Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
HESTOUREX 2019’da hedef 30 milyar TL
HESTOUREX 2019’da hedef 30 milyar TL
Tüm Türkiye'deki karakollarımıza 2 bin 500 kadın polis alacağız
Tüm Türkiye'deki karakollarımıza 2 bin 500 kadın polis alacağız
PTT’den SASAD’a e-dönüşüm desteği
PTT’den SASAD’a e-dönüşüm desteği
Gelin sandıklarından yeni vizyon vitrinlere “Kasnak Nakışı ve Kanaviçe”
Gelin sandıklarından yeni vizyon vitrinlere “Kasnak Nakışı ve Kanaviçe”
Ankaralı suyunu musluktan içmek istiyor
Ankaralı suyunu musluktan içmek istiyor

FERDA HEKİMCİ

Bugün Dünya Tüketici Hakları Günü; Ya Türkiye ?...
14 Mart 2019 Perşembe

Yaşam tüketmek; tüketebilmek demektir. Tüketimin olmadığı yerde yaşam da yoktur. Her canlı gibi her insan da tüketicidir. İnsanoğlu yaşama nerhaba dediğinde bir nefes havayı tüketir. Yaşama elvada derken de bir kaç  arşın bez ve iki metre toprak...

Sevgili tüketiciler;

15 Mart Dünya Tüketici Hakları Günü.

İnsanoğlunun yaşamını sürdürebilmesi; yemesine, içmesine, barınmasına, kısaca tüketebilmesine ve bu talebi karşılayacak olan üretime bağlıdır. İnsanoğlu, insanlık tarihi boyunca ekonomik, güvenli ve gereksinimlerini en uygun şekilde karşılayacak mal ve hizmetin peşinde olmuştur. Tarihsel süreçte, Hammurabi Yasaları’ ndan Roma Hukuku’na kadar belli başlı tüm uygarlıklarda üretici karşısında zayıf yanı oluşturan tüketicinin hakları özel olarak korunmuştur. Örneğin Fenikelilerde, tüketici şikayetlerinin ve ticari etiğin sağlanması amacıyla; kalitesiz mala karşı el kesme cezası verebilen kalite kontrolcüler vardı. Roma hukukunda tüketicilerin aldatılmasını engellemek üzere çeşitli düzenlemelerin yapıldığı bilinmektedir. İslam Hukuku, kartel ve tekel oluşumuna karşı çıkarak ihtikârı (karaborsayı) yasaklamış; ayıplı mala karşı muhayyerlik (seçme hakkı), akdi bozma nedeni sayılmıştır. Hz. Muhammed dönemine dayanan Hisbe Teşkilatı tüketicinin İslam ahlakı üzerinden korunmasının pratik bir uygulamasıdır. 15. ve 16. yüzyıllarda Avusturya’da bozuk süt satanlara o sütü içme cezası verilirdi. Aynı dönemde, Fransa’da halkın bozuk yumurta satanların kafalarına bu yumurtaları atmaya izinli oldukları bilinmektedir.

Tüketici Hakları; insanın tüketici olmak ile doğuştan sahip olduğu Evrensel Tüketici Hakları ile ayrıca tüketicinin tarihsel süreç içerisinde kazandığı,devletin, firmaların, aldığı ekonomik, sosyal, teknolojik,  hukuksal önlem ve düzenlemelerden kaynaklanan hakladır. Osmanlı zamanında, haksız ticaretin önlenmesi, kaliteli üretim ve tüketicinin korunması için ilk yazılı standartlar 1502 yılında Sultan II. Beyazıt tarafından kaleme alınan Kanunname-i İhtisab-ı Bursa’ydı. Selçuklu ve Osmanlı’daki Ahi Birlikleri ve Lonca sistemleri ise İslam iş ahlakının ve tüketiciyi koruma duyarlılığının somut uygulamalarını yansıtmışlardır. Ahilik geleneğinde kalitesiz pabuç üreten ustanın “pabuçu dama atılır” ve böylece tüketici uyarılırdı. 17. yüzyıldan kalma Denizli Babadağ Çarşısı’nın kapısındaki şu dizelerde esnaf şöyle uyarılmaktadır: “Sevgi göster herkese ha! / Selamdan kaçınma sakın/ İnsanları ayırma ha! / Hepsine adil ver hakkın / Niyetin iyi olsun ha! / Her şeyin gerçeğin söyle / Hayırlıdan ayrılma ha! / ……/ İyi belle unutma ha! / Önce hizmet sonra sensin…”

Sanayi Devrimi’yle giderek seri üretime geçilmesi, üretimin çeşitlenip pazarın uluslararası bir nitelik kazanması ve “kâr için üretim” anlayışının insanı (tüketiciyi) hiçe sayarak kartelleşme ve tröstleşmeye yönelmesi tüketicileri zor durumda bırakmıştı. Bu durumda piyasa güçleri karşısında tüketiciler, tek tek zayıf ve güçsüz olduklarından, bir araya gelip örgütlenmek ve organize olmak zorunda kaldılar. ABD’de 1850’li yıllarda tüketici kooperatiflerinin kurulması ve ilk et ve gıda maddeleri boykotları esininde 1890 yılında “Ticarette rekabeti önleyici anlaşma ve birleşmeleri önleyici ilk önemli yasa olan “Sherman Antitröst Yasası”nın çıkarılmasıyla tüketiciler ilk kazanımlarını elde ettiler. Yüzyıl kadar süren yoğun mücadeleleri sonunda tüketici haklarının devlet güvencesine alınması gereği anlaşıldı.Çağdaş anlamda Tüketici Haklarını ilk kez ABD Başkanı John F. Kennedy’nin 15 Mart 1962 tarihinde Temsilciler Meclisi’nde yapmış olduğu tarihi konuşmasında “Herkes birer tüketicidir. Tüketiciler, kamusal alanda ve özel sektörde alınan ekonomik kararları etkileyen ve bunlardan da etkilenen çok önemli bir ekonomik gruptur. Buna rağmen seslerini duyuramamaktadırlar. Dolayısıyla örgütlenerek haklarına sahip çıkmaları gerekmekte ve tüketiciler belirli çerçevede korunmasını gerekir. Gelecek, tüketici merkezli politikalar uygulayanlar için daha parlak olacaktır” diyerek açıklamıştır. Buna göre ABD yurttaşları, “Güvenlik, Bilgi Edinme, Seçme, Temsil Edilme ve Sesini Duyurma Hakları” na kavuşmuş oldu. Bugün, dünyada ve ülkemizde 15 Mart’ın Dünya Tüketici Hakları Günü ve 15-22 Mart’ın da Tüketici Hakları Haftası olarak kutlanması, bu tarihsel girişime dayanmaktadır. Bu haklar daha sonra geliştirildi ve 16 Nisan 1985 tarih ve 39/248 sayılı kararla Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda kabul edildi. Böylece filizlenen Tüketici Hareketi, ABD’den; önce Avrupa’ya, oradan da “Tüketici Hakları” ve “Tüketicinin Korunması” olguları olarak dünyaya yayıldı. Türkiye tarafından da kabul edilen ve alanında uluslararası anayasa niteliğinde olan Evrensel Tüketici Hakları şunlardır: Temel Gereksinimlerin Karşılanması Hakkı; Sağlık ve Güvenlik Hakkı; Bilgi Edinme Hakkı; Örgütlenme, Sesini Duyurma ve Temsil Edilme Hakkı; Seçme Hakkı; Eğitilme Hakkı; Tazmin Edilme Hakkı; Ekonomik Çıkarların Korunması Hakkı; Sağlıklı Bir Çevrede Yaşama Hakkıdır.

2015 yılında, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNGCP) tarafından 70/186 sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki Genel Kurul kararıyla Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulunda “Mevcut kararın ekinde yer alan ve bu kararın ayrılmaz bir parçası olan” revize BM İlkeleri kabul edildi. Buna göre 1985 yılın da BM tarafından kabul edilen Evrensel Tüketici Hakları (BM İlkeleri) revize edilerek kısaca “Tüketicilerin Elektronik Ticarete Tüketicilerin Korunması Hakkı” ve “Sürdürülebilir Tüketim Hakkı” eklendi.

Türkiye’ de Tüketici Haklarının Durumu

Günümüzde tüketici sorunlarının çok boyutlu ve kapsamlı olduğu bir gerçektir. Bu sorunların çözümünde, Tüketici Haklarının yaşama geçirilerek Tüketicinin Korunması ve etkin bir Tüketici Hareketinin sağlanmasıyla tüketicilerimizin bilinçlenmesi büyük önem kazanmaktadır. Tüm dünyada yaşanan süreç göstermiştir ki, tüketici haklarının yaşama geçirilebilmesi, tüketicinin bilinçlenerek, güçlü bir örgütlenme ile sosyoekonomik tüm alanlarda sesini ve ağırlığını duyurması ile olasıdır. Anayasamızın 172. maddesinde, “Devlet tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır; tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder” denilmektedir. Bu maddenin gerekçesinde ise “… Tüketicinin korunması, her şeyden önce, tüketicilerde tüketici bilincinin oluşması ile mümkündür…” denilmektedir. Oysa, ülkemizde son zamanlarda AB süreci doğrultusunda yapılandırılan, başta Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun olmak üzere, geçekleştirilen bazı hukuksal düzenlemeler ve tüketici haklarını ilgilendiren 60’ın üzerindeki  yasa ve diğer mevzuat “tüketicinin irade ve temsiliyetinin  yeterince sağlanmaması” nedeniyle yetersiz kalmaktadır.  Üstelik, Türkiye’ de  tüketicinin korunmasının kaleleri  Tüketici Hakem Heyeti (THH)’ lerin sayısı 1011’ den 211’ e indirilmiştir. Yine, “THH’ lerdeki iş yükünü gereksiz şekilde artırdığı” gerekçesiyle ilamsız takiplere karşı THH’lere itiraz hakkı engellenmiştir ?...

Tüketicinin örgütlenmesi ise bu alanda bir yasal düzenleme olmadığı için yeterince sağlanamamaktadır.  Ancak bilinmektedir ki; bugün, tüketici hakları başta AB ülkeleri olmak üzere çağdaş, demokratik ülkelerde tüketicilerin yoğun olarak temsil edildiği, yönetime direkt etkin olabilen üst düzey özerk organizasyonlarla ve/veya, başbakanlık, bakanlık düzeyinde teşkilatlanmalarla  korunmaktadır. Bizde ise sosyoekonomik yaşamın tümünü ve toplumun tüm bireylerini ilgilendiren çeşitlilikteki bu alan ülkemizde çok büyük ölçüde bir bakanlığın (Ticaret Bakanlığı) bir genel müdürlüğü ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Her gün gelişen ve çeşitlenen tüketici sorunlarına çözüm bulmayı amaçlayan ve kararları ilgili meciiler tarafından öncelikle ele alınması gereken Tüketici Konseyleri yılda en fazla bir kez toplanabilmekte, alınan kararlar yaşama geçirilememektedir. Oysa aynı organizasyonun diğer AB örneklerindeki benzerleri, örneğin İtalya’ da ayda bir toplanarak, alınan kararlar, Rekebet Kurumu veya Kamu Genel Müdürlüğü eliyle en kısa zamanda uygulamaya konulmaktadır.

Kamu adına görev yapan ve kendi alanlarındaki tüketiciye kamu  hizmetlerini üreten, düzenleyip, denetleyen;  BBDK, EPDK, RÜTÜK, SPK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu gibi üst kurum ve kuruluşlarda    tüketiciler temsil edilmemektedir.

Müşteri olarak bankamatiğe kartımızı soktuğumuzda, öğrenci olarak ilk, orta öğretim, üniversite sınavlarına girdiğimizde, hastende muyane olduğumuzda, eczanede ilaç aldığımızda ücret ve farkları biz ödüyoruz. Hatta Deli Dumrul’u bile kıskandıracak şekilde, değil geçmediğimiz; duymadığımız, görmediğimiz köprülerin bile geçiş ücretini biz ödüyoruz!...

Dolaylı vergiler

Bugün Türkiye’de tüketici haklarının durumu ne diye baktığımızda öncelikle nimet ve külfet ölçeğinden hareket etmenin en uygun yol olacağı düşünülmelidir. Bunun en önemli göstergesi ise vatandaşın hizmeti için kurulan en büyük organizasyon olan “Devlet” e bu hizmetler için ne kadar vergi verdiğine bakarak bu hizmetlerden ne kadar mutlu olduğunu görmek gerekir.  Burada, önce yediğimiz ekmekten, içtiğimiz sudan, kullandığımız elektriğe kadar tükettiğmiz her şeyden KDV, ÖTV, İletişim Vergisi, harç,  TRT Payı vb.  adlarla dolaylı vergiler gündeme gelir. Elektrikte kayıp-kaçağı biz ödüyoruz. Suda, doğalgazda, benzin fiyatlarında dünya şampiyonluğunu biz Türk Tüketicileri olarak hiç kimseye kaptırmıyoruz (!)...

2019 yılı bütçesinde  756,5 milyar TL vergi toplanacak. Bu yıl vergilerin 510,5 milyar TL’si tüketiciden  mal ve hizmet alımı esnasında fiyatın içinden dolaylı olarak tahsil edilecek. Yani, bütçeye konulan olası cezalar ve ücretlerden alınan vergiler hariç tüketici  verginin yüzde 67’ sinden fazlasını tek başına üstlenecek.

Gıda ve gıda güvenliği

Diğer yandan tükettiğimiz sebze ve meyvenin tarladaki fiyatı pazara geldiğinde üç, beş kat artmakta, önlem olarak iki büyük ilde kurulan Tanzim Çadır “varlık kuyrukları” da mutfaktaki yangını söndürmeye yetmemektedir. Gıda güvenliğinde Nişasta Bazlı Şekerin, Pancar Şekerini ezeceği bir özelleştirme süreci ile, gelecek kuşaklar adeta; obeziteden, kansere ve kısırlığına doğru hızla koşturulmaktadır.  Tarım ve Orman Bakanlığınca geçen yılki denetimlerde 1 milyon 125 bin gıda denetiminde 21,902 adet idari para cezasına karşın savcılığa bunların sadece  186’ sı hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Neleri yediğimizi, içtiğimizi bilemiyoruz. Dışarıda kesilerek ithal getirilen “ucuz et” lerin üzerinde daha hala “Menşi Türkiye”  yazmakta; bunlar “869 barkoduyla”, “helal usüllerine uygun” ibareleriyle satılmaktadır?... Ekmeğimizden gıda kodeksi değiştirilerek 50 gram daha küçültülmüştür. Buna cevaz veren yeni gıda kodeleksine göre ise artık ekmeğimiz hiç haberimiz dahi olmadan onar gram onra gram  daha da küçülebilecektir. İçtiğimiz süt üreticide 1,7, ambalaja girip bakkala geldiğinde 4,5  lira; bu süt peynir olunca 30-40 liradan satılmaktadır. 

Sürdürülebilir Tüketim

Bizde “Sürdürülebilir Tüketim” denilince akla gelen tüketicinin plastik alışveriş poşetlerini paralı kullanması ve marketlerin yaklaşık 8 Liralık poşet masraflarının tüketiciden 10 kuruş alınarak karıyla sartıcıya gelir kaydedilmesi; ek olarak da tüketiciye 15 kuruşluk bir dolaylı  vergi mahiyetinde külfet getirmek olarak anlaşılmaltadır.  Oysa Birleşmiş Milletler (BM)’ in 2015 yılında kabul ettiği Revize Tüketici Hakları’ na göre “Sürdürülebilir tüketim bugünün ve gelecek neslin ihtiyaçları için gerekli olan mal ve hizmetlerin ekonomik, sosyal ve çevresel yönden sürdürülebilir olmasını  içerir”  denilmektedir.  Yine anılan BM kararında; “Sürdürülebilir tüketim için politikalar geliştirilirken yoksulluğun azaltılması, tüm üyelerin toplumlarının temel insani ihtiyaçlarını karşılaması ve ülkeler arasındaki eşitsizliği azaltacak şekilde geliştirilmesi”  konusu belirtilerek; özetle; “tüketici koruma tedbirleri toplumun tüm kesimlerinin menfaatine olacak şekilde geliştirilmelidir” denilmektedir.

Tüketici bilincin önemi 

Bugün ülkemizde tüketicinin korunabilmesi ve tüketici haklarının sağlanabilmesi ve bu konuda en önemli koşul olan tüketicinin bilinçlenmesi ve örgütlenmesi, genel olarak az sayıda derneğin “tamamen özveriye dayalı” çalışmalarıyla gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Günümüz Türkiye’sinde de, çağdaş batıda olduğu gibi, tüketici haklarının hakim kılınması için bağımsız ve etkili bir tüketici hareketi yaratılması; devletin ise yasal ve yönetsel altyapıyı hazırlayarak bunu önünü açması gerekir. Zira, serbest pazar ekeonomilerinde güçlü firmaların karşısında güçlü tüketici örgütleri ile “tüketimden gelen gücün”  koyularak mutlaka devreye sokulması ile “haklarını bilen, arayan, savunan, bilinçli bir tüketici kitlesi oluşturulması” şarttır.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
Siyaset Sanatı
ÖZLEM AKINCI
ÖZLEM AKINCI
Sanatın Doğuşu Rönesans
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Bir Şiir Bin Bir Duygu
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Nelerin Olmasını İsterdiniz!
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Elinde Kalem Olan Bir Adamın Hikayesi (2)
BAYRAM YENER
BAYRAM YENER
Hijyen Sağlıktır
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri