Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
ORDU AYAĞA KALKIYOR
ORDU AYAĞA KALKIYOR
“Kültür Sanat Muhabirliği” olgusunu medya sektörüne yerleştirdik
“Kültür Sanat Muhabirliği” olgusunu medya sektörüne yerleştirdik
BİK, 2020 basın çalışanları istatistiklerini açıkladı
BİK, 2020 basın çalışanları istatistiklerini açıkladı
Malatya’da 5,2 büyüklüğünde deprem
Malatya’da 5,2 büyüklüğünde deprem
“ANKAPARK’A SAHİP ÇIKALIM”
“ANKAPARK’A SAHİP ÇIKALIM”

MUSTAFA AYDEMİR

Demirel’i Anarken (4)
14 Temmuz 2020 Salı

Süleyman Demirel’in  28.12.1987 tarihli meclis konuşmasına devam edelim. 
“Değerli milletvekilleri bu genel mülahazalarımı söyledikten sonra, programla ilgili düşüncelerimin bir kısmını arz etmeye çalışacağım. Program, bir savunma dokümanı şeklinde buna niye ihtiyaç görüldü, bilmiyorum.  Programın genel vasfını söylüyorum; Bir savunma dokümanı şeklinde.  Hâlbuki hükümetler icraat yapacaktır. Yapacakları icraatları sıralamaları, bunları nasıl yapacaklarını söylemeleri varken, daha çok, geçmişe dönük birtakım eleştiriler, birtakım kötülemeler, hatta yer yer inkârlar, kendi İcraatlarını övmeler, kendi İcraatlarını parlatmak için geçmişi kötülemeler bu programda yer alıyor. Ben bunların detayına çok girmeyeceğim; yalnız, geçmişi kötülemeyi hükümetlerin icraat saymasını yadırgıyorum. Yapılagelmiştir, olabilir; ama geçmişi kötülemek suretiyle hiç kimse kendisini patlatamaz; Herkes kendi icraatını ortaya koymalıdır. Bu programın başında, 29 Kasım seçimlerine nasıl bakılıyor?  29 Kasım seçimlerine hükümet şöyle bakıyor: Halk, huzura, güvene, istikrara ve kalkınmaya oy vermiş daha doğrusu halk  (şapkaya oy vermedi millet; istikrara güvene oy verdi) diye laf atılıyor. Daha bir şey demedim canım, rahatsız olmayın. Programın başında, hükümet 29 Kasım’da yapılan seçimleri, halkın huzura, sükûna, güvene istikrara ve kalkınmaya oy verdiği, yani onu tercih ettiği şeklinde ortaya koyuyor. Eğer Türkiye’de halk, huzura, sükûna, istikrara ve kalkınmaya oy vermişse yani tercihini o istikamette yapmışsa, yani 29 Kasım seçimleri böyle değerlendirilecekse, bu % 36 oy, size yetmez…  Demek ki halkın % 36’sı huzura, sükûna, istikrara,  kalkınmaya oy vermiş % 64’ü sizin anlayışınıza göre huzura, sükûna, istikrara, kalkınmaya oy vermemiş manası çıkar.
Değerli milletvekilleri 
Bu programın altmışıncı sayfasında ise, huzurun, sükûnun, güvenliğin devlet işi olduğu, binaenaleyh huzurun, sükûnun, güvenliğin, devletin bütün kurumları, milletin bütün müesseseleri tarafından sağlanması gerektiği, sahip çıkılması gerektiği yazılıdır. Binaenaleyh, 
Başındaki iddiayla sonundaki iddia birbirine ters düşmektedir;  Bunu açıklarlarsa memnun oluruz. Esasen, huzur, sükûn, güven, devlet tarafından sağlanacağına göre, bir siyasi partinin işi olmayacaktır. Huzur, sükûn ve güvene eğer bir siyasi parti sahip çıkarsa, onu kendi tekeline alırsa, kendi kendisini devletle özdeşleştirir; o da tek partiye gider. Devletle özdeşleşme hali çeşitli sakıncaları doğurur. Huzur. sükûn ve güven mademki devletin işidir. Siyasi parti, devletin yerine kendisini koymamalıdır. Hem huzur, sükûn ve güvenin devletin işi olduğunu söyleyeceksiniz, hem de bunu biz sağladık diyeceksiniz… İşte burada büyük bir yanılgı vardır. Bu yanılgının pek çok sakıncaları vardır. Bu yanılgı gayet açık söylüyorum bu yanılgı Türkiye Cumhuriyeti Devletini büyük sıkıntıların içerisine götürür. Geliniz eğer huzur, sükûn ve güven bir siyasi partinin işiyse, başkalarının işi değildir. Anlamına geliyorsa o zaman huzur, sükûn ve güveni sağlayamazsınız. Şimdi sükûn meselesi üzerinde biraz durmak istiyorum. Sükûn ile barış, ayrı ayrı şeylerdir. Sükûn sükûnetten gelir. Sükûnu çeşitli şekillerde sağlarsınız. Sükûnu zorla sağlarsınız; Sükûnu herkesi susturarak sağlarsınız. Veya sükûnu depolitizasyonla (Zorunlu yer değiştirme, uzaklaştırma) sağlarsınız bir ülkenin halkı nemelazımcılığa vurur; hiçbir şeye karışmaz, ne olursa olsun, olur. Sükûnun böyle sağlandığı bir toplum dinamizmasını yitirmiştir.  Sükûn ve huzur, tartışılarak sağlanmalıdır. Hem tartışılmalıdır. Hem bir ülkede tartışma olmalıdır. Hem sükûn ve huzur olmalıdır. Bu, demokratik sükûn ve huzurdur, Binaenaleyh Türkiye’nin aradığı demokratik sistem içinde demokratik sükûn ve huzurdur; Demokratik sükûn ve huzuru bulacaktır. Türkiye. Tartışmayı kavga haline getirirseniz veya tartışmayı kavga şeklinde tanımlarsanız, bu takdirde bu ülkede hakların aranması ve haklarının savunulması imkânsız hale gelir; Çünkü hakların aranması ve hakların savunulmasına geçtiğiniz zaman bu kavgadır diyeceksiniz; o zaman demokratik sistemi işletmek imkânı olmaz. Binaenaleyh Türkiye’de hem tartışma olacak hem barış olacak (laf atmalar “kavga olacak”) hayır kavga olmayacak bizim söylemek istediğimiz şey biz kavga savunması yapmıyoruz söylemek istediğimiz şey medeni tartışmanın adına kavga derseniz, tartışma yapılamaz. Bunu söylüyoruz. Ama, kim ne derse desin, Türkiye Türkiye’de medeni tartışma olacaktır. Türkiye’de temel hak ve hürriyetler olacaktır. Ve bu ülkenin insanları onu aramaya devam edecektir. Olmadığı yerde onu aramaya devam edecektir.”             (Devamı Haftaya)
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Altın Neden Rekora Koştu?
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Tek Tuşla Akıllı Asistan Sistemi
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Pandemi BES’i Büyüttü
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kim Bilir Saat Kaç
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i anarken (7)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Zengin Her Zaman Haklıdır
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri