Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Gölbaşı okulları YKS’ye hazırlanıyor
Gölbaşı okulları YKS’ye hazırlanıyor
Adım adım kontrollü sosyal hayata
Adım adım kontrollü sosyal hayata
TOKİ Başkanı Bulut'tan konut kampanyalarıyla ilgili açıklama
TOKİ Başkanı Bulut'tan konut kampanyalarıyla ilgili açıklama
Camiler 74 gün sonra cemaatle buluştu
Camiler 74 gün sonra cemaatle buluştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fetih kutlamaları dolayısıyla Boğaz'dan geçen tekneleri selamladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fetih kutlamaları dolayısıyla Boğaz'dan geçen tekneleri selamladı

AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR

“Öğrenme Ortamı”
26 Mart 2020 Perşembe

Öğrenme; çocuklukta ve ev ortamında başlar. Evde çocuklara okunan hikayeler, öğretici oyuncaklar hep çocuğun öğrenmesi, büyümesine öğrendiklerinin eşlik etmesi için verilen çabalardır. 
Öğrencilerin öğrenebilmesi için iki tane önemli faktör vardır. Birincisi; istek, ikincisi; uygun öğrenme ortamını oluşturmak. 
En önemli diğer öğrenme ortamı ise okul ve sınıf içi öğrenmedir. 
Öğrenci Koçluk görüşmelerimde öğrencilerimin okul ortamından, sınıf içi olaylardan  bahsederken ifade ettikleri bazı durumları ve bu durumlarla ilgili duygu hallerini farklı öğrencilerin farklı ifadelerinden örneklerle yazmak istiyorum:
Her sabah sınıfa geç kalmadan gidebilmem büyük şans, gecikenleri müdür yardımcısı cezalandırıyor. Bu yüzden daha fazla zorlanıyorum, bu sanki bende ters etki yapıyor ve okula çoğu kez geç kalıyorum. 
Öğretmenimiz sınıfa kızgın geliyor ve ilk yaptığı susun demek. Kımıldamadan, birbirimizle ilgilenmeden yalnızca onu dinlememizi istiyor. Ses çıkarmamamız ve soru sormamamız gerekli sanırım. Çünkü dersi kaynattığımızı sanıyor. Soru soramayınca öğrenemiyorum bu yüzden bir süre sonra dersi dinlemiyorum. 
Hep aynı kişiler tahtaya kalkıyor. Çünkü onların yazıları güzel. Matematikte problemi hemen çözsem bile tahtaya yapma şansım yok. Çünkü benim yazım kötü. 
Sosyal Bilgiler dersini niye koymuşlar anlamıyorum. İleride ne işime yarar ki. Ezberlediğim yerlerden yazılıda çıkar ve yüksek not alırım işte. Bu dersin neden var olduğunu sorduğumda öğretmenim böyle sorular sormamamı sadece onu dinlememi ve bilgileri ezberlemem gerektiğini söylüyor. Tüm sınıfın ortasında azar işitiyorum ve rezil oluyorum, en iyisi hiç soru sormamak. 
Arkadaşlarıma hiç bir dersle ilgili soru soramıyorum çünkü aramızda büyük bir rekabet var ve kimse kimseye yardım etmek istemiyor. Birbirimizden daha yüksek notlar almak zorundayız bu yüzden birçok arkadaşımı çok sevmek istememe rağmen sevemiyorum. 
Bir çocuk öğrenmeyi neden ister? Çünkü öğrenme yanında bazı karmaşık duyguları da getirir. Mesela bağımsızlık duygusu bunlardan biridir. Okul dönemindeki çocuklarımızı düşünelim okulda öğrendiği bir konuda karşımıza geçip konuşmak istemez mi?  Güvenle ve heyecanla yeni öğrendiği bir bilgiyi bize anlattığına şahit olmadık mı hiç? 
Peki ya öğrenmenin bildiklerimizi paylaşmanın birbirimizi dolayısıyla bizi daha güçlü kılacağını bilmemiz gerekmiyor mu? Öyleyse bu rekabet niye? Neden her öğrenci tek ve eşsiz olduğunu en büyük yarışı kendisiyle yapması gerektiğini öğrenmesin?
Oysa biz okul ortamlarında öğrenmeye sınırlama getirir, öğrencilerin bizim mecbur bıraktıklarımızı öğrenmesini isteriz. Bunun dışına çıkana ceza veririz ve kızarız herkes birbirine benzesin diye uğraşır dururuz. Sorulan sorulara kızar, öğrencinin  soru sormaktan vazgeçmesini isteriz. Oysa soru sormadan öğrenmek mümkün müdür? Özellikle okul ortamında bunu yaptığımızda çocuğun içindeki öğrenme isteğini olumsuz öğrenme ortamı ile yok etmiş oluruz.
Öğretmenlerin tutumu, sınıf ortamının renkleri, şekli öğrenme üzerinde çok etkilidir. Okula başlayana kadar özgür olmayı öğrenmiş çocuklara okulun bir esaret ortamı değil öğretmenin rehberliğinde öğrenmenin olacağı ve kendilerine soru sorma, isteklerini ifade edebilme hakkının verildiği ortam olduğunu bilmeleri, onların okulu özgür ortamlarının devamı olarak algılamalarını sağlayacaktır. 
Öğrencilik dönemi boyunca öğrencilerin okuldaki öğrenme süreçleri sınıf ortamı ve öğretmenin tutumu, davranışı ile çok etkilenmektedir. Ancak tüm bunların dışında öğrencilerin her birinin öğrenme konusunda kendisine özel öğrenme şekli vardır. Bunun altında her birinin kendisine özel mizacı, duygu durumu, ilgi alanları, güçlü ve güçlendirilmesi gereken yönleri vardır. 
Okul ve öğrenme sürecinin evde kalarak online eğitimle sürdürüldüğü bu günlerde okul ortamı kadar önemli evde  öğrenme ortamını yaratmak çok önemli. 
Bu öğrenme ortamının oluşturulmasında öğrencilerimizin istek ve beklentileri doğrultusunda ders çalışma ortamına ebeveynlerimizin rehberlik etmesi onlar için en ideal ortamın oluşturulmasını sağlayacaktır. 
Öğrencilerin en iyi şekilde nasıl öğrendikleri üzerine düşünmeleri ve buna uygun çalışma yöntemi oluşturmaları ise öğrenmelerini güçlendirir. 
Tüm yaşamın en sihirli olan yeri; açık, net, şeffaf iletişim kurabilmektir. Bunu öğrencilerimizle sağlayacak olan ebeveynlerimizin bu süreçte yaşanacak en zorlu konuları bile öğrenci ebeveyn arasında kurulan sağlıklı iletişim ile çözdüğü kesin. 
Öğrenmenin gücünü artıran en etkili yöntem;  ebeveynleri tarafından koşulsuz sevildiğini hisseden, açık iletişim kurabilen öğrencilerin, derslerini öğrenmek için çalıştıkları, kendi sorumluluklarını almaya farkındalıkla ve isteyerek sahip çıktıkları şeklinde. 
Yaşam hep böyle güzelleşiyor ve anlamlı oluyor; sevgiyle ve emekle…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bir Avluda Kulağa Vuran Melodi
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Kalkınmanın Temeli Sağlıktır (5)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Avrupa Erkeği Neden Daha Kibardır?
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Kapitalizmin mabetleri!
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Nerede O Eski Bayramlar
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Hakaret” Filmi Analizi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri