Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
TSM GEAD Ailesinden “Sevgi ve Şükranla Andıklarımız” Konseri
TSM GEAD Ailesinden “Sevgi ve Şükranla Andıklarımız” Konseri
Saat 11-16 arası güneşe maruz kalmak melanomu tetikliyor
Saat 11-16 arası güneşe maruz kalmak melanomu tetikliyor
Dijitalleşme sonrasında, şirketler siber tehdit altında
Dijitalleşme sonrasında, şirketler siber tehdit altında
Çargâh Türk Müziği Topluluğu’ndan ““Geleneksel İftar Buluşması”
Çargâh Türk Müziği Topluluğu’ndan ““Geleneksel İftar Buluşması”
Kayıt dışı istihdam ülkemiz için tehdit oluşturuyor
Kayıt dışı istihdam ülkemiz için tehdit oluşturuyor

FERDA HEKİMCİ

Çiftçi Mahsun, Tüketici Mahsun!...
16 Mayıs 2019 Perşembe

Sevgili Tüketiciler;
Türkiye’de gıda fiyatlarındaki artış küresel tablodan farklı bir yön izliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün her ay yayımladığı küresel gıda fiyatları endeksi neredeyse 10 yıldır yatay bir seyretmekte. Türkiye’de ise özellikle 2017’den bu yana hızlı bir yükseliş gösteren gıda fiyatları son iki buçuk yılda ise ayda ortalama yüzde 16 artıyor!...

Kaynak: TÜİK, FAO (BBC)

Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) açıkladığı mart ayı raporuna göre, üreticiden tüketiciye ulaşan fiyat farkı bazı ürünlerde yüzde 300’leri buldu!...
Peki bu tüketiciye, tüketicinin mutfağına nasıl yansıyor?...
Örneğin;  “Türkiye’de evde yemek yapmak 10 yılda ne kadar pahalandı?” başlığıyla geçtiğimiz ay bir haber yayınlayan BBC News’ e göre 4 adet yumurta (2,8 TL), 3 adet soğan (1,2 TL), 4 adet domates (2,7 TL), 250 gram sivri biber (2,4 TL)’ den oluşan ve içine 4 çorba kaşığı sıvı yağın dahi eklenmediği Nisan 2019 maliyeti 9,1 TL.
Haberde; “TÜİK’in enflasyon sepetinde kilogram bazında verdiği ücretler kullanıldığı bu maliyetin 2014’ e göre yüzde 133 daha yüksek olduğu belirtiliyor !...”
Geçtiğimiz 18 Nisan’ da, biz de bu köşede, 4 kişilik bir ailenin Kuru Fasülye-Pilav  sofrasını kurabilmek için geçirdiğimiz çarşı-pazar serüvenine yer vermiştik. Geçim konusunda yılların görmüş geçirmişi “Emekli Salih Öğretmen” ile çarşı, pazar en ucuz malzemeyi aramıştık. Bu malzemelerle içinde et olmayan bir kuru-pilav sofrasının sadece yeşillik salatasıyla (ekmeği, gazı, salçası, yağı hariç) 26 Liraya çıktığını bizzat Ankara fiyatlarıyla test edip “Taneyle, gramla, dilimle!...”* başlıklı yazımızda madde made anlatmıştık...
Almadan vermek Tanrı’ya mahsustur derler... 
Liberal pazar ekonomilerinde ise işin başı arz ve talep. Yani, üretim çoksa arz fazla, fiyatlar düşük; üretim azsa arz az fiyatlar pahallı... 
Bakın geçtiğimiz 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günüydü.
Bu nedenle tarımımızın bilenleri olan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) bir bildiri yayınladı. ZMO, çiftçinin girdi maliyetlerinin, yani mazot, yem, gübre gibi girdilerin ithalata dayalı olması nedeniyle artık daha az ürettiğini, yani piyasaya daha az ürün arz ettiğini anlattı. “Girdi maliyetlerinin TL’deki değer kaybına karşı duyarlı hale gelmesine, TL’nin değer kaybetmesiyle birlikte tarımsal ürün üretiminin de daha pahalı hale gelmesine yol açıyor.” dedi...
ZMO, “Sorunları ithalatçı politikalarla çözmeye yönelik kolaycı yaklaşımların hız kesmeden devam etmesi, girdi fiyatlarının yüksekliği nedeni ile kâr elde edemeyen çiftçilerimizin üretmekten vazgeçmesi son yıllarda gündemin değişmeyen konuları haline geldiğini” vurguladı. “Son on beş yılda Belçika kadar tarım arazimiz bu nedenle boş kaldı” dedi...
ZMO; “Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre ÇKS`ye kayıtlı çiftçi sayısı 2003 yılında 2,8 milyon iken, 2010 yılında 2,3 milyona ve 2017 yılında 2,1 milyona geriledi. Diğer bir deyişle, bu süre zarfında yaklaşık 700 bin çiftçi son derece yetersiz olan tarım desteğini bile almaktan vazgeçti” dedi...
“2006 yılında çıkan Tarım Kanunu ile tarımsal desteklemeler için bütçeden ayrılacak kaynağın milli gelirin %1`inden az olamayacağı hükmü getirilmiş olmasına rağmen, bu destek bugüne kadar bu miktarın yarısı düzeyinde gerçekleşti. Yeterli tarımsal destek alamayan çiftçilerimiz bunun sonucu olarak banka kredilerine yönelmek durumunda kaldı. 2018 yılında tarıma sundukları kredinin %71`ini kamu bankaları, %19`unu yabancı bankalar, %10`unu yerli özel bankalar sağlamasına karşın, icra takibine düşen kredi miktarı kamu bankalarında %37, yabancı bankalarda %33 ve yerli özel bankalarda %30 oldu. Yerli özel ve yabancı bankalardan kredi kullanan çiftçiler daha büyük bir mağduriyet yaşadı.” dedi... 
ZMO şu tespitleri de yaptı:
Çiftçinin alım gücü, elde ettiği gelirin enflasyonun oldukça altında kalması nedeniyle geriledi.
Yıllık enflasyonun oldukça üzerinde gerçekleşen döviz kurundaki artış tarımsal üretimi de olumsuz yönde etkiledi....
Tarımsal üretimde kullanılan girdilerden mazotta neredeyse tamamen, tarım ilacı ve gübrede çok büyük oranda, özellikle sera tohumlarında önemli düzeyde yurtdışına bağımlı olunması nedeniyle döviz fiyatındaki en ufak bir artış çiftçinin üretim maliyetini önemli ölçüde artırmaktadır...
Gübre fiyatlarındaki hızlı artış çiftçinin gübre kullanımını azalttı. 2017 yılında yaklaşık 5,4 milyon ton olan gübre ithalatı 2018 yılında 4,3 milyon tona geriledi. Tarımdaki kriz makine gücünü de yakından etkiledi. Yıllar itibarıyla sürekli artış gösteren traktör üretimi döviz kurundaki artışa ve çiftçinin alım gücündeki gerilemeye paralel olarak, 2017 yılında 72 bin iken, 2018 yılında 48 bine düştü....  
Üretmeye çalıştıkça borcu artan, emeğinin karşılığını bulamayan çiftçi alanı terk ettikçe tarımın istihdama olan katkısı da yıllar itibarıyla geriledi. 2010 yılında tarımın istihdamdaki payı %23,7 iken 2018 yılında %18,4`e düştü. Tarımın milli gelire katkısı 2002 yılında %10,3`ten, 2010 yılında %9,0`a, 2015 yılında %6,9`a ve 2017 yılında %6,1`e kadar geriledi...
Tarımda Milli Birlik Projesi
Bu dağ gibi sorunların çözümü için “Tarımda Milli Birlik Projesi” adıyla gündeme gelen yeni yapılanmaya ilişkin olarak kamuoyuna yansıyan bilgiler ise son derece kısıtlı. Bununla birlikte, bu kısıtlı bilgiler dahi yeni yapılanma girişiminin Bakanlığın kendisinde olduğu kadar, ülkemizin kamu örgütlenmesinde de çok büyük tartışmalara yol açacağını gösteriyor. 
Örneğin geçtiğimiz günlerde bir araya gelen; TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası,Tarım Orman-İş, Tarım Orkam-Sen, Çiftçi-Sen, Tüketici Hakları Derneği ve Türkiye Ziraatçılar Derneği, gizli kapılar ardında kotarılan bu projenin Tarım sektörünün içinde bulunduğu sorunları çözmekten uzak olduğunu söylemişlerdi.  Bu STK’lar, projenin; tarım örgütlenmesini kamusal olmaktan çıkarıp, tümüyle yerli ve yabancı sermayenin destekçiliğine indirgeneceği; tarımsal üretimimizde gıda güvenliği ve güvencesini sağlayamayacağı;  ülkemizde tarımsal üretiminin temeli olan küçük üreticilerin tasfiyesine neden olacağı; İthalatçı politikalar kurumsallaştırarak tarımsal ürün ve gıdada dışa bağımlılığı pekiştireceği eleştirilerinde bulunmuşlardı!...
Çözüm olarak ise; “Tüm tarafların katılımının sağlanarak; tarımsal kaynaklarımızın korunmasını sağlayacak; üreticilerimizin çıkarlarını gözetecek; gıda güvencesinden, halkımızın gıda güvenliğinden hiçbir nedenle ödün vermeyecek; ithalata dayalı politikalardan vazgeçerek, ülkemizin gıdada kendine yeterliliğini sağlayacak; tarımsal üretimin her alanında çok boyutlu demokratik planlamayı ilke edinecek; ülkemizin ekolojisiyle, toplumsal ve kültürel yapısıyla uyumlu teknik ve teknolojiler geliştirilip ve yaygın olarak kullanılmasını sağlayabilecek” bir yol izlenmesi istenmişti.
Yani durum bu kadar perişanken, bir de çözüm için bu kadar eleştirinin olması ne yazık ki ümitleri gölgelemekte... 
Sevgili Tüketiciler;
ZMO’nun Çiftçiler Günü bildirisi;  “Dünya Çiftçiler Günü; Çiftçilerin ‘gününü gördüğü’ değil, ‘gününü yaşadığı’ bir Dünya Çiftçiler günü” dileğiyle sona eriyor.
Ya mutfaktaki yangını söndürek için yeterli gıdayı bulamayan tüketici; Tüketicinin Temel Gereksinimlerin Karşılanması Hakkı ?...
Kısaca, bir zamanlar dünyada kendi kendine yeten yedi ülkeden biri olan ülkemizde, yanlış tarım politikaları sonucu; “Çiftçi mahsun, tüketici mahsun!...”  
* http://www.zafergazetesi.org/yazar/Taneyle-gramla-dilimle-/1434/

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Prof. Dr.  Yaşar ÖZGÖK
Prof. Dr. Yaşar ÖZGÖK
İyi Huylu Prostat Büyümesi
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
Kahrolalım
MEHMET SALİH ÖZELER
MEHMET SALİH ÖZELER
Black Blocs ve Sarı Yelekliler’in Eylemleri
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Sahurda Hangi Yiyecekler Tüketilmeli
KUTLU TAMAY
KUTLU TAMAY
Polya Kafe
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Hedefler Ve İstekler Üzerine
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri