Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
Kırım Tatar Sürgünü 75’inci yılında anıldı
Kırım Tatar Sürgünü 75’inci yılında anıldı
Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV’dan “VAKIFLAR HUKUKU PANELİ”
Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV’dan “VAKIFLAR HUKUKU PANELİ”
Yeni Mucize ‘siyah sarımsak’
Yeni Mucize ‘siyah sarımsak’
ATAMIZ 100 YAŞINDA “YAŞASIN MİLLİ MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ”
ATAMIZ 100 YAŞINDA “YAŞASIN MİLLİ MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ”

ALPEREN FURKAN AYDIN

Gökkuşağına Körlük
13 Mart 2019 Çarşamba

Aramızda tatili ve seyahat etmeyi sevmeyen yoktur. Yazı bekleriz tatile gitmek için o güne kadar da planlarız. Hafta sonlarını, milli tatilleri iple çekeriz. Amaç bellidir o günlerde. Şehirden olabildiğine uzaklaşmak, yeni yerler yeni renkler görmek isteriz. Daha önce tatmadığımız tatları tatmak isteriz. Yurtdışı tatilleri planlarız daha da farklı şeyler görmek ve deneyimlemek için. Bir ülkedeki göl farklı renkteyse veya başka bir ülkede oraya has bir kuş türü yaşıyorsa bu farklılıklar o gölü veya o kuşu bizim için daha görülmeye değer kılar. Bunun için gerekirse bütün senelik birikimimizi birkaç haftada harcarız. Yani demem o ki farklıyı arar, farklıyı görmek ister onu arzu ederiz. Bu gayet doğaldır ve bence olması gerekendir. Peki çevresindeki farklılıklardan bu kadar keyif alabilen insanlık nasıl oluyor da sıra kendi aralarındaki farklılıklara geldiğinde bu kadar sığ ve acımasız olabiliyor?
Arkanıza yaslanıp bir süre çevrenize bakmanızı istiyorum. Çevrenizdeki nesnelere, doğaya, gökyüzüne bakın. Bunların tamamını görmemizin sebebi her bir varlığın yanındakilere göre farklı bir renge ve şekle sahip olmasıdır. İnsan gözü farklılıkları tanımlama üzerine kuruludur ve görme olayı ancak bu şekilde mümkün olur. Şimdi bu farklılıkların olmadığını bir düşünelim. Karşılaşacağımız durum körlüktür. Gerçek anlamda fiziksel körlük. Tıpkı bu örnekte olduğu gibi insanların ve toplulukların arasındaki farklılıkların olmadığı bir dünyada bize ancak toplumsal körlük sunabilir. Çünkü kişisel ve toplumsal olarak sahip olduğumuz değerlerimiz, geleneklerimiz ve farklılıklarımız tıpkı gökkuşağının içindeki bir rengin gökkuşağı içinde asıl değerini bulması gibi farklı insanların ve toplumların yanında değer bulur. Orada farklılaşır ve güzelleşir. Tıpkı her bir enstrümanın sesini ayrı ayrı duyabildiğiniz bir orkestra dinler gibi. Bu şarkıyı dinlemek ve şarkıda kendi sesinin var olduğunu bilmek bir insana ve bir millete en büyük gururu vermez mi?
Peki hayat bu kadar güzel olabilecekken neden insanlar hâla renklerdense karanlığı seçebiliyor? Dışarıda yaz tüm güzelliğiyle yaşanırken evdeki perdeleri çekip, kapıyı kilitlemek niye? Eğer hayatı yaşanılır kıldığına inandığım farklılıklar bazı insanlar için korku sebebiyse veya onlar için yeterli değilse hiç ortak özelliğimiz yok mu bizim? Hepimiz mutlu bir habere sevinip, bir kayba ağlamıyor muyuz? Hepimiz özlüyoruz mesela sevdiğimiz kapıdan daha ilk çıktığında. Endişeleniyoruz ne zaman gelecek, acaba ne yaptı diye. Tüm dünya çocukken akşama kadar oyun oynayabileceği, maceralara yelken açabileceği sarayların hayaliyle büyüdü. Dinlediğim masallar aynı değerleri yüceltti ve kötülük hep iyiliğe karşı yenildi. Bunlar düşünülmeli eğer ortak özellik aranıyorsa saç ve ten rengi değil.
Bu düşünce adil olmasının yanında aynı zamanda insanın vicdanına ve ahlakına en uygun olandır. Bizler için en önemli ilke kimseyi ayırmaksızın herkese saygı duymak ve tüm renkleri bir çeşitlilik olarak kabul etmektir. Ancak bu şekilde huzurlu ve güvenli bir geleceğe ulaşabiliriz. Geçmişte bu acıları fazlasıyla yaşayan insanların torunları olarak bizlere düşen kavgaların değil mutlu geleceğin peşinden gitmektir. Bu aynı anda hem bizden önceki nesillere hem de gelecek nesillere borcumuzdur. Bunu yaparken geride hiç karanlık düşünce kalmadığından emin olmalı, kendimizi ve çocuklarımızı buna göre yetiştirmeliyiz. Çünkü unutulmamalı ki paletin üstündeki tek damla siyah boya tüm resmi siyaha boyamak için yada en azından resmin rengini bozmak için yeterlidir. Bu siyah boyanın olduğu gibi aynı zamanda ırkçılığın da özelliğidir. Bu sebeple sonuçlarının büyük olduğunu bilerek bu konuya ciddiyetle yaklaşmalıyız.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayatın Kanunu; Denge
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Ulusal Süt Konseyinde Neden Hala Tüketicinin Adı Yok ?...
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Adalet Konusunda Dünya Sözleri
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Yan Gelir
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
Küçük Ev’in Çocukları
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Kutlu Payaslı (Sanatla Geçen Yıllarım) (4)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri