Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
“Veri işleme hukuka  ve kanuna uygun olmalıdır”
“Veri işleme hukuka ve kanuna uygun olmalıdır”
23 Nisan Resepsiyonu’nda Meclis’te neler konuşuldu?
23 Nisan Resepsiyonu’nda Meclis’te neler konuşuldu?
“Bugün hiç kimse konuşmamalı, sadece çocuklar konuşmalı”
“Bugün hiç kimse konuşmamalı, sadece çocuklar konuşmalı”
TGB:“Ulusal Egemenliğimiz ve Birliğimiz için Görev Başındayız”
TGB:“Ulusal Egemenliğimiz ve Birliğimiz için Görev Başındayız”
EMD, 2018’nin “Altın Kalem”lerini belirliyor
EMD, 2018’nin “Altın Kalem”lerini belirliyor

YİĞİT CANDEMİR

Çok Eylem Az Düşünme
8 Şubat 2019 Cuma

Her zaman söylüyoruz, “bin düşün bir konuş” diye. Ama nedense uygulama konusuna gelince sürekli bir eksik kalıyoruz bu durumda. Her daim bir eyleme geçme çabası içerisindeyiz ama öncesinde tartmak, ölçmek ve biçmek konusunda neredeyse sıfır çaba içerisindeyiz. Ve hayatımızdaki çoğu problemin genel çıkma sebebi bu oluyor. Sonrasında da neden olmadı neden böyle oldu neden kötü geçiyor diyoruz. Tabii ki bu durumda hatalı tek biz değiliz. Genel olarak hepimizden bahsediyorum. Biz insanlar olarak az düşünüp çok eyleme geçme isteği içerisinde bulunduğumuz için tökezliyoruz. Karşımızdaki insana bir iyilik veyahut jest yapma çabasına girdiğimizde o olayın bütün artı ve eksilerini düşünmeden hareket ediyoruz. 
Bir yerlerde bir takım kararlar vermeden önce o kararın etkilerini ve faydalarını düşünmeden yola çıkıyoruz. Ağzımızdan bir kelam çıkmadan önce üzerinde çok az düşünüyoruz. Çok fazla şey yapıyoruz ama çok az şey düşünüyoruz. Bir yerden sonra bu durum düşüncesizlik sınıfına girmeye başlıyor aslında. Bir kerelik olanı ile birden fazla kez olanının, birbirinden farklılaştığı kusurdur. ısrarlı düşüncesizlik, düşüncesizlikten biraz daha fazlasıdır. Çünkü karşıdaki insanı da düşünmeden harekete geçirmek ona da ayrı bir zarar sağlayacağından dolayı ekstra bir vicdan durumuyla karşı karşıya gelebiliyoruz. kimsenin kimseye, yakın arkadaşıyım ya da ailesinden biriyim diye düşüncesizlik yapma hakki yoktur. empati kurun biraz, anlamaya çalışın, dahası düşünmeye çalışın, lütfen. Bu bir zincir gibidir, sen üzülürsen ailen üzülür, ailen üzülürse onun çevresi üzülür onlar üzülürse bir başkası üzülür ve bu zincir sonsuza kadar saçma bir şekilde uzayabilir. Hiç düşündünüz mü bunu peki? Düşüncesiz bir hareketiniz yüzünden canını sıktığınız bir insanın can sıkkınlığının kaç kişiye zincirleme bağlanabileceğini? Çünkü bu gerçekten düşününce büyük bir yük ve sorumluluk altına girmektir. Başka insanların da hayatını sırf bir fikir veya bir yön daha eksik düşündüğümüzden dolayı kötüleştiriyoruz. 
Bir sürü insanın yüzünü bir başka şey yüzünden asıyoruz. O gün trafikte hatalı bir hareketle karşılaşan bir çalışanın şirketinde yaratacağı zincirleme mutsuzluk zincirinin sonucunda yine birilerinin de hayatında modunun düşeceğini düşünerek hareket etmemiz daha doğru olabilir sanki. En küçük şeylerin üzerinde bile gereğinden fazla olmamasına özen göstererek çok az ince düşünüşlerle hayatı daha güzel ve yaşanılabilir hale getirebiliriz. Çünkü başlattığımız zincirin sonunda yine biz olacağız ve yine bir şekilde dönüp dolaşıp bizim yaptığımız düşüncesizlik bize bir başkasının yaptığı düşüncesizlik olarak dönecek. Hayatımızda eksik veya fazla yaptığımız her şeyin bize sonucunda döneceğini ve bunun etkisinin iyi veya kötü olacağını bizim kararlarımızın etkileyeceğini de bilsek ne kadar da güzel bir yaşam süreriz belki de? Her şey hallolmasa bile en azından bir stres etkenini ortadan kaldırarak verimliliğimizi ve yaşam kalitemizi gerçekten artırabiliriz. Bunlar küçük ama zahmetli gözükse de hayatımıza endekslediğimiz zaman her şeye farklı bir yönden bakmamızı sağlayacak küçük hareketler aslında. Yere çöpü atmak yerine elimizde tutup 100 metre ilerideki çöp kutusuna atarak işe başlayabiliriz. Veya girdiğimiz bir marketteki kasiyere iyi günler diyip tebessüm edebiliriz. En azından hayatımızda verdiğimiz kararları ve yapacağımız eylemleri yapmadan önce en az 2 kere daha etraflıca düşünüp yaparsak biraz daha oturaklı kararlar ve gelecek planlarına sahip olabiliriz gibi geliyor bana. Çünkü en başında söylediğim gibi, az düşünüp çok hareket ediyoruz. Ve sonumuzu da bu getiriyor. 
Bilimin, ilimin, sanatın, insanlığın, kibarlığın, düşünceli olmanın, küçük hataların, pişmanlıkların ve insanı ilerlemeye yöneltecek olan her dokunuşun peşinden koşmanız dileğiyle... 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Ekonomik Kriz, Demokrasi, Kalkınma ve Tüketici Hakları ?...
Ahu Tüzün DEMİRDAMAR
Ahu Tüzün DEMİRDAMAR
Öfke Duygumuzu Mır Mır Köşesinde Sakinleştirelim Mi?
Alperen  Furkan  AYDIN
Alperen Furkan AYDIN
Onur Hareketi
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Al Aşkını Sok Gözüne...
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Mediha ŞEN SANCAKOĞLU (3)
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
Bitmeyen Masallara (1)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri