Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
İzmir'de 6,6 büyüklüğünde deprem
İzmir'de 6,6 büyüklüğünde deprem
Erdoğan, AKM ve Taksim Camisi'nde incelemelerde bulundu
Erdoğan, AKM ve Taksim Camisi'nde incelemelerde bulundu
BEYPAZARI ALTINKÖY’DE
BEYPAZARI ALTINKÖY’DE
Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı’na coşkulu açılış
Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı’na coşkulu açılış
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz hayatını kaybetti
Eski başbakanlardan Mesut Yılmaz hayatını kaybetti

GÖKHAN ŞENTÜRK

Dilini Kesmek
24 Eylül 2020 Perşembe

Dünya üzerinde hali hazırda bulunan mevcut birçok sorun, azalmak yerine ivme kaybetmeden her güne bir yenisi eklenerek artmaya devam ediyor. Bu yüzden “İlk yazında bu kadar çok sorun varken, bunu mu dert ettin?” diyenler mutlaka olacaktır. Peki, nedir bu dert edindiğim konu? Tabi ki “Dil”; terminolojik olan Dil yani Türkçemiz. O kadar önemli bir konu ki, şu anda bile o olmasaydı sizinle düşüncelerimi paylaşamıyor olacaktım. 
Tüm canlılardan ayrı olarak insan, farklı farklı seslerden oluşan bir yapı olarak dili kullanır. Dili destekleyici olarak da jest ve mimiklerden faydalanır. Geldiğimiz teknoloji çağında konuşma dilinin yanında, yazı dilinin de önemi artmaktadır. Peki, Dil neden bu kadar önemlidir?
Dilin doğru kullanılmaması ve ona yeterince önem verilmemesi yüzünden her gün birçok sorun meydana geliyor. Gazete ve diğer yayın organlarında da sık sık rastladığımız üzere, dilin doğru bilinmemesi ve kullanılmamasından kaynaklı ortaya çıkan bir sürü gaf mevcut.  İnternette genç nesil tarafından kullanılan uyduruk dil yüzünden gelecek neslin iletişim konusunda sorunlar yaşayacağı aşikâr. “Türkçe lastik gibidir.” Yakıştırması da böyle bir bilgisizlik nedeniyledir. Yeterince kelime bilmeyen insanlar, bilerek veya bilmeyerek 1 kelimeyi birden fazla anlama gelecek şekilde kullanmaya çalışmaktadır. Birden fazla karşılığı olan ve benzetmeden türeyen ifadeleri kastetmiyorum. Kastettiğim, bilgisizlik yüzünden içine düşülen bir durum. Bu nedenle, bilenler için çok basit örnekler olacak olsa da vereceğim örneklerdeki yanlışlar sık sık görülmektedir; Doğru-Gerçek, Yalan-Yanlış, Gerçek-Hakikat, Normal-Doğru, Anormal-Yanlış vb. gibi ifadeler eş anlamlı olarak bilinse de aslında çok farlı anlamlara karşılık gelen kavramlardır. Sözlük okumamak milletimizin büyük bir eksikliğidir.
Peki, sözlük okumak yeterli mi? Günümüzde TDK’nın da bilerek veya bilmeyerek kavramsal olarak tartışılan birçok örnek verdiğine şahit oluyoruz. Yakın zaman içerisinde yaşanan “Müsait” krizini buna örnek olarak verebiliriz. Bu yüzden her kelime için doğruya ulaşmak aynı kolaylıkta olmayabilmektedir. Birden fazla kaynağa bakmak ve mümkünse dönem eserleri okumak hem doğruya ulaşmak hem de daha fazla kelime öğrenmek için etkili bir yoldur. Yabancı ifadelerin çevrilmesinde yapılan karşılık hataları da yine dil içerisindeki ifadelerin yeterince bilinmemesinden kaynaklanmaktadır. 
Sonuç olarak Dil, yaşayan, gelişen bir varlık olmasının yanında, ölümlü olan bir varlıktır. Kültürümüze sahip çıkmak, onun değerlerini korumak için alınabilecek en önemli önlem Dil’e sahip çıkmaktır. Uğrunda kitaplar yazılan bu konu hakkında zaman zaman yine yazacağım. 
Sizler de düşüncelerinizi ve eleştirilerinizi bana mail yoluyla ulaşarak iletebilirsiniz (senturkg0666@gmail.com).
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
“Doğduğundan beri kimseyi yamacına yaklaştırmayan bir hastanın bıraktığı son not...”
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
İran Sinemasında Kadının Konumu
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Parkede Türkiye’nin Renk Tercihi Meşe Tonları
GÖKHAN ŞENTÜRK
GÖKHAN ŞENTÜRK
Zamanla Yarışmak
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Madde Bağımlılığında Bir Ayıp Değil, Hastalık!
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Askıdaki Ekmek ?..
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri