Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
9 bin 572, 73 vefat!
9 bin 572, 73 vefat!
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak

AHSEN ARAL UYAR

Kolektif Kötülük ve Şiddet
19 Ocak 2021 Salı

Tarih: 30 Aralık 2020
Yer: Kırşehir Kaman, yani şu an Ankara’mızdan arabanıza binseniz bir buçuk saatte gidebileceğiniz bir ilçemiz
Olay: 15 günlük evli 24 yaşındaki Vildan Çelik ve 25 yaşındaki Osman Çelik öldürüldü.
Katiller: Vildan Çelik’in annesi, babası, kardeşleri ve amcasının oğlu olmak üzere sekiz kişi
Cinayet Şekli: Osman Çelik öldürülmeden önce bir erkeğin tecavüzüne uğradı, sonra defalarca bıçaklandı. Vildan Çelik önce dövüldü, sonra bıçaklandı. İki genç canlı halde arabaya konulduklarında ise silahla öldürüldüler.
Cinayet Nedeni: Vildan Çelik iki ay önce zorla amcasının oğlu Resul İnce ile imam nikahı yapılarak evlendirildi. Fakat kızcağız başkasına aşık. Aile kararını reddederek sevdiği kişiye gitti ve resmi nikahla evlendiler. Yılın son günlerinde kardeşi aradı, babasının çok hasta olduğu yalanını söyledi, barışması gerektiğine inandırıp baba evine gelmesini sağladı. Evde kızcağızı dövdüler ve zorla kocasını arattırıp Osman Çelik’ in de aynı eve gelmesini sağladılar. Bir kabusa yürüdüğünü bilmeyen Osman Çelik’ e Resul İnce tecavüz etti, evdeki o kadar kişinin hiçbirisi müdahale etmedi. Sonra hem onu hem de Vildan Çelik’ i bıçakladılar. İşkence ve gençlerin çektikleri fiziksel ve ruhsal acı çekme bu alçakları tatmin edecek seviyeye geldiğinde arabaya koyup tabancayla öldürdüler ve gizlice gömdüler. Nasıl? Netflix’ in en korkunç filmlerinden daha beter değil mi? Ya da gerçek olamayacak bir kabus… Oysa okuduğumuzda elimizde kolumuzda kuvvet bırakmayan bu vahşet burnumuzun dibinde yaşandı.
Bazı cinayetler vardır ki ölene de acırsınız, öldürene de. Bazı cinayetlerde cinnet vardır, bazılarında katilin kendisi de aslında bir kurbandır, fakat bazı cinayetler salt kötülük doludur ve insan ruhunun iyilikte olduğu gibi kötülükte de sınır tanımayacağını gösterir. Hatta sapkınlık ve kötülüğün bireyselliği aşarak kolektif tabana taşındığı, akıllara sığmayan vahşilik ve detayları okudukça aklınızı durduran suçlar vardır, tıpkı burada olduğu gibi. Kaman’daki bu korkunç olayda hangi suçlar işlenmiş beraberce bakalım; imam nikahı kıyıldığı için kendini kadının sahibi zanneden bir adam, kadının bütün ailesinin olduğu mekânda kadının gerçek kocasına tecavüz ediyor; CİNSEL SAPIKLIK VE TECAVÜZ. Ortamdaki hiç kimse müdahale etmiyor; CİNSEL SAPIKLIK VE TECAVÜZ SUÇUNA ORTAKLIK VE YATAKLIK. İki gencin ikisi de dövülüyor; DARP. İkisi de öldürülmeden önce bıçakla yaralanıyor; ÖLDÜRÜCÜ SİLAHLA YARALAMA. Acı çekerek ölmeleri için her şey yapılıyor; CANAVARCA HİSLE VE EZİYET ÇEKTİREREK ÖLDÜRME. Bu vahşet planlanarak yapılıyor. PLANLAYARAK CİNAYET.  Cenazeleri gizlice götürüp gömüyorlar. İŞLENEN SUÇU GİZLEMEK. Bu işi 8 kişi birlikte yapıyorlar. ORGANİZE SUÇ. İki zavallı suçsuz ve günahsız çocuk acılar içinde öldüler, dileriz ki gittikleri yerde mutlu olsunlar ve Tanrı sevenlerine sabırlar versin. Fakat biz hepsi ölen kadıncağızın anası, babası, kardeşi veya kardeş gibi olması gereken amca çocuğu olan bu 8 adet korkunç yaratığı ne yapacağız? Hücreye kilitleyip anahtarı denize atmaktan başka aklına çare gelen var mı? Ya da bu insanlar için ıslah gibi bir şeyin mümkün olabileceğini düşünenimiz var mı? Her kadın cinayetinde sayfalarca yazarız, zira ne hissettiğimiz acı biter ne de isyanımız, haliyle kalemimiz durmaz. Fakat donup kaldığımız bu olayda insan isyan etmeye suçun neresinden başlayacağını bilemiyor. Bu canavarlar kim? İçlerindeki bu nefret, akıl almaz kötülük, kendini kanunun hakkın hukukun üzerinde görme duygusu, her türlü insanca duygudan yoksunluk ile bu zamana kadar aramızda nasıl fark edilmeden yaşadılar? Geçenlerde bir tanıdığım bana eskimiş feminizmi yazıları yazdığım, artık kadınların öyle ezilmediği eleştirisini getirmişti. Sayın okurlar; biz şu an Cumhuriyetin başkentinin dibinde ve 2020 yılında, muhtemelen dövülerek ve zorla imam nikahı kıyılmış 24 yaşında koskoca bir kadının, kadınlığına sahip çıkarak sevdiği erkekle resmi nikahla evlendiği için öz aile mensupları tarafından kendisine seyrettirilerek kocasına tecavüz edilip öldürülmesini, kendisinin de ailesi tarafından dövülüp bıçaklanarak öldürülmesini konuşuyoruz. Yine bu hafta Mamak’ ta bir kadın, kardeşi ve kızıyla beraber yaşadığı apartman bodrum katında, dayak yediği için ayrıldığı eski sevgilisi tarafından, kızı yan odadayken öldürüldü. Kadıncağız daha otuz yaşlarında idi. Üç çocuğu var, kocasından ayrılmış, beş parası veya sahip çıkacak kimsesi yok, çocuklarına bakamamış ve mecburen yetiştirme yurduna vermiş. 17 yaşındaki kızı yurttan kaçıp annesinin yanına gelmiş, kadıncağız kızıyla beraber evlere temizliğe giderek o bodrum katında hayata tutunmaya çalışıyor. Bir adamla ilişkiye girmiş, dayak yediği için ayrılmış. Bu kadın zaten talihsiz bir zavallı iken, aşağılık katil ona önce en büyük korkuyu yaşattı, kadının çektiği acı bu korkunç yaratığı rahatlatınca da öldürdü. Kadıncağızın bahtsız hayatı korku ve acı içinde sonlandı. Aynı haftanın içinde Antalya’ da bir kadın kocasını av tüfeğiyle öldürdü. Adam onu sabaha kadar elleri kelepçeli ve çıplak halde dövmüş, sonra kapıyı çekip gitmiş. Geri geldiğinde kadın aynı halde ama kelepçeli ellerinde av tüfeği var; gözünü kırpmadan çekip adamı vurmuş. Kadını mı suçluyorsunuz? Önce polis arabasına bindirildiğinde gördüğümüz yüzüne, dayaktan ikisi de kapanmış gözlerine ve yarılmış kaşının haline bir bakın, ondan sonra yargılayın. Bu olayın ertesi günü Kayseri’ de kocasının döverek odaya kilitlediği kadın can korkusuyla polisi aradı, polis vinç ile kadını pencereden çıkarıp kurtardı. Bunlar bir haftada basına yansıyan kadın şiddet olayları, ya yansımayanlar kaç tane…
Bizim ülkemizde eskimiş veya eskimemiş (artık bunlar ne demekse) feminizmin her türlüsü okullarda her gün birkaç ders okutulsa yetmeyecektir. Yolda yürürken yanınızdan geçen her on kadının üçü şiddet görüyor. Toplumsal hayatımızın gerçeklerinden kopuk yaşayan kişiler Türk kadınının hayatını Instagramdaki gibi sanıyor. Oysa mutlu fotoğraflar yükleyen kadınların bile çoğu evliliğinin yükünün altında ezilmemeye çalışıyor. Bizim ülkemiz feminizmin her türlüsüne muhtaçtır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Birleşmiş Milletler Çıkmazı
NERMİN AKBALAN YILMAZ
NERMİN AKBALAN YILMAZ
Hayaldi Gerçek Oldu
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
İki Liralık Yağ, Bir Liralık Şeker!
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Ahh Bir Tane Bitcoin’im Olsaydı!
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Cep Telefonu ile Tanışmak
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kelebek ve Dalgıç Giysisi Nasıl Biraraya Gelir?
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri