Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan, Büyükşehir’in 9 ayını değerlendirdi
AK Parti Ankara İl Başkanı Özcan, Büyükşehir’in 9 ayını değerlendirdi
Elazığ’da 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi
Elazığ’da 6.8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi
UĞUR MUMCU VE GAFFAR OKAN ÖLÜM YIL DÖNÜMLERİNDE ANILACAK
UĞUR MUMCU VE GAFFAR OKAN ÖLÜM YIL DÖNÜMLERİNDE ANILACAK
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Büyükdede: “Küresel güç dengesi dijital dönüşüm ve teknolojik gelişmeler üzerinden şekillenecek”
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Büyükdede: “Küresel güç dengesi dijital dönüşüm ve teknolojik gelişmeler üzerinden şekillenecek”
Türk Sanat Müziği TRT Personel Korosu’ndan “Kış Masalı” konseri
Türk Sanat Müziği TRT Personel Korosu’ndan “Kış Masalı” konseri

FATMA GÜL ÖZDOĞAN

Kim Ki Duk’un Boş Ev Filmi
13 Aralık 2019 Cuma

Nasıl bir büyüdür ki o konuşmaya gerek kalmaz.
Nasıl bir notadır ki o, sanki konuşur.
Nasıl bir dünyadır ki, hayal mi gerçek mi anlaması zor?
Hepimiz kilitlerimizi açacak kişiyi bekleyen birer boş eviz.
Kaç kilo çeker ki bir yalnızlık.
Hele iki yalnızın ağırlığını ölçer mi bu dünyanın tartıları.
Film motorundan sırt çantasının içinde el ilanları ile inen genç bir adamla başlar. Siz bu adamın bu el ilanları ile para kazanan ve zengin evlerin gösterişini seyre dalarak kendi fakir hayatına döneceğini ve olayların bu toplumsal çerçevede geçeceğini düşünürken hava karardığında gerçeği görürsünüz. Aslında bu adamın el ilanlarını dağıtmakta ki tek amacı o gece başını sokacak boş bir ev bulma çabasından ibarettir. Kapılara astığı ilanları karanlık çöktüğünde kontrol edip boş evini bulan adam küçük siyah çantası ile kapının kilidinden kurtulup o gece ki evine girer ve en azından o geceliğine evi olan bu yeri gezerek kendini bir gecelik efendiliğine hazırlar. Evdeki kirli çamaşırları büyük bir özenle yıkar, bozuk olan aletlerini tamir eder ve elinden geldiğince evini temizler. Küçük fotoğraf makinesi ile o geceki yolculuğunu belgeler gülümseyerek. Bunların hepsini büyük bir sessizlik ve huzur içinde yapar. Sabah olduğunda tüm eşyaların eski yerinde olduğundan emin bir şekilde yoluna devam eder.
Yine el ilanlarını asar. Ve koca bahçeli bir evin boş olduğunu düşünerek kapı kilidinden kurtulur büyük bir özenle. İçeri girip alışkanlıklarını tekrar eder. Fakat bu sefer bir sorun vardır. Aslında boş sandığı evde kocasından gördüğü şiddetten suskun ve konuşmanın sihrini unutmuş bir kadın bulunmaktadır. Varlığının farkına geç vardığı ev arkadaşı genç adamın çabalarını ve evine yaptıklarını sessizliğin yoğun kıvrımlarında seyretmektedir. Sonunda genç adam kadını gördüğünde ikisi de konuşmaz. Telefon çalar ve yüzündeki yaraların ressamı sert bir sesle konuşmaya girişir. İkisi de sessizdir ve bir anda biri evsiz öbürü sahipsiz iki kader arkadaşı oluverirler. Film boyunca tekrar eden sahneler görürsünüz. Aradaki nüansların farkına varmanız gerekir çoğu zaman. Asıl güzellik tekrarın içinde oluşan değişimdir çünkü. Sonunda asıl korkunun ne olduğunu ve asıl birlikteliğin nerede durduğunu bize de kendilerine de beden dillerinin eşliğinde gösterirler. Kadın ve adam birbirlerinden ayrıldıklarında bile onu her anında yaşatan ve iki adamın arasında kendini arayan tek bir kadının olduğu bir yapımdır bu. Üçün çok fazla olduğunu ve her daim bir kişinin dışarı da kalmaya mahkûm olduğunu kanıtlayan… Benim en favori sahnem kadın kahramanımızın, genç adam olmadan onunla yaşadığı evlerden birine gidip sahiplerine tek bir onay hakkı vermeden kanepeye uzanıp huzurla uykuya daldığı andır. Ev sahipleri çaresiz ve sonrasında garip bir gülümsemeyle onu seyre dalarlar. Bazen sevdiğiniz sizinle olduğu halde sizden başkası göremez ama bilirsiniz asıl gerçek içinizde hissettiğiniz varlığıdır. Bedene ihtiyaç duymazsınız.
Soundtrack tek bir şarkıdır: Natacha Atlas – Gafsa. Sessizliğin sesinin bağıra çağıra kulaklarınızı tırmaladığını, iki Uzak doğu ülkesi insanının Natacha Atlas’tan Gafsa adlı Arapça şarkıyla bile mükemmel bir ortak dil oluştururlar.
Film boyunca adam ve kadın hiç konuşmazlar. Sadece dışarıdan insanların kısa replikleri göze çarpar. Dil denen iletişim aracının aslında iletişimi engelleyen bir demir parmaklık olduğunu yani bir nevi iletişimsizlik olduğunu ispatlar bu film. Genç adam ve kadın yer çekiminden ve sözcüklerden bağımsız olarak aşklarını yaşarlar. Bütün film boyu tek kelime etmeden aşk dibine kadar gövde gösterisi yapar. Ben hiçbir susmayı bu kadar konuşkan görmemiştim. Amerikan yapımı filmlerde görülemeyen manevi derinliği fazlasıyla bulursunuz “Boş Ev”de… Filmi izledikten sonra insanın konuşası kalmaz, hayallere dalar, içindeki “hayal-et” ortaya çıkar.
Yönetmenliğini aynı zamanda senaryosunu da yazan Ki-Duk Kim’in yaptığı 2005 yapımı bu film yine ustanın tüm benliğini taşıyor. Sözlerden uzak beden dillerinin tüm olanları anlatmaya yettiği bir film. Diyalogların gereksiz gürültüsünden soyutlanmış bir yapım, anlatmak istediğini kalıplara gerek duymadan gösterebilen… Bu film yönetmenine çeşitli festivallerde en iyi yönetmen ve en iyi senaryo ödüllerini de kazandırması açısından değerlidir. 
Herkese iyi seyirler dilerim
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
“Bir poşet belediyeleri kaybettirdi, bu doğalgaz faturaları ise iktidarı kaybettir!”
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Amsterdam Şehrinin Kuruluş Hikayesi
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Derviş Zaim Sineması
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Hayat Kavramı
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Otellerde Kimlik Fotokopisini Vermek Zorunda Değilsiniz
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
“Çevrimiçi Kumar” Bağımlılık İçin Tehdit Oluşturuyor
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri