Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
ORDU AYAĞA KALKIYOR
ORDU AYAĞA KALKIYOR
“Kültür Sanat Muhabirliği” olgusunu medya sektörüne yerleştirdik
“Kültür Sanat Muhabirliği” olgusunu medya sektörüne yerleştirdik
BİK, 2020 basın çalışanları istatistiklerini açıkladı
BİK, 2020 basın çalışanları istatistiklerini açıkladı
Malatya’da 5,2 büyüklüğünde deprem
Malatya’da 5,2 büyüklüğünde deprem
“ANKAPARK’A SAHİP ÇIKALIM”
“ANKAPARK’A SAHİP ÇIKALIM”

FATMA GÜL ÖZDOĞAN

Anolami Filmi Analizi
10 Temmuz 2020 Cuma

Anomali, Türk Dil Kurumu Sözlüğünde sapaklık yani belli bir ölçüye, belli kurala uymama durumu olarak tanımlanıyor. Hastalık niteliğinde olmadığı da ayrıca belirtiliyor. Anomali ismiyle yayınlanan Türk yapımı kısa filmi T.C. Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenen bir yapım. Anomali; okulda arkadaşlarıyla iyi geçinmeyen, kavga eden; bunun dışında ev hayatında da anormal davranışlar sergileyen bir çocuğun ailesi tarafından tedavi ettirilme çabalarını anlatmaktadır. Ailesi Emir adlı çocuklarının tedavi olabilmesi için ellerinden geleni yaparlar. Ancak bir sonuç alamazlar. Emir’in annesi Funda henüz deney aşamasında olan bir tedavi yöntemini çocuğu üzerinde denemek ister.
Ben bu kısa filmin vermek istediği mesajı aktarma konusunda sıkıntılar yaşayan bir yapım olduğunu düşünüyorum. Kültür Bakanlığı tarafından desteklenen bir yapım çok daha vurucu ve etkili olmalıydı. 20 dakika kısa bir film için yeterince uzun bir zaman. Örneğin Nefesini Tut adlı kısa film tam 9 dakika 29 saniye olmasına rağmen etkileyicilik ve aktarmak istediği mesajı vurucu bir şekilde verme konusunda Anomali’den kat be kat daha iyi bir yapım. Anomali 20 dakika sürmesine karşılık filmin sonu da dahil olmak üzere hiçbir yerinde şok edici etkileyici bir anlatım kullanamıyor. Final sahnesi bence tahmin edilebilir ve başarısızdı.
Filmin ana karakterleri olan Funda ve Levent’in oyunculukları gayet iyiydi. Bu ikili arasında Funda’nın oyunculuğu sanki bir tık daha öndeydi. Çocuk oyuncunun aracın arkasında oturarak emniyet kemerini çekmeye çalıştığı sahne dışında bir oyunculuk sergilediğini söylemek zor. Buna bir de filmin sonundaki bakışını katabiliriz. Final sahnesindeki müziği çok abartılı bulsam da çeşitli yerlerde kullanılan müzikler sahnelerle uyumlu ve başarılıydı.
Anomali’nin vermek istediği mesaj üzeri kapalı bir şekilde değil açık ve net olarak ifade ediliyor. Çocukları daha önceden kavga eden iki aile final sahnesinde konuşma fırsatı yakalıyorlar (Daha önceden Emir’in kavga ettiği çocuğun annesi Selda Hanım, Funda ve Levent).
Selda Hanım, çocuğu Koray’ın hareketsiz, uslu bir çocuk olduğunu ancak okul notlarının düşük olduğunu söylüyor. “Biz de her anne baba gibi çocuğumuzun başarılı olmasını istiyorduk.” dedikten sonra bu tedavi merkezini bulduklarını ancak her terapiden sonra çocuklarının daha da kötüye gittiği anlatıyor. Onun son cümlesi muhtemelen bu kısa filmin vermek istediği en güçlü mesaj: “Çocuğunuzu olduğu gibi kabul edin.” Çoğu ebeveynin sandığı gibi hiperaktiflik, yaramazlık ya da bunun tam tersi okulda içine kapanık olma durumları bir hastalık değildir. Belki çocukları farklı spor faaliyetlerine yönlendirmek, belki çocuğun hayatına renk katacak ve ilgisini çekecek farklı aktivitelere yönlendirmek çocuğu tedavi edilmesi gerekli bir hasta gibi yaklaşmaktan daha yararlı olacaktır.
Anomali’nin alt metin olarak işlediği bir diğer mesaj bence bazen tedavi edilmesi gerekli olan kişilerin çocuklar değil ebeveynler olması. Evet; onları hiç kimse kontrol etmiyor, davranışlarının ne kadar tutarsız olduğunu sorgulayan birileri hayatlarında bulunmuyor. Kendileri sağlıklı olmayan ebeveynler çocuklarında gördükleri istenmeyen davranışlara birer hastalık gibi yaklaşabiliyor.
Emir’in annesi evde ocağı açık unutuyor; buzdolabına kullanım tarihi geçmiş ürünleri koyabiliyor; yumurtayı tava yerine çöpe kırabilecek kadar dalgınlaşabiliyor. Diğer taraftan okuldan çocuğunu aldıktan sonra çocuğu araçta emniyet kemerini hızlı çektiği için bir türlü takmayı beceremezken bu durumu fark edemiyor.
Herkese iyi seyirler dilerim…

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Altın Neden Rekora Koştu?
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Tek Tuşla Akıllı Asistan Sistemi
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Pandemi BES’i Büyüttü
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kim Bilir Saat Kaç
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Demirel’i anarken (7)
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Zengin Her Zaman Haklıdır
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri