Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Mesut Yılmaz öldü mü?
Mesut Yılmaz öldü mü?
Cengiz Ünder Leicester City'de
Cengiz Ünder Leicester City'de
Bakan açıkladı: Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Bakan açıkladı: Öğrencilere ücretsiz dağıtılacak
Bakan Koca'dan Başkan Yavaş'a teşekkür
Bakan Koca'dan Başkan Yavaş'a teşekkür
Sergen Yalçın istedi Fenerbahçe aldı
Sergen Yalçın istedi Fenerbahçe aldı

MUSTAFA AYDEMİR

Demirel’i anarken (7)
4 Ağustos 2020 Salı

'Siyasi yasakların kaldırılması, bu siyasi iktidarın icraatı değildir.'

Süleyman Demirel’in  28.12.1987 tarihli meclis konuşmasına devam edelim. 

Değerli milletvekilleri, Şimdi bu dokümanın başında icraat anlatılırken hükümet icraatları anlatırken, “siyasi yasakların kaldırıldığı” da yazılıyor. Siyasi yasaklar, bu siyasi iktidarın icraatı değildir; Yani siyasi yasakların kaldırılması, bu siyasi iktidarın icraatı değildir. (Sataşmalar) Evet  siyasi iktidar, siyasi yasaklar karşında turuncudur. Millet mavidir. Millet yasakları kaldıran millet,,, “Efendim,  biz bunu götürmeseydik bu yasaklar kalkmazdı…” Götürmeseydiniz!... Kim dedi size “götürün” diye? Götürmeseydiniz!...  Ne diye götürdünüz? “Kaldırmayın” diye götürdünüz, “kaldırın” diye değil.  İyi ki böyle yaptınız; hiçbir şeyin minneti altında değiliz; yaşasın millet.  Millet yaşasın. 

'Devlet ticaret yapamaz” dersiniz; hâlbuki devlet, nerdeyse murabahacı hale gelmiştir.'

Burada icraatla ilgili pek çok şey var. Deniliyor ki, “Karteller kaldırılmıştır.”  Aksine, Türkiye'de hiçbir dönemde olmadığı kadar kartelleşme olmuştur.  Devletin, açıktan,  “Devletçiyim”  dediği,  devletin, ülkenin ekonomik hayatını açıktan müdahil olduğu;  yani Siyasetinin o olduğu dönemlerde dahi,  devlet,  ekonomiye bu kadar müdahil olmamıştır. Karteller…(salondan, tekeller kaldırıldı sesleri)  tekeller onu da söylüyorum; tekeller, aksine, çoğalmıştır; tekeller devlet himayesine girmiştir.  Devlet,  kendi elindeki müesseselerini tekel için kullanmıştır; Bugün en büyük tekel devlettir. Bir devlet düşününüz ki, bir gecenin içerisinde ülkedeki fiyatları %30 artırabilir veya üç gecenin içerisinde  %30 artırabilir… Böyle bir ülkede piyasa ekonomisinden,  fiyatların kendi kendine oluştuğundan, sosyal adaletten, fakir fukaranın ezilmediğinden nasıl bahsedersiniz, nasıl?  Bu, piyasa ekonomisi falan değil; bu, tam devlet ekonomisidir. Binaenaleyh, dediğiniz başka, yaptığınız başkadır veya yaptığımız başka, dediğiniz başkadır ve tekelleşme hiçbir devirde bu kadar ileri olmamıştır. “Devlet ticaret yapamaz” dersiniz; hâlbuki devlet, nerdeyse murabahacı (Tefeci, malın üzerine kar koyarak satan) hale gelmiştir.

'Ülkeyi düşünen bir ekonomi, bir gece içerisinde, ekmekten suya kadar her şeyi %30 pahalandırmaz'

İktisadi devlet teşekkülleri bugün Türkiye iktisadi hayatının yüzde 25'i ne hâkim; Devlet, yatırımların % 60’ına hâkim. Beğenmediğiniz devirlerde veya eleştirdiğiniz devirlerde veya önceki devirlerde, yatırımların  % 40’ını devlet, yatırımlarının % 60’ını özel teşebbüs yaparken, bugün yüzde atmışını devlet, %40’ını özel teşebbüs yapar hale gelmiştir. (Sataşmalar, alt yapı alt yapı)  Alt yapıyı zaten özel teşebbüs yapacak değil ki. Bu iktidarın siyasi felsefesinde, ekonomi insanı düşünmeyen bir ekonomidir, insanı düşünen ekonomi değildir.  İnsanı düşünen bir ekonomi, bir ülkenin parasını pul etmez. 1983 yılında 280 lira’dan aldığımız döviz bugün bin liradır.  Ülkeyi düşünen bir ekonomi, bir gece içerisinde, ekmekten suya kadar her şeyi %30 pahalandırmaz; bunun karşısında da dar gelirlinin, memurun, işçinin ıstırabına seyirci kalmaz.  Milleti düşünen bir idare, halkın ne yediğini, içtiğini düşünür. Ne yaptığını düşünür;  Bunu ne ile aldığını düşünür;  yüzde sekseni 80 bin liradan aşağı maaş alan, ücret alan devletin memurunun, bir ay içerisinde, elindeki paranın 25-30 bin lirasını almaz; Devletin veya ülkenin işçisinin, 80- 90 bin lira ortalama ücreti olan işçinin elindeki paranın 30 bin lirasını 40 bin lirasını almaz. Bu devleti düşünmeyen, milleti düşünmeyen, halkı düşünmeyen bir ekonomik politikadır.

'Sanki; Türkiye 60 senelik cumhuriyetten hiçbir şey devralmamış'

Değerli milletvekilleri, bu turuncu kitabın içerisinde, yani hükümet programının içerisinde bir bölüm var. Burada deniyor ki: “Türkiye, Anavatan iktidarı döneminde yani cumhuriyet döneminde değil Anavatan iktidarı döneminde “cehaleti” (Demagoji yapıyorsun şeklinde Sataşmalar) Yok canım, bu sizin söylediğiniz; Ben buradan okuyorum. (Demagoji bitti, daha açık konuş şeklinde sataşma sesleri) “Cehaleti ve karanlığı yenmiş” Gayet açık… “Çeşmeden akan suyu ile otoyolları, köprüleri, telefonu, pırıl pırıl şehirleri, ışıl ışıl köyleriyle medeniyete doğru koşmuş çağ atlamıştır” Türkiye Anavatan dönemi iktidarında bunları yaptığına göre 1983'te başlıyor. Türkiye 60 senelik cumhuriyetten hiçbir şey devralmamış; çünkü karanlıkmış, yenmiş; cehalet varmış, ortadan kaldırmış; çeşmesinden su akmazmış, su akar  hale getirmiş; otoyollar yapmış, Köprüler yapmış, telefon getirmiş, şehirleri karanlıktaymış pırıl pırıl yapmış, köyleri karanlıktaymış ışıl ışıl yapmış!...(Doğru, doğru sesleri)  Doğru mu? (doğru, doğru sesleri) Yaşayın yaşayın; ben de böyle dememizi bekliyordum. Şimdi dinleyin bakalım, dinleyin şimdi. Sanki, 1983'e kadar Türkiye'nin hiçbir şeyi yokmuş; sanki cehaletle karanlığı Türkiye 1983-1987 arasında kaldırmış; sanki, Türkiye'de çeşmelerden akan sular, 1983 ve 1987 yılları arasında akmaya başlamış; sanki Türkiye'nin üstünden geçilen Köprüleri bu dönemde yapılmış; sanki, Türkiye'nin şehirleri bu dönemde aydınlanmış; sanki, köyleri bu dönemde ışıl ışıl olmuş; sanki, Türkiye'nin telefonları bu dönemde yapılmış, (otoyollardan bahset sesleri) Daha otoyol yok; olacak. Daha otoyol yok Yok otoyol. Daha “otoyol” dediğiniz nesnenin, Kapıkule ile Edirne arasında 17 kilometrelik kısmı ya var ya yok. Daha yok;  ama Türkiye'de 42 bin kilometre asfalt yol var, 42 bin kilometre asfalt yol. Yok, daha otoyol falan… Bu iddia bizi, meclisin zabıtlarına kısa da olsa bir 1983 envanteri geçirmeye zorlar “kısa da olsa” diyorum; çünkü bu konuya girildiği zaman bunun içinden kısaca çıkmak mümkün değildir.

(Devam Edecek)

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Hak, Hukuk, Demokrasi ve Maske...
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayat Yaşamak İçindir!
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Evcil Hayvan Sahibi Olmanın Faydaları
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
En Hızlı Koşu
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Nobel Ödüllü İlk Kadın ‘Marie Curie’ Sinemalarda
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Türkiye’nin Elektrik Gücü Kapasitesi 20 Yılda 3 Kattan Daha Fazla Arttı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri