Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Bakan Selçuk: ''21 Eylül'de aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime başlanacak
Bakan Selçuk: ''21 Eylül'de aşamalı ve seyreltilmiş şekilde yüz yüze eğitime başlanacak
CHP'li Kaya: 'Meclis toplansın, MEB'e ek bütçe verilsin'
CHP'li Kaya: 'Meclis toplansın, MEB'e ek bütçe verilsin'
Kırsalda kalkınmayı hedefleyen projeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderildi
Kırsalda kalkınmayı hedefleyen projeler Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderildi
Gençlerbirliği’nin ilk transferi Diego Angelo
Gençlerbirliği’nin ilk transferi Diego Angelo
Rusya’dan ‘turizmin başkenti’ne bir günde 80 uçak geldi
Rusya’dan ‘turizmin başkenti’ne bir günde 80 uçak geldi

AHSEN ARAL UYAR

Ozan Güven De Döver Mi?
28 Temmuz 2020 Salı

Adama çoğu kadın hayran. Sadece yakışıklı ve kibar bir görünümü olduğu, ikinci baharın unutulmaz Ulaş karakterine hayat verirken Türkan Şoray’ın onu çaresizlik yüzünden aldırmak istediği ama yapamadığını itiraf ettiği sahnede müthiş oyunculuk gücü ile kendisiyle beraber bizleri de ağlattığı için değil. Bugüne kadar hayatını edep ve terbiye çerçevesinde yaşadığına bizi ikna etmiş olması, birlikte olduğu kişilerle ilişkilerini seviyesiz yerlere getirmemesi, düzgün bir kadınla evlenip çocuk sahibi olması, ardından yine düzgün bir şekilde boşanarak düzgün ilişkilerle hayatına devam etmesi bizde onun hep “düzgün” olacağını düşündürürdü. Bizim ülkemizde bir erkek hem yakışıklı hem zengin hem de ünlü olursa “düzgün” kalabilmesi çok zordur. 
Toplum erkeğe öylesine haklar verir ki bunu bir de kapitalist bakışın zengin insan olmayı değerli insan olmakla eş tutma çarpıklığı ile birleştirirse bir erkek, hele bir de yakışıklı ve espriler yaparak kadınları güldürebiliyorsa o adamı toplumumuzun gizli oligarklarından birisi olmaktan koruyabilecek tek şey yetiştirilme şekli ve kökenden edindiği ahlak ilkeleridir, bunlar yok ise kimsenin elinden bir şey gelmez. Ozan Güven “düzgün” olduğunu düşündüğümüz bir ünlü idi, oysa şiddetin olduğu gecenin ilk saatlerinde yaşananlar bile hiç düzgün değil. Arkadaş ortamında başka konuşulacak hiçbir şey yokmuş gibi konu kadının eski sevgilisinden ve onunla cinsel hayatından açılıyor. Sonrasında evde bir şeylerin raydan çıktığı ve kadının şiddet gördüğü çok belli. Ozan Güven’ in de yüzü gözü berelenmiş zira karşısındaki kadın çaresiz, gidecek yeri veya sığınacak kimsesi bulunmayan ve ertesi sabah kendisini döven adama kahvaltı hazırlamak zorunda olan bir zavallı değil, besbelli ki o da cevap vermeye çalışmış. Ozan Güven neden kendisinden 17 yaş küçük bir kadınla birlikte oluyor ve aslında kendisi kıskanılacak bir erkek olabilecekken kıskanıp alkol alınca şiddet uygulayan berbat bir adam durumuna düşüyor veya sorun öfke kontrolü problemi mi yoksa alkol alınca kadın dövebilen birine dönüşme olayı mı diye günlerdir yazan medyaya rağmen gerçek nedeni bilemeyiz fakat fena halde bozulduk çünkü ünlü olmayanlar topluluğu olarak televizyondaki ünlüler camiasında birilerinin düzgün olduğuna inanmaya ihtiyacımız var nedense. Onun kadın dövmesi hepimizde hayal kırıklığı yarattı.
Bundan sonra ne olacak? Bir kere erkek dünyası onu hemen affedecek, çoğunun gözünde kadın dövmek affedilir bir şey çünkü, hele itme veya tek tokat gibi şeyler onlar için tümüyle önemsizdir. Rahmetli babam bir ağır ceza avukatı idi. Üniversite yıllarımda bir keresinde bürosuna gittiğimde koltukta oturan ufacık bir kadın görmüştüm, yüzü dayaktan perişan bir halde idi, o yüzün tüm hatlarına çökmüş olan kahır morlukların arasından bile alenen görülüyordu. Eve geldiğinde babamdan öğrendiğim üzere, iriyarı kocası kolunu geri kastırıp kuvvet alarak kadının yüzüne öyle vururmuş. Bu alçak adama kendi acınası hayatının ezikliğini unutturmak için bir boks torbası lazımdı, onun yerine karısını kullanıyordu. Ağlayan, perişan olan, yerlerde sürünen bu zavallı kadın, adamda çarpık bir güç duygusu uyandırıyor, karısını dövdükçe kendisinin bir ezik olmadığına, güçleri olan bir adam olduğuna inanıyordu.  Babama bu zavallı kadının hali karşısında ne yaptığını sordum. “Git evine kızım, bu da senin çilen…” demiş. Ben çıldırdım, babam ise bana kızdı : “Onun akrabası veya bir tek kimsesi yok! Bir boşansa mahallesinde herkes ona ciğer gözüyle bakar! Sen mi kurtaracaksın?” Mahallenin erkekleri tarafından ciğer gözüyle bakılmamak için yatağına girdiğiniz bir adamdan hayat boyu her gün dayak yemeye razı olmak ve bütün bir ömrün böyle geçmesi… Allah düşmanımıza vermesin. O vakitler sığınma evi falan yok idi, dayak yiyen kadınların ancak birkaç tanesine aileleri sahip çıkar, geri kalan çoğunluğu o sonsuz işkenceye ailelerinin eliyle geri gönderilirdi. Sonrasında o kadına sonra ne oldu bilmiyorum, babama bir daha onu sormadım, zira ben de o zavallının çektiklerini gören ama hiçbir şey yap(a)mayanların oluşturduğu suç ortaklarındandım. Kocasının boks torbası olarak kullandığı kadını gördüğüm günün üzerinden uzun yıllar geçti ama kadına şiddet konusunda çok az şey değişti.
Ozan Güven neden kadın dövdü?  İşsiz değildi, hayat yükünün çok fazla zorladığı bir adam olamazdı, parasız pulsuz kalmadığını daha yenilerde lüks villasının kapısında edepli bir şekilde bekleyerek bir haber yapabilmek için uğraşan ve kendisine hiç te kaba veya terbiyesizce davranmayan muhabire bağırırken ki halinden de gördük. Dolayısıyla kocasının dövdüğü kadına akıl almaz bir şekilde asıl kadının kendisinin kocasına acıması gerektiğini öğütleyen erkek akrabalar tayfasının bahanelerinden hiçbirisine sahip değildi. Cem Yılmaz’ a özenerek kendi saçı başı ağarmışken 17 yaş küçük sevgiliyle takılarak onun eski ve muhtemelen kendisinden çok daha genç sevgilisini kıskanarak kontrolü mü kaybetti? Çok mu içmişti? Sinirlerinin bozuk olduğu bir dönemde mi idi? Bu soruların cevaplarını bulmaya çalışabiliriz, ama o kısa ve öz kamu spotunu baş köşeye yazmayı unutmayalım; ŞİDDETİN BAHANESİ YOKTUR! Velev ki kadın eski sevgilisinden laf açıp adamdaki kıskançlığı körükledi, velev ki o gece çok içildi yahut bilmediğimiz ve muhtemelen kendisinden dinlesek bile asla anlayamayacağımız dertleri vardı, fakat bunların hiçbirisi kadın dövmenin bahanesi olamaz. Hiçbir türden dayağın bahanesi yoktur. Ayrıca abajurla veya kemerle şiddet arasında hiçbir fark yoktur. 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Pandemi Aile İlişkileri Olumlu Yönde Değişti
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Afiyet Ver Kampanyası
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i Anarken… (8)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Bir Oy Bir Oydur Gardaş
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Yunan Sınıra Attığımız Mültecilere Ne Oldu?
SİNAN VARGI
SİNAN VARGI
Söyleme, Yazma, Sus, Yersin Cezayı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri