Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Gölbaşı okulları YKS’ye hazırlanıyor
Gölbaşı okulları YKS’ye hazırlanıyor
Adım adım kontrollü sosyal hayata
Adım adım kontrollü sosyal hayata
TOKİ Başkanı Bulut'tan konut kampanyalarıyla ilgili açıklama
TOKİ Başkanı Bulut'tan konut kampanyalarıyla ilgili açıklama
Camiler 74 gün sonra cemaatle buluştu
Camiler 74 gün sonra cemaatle buluştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fetih kutlamaları dolayısıyla Boğaz'dan geçen tekneleri selamladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fetih kutlamaları dolayısıyla Boğaz'dan geçen tekneleri selamladı

Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ

Koronavirüs ve Tüketici Hakları
28 Mart 2020 Cumartesi

Hastalar, kardeşlerim

İyileşeceksiniz

Ağrılar, sızılar dinecek

Yumuşak, ılık

Bir yaz akşamı gibi inecek

Ağır, yeşil dalların ardından rahatlık...

N.Hikmet

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de koronavirüs pandemisinin yaşandığı olağanüstü bir dönemi  yaşamaktayız. Bu gibi olağanüstü dönemlerde İnsan Hakları yanısıra Tüketici Haklarını korumak da büyük titizlik istiyor...

Bu yazımızda konuyu Tüketici Hakları yönüyle irdeleyeceğiz:

Tüketici toplumun mal ve hizmet tüketen her ferdidir... Hepimiz kaçınılmaz  tüketicileriz...

Tüketiciler olarak  doğuştan sahip olduğumuz haklarımız var.

Yaşadığımız koronovirüs salgını sırasında özellikle korunması gereken iki evrensel hakkımız öne çıkıyor. Bunlardan birisi Ekonomik Çıkarların Korunması, diğeri ise Temel Gereksinimlerin Karşılanması Hakkımız.

Normal dönemlerde Tüketici Hakları zayıf tarafı oluşturan tüketicinin “özel olarak korunmasını” gerektirir. Salgın, savaş, deprem vb. olağanüstü zamanlarda tüketicinin daha da titizlikle korunması ve Tüketici Haklarının özenle yaşama geçirilmesi çok daha büyük önem taşır.

Tüketici Hakları; ekonomik, sosyal, yasal ve herşeyden önce de etik olarak  olarak tüm kişi, işletme, şirket, kurum, kuruluşlar ile devletleri bağlar...

Koronovirüs insanları eve kapattı. Başta turizm olmak üzere hizmet sektörü bundan büyük yara aldı. İnsanlar artık dışarıya çok daha az çıkıyorlar. Kafe ve sinema gibi insanların bir araya gelerek vakit geçirdiği her yer kapandı. Vatandaş kendi kabuğuna çekildi.

Vatandaş artık sadece temel gereksinimlerini karşılamayı düşünüyor... Talep, tüketim azalırken, üretimin çarkı yavaşlıyor...

Ve giderek ekonomi daralıyor...

Dünyada koronavirüs salgını nedeniyle başta ABD olmak üzere Avrupa ve gelişmiş diğer ülkeler büyüme öngörülerini eksi olarak revize etmekte; “İMF ise ülkeleri ekonomide küresel durguluk (resesyon) olacağı yönünde” uyarmaktadır.

Yani tüketim düşecek... Ekonomi ivmesini kaybedecek... Milli Gelir düşecek... Bu durum işsizliğin daha da artmasına, giderek ekonominin krize girmesine  neden olabilecektir.

Diğer yandan ekonominin üretim performansı, öncelikle o ülkedeki geniş halk gruplarının tüketebilecek potansiyelde olup yeterli talebi yaratabilmelerine bağlıdır. Bu anlamda ne kadar çok insanın geliri “ekonomik anlamda tüketebilecek” duruma getirilebilirse, ekonominin performansı da o derecede artacaktır. Dünya Bankası bu gibi durumlarda dar gelirli ve yoksul kesimlerin  destekleneceği sosyal politikalara ağırlık verilmesini öngörmektedir.

Bu nedenle ABD başta olmak üzere, gelişmiş kapitalist ülkelerin Merkez Bankaları kesenin ağzını açıyor, ne enflasyonu, ne de bütçe açığını düşünüyor, kamucu, koruyucu ekonomik önlemlere yöneliyor.

Kanada Başbakanı Trudeau: "Parayı düşünmeyin, işimi kaybeder miyim diye korkmayın. Siz sağlığınızı düşünün. Para bizim işimiz. Size destek için 83 milyar dolar ayırdık” diyor.

Trump, “Federal hükümetin ve özel sektörün tüm gücünü Amerikan halkını korumak için seferber ediyoruz" açıklamasını yapıyor.

Dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer alan ülkelerin koronavirüsünün yaratacağı olası ekonomik yıkıma karşı ekonomik önlem paketleri açıkladılar. Salgına karşı kapitalist devletler sermayeye öncelik verse de; örneğin ABD tarihi 2,2 trilyonluk dolarlık ekonomik kurtarma  paketi ile Amerikalılara kişi başına direkt 1200 dolar ve ailelere çocuk başına 500 dolarlık ödeme yapılmasını, işsizlik ödeneğinin genişletilerek, çalışanları virüs nedeniyle işe gelemeyen küçük işletmelere 250 milyar dolarlık yardım yapılmasını içeren bir programını yürürlüğe koyuyuyor. ABD Merkez Bankası (FED) hanehalkı ve işletmelere kredi akışı ile maksimum istihdam ve fiyat istikrarı hedeflerini desteklemeye yönelik tüm araçlarını kullanmaya kararlı olduğu ve bunların “sınırlandırılmayacak ucu açık önlemler”  olduğunu belirtti. FED Başkanı Powell; “cephanemiz tükenmeyecek"  (gerekirse dolar matbaası bende basar geçerim) bile dedi...

Almanya 750 milyar Euro istikrar paketinin 150 milyarlık kısmını sosyal yardımlara harcayacak. İngiltere 330 milyar Sterlin, Fransa 45 milyar Euro, İtalya 25 milyar Euro, İspanya 200 milyar Euro’luk paketleri açıkladılar. Hepsi sermayeyi destekledi. Ancak aynı zamanda çalışan, çalışmayan geniş halk kitlelerine  yöneltilen sosyal yardımlarla, tüketiciyi ve onun alım gücünü artıran ekonomik önlemlerdi bunlar.

 

Ekonomik İstikrar Kalkanı

Bizde de geçtiğimiz günlerde “Ekonomik İstikrar Kalkanı” adıyla 100 milyar liralık mütevazi bir ekonomik önlemler paketi açıklandı. Paket çok büyük ölçüde sermayeye odaklanmıştı.

Bu önlemler arasında “500 bin liranın altındaki konutların kredilendirilebilir miktarının yüzde 90'a çıkarılması, asgari peşinatın ise yüzde 10'a düşürülmesi” yer alıyordu.

Pakette salgın sırasında halkın en çok gereksindiği gıda maddelerinin değil de uçak biletlerinin vergisi düşürülmüştü!

Vatandaş “Evde Kal” mak için ev mi almalı, yoksa uçağa binip diyar diyar gezmeli miydi; bilemedi?!

 

Tüketicinin Kaderi

Tüketici hep nöbete gönderilen Mehmet’tir ekonomimizde...

O hem her kesim gibi gelir vergisini öder.  Hem de yediği ekmekten, içtiği sudan, kullandığı elektriğe kadar tükettiği her şey için ayrıca vergi öder. 2020 bütçesine göre 57,8 milyar lira KDV, 175,2 milyar lira ÖTV, İletişim Vergisi, TRT Payı vb.  adlarla tüketim üzerinden dolaylı vergileri ödeyecek olan da odur.

29,6 milyar lira harç, 21,5 milyar Damga Vergisi,17,4 lira Motorlu Taşıtlar Vergisini ödeyecek olan  da...Belki de hiç tedavi olmadığı Şehir Hastanelerine 10,5 milyar lirayı ödeyen odur...   Geçmediği yollara, köprülere ödenecek 18,9 milyarın mutlak üzerinden geçecek olan da! 

Koronavirüs kimseye ayrımcılık yapmazken,  Koronavirüsle Mücadele Eş Güdüm Toplantısı’da  virüsün en fazla etkileyeceği 83 milyon tüketicinin temsilcisi Tüketici Dernekleri Federasyonu TÜDEF’in esamesi dahi okunmadı.

Oysa Koronavirüs hangi kimseyi, grubu, zümreyi ayırıyordu ki?..

Peki bu tüm grupların temsil edildiği Ekonomik ve Sosyal Konsey ne günler için vardı?

Ekonomik İstikrar Kalkanından iş ve hizmet  sektörleri, ticari, zirai kazanç sahibi veya serbest meslek erbabı olan tüm gelir vergisi mükellefi 1,9 milyon kişi mücbir sebep hali kapsamına alınır; iş dünyası, vergi, prim indirimleri, KDV tevkifatı ile SGK prim ertelemeleri, fon ve kredi destekleri için tek tek teşekkürlerini belirtirken, İstikrar Kalkanından 83 milyon tüketiciye düşen; düşük emekli maaşlarının 1500 liraya yükseltilmesi, emekli ikramiyelerinin Nisan ayına çekilmesi, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın belirlediği kriterlere göre ihtiyaç sahibi ailelere yapılacak 2 milyar lira nakdi yardım ve ücretsiz kolanya ve maske dağıtımıydı...

Ancak tüketici olarak dolaylı vergileri sırtlayıp fazladan verginin yüzde 66’sını ödeyerek devlet bütçesini yüklenen  tüketici, bu olağanüstü dönemde de  “nimet külfet dengesinde” yine külfetin ağır bastığı taraf olmuştu.

Değirmene su gelmezse çark dönmez. Ekonomi değirmeninin çarkını döndürecek olan tüketebilme

gücü ve isteği olan tüketicinin talebidir.

Umarız talebin temel ihtiyaç mal ve hizmet tüketimiyle sınırlı olduğu bu olası ekonomik durgunluk döneminde bu önlemler ile tüketici ekonomin çarkını döndürebilecek  yeterli talebi yaratabilir?..

Ancak göç yolda düzülür derler.

Bu çerçevede tüketici cephesinden önemli gördüğümüz bazı önlemleri sıralayalım:

BDDK verilerine göre tüketicinin bankalara toplam 615 milyar lira düzeyinde borcu var.

Bu aşamada her ne kadar borç ötelemesi için bankalara başvuru yapılabiliyorsa da bu bankalar açısından adeta bir fırsata dönüşmüş durumda.

Çünkü ihtiyaç, konut ve otomobil kredilerinde, bankayla daha önceden hangi orandan anlaşmışsanız, erteleme süresinde o oran üzerinden kredinize faiz işletilmeye devam edilecek. Kredi kartı borçlarında Merkez Bankası’nın “normal dönemler için belirlediği” aylık yüzde 1,4’lık faiz oranı yine işletilecek!!.

Oysa tüketicinin 615 milyar lira borcuna karşı devletin 2020 bütçe gelirleri ise 956 milyar lira.

Ya tüketici bu olağanüstü dönem sonunda bu borcu ödeyemezse ne olacak?!

O zaman yapılacak olan; tüketici kredisi, kredi kartı ve ek hesap ödemelerini 3 ay boyunca ötelenmesinin yanısıra, bu kredilerin söz konusu dönemde faizlerinin minumuma indirmek olmalıdır.

Ayrımcılık kaldırılmalı; Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında temerrüde düşen firmaların kredi siciline “mücbir sebep” notu düşülmesi hakkı tüketici için de sağlanmalıdır...

Diğer öneriler ise şöyle sıralanabilir: 

Özellikle emekliler başta olmak üzere dar ve sabit gelirli, işsiz, ekonomik güvenceden yoksun geniş halk kitlelerinin asgari tüketim yapabilmelerini sağlamak için onlara salgın süresince parasal yardım  yapılmalı.

Belediyelerin dağıttığı su yanı sıra diğer dağıtım şirketlerince satılan; elektrik ve doğalgaz faturaları nedeniyle borcunu ödeyemeyen vatandaşın elektriği ve doğalgazı kesilmemeli ve bunlara faiz işletilmemesi sağlanmalı.

Temel tüketim mal ve hizmetlerindeki vergiler salgın süresince sıfırlanmalı; fahiş fiyat artışlarına karşı tüketiciler, tüketici dernekleriyle işbirliği içerisinde devreye sokulmalı, böylece  piyasa gözetim ve denetimleri yaygınlaştırılarak etkinleştirilmeli, bu konuda Reklam Kurulu toplantıları ayda bir ile sınırlı kalmamalıdır.

Ayrıca dar ve sabit gelirli tüketici katmanlarını oluşturan çalışanlar açısından en az üç ay İşten çıkartmak yasaklanmalı, devlet bu konuda gereken tüm önlemleri alıp, işsizlik fonunu sonuna kadar amacı doğrultusunda kullanılmalı, hiç bir şirketin işçilerini işten çıkarmasına veya ücretsiz izne ayrılmaya zorlamasına asla izin verilmemelidir.

 

Serbest Pazar Ekonomisi Out, Kamucu Ekonomi In

Özellikle olağanüstü zamanlarda kısılan tüketimin, talebin genişletilmesi, yoksul halkın tüketebilecek durumda olmasının sağlanması, inadına Evrensel İnsan hakları ve Tüketici Haklarının korunması, sosyal devletin bir gereği olduğu kadar  ekonominin de olmazsa olmazıdır.

Bir atasözü "Para güzel bir uşak , kötü bir efendidir" der.

Bu gibi olağanüstü durumlarda para, pul ikinci planda kalır.

Zira, olağanüstü zamanlar olağanüstü önlemleri gerektirir...

Bu gibi dönemlerde, geniş halk kitlelerinin oluşturduğu tüketicilerin hakları özellikle korunmalıdır.

Başta kapitalist batı ekonomileri de aldıkları önlemlerle göstermektedir ki, koronavirüs ortamında “bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” anlayışı yürümez...

Kapitalist serbest pazar ekonomilerinin yerini, koruyucu, sosyal devletin ön plana çıktığı kamucu ekonomik politikalar alır.

Sevgili okuyucular, enseyi karartmayalım...

Panik yapmaz, bilim insanlarının, doktorların dediklerini yaparsak; hele bir de bize özgü toplumsal  dayanışma ve yardımlaşma ruhunu devreye sokabilir; “bir olur, diri olur, iri” olursak ve buna 83 milyon tüketicinin haklarını da ekleyebilirsek, bu pandemiyi de en az zararla atlatabiliriz.

Evde Kal Türkiye!...

Sonuçta; "Hiçbir virüs Türkiye'den büyük değildir."

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bir Avluda Kulağa Vuran Melodi
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Kalkınmanın Temeli Sağlıktır (5)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Avrupa Erkeği Neden Daha Kibardır?
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Kapitalizmin mabetleri!
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Nerede O Eski Bayramlar
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Hakaret” Filmi Analizi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri