Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Ankara'da eğitime 1 gün ara verildi
Ankara'da eğitime 1 gün ara verildi
SÖZ, KARAR, YETKİ MAMAK HALKININ OLACAK
SÖZ, KARAR, YETKİ MAMAK HALKININ OLACAK
5 adet araç kiralanacak
5 adet araç kiralanacak
Garsonluk hizmeti için ihale açıldı
Garsonluk hizmeti için ihale açıldı
EGO, ray bağlantı elemanı alacak
EGO, ray bağlantı elemanı alacak

FERDA HEKİMCİ

Kara Cuma !...
6 Aralık 2018 Perşembe

Müjdeler olsun; Yılbaşı, Anneler Günü, Babalar Günü, Sevgililer Günü derken şimdi de nurtopu gibi bir  “Kara Cuma”mız oldu!...
Kara Cuma (Black Friday) Hiristiyanların Şükran Günü’nün (Thanksgiving Day) ertesi sabahında gerçekleşen bir alışveriş çılgınlığı. Sabah 04-05 gibi açılan mağazalar, yüzde 80’lere varan indirimlerlerlerin uygulandığı bir kapitalist hinlik. O gün tüketiciler insan selleri gibi mağazalara hücum ediyor, insanlar birbirini eziyor, hatta yaşamlarını dahi yitiriyorlar...
1960’lı yıllarda ABD’ den başlan bu tüketim çılgınlığı geleneği, önce tüm batıda uygulanmaya başladı. Birkaç yıl öncesinde bazı yabancı firmalarca ülkemize de sokulan Kara Cuma için bu yıl bizde de mağazalar kapılarını sabah erkenden açtılar. İnsanlar gece 24.00’ den sonra bilgisayar klavyelerine, cep teleofonu mobil uygulamalarına adeta mevziilendiler. Kısaca biz de kapitalizmin “indirim makyajıyla sıvanmış bu çirkin yüzünün büyüsüne kapılarak”  bu aymazlığa balıklamasına daldık. Hatta Müslümanlıkta kutsal gün olarak kabul edilen Cuma gününe neden “Kara Cuma” isminin verilmiş olmasını bile sormadık! Bu yıl 23 Kasıma denk gelen Şükran Günü’nde; elbise, gömlek, ayakkabı, cep telefonu, bilgisayar, televizyon ne varsa kavga-döğüş, hatta yerlerde sürünme pahasına kapıştık.
Birer alış veriş canavarı gibi mağazaları talan ettik, interneti inlettik!... 
Aslında bilinçli tüketici, ülkemizde bunun dahi istismar edilerek, fiyatların önceden şişirilip sonra normal düzeye çekilerek indirim olarak sunulacağını anlamıştı! Ülkemizdeki denetim ve gözetim boşluğu yanısıra bilinçsiz ve örgütsüz tüketicinin kahir ekseriyeti düşünüldüğünde, Kara Cuma, çoğunlukla, sezon boyu uygulanan indirim taktiklerinden öteye bir uygulama olmaktan ileri geçemedi. Bazı şirketler de her alışverişte yaptıkları yüzde 10-20 gibi indirimler ile, KDV, ÖTV indirimlerini güya “efsane” diye “şahane” indirimler diye duyurdu. Bu indirimlerden yararlanmak umuduyla bilgisayar başında bekleyen, mağazalara hücum eden çok sayıda tüketici, medyada günlerce süren reklam bombardımanına kandı. Kara Cuma’yı fırsat bilen  bankalarca yapılan bazı taksit uygulamalarıyla cazip hale getirilen bu tuzağa düştü.  Kara Cuma’ ya denk gelen bir günde kullanılan kart adedi yüzde 80 artarak 2 milyona ulaştı.  23 Kasım’da 2 milyon farklı kart internetten ödemelerde kullanıldı.
Aslında çoğu olmayanı, belki de yarınını harcamıştı!...
Şimdi bir de rakamlara bir bakalım:
 Sevgililer Günü haftasında 8,3 milyar liralık kart harcaması gerçekleşmiş...
Anneler Günü haftasında 12 Mayıs Cumartesi günü işlem rekoru kırılarak bugüne kadar gerçekleşen en fazla kartlı işlem adedine ulaşılmış...
TÜİK verilerine göre, Yılbaşı kutlamalarında sadece yeni yıl ağaçlarında kullanılan süslerin ithalatına  yılda yaklaşık 20 milyon dolar harcanıyormuş!... 
Bilmem bu rakamlar bir şeyleri anlatıyor mu?... 
İsterseniz şunları da anımsayalım:
Türkiye’ nin 2018 yılı bütçesi 762,8 milyar lira...
MB yayınladığı 2017 Finansal İstikrar Raporu'na göre, hanehalkı bankalara borcu ise 491.8 milyar lira... 
Bankalar Birliği raporuna göre ise 3 milyon 248 kişi kredi kartı ve/veya bireysel kredi alacakları yüzünden “yasal takipte...”. 
Yani kısaca; Türkiye’de takribi 20 milyon “hane” olduğuna göre, vatandaşların %17’si bankalarla ihtilaflı durumda ve kredisini geri ödeyemiyor...
Bu rakamların altında göz açıcı bir israf furyası ve milyonlarca aileyi sarsan trajediler yatıyor.
Artık oyunun sonuna geliyoruz!...
Sevgili tüketiciler, ekonomiyi yönetenler, krizi aşmak için “al-ver ekonomisini”, “tüketim ekonomisini” desteklemek isteyebileceklerdir. Sırf ekonominin çarkları dönsün diye çoğu dışarıdan dolarla gelen ürünleri almamızda da bir sakınca görmüyor olabilirler. Ancak, burada görev biz tüketicilere düşüyor. Güçlü, nitelikli, rekabetçi ve verimli bir ekonomi için bilinçli tüketicilerce şekillenen talep, üretime yön veren önemli faktörlerden biridir. Her bilinçli tüketici gibi kendimize;  “Ben tüketimin nesnesi mi, yoksa öznesi miyim ?”  diye sormamız gerekmez mi?...
Gandi’nin de dediği gibi “Dünya herkesin gereksinimlerini gidermek için yeterince büyük, ancak bireysel açlığı gidermek için daima küçüktür...” 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
CENGİZ ÖZER
CENGİZ ÖZER
Dindar Neslin Geldiği Son Nokta!
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Bir Plastik Poşet Dünya’ ya Bedeldir!...
KUTLU TAMAY
KUTLU TAMAY
Ayıntap Sofrası
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Bir Garip Yolcuyum Hayat Yolunda
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Yılların Eskitemediği Sanatçı: ELA ALTIN (3)
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
Savaş
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri