüz. Ciğerleriniz tertemiz, ilaçlarınızı yazıyorum, eve gidebilirsiniz”
Gülse Birsel’in bir yazısında Woody Allen’ın “Dünyanın en güzel cümlesi ‘seni seviyorum’ değil, ‘iyi huylu çıktı’ dır” buyurduğunu okumuş ve çok gülmüştüm. Ben bunu “Dünyanın en güzel cümlesi ‘Korona değilsiniz eve gidebilirsiniz’ imiş…” diye değiştiriyorum sayın okurlar. Hastalanmadan bir gün evvel evde öyle bir temizlik yapmıştım ki muhtemelen son benzerini 20 yıl önce eşimin ailesi beni istemeye geleceği zaman yapmışımdır. Ev havalandırılırken de 7 veya 8 pencere aynı anda açılmamalı tabii ki, yoksa ertesi gün kendi kendinizi hasta edebilirsiniz. Hastaneden eve gelip birkaç bardak gerçek limonata içtim, pırasa pişirerek tabak tabak yedim, ıhlamur ve bilumum bitki çayları içip uyudum. Ertesi sabah tümüyle iyileşmiş olarak uyandım. Hepimizin en kötü Korona hikayesi böyle olsun sevgili okurlar. 
Sağlıkla kalın...  

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Karantina Günlerinde Ses Yarışmasıyla Nefes Almak
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Taşhan, Havyar, Karpiç ve Süreyya
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
65 Yaşın Gönül Ahları...
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Genç İşsizlikte Dünya 4.’süyüz
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Ceset” Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bir Avluda Kulağa Vuran Melodi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri