Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
Rıdvan Duran, Basın İlan Kurumu’nda Yakup Karaca’dan bayrağı devraldı
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
20 yılın ardından 17 AĞUSTOS
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Kola, kahve ve kafein bağımlılığına dikkat”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Yeni lastiklerle hemen uzun yola çıkılmamalı, en az bir hafta alıştırma yapılmalıdır”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”
“Kaz Dağları’nda su kaynaklarının kirlenme olasılığı çok yüksek”

AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR

Duygularımızı Biliyor Muyuz?
8 Ağustos 2019 Perşembe

Anlamak ve anlaşıldığını hissetmek konusunda öyle büyük bir eksiklik içindeki yetişkin insanlar. İşte hep bu yüzden, açık ve net iletişim içinde de olunamıyor. Çünkü söylediği kadarıyla, ifade ettiği kısmıyla karşısındaki kendisini anlasın istiyor herkes. 
Duyguları ifade edebilme becerisi çocukluk döneminde geliştirilebilirse, yetişkinlik döneminde anlaşılmak, anlamak, anlatmak kavramları ile kendisi arasındaki ilişkiyi netleştirmek insanlar için çok daha kolay olur düşüncesindeyim.  
Dinamik, hızlı, çoğu zaman stres seviyesi yüksek günümüz yaşam sürecinde öfke patlamaları en önemli sorunlardan birisi olarak görünüyor.
Oysa öfke, kızgınlık, üzüntü, çaresizlik gibi pek çok olumsuz duygunun ifade edilememesi nedeniyle bir kalkan olarak onları gizleyen ve bazen hiç istenmeyen davranış şekliyle ortaya çıkabilen bir sonuç.  Yapılacak olan, öfkeli olma durumundan çıkmak ve asıl duyguyu bulup bunu tanımlayabilmek olmalı. 
Çocukluk döneminde duygu tanımlama becerisini geliştirmek sosyal ve duygusal gelişim evresinin en önemli aşamalarından bir tanesi. Duygularını tanımlamaya alan açılmış ortamda büyüyen çocuklar çok mutsuzum, çok mutluyum gibi içinde bulundukları durumu ifade edebildiklerinde bunu paylaşabildiklerinde kendileri ile ilgili içsel sesi duyma, büyükleri tarafından bu duygu durumunun dinlendiğini, önemsendiğini hissetme, özellikle olumsuz duygu durumu ile baş etme becerisini geliştirebilir. Sonuç olarak da daha çocukluk döneminde yaşanan öfke patlamaları, ağlama krizleri azalır hatta zamanla yok olur. 
Empati becerisi( karşısındaki kişinin yerine kendini koyabilme) günümüzde anlamak ve anlaşılmak kavramlarının temelini besleyen beceri, daha çocukluk döneminde oluşurken duygularını ifade edebilme, bunun karşılığında önemsenme ile gelişir. Duyguları önemsenen davranışlarına tepki verilen, değer verilen çocuklar bazı davranışları ile başkalarına rahatsızlık verdiğini de anlayabilir ve bunu bir daha yapmamaya özen gösterir. 
Değerli olan kişinin kendisidir ve bu değeri çocukluk döneminde görmek, bunun önemsendiğini bilmek, bazı davranışları ile ilgili olumsuz da olsa tepki almak ve bunu değiştirmeye yönelik rehberlik görmek çocuklara duygusal gelişim sürecinde önemli kazanımlar sağlar. 
Duygularını açık ve rahat şekilde ifade edebilen çocuklar, yetişkinlİk döneminde de bunu hayatın ritmi içinde oldukça doğal ve akan bir şekilde yapabilmeyi becerir. İşte bu durum, kendi duygularını iletişim dili ile ifade edebilme ve başkalarının da duygularını dinlemeye alan açma, ikili tüm ilişkilerde iletişim içinde açık ve net şekilde iletişim kurulabildiği için sağlıklı ilişkilerin kurulmasını sağlar.
İletişim dilimizi düşünmek, zaman zaman kızdığımız, üzüldüğümüz ya da çok sinirlendiğimizde bunu nasıl ifade ettiğimizi, daha iyi nasıl ifade edebileceğimizi gözden geçirmek kendi öfke birikimlerimizi azaltmak adına çok yarar sağlar.
Hatta iletişim dillerinden birisi bazı durumlarda sessiz kalmaktır bana göre. Bununla ilgili değerli sözler de vardır. ‘’Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır’’ der Goethe.
Bazen sessiz kalmak hiç bir sözün taşıyamadığı ağırlığı ve anlamı taşır. Bunu da bilmek, edinmek değerlidir. 
Yaşamla birlikte başlayan duygular, yaşam boyu gelişir, zenginleşir.  Duyguları kabul etmek her zaman kilittir. Oysa bazı duyguları özellikle bizim toplumumuzda kabul etmek çok zor gelmektedir. Mutluluk, sevinç gibi duyguların kabulu çok daha kolayken, üzüntü, korku, çaresizlik duygularını kabul etmek bu duyguların karşılığını güçsüzlük olarak düşününce oldukça zordur. 
Oysa duyguların yanlış ya da uygunsuz olmadığını, o duyguyu hissetmenin bir nedeni olduğunu kabullenmek duygularımızı doğru ifade edebilmemizin temelini oluşturur.
İnsanın kendi duyguları üzerinde çalışabileceğini ve duygularını ifade etme becerisini hep iyileştirebileceğini düşünüyorum.
Doğru ya da yanlış duygu yoktur. Duygu sadece hissedilir ve hissettiğiniz bir şeyin doğruluğu değerlendirilemez.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Zahidem
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
İşletmenizde Veri Güvenliğini Sağlamak İçin 5 Kolay Yöntem
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Kryztof Kieslowski Dekalog Dizi Filmleri
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Zaman Kendi Çocuklarını Yutar
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Zamansız Ayrılıklar
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
TARİHİN İLK ŞAİRİ BİR KADIN
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri