Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
9 bin 572, 73 vefat!
9 bin 572, 73 vefat!
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak

DENİZ DİNÇER

Aşkın Anahtarı Şairin Elinde
19 Ocak 2021 Salı

Şiirden korkmayan en önemlisi duygularını şiirle ifade etmekten korkmayan 21. Yüzyıla fazla diyebileceğiniz bir şairin ilk kitabıyla karşınızdayız. Semih Öngün sevgisini ve hayal kırıklıklarını kendi hissettiği şekilde okuruna aktarmaktan çekinmeyen bir modern zaman şairi ben yazdığı her dizeyi okurken neler hissettiğini o kadar net anlayabildim ki sizlerin de bu hislerden mahrum kalmanızı istemedim. Pandemi döneminde en yakın arkadaşlarımız olan kitaplarımızı kütüphanede yeni bir dostla tanıştırmak isterseniz diye röportaj yapmayı teklif ettim ve ağırbaşlı, naif tavrıyla beni kırmadan kabul etti. Zor bir süreçte bana vakit ayırıp sorularımı yanıtlaması da ayrı bir naiflikti. Gelin Semih Öngün’ü beraber tanıyalım, şimdiden keyifli okumalar dilerim.

- Deniz Dinçer: Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

- Semih Öngün: 1981 senesinin yaza veda gününde Ankara’da başladı bendenizin seyrüseferi. Ele avuca sığmaz çocukluk yıllarım gibi tahsil ve iş hayatımın neredeyse tüm izlerini yine Başkentin sakin sokaklarında bıraktım. “Gazili olmak ayrıcalıktır” diyenlerin sözü ile Gazi Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra Bilişim dünyasına yönelmeye karar verdim. Bugün halen bir kamu kurumunun Bilgi İşlem Departmanı’nda iş analistliği ve idarecilik görevini icra ediyorum.

- Deniz Dinçer: Şiir yolculuğunuz nasıl başladı?

- Semih Öngün: “İnsan dünyaya sadece yemek, içmek, koynuna birini alıp yatmak için gelmiş olamazdı! Daha büyük ve insanca bir sebep lazımdı.” demiş Sabahattin ALİ.

Ben de işte bu anlam arayışı içerisinde okul yıllarında şiire yatkınlığımı keşfettim.

Şiir yazmak bir terapiye dönüştü zamanla benim için. Şifayı dizelerde buldum.

En hüzünlü şiirimi yazdıktan sonra bile halen duyumsayabildiğim iç huzurun başka bir izahı olamaz yoksa..

Bir şairin  en kıymetli hazinesi, hatta belki de tek hazinesi ilham kaynaklarıdır. Çünkü ruhunuz ne denli beslenirse o kadar güçlü bir bağ kurabilirsiniz okuyucularınızla, kalbinizin tınısını o kadar kuvvetli iletebilirsiniz sizi okuyan her bir yüreğe.

Ve o kadar şanslıyım ki ilham perilerinin en özellerini şiir yolculuğumda Rabbim benimle buluşturdu.

-2020 yılının Aralık ayında ani bir kalp krizi sonucu yitirdiğim IŞIĞIM, Annem Işık Zülal TUNALI..

-Doğrular ve duygular manzumesi kardeşim, kıymetlim Işıl Pınar ÖNGÜN,

-Annem çalıştığı için beni büyüten ve izlediği Yalan Rüzgarı, Cesur ve Güzel gibi J pembe diziler ile duygusal derinliğimi arttıran Anneannem, sultanım  Güler TUNALI,

-Rahmetli Annemin vefatından önce bizi emanet ettiği Anne yarısı teyzelerim Müjgan ULU ve Seval TÜZÜN,

-Ve tüm esin kaynaklarım…

İyi ki Tek Kişilik Aşklar kitabının yazılmasına vesile olmuşlar. İyi ki sevmişim onları…

- Deniz Dinçer: Annenizi kitabınızın yayın sürecinde kaybetmişsiniz. Başınız sağ olsun.. Her Anne çok kıymetlidir ama sizin Anneniz ile bağınız çok başka anlamlar içeriyor sanki. Haksız mıyım?

- Semih Öngün: “Göz alan ışığı ile yolumu her daim aydınlatacaktı Işık Hanım, haylaz oğlunun koruyucu  meleği” diye yazmıştım kitabımın son sözünde. Annem vefat etmeden iki ay kadar önce. Gerçekten melek olması için vakit çok erken değil miydi diye halen soruyorum kendime. Biz birlikte yaşlanacaktık daha Annemle.. Ben sadece annemi değil; ilham perimi, babamı, sırdaşımı, kader ortağımı, yol arkadaşımı, gülen yanımı, teselli kaynağımı, dua kapımı sonsuzluğa uğurladım. Bu acıyı tarif edebilecek ya da bitirebilecek bir kelime bulunmuyormuş yeryüzünün hiçbir dilinde.

- Deniz Dinçer: İlk şiirinizi kime okudunuz, tepkisi sizi yüreklendirdi mi yoksa vazgeç Semih mi dediniz?

- Semih Öngün: İlk şiirim “Bir Damla Olsam…” Ankara Cumhuriyet Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenimiz

 Sayın Asuman ALKAN ın verdiği bir kompozisyon ödevinin konusuydu. Sınıfımızda genellikle kız öğrenciler güzel yazılar kaleme alıyordu. Erkek öğrencileri temsilen ben de bir deneyeyim dedim.  Ve sınıfta herkesin içerisinde şiirimi okudum. Alkış tufanı kopunca bende iş var sanırım deyip yazmaya devam ettim. Ama yıllar sonra işin aslını itiraf etti arkadaşlar. R harflerini telaffuz edemediğim için okumam komik gelmiş ve o yüzden alkışlamışlar. Ama ben çoktan yeni şiirler yazmaya başlamıştım. Vakit geri dönmek için çok geçti??

- Deniz Dinçer: Aşkın anahtarı şairin elinde, suçun anahtarı şairin elinde, sözün anahtarı şairin elinde… Kargo’yu hatırlayanlar bu şarkıyı bilirler. Siz elinizdeki bu kıymetli anahtarla hangi kapıları açtınız?

- Semih Öngün: Elimdeki bu anahtar ile dünya evinin kapısını henüz açamadım??

Ama aynı anahtarla masallara konu olan güzelliklerin, duyguların, mucizelerin ve umudun aslında varlığımızın temelinde de olduğunu gösteren kapıyı açıyorum. O kapının ardından süzülen ışıkla, insanları ikna etmeye çalışıyorum. İyiye ve güzele dair.. .

Ben elimdeki anahtar ile insanlara, yeryüzünde hala masallardan gerçeğe göç edenlerin olabileceğini ve o göç edenlerden bazılarının belki de çok yakınımızda bulunduğunu hissettirmeye çalışıyorum. Gönül kapılarını açamadığım anlarda dahi aralamaya çabalıyorum. Çünkü; günün sonunda dünyayı bu sevmelerimiz kurtaracak biliyorum.

- Deniz Dinçer: İlk kitabın heyecanı henüz taze ama ben yolunuzu uzun görüyorum, sonraki kitaplarla ne zaman buluşacak okurlarınız?

- Semih Öngün: Teşekkür ederim, ben de yolumun uzun olacağına inanıyorum.

2022 yılında yeni kitabımın röportajı için karşınızda olmayı diliyorum.

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Birleşmiş Milletler Çıkmazı
NERMİN AKBALAN YILMAZ
NERMİN AKBALAN YILMAZ
Hayaldi Gerçek Oldu
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
İki Liralık Yağ, Bir Liralık Şeker!
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Ahh Bir Tane Bitcoin’im Olsaydı!
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Cep Telefonu ile Tanışmak
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kelebek ve Dalgıç Giysisi Nasıl Biraraya Gelir?
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri