Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Kırmızı Oda'nın Alya'sı veda etti
Kırmızı Oda'nın Alya'sı veda etti
Kadın Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımı, Avrupa şampiyonu oldu
Kadın Ritmik Cimnastik Grup Milli Takımı, Avrupa şampiyonu oldu
Otel ve konaklama tesisleriyle ilgili yeni genelge
Otel ve konaklama tesisleriyle ilgili yeni genelge
Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması başladı
Türkiye genelinde sokağa çıkma kısıtlaması başladı
Vaka 30 bini aştı, vefat 182
Vaka 30 bini aştı, vefat 182

AHSEN ARAL UYAR

Herkesin Kolunda Bir Altın Bilezik Olmalı
27 Ekim 2020 Salı

1990’larda yaşanan ve     Kopuk ve Kadınca” isimli kitabımdan alıntıladığım, “Tavuk Suyuna Çorba” kitabındakilere benzeyen ve insan özünün iyilik üzerine kurgulu olduğu temalı yazımı ilginize sunarım sayın okurlar.
“Annemin memleketten arkadaşı olan hali vakti yerinde bir teyzemiz, oğlunu üniversitedeki kız arkadaşıyla nişanlamış. Kocasıyla İstanbul’a gidip kızı ailesinden istediklerinde her şey yolunda gitmiş. Kızın babası biraz muhafazakâr gibi görünüyormuş ama ailenin saygılı tavırları ile evlerindeki eşyalar teyzemizin sınavından geçmiş, - Hem muhafazakarlıktan kime ne zarar gelmiş ki? diye düşünmüş. Kız isteme töreninden bir ay sonra dünürleri karı koca olarak ve kızlarını da yanlarına alıp teyzemizin evine iade-i ziyarete gelmişler. İki gün edepli ve terbiyeli bir şekilde oturarak sohbetler etmişler, getirdikleri hediyeler de teyzemizin deyimiyle “yarayışlı” imiş. Haliyle her şey gayet güzel gidiyor, teyzemiz oğlunun üniversitede “kendi bulduğu yabancı kızın” -burada yabancı kelimesi Türk olmayan değil Yozgatlı olmayan demek oluyor- ailesiyle uyuşabilen modern bir taşralı burjuva olmanın mutluluğunu yaşıyormuş. Aradan birkaç ay geçmiş; teyzemiz yanına oğlunu alarak İstanbul’a “dünürüyle gezmeye” gitmiş, dünürüne mahcup olmamak için yanına çokça parayı nakit olarak almış. Çünkü daha doksanlı yılların başında olunduğundan teyzemiz bankamatik veya kredi kartı kullanmayı henüz beceremiyor, zaten henüz bunlar ülkemizde çok yaygın kullanımda da değilmiş. İstanbul’da her şey güzel başlamış. Fakat teyzemizin ilk iki gün oldukça normal karşıladığı bir durum takip eden diğer günlerde de tüm hızıyla devam etmiş; evin babası her sabah teyzemize bir arzusu olup olmadığını sorup işe gittikten sonra eve bir sürü akraba hısım doluşuyor ve arabalara binilip hep beraber gezmeye çıkılıyormuş. Her gün kız tarafının talep ve yönlendirmesi ile iki veya üç kere İstanbul’un en pahalı restoranlarında kalabalık gruplar olarak yemekler yeniliyor ama hesap ödeme hususunda kimseler oralı olmuyormuş. Teyzemiz hissetmiş ki muhafazakâr baba evinde kuş sütünü bile eksik etmezken ailesini dışarıda pek bir yerlere götürmemiş. Dolayısıyla kızın annesinin de, evin tüm diğer çocuklarının da gözleri bu lüks yerlere karşı oldukça açmış. Ayrıca dünürü; kızının kayınvalidesinin kendilerini İstanbul’un en pahalı yerlerine götürdüğünü tüm akrabalarına göstermek istiyormuş. Şehri gezmek dedikleri şey aslında bu lokantaların birinden çıkıp ötekine girmekten ibaretmiş. Her girilen yerde en sıkı fiyatlı tabakların tatlarına bakıyorlar, hani ısmarladıkları yemekleri yedikleri de yok, bir iki lokma alıp ardından ikinci veya üçüncü farklı ve en pahalı yemekleri istiyorlarmış. Fakat para su gibi harcanıyor, teyzemizin yanına aldığı neredeyse “üç memur maaşı” hızla eriyormuş. Öyle ki parasının olmadık bir yerde biteceğinden korkmaya başlayan teyzemiz planladığından iki gün önce dönmeye karar vermiş, parası biterse nasıl rezil olur oralarda... 
Ziyaretin son günü üzerinde sadece otobüs biletine ve Ankara’dan almak istediği bir iki şeye yetecek parası kalmış. Sabah kahvaltıdan sonra direk terminale gitmek istiyormuş. Altı kişilik bir grup olarak terminale gelmişler. Ne yazık ki bir aksilik sonucu en yakın otobüs üç saat sonra kalkacakmış. Biletler alındıktan sonra dünürünün çocukları terminale çok yakın bir yerde “bir çay içmek” istemişler. Sorun değil, kalan parası bir çay içmeye yetermiş herhalde. Ankara’dan alacaklarını daha sonra da alırmış. Ama gidilen yer yine oldukça havalı ve pahalıymış. Kahvaltından daha yeni kalkmış gençler bir sürü yemek ısmarlamışlar. Teyzemiz korkmaya başlamış, zira dünürüne “param kalmadı, bu defa da sen öde” demek onun için dünyanın en büyük utancı olacakmış. Yemeğin sonunda hesabı istemiş ve sonunda korktuğu şey başına gelmiş. Kutunun içindeki kâğıtta yazan rakam, üzerinde kalan paranın neredeyse üç katıymış. Eski kadınlar bir yolculuğa çıktıklarında altınlarını çoğu kere yanlarına alırlardı. Bu sırf geride bırakılan eve girebilecek hırsız ihtimaline karşı bir tedbir değil, aniden “yabancı” bir ortama girmeleri gerekirse hemen zuladan altınları çıkarıp takarak “ele güne rezil olmamak” içindi. Teyzemizin de bilezikleri yanında, bir torbanın içinde ve muhtemelen torba da çoğu kadının yaptığı gibi çantasının iç gözüne dikilmiş durumdaymış. Hesap kutusunu dizlerinin üzerine indirmiş, kimselere göstermeden kalan tüm parasını ve zuladan çıkardığı bir adet altın bileziği kutunun içine koymuş. Bunu gizlice yapmak zor olmamış zira bir haftadır ne zaman masaya hesap gelse dört veya beş tabağın tadına bakmış tüm grup üyeleri kendiliklerinden başlarını restoranın pencerelerine doğru çeviriyorlarmış. Garson içine ne konulduğunu görmeden kutuyu alıp gitmiş ama hemen ardından geri gelmiş. Kutuyu tekrar kadıncağızın önüne koyup eğilerek; - Çok teşekkür ederiz hanımefendi, paranızın üstünü buyurun,
demiş. Stres içindeki kadın; - Yok, para üstü istemiyorum, diye cevaplamış. Ama garson bir kere daha eğilip gözlerini yere dikerek ısrar etmiş; - Paranızın üstünü buyurun hanımefendi. Garson ancak kadın kutuyu yine dizlerinin üzerine indirip açınca uzaklaşmış. Teyzemiz görmüş ki tüm nakit para alınmış ama altın bileziği kutuda parlayarak kendisine bakıyor. Ben insanların özünde iyi olduklarına hep inanmışımdır, bizler doğumumuzdan sonra kötü olabilen bir türüz. Bugüne kadar eğitim ve gelir seviyeleri birbirinden çok farklı olan bir sürü insanda onlarca iyi davranış örneği gördüm. Ama bu restoran sahibi ile garsona iki nedenden ötürü hâlâ hayranlık duyuyorum; birincisi kadıncağızın verebildiği tüm nakit parayı alıyorlar ve böylelikle onun onurunu kırmıyorlar; ikincisi ise, bu çok düşünceli kararı o kadar hızlı bir şekilde üretiyorlar ki garsonun geri gelip “Bayan! Kuyumcu mu burası? Nakit para verin!” demesinden ölesiye korkan kadının içindeki endişe büyüyecek zamanı bile bulamıyor. Teyzemize gelince; ömrü boyunca akraba olacağı dünürlerinde bir haftadır gördüğü büyük görgüsüzlük ile tanımadığı garson ve restoran sahibinin yüksek inceliği arasındaki zıtlık kendisini çarpmış olacak ki otobüse bindiğinde yol boyunca uyumuş. Bildiğim kadarıyla bir daha dünürünü ziyarete gitmedi.”

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
VOLKAN ÖZTUNA
VOLKAN ÖZTUNA
Güçlü Şifre Nasıl Oluşturulur?
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Karantina Döneminde Kadına Şiddet Vakaları Arttı
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Guguk Kuşu” Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kafatasında İki Kişi
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
Günce, Müzik Listelerini Alt Üst Edecek!
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
7.8 Milyar İnsan Coronavirüs Aşısı Bekliyor!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri