Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
“Yargı paketleri hazırlanırken İstanbul Bildirgesi’ndeki ilkeler mutlaka dikkate alınmalıdır”
“Yargı paketleri hazırlanırken İstanbul Bildirgesi’ndeki ilkeler mutlaka dikkate alınmalıdır”
Gişe Rekortmeni “Recep İvedik”in 6.’sı, 8 Kasım’da vizyona giriyor
Gişe Rekortmeni “Recep İvedik”in 6.’sı, 8 Kasım’da vizyona giriyor
Başkentte Bale rüzgarı “Romeo ve Juliet” ile esiyor
Başkentte Bale rüzgarı “Romeo ve Juliet” ile esiyor
Sağlık Bakan Yardımcısı Güven:“Başarı oranlarında dünyanın gelişmiş ülkeleri ile aynı düzeydeyiz”
Sağlık Bakan Yardımcısı Güven:“Başarı oranlarında dünyanın gelişmiş ülkeleri ile aynı düzeydeyiz”
“YILIN EN’LERİ” ödüllerine kavuşuyor
“YILIN EN’LERİ” ödüllerine kavuşuyor

YİĞİT CANDEMİR

Kış Sıcağı Acıları
13 Eylül 2019 Cuma

“..Bu kadar misafirden hep nefret etmişti, ne salonda oturacak yer, ne bulaşık makinasında yeni bulaşığa yer, ne de kafasını dinleyecek bir yer bulamıyordu evin içinde. Sağda solda koşuşturan çocuklar bir şeyler kırdıkça canı yanıyordu, misafirler çerezleri yedikçe sanki kendi midesi bulanıyor, tıkanıyordu. Evde oturacak yer kalmamıştı ve sandalyede oturup sağa sola laf yetiştirmekten nefret edecek kıvama gelmişti. En sonunda küçük üflemeler ve sıkıntılı tavırlar sergiledikten sonra üst komşu Nalan hanım yaverlerine işaret çakar gibi oldu. Toparlanıp kalktılar, bu evdeki boşluk hissi de kendisine iyi gelmemişti. Şimdi de yanında birilerini arzuluyordu, ama öyle cinsel olan arzudan değil. Sohbete olan açlığından. Tutarsızlığına hayrandı, hem ayranım dökülmesin hem tadım kaçmasın havasında karşısındaki duvara odaklanıp çayını yudumlamaya başladı. Bir on dakika geçti ya da geçmedi kapı çaldı. Sanki bu anı bekliyormuş gibi kapıya koştu, gördüğü manzara bir hayli keyif vericiydi. En sevdiği arkadaşları ve erkek kardeşi çıkıp gelmişlerdi ellerinde bir direksiyon ve viskiyle. Saçma unutkanlığı! Bugün kardeşi Sercan’ın doğumgünüydü. Hiç bozuntuya vermeden misafir komşulardan arta kalan tabaklardaki Çerezleri diğer tabaklardakiyle tamamlayıp sanki hazırlanmış bir sürprizmiş gibi misafirlerine sundu. Akşama kadar gırlasına sohbet döndü ortamda, çocukluk anıları döküldü masaya, alkol gitti geldi, kahkahalar atıldı, ortaya gitar ve klarnet çıktı. Saati gece on bir ettiler. Ev hepsine küçük gelmeye başladı, Batuhan’ın teklifiyle arabaya atladılar, mezarlığa gittiler. Tesadüf ki bugün anne ve babalarının ölüm yıldönümüydü aynı zamanda( öyle tesadüfün içine edeyim). Sercan çok ağladı, abisine sımsıkı sarıldı ‘abi biz hep beraber olalım olur mu? Senden başka kimsem kalmadı benim.’ dedi, abiydi ya kendisi sakladı gözyaşlarını kardeşinden. Arkadaşları da başka tarafa baktılar. Kısa bir sessizlikten sonra arabaya bindiler ve mezarlığı terk ettiler. Neşeleri artmalıydı, ölenle ölünmüyordu haliyle, hayat devam ediyordu her şeye rağmen ve dimdik durmalıydı kardeşi için. Birer şişe daha çıkarttı Batuhan bagajdan, hafif sarhoş ama mutlu, genç be hızlı devam ettiler içmeye. Alkoller bittikten sonra evlere dağılma kararı aldılar. Aptallık kendisindeydi ki en ayık sayılan kendisiydi ama direksiyona geçmedi. Salih biraz hızlandı, daha da hızlandı, ibre 170 i gördüğünde mahallelerine girdiklerimi fark ettiler. Yolun loş ışığında fark edemedikleri bir silüete çarpmamak için ani fren yaptı salih. Silüete çarptılar, araba savruldu, yüksek bir ses geldi ve karanlık...”
 Günlüğüne aynı şeyleri harf harfine yazmaktan sıkılmıştı. Çünkü zaten ezberlemişti de. Aklından ancak bu şekilde atabiliyordu bir süreliğine olanları. Salonda her yıl ritüel misali yaptığı tabakları hazırladı yine Nalan teyze gibi. Bu sefer alkol yoktu, kapıyı çalan da yoktu. Bekledi, yine bekledi. İki yıl geçmişti, yanakları ıslak, cenin pozisyonunda halının üstünde ağlıyordu yine. Arabadan tek sağ çıkan kendisi olmasına rağmen ölü gibiydi. Kardeşini, arkadaşlarını, kaybetmişti. Nalan teyzeyi de.. Sokağa her çıktığında aynı korku, aynı tedirginlik, aynı anılar zihnine doluyordu. Evinin önüne çıkamaz olmuştu, yine sokağa savrulanları görecek diye... İlaçlarını içti, yine rüya görmüştü, adını unutuyordu. Geçmişini unutuyordu da, olanları unutamıyordu....

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
İngiltere, Dünyanın En Büyük Rüzgâr Türbinlerini Kuruyor
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Ankara’nın Başkent Oluşu
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Gelecekte Dünyaya Uyum Sağlayabilecek 5 Meslek
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Başkent’in Boğalgazı (!)
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Ortalama Bilinmezlik
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Asghar Farhadi’nin The Salesman Filmi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri