Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Yılın En Verimli Genel Yayın Yönetmeni Ödülü yine “UMUT KARAKÜLAH”ın…
Yılın En Verimli Genel Yayın Yönetmeni Ödülü yine “UMUT KARAKÜLAH”ın…
Sivil örgütler 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda
Sivil örgütler 1 Mayıs’ta Tandoğan Meydanı’nda
Başkent’te Hukukçular Çocuk Adaleti’ni masaya yatırdı
Başkent’te Hukukçular Çocuk Adaleti’ni masaya yatırdı
Reşadiyeliler “Keşkek ve Ellik Gecesi”nde sıla özlemi giderdiler
Reşadiyeliler “Keşkek ve Ellik Gecesi”nde sıla özlemi giderdiler
Reşadiyeliler “Keşkek ve Ellik Gecesi”nde sıla özlemi giderdiler
Reşadiyeliler “Keşkek ve Ellik Gecesi”nde sıla özlemi giderdiler

ÖZLEM AKINCI

Rengi Giyen Kadın
13 Nisan 2019 Cumartesi

Merhaba sevgili sanatsever dostlarım!
   Bu hafta biraz duygusal geçsin diyorum, ne dersiniz? Öyle ki bir kadın, bir ressam, bir emekçi, hem çok şanslı hem de çok trajik olaylara maruz kalmış bir aşık... Böyle bir insan tanıyor musunuz? Neden olmasın, onu tanımayan yoktur herhalde. Bahsettiğim kişi yüzü kadar kalbi de güzel olan, erkeksiliğiyle meşhur, bunun yanında mükemmel bir ressam Frida Kahlo!
Frida, 6 Temmuz 1907 tarihinde Meksika’da dünyaya merhaba dediğinde annesi ve babası ona “Magdalena Carmen Frida Kahlo Calderon” dediler. Tabii ki biz ona bu yazımızda kısaca “Frida” diyeceğiz ve Frida 7 Temmuz 1910’da Meksika’nın devrimiyle tekrar doğacak.
Daha küçük yaşta sıkıntıları başlayan Frida, 6 yaşında geçirdiği çocuk felci yüzünden çok zor zamanlar geçirdi ve sağ bacağında incelme başladı. Okuldaki hemen her arkadaşı onunla “Tahta bacak Frida” diye alay ediyordu. Bir çocuk için bu sıfat çok üzücüydü ama elinden gelen bir şey yoktu. O, bunları yaşarken yanında en çok babası vardı ve Frida için hayatının her döneminde büyük bir yardımcı faktör olacaktı.  Kaldı ki hayatındaki tek çaresiz dönem bu değildi.
Frida, hayatındaki en önemli kararlardan birini alıp tıp okumaya karar verdi ve uzun uğraşları sonucunda bunu başardı. Tıp eğitiminin yanında edebiyat ve felsefe gruplarıyla da ilgilenen Frida kendine bir sevgili edindi. Bir gün onunla, kaçırmak üzere oldukları otobüse koşup yetiştiler. Fakat ne yazık ki otobüs bir tramvayla çarpıştı ve şiddetli kaza sonucu birçok insan hayatını kaybetti. Frida’nın da birçok yerinde kırıklar ve zedelenmeler vardı. Birçok kez ameliyat geçirmesi gerekiyordu ve yine de yaşasa bile yürüyemez gözüyle bakılıyordu. Annesi ona bir ayna alıp hemen yattığı yerin tavanına asmıştı ki Frida her zaman kendiyle barışık olabilsin. Bu elbette hem çok zordu hem de gerekliydi. Hatta belki de hayatının dönüm noktasıydı o ayna. Çünkü aynaya bakıp kendini gördükçe resmetme ihtiyacı hissetmeye başlamıştı ve içindeki cevher tam olarak o dönem ortaya çıktı. İlk yaptığı tabloyu (otoportre) sevgilisine armağan etmek istese de sevgilisi bunu kabul etmeyerek Frida’yı terk etti. Hayatının en zor anlarını yaşayan Frida hayata resimle tutunmaya çalıştı. Babasının maddi manevi desteğini en yakınında hisseden Frida, sanılanın aksine geçirdiği ameliyatlar sonrasında yürüyebildi. Hemen sonra yeni resimler yapmaya devam etti ve sanatla hayat görüşünü iç içe tutmaya çalıştı. Bu doğrultuda Meksika Komünist Partisine üye oldu. Meksikalı Michalangelo’ya (Diego Rivera) bu şekilde ulaşıp ona yaptığı resimleri gösterip yorumlatacaktı. Nereden bilebilirdi ki “Büyük aşkımın somut hali.” dediği adamın Diego olacağını... 
Nihayetinde Frida, resimlerini Diego’yla buluşturdu ve onun çok büyük beğenisini alabildi. Tabii Diego, Frida’nın resimlerini yorumladıkça zaman geçiyor ve zamanla Frida aşık oluyordu. Bir şekilde aralarında karşılıklı etkileşim olmuş olacak ki 1929 senesinin ağustos ayında evlenerek sevgilerini taçlandırdılar. Düğünlerine Frida’nın sadece babası geldi.
Evlilikleri boyunca Diego’nun başka kadınlarla ilgilendiğini bilse de ona olan aşkından hiç vazgeçmedi ve hatta yaptığı her şeyi kabullendi. Belki bir kadını en çok yaralayan şeylerden biri olan aldatma duygusunu sürekli kalbinde taşımaya devam ediyordu ve bu durum zaten hassas olan bünyesini daha da yoruyordu. Son yaptığı hata ise Frida’ya çok dokundu. Diego onu Frida’nın ablasıyla aldatmıştı. Devamlı resim yapsa bile bir noktada ilişkilerinin bu şekilde daha fazla devam edemeyeceğini düşünerek evliliklerinden on yıl sonra yollarını ayırdılar. Ne var ki birbirlerinden kopmak sandıkları kadar mümkün değildi ve boşanmalarının ardından bir yıl sonra tekrar evlendiler. Çünkü Diego, Fridanın “Sen sayıların tüm kombinasyonlarısın.” dediği erkekti. Hâlâ yanlış yapıyordu ve Frida bunu bildiği halde elinden bir şey gelmiyordu.  
Dönemin sürrealist ressamlarından Andre Breton’un desteğini alarak New York’ta kişisel sergi açarak kendini uluslararası boyutta kanıtlamış oldu. Sergisi büyük ilgi gören Frida’nın eserlerinin yarıdan fazlası satıldı. Hemen ardından Paris’te bir sergi açtı ve aynı yoğun ilgiyle orada da karşılaştı. Picasso başta olmak üzere birçok ünlü ressamın dikkatini çekmeyi başardı ve öyle ki Louvre Müzesi, “Çerçeve”  tablosunu satın aldı. Bunun yanında Madonna ve Edward G. Robinson, değerli ressamımızın birçok tablosunu satın aldılar. Sanata dair önü iyice açılan Frida hakkında Picasso “Biz onun gibi insan yüzleri çizmeyi bilmiyoruz.” yorumunu yaparak onu yüceltmiş oldu. 
Hayatının kalan dönemlerinde resim yapmaya devam eden ressamımız La Esmeralda Sanat Okulunda öğretim üyesi olarak görev almaya başladığında sağlığı tekrar yavaş yavaş bozulmaya başladı. Özellikle olduğu ameliyatlar yüzünden omurgası iyice rahatsızlandı. Dokuz ay boyunca hastanede yatmak zorunda kaldı. Fakat bulunduğu duruma rağmen Meksika’da sergi açmaya kararlıydı. Doktorların ısrarına rağmen kimseye dinlemeyerek tekerlekli sandalyeyle de olsa sergisini açtı ve zaten hemen ardından tekrar hastaneye kaldırıldı. Yapılan ameliyatlar sonrası sağ bacağına kangren teşhisi kondu ve maalesef çocukluğundan beri rahatsız olan bacağına veda etmek zorunda kaldı. 
“Yaşasın Hayat” tablosuyla ve Diego’ya yazdığı şiirlerle üstümüzde derin bir etki bırakan güzel Frida aramızdan ayrıldığında henüz kırk yedi yaşındaydı. Aşkları, tutkuları, tabloları, hataları, cesareti ve direnişiyle tüm kadınlara ve sanatçılara örnek olması dileğimle Frida’nın Diego’ya yazdığı veda mektubuyla yazımı bitirmek istiyorum. 
“Senden niye vazgeçtim Diego? 
Kötü günümde yanımda olmadığın zaman vazgeçtim.
Canın sıkıldığında benimle paylaşmadığını, kırılacak veya tedirgin olacak olsam bile düşüncelerini açıkça söylemediğini anladığım zaman vazgeçtim. 
Bana yalan söylediğini anladığım zaman vazgeçtim.
Gözlerime baktığında kalbinle bakmadığını ve bana hâlâ söylemediğin şeyler olduğunu hissettiğimde vazgeçtim.
Her sabah benimle uyanmak istemediğini, geleceğimizin hiçbir yere gitmediğini anladığım zaman vazgeçtim. 
düşüncelerime ve değerlerime değer vermediğin için vazgeçtim.
Ağrılarımı dindirecek sıcak sevgiyi bana vermediğinde vazgeçtim.
Sadece kendi mutluluğunu ve geleceğini düşünerek beni hiçe saydığın için vazgeçtim.
Tablolarımda artık kendimi mutlu çizemediğim ve tek neden “sen” olduğun için vazgeçtim.
Bencil olduğun için vazgeçtim.
Bunlardan sadece bir tanesi senden vazgeçmem için yeterli değildi, çünkü sevgim yüceydi ama hepsini düşündüğümde senin benden çoktan vazgeçtiğini anladım.
Bu yüzden ben de senden vazgeçtim.”
Frida Kahlo
Sanatla ve sanatçıyla kalın... 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Yenilenebilir Enerji Neden Daha Ucuz?
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Gerçek Soyguncular Kim?
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
11 Yeni Film Vizyona Girdi
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Taneyle, gramla, dilimle!...
Ahu Tüzün DEMİRDAMAR
Ahu Tüzün DEMİRDAMAR
“Ergenlik Dönemi” Pozitif Yaklaşımla Yönetilebilir
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Sosyal Medyadan Uzakta Geçen Birkaç Aydan Sonra…
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri