Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Başkan Mansur Yavaş Başkent Mobil’i tanıttı: “Vatandaşlarla birlikte Ankara’yı yönetmenin kapısını sonuna kadar açıyoruz”
Başkan Mansur Yavaş Başkent Mobil’i tanıttı: “Vatandaşlarla birlikte Ankara’yı yönetmenin kapısını sonuna kadar açıyoruz”
BAŞKENTTE BİKAP ALIŞVERİŞ VE EĞLENCE ŞENLİĞİ DÜZENLENDİ
BAŞKENTTE BİKAP ALIŞVERİŞ VE EĞLENCE ŞENLİĞİ DÜZENLENDİ
İYİ Parti’den “Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Tarih ve Gelecek” söyleşisi
İYİ Parti’den “Prof. Dr. İlber Ortaylı ile Tarih ve Gelecek” söyleşisi
Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma  Derneği’nden “Abdal Musa Lokması”
Ankara Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nden “Abdal Musa Lokması”
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kılıç:“Tüketiciler örgütlü olarak çevre dostu mallar ve hizmetler satın almalı”
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kılıç:“Tüketiciler örgütlü olarak çevre dostu mallar ve hizmetler satın almalı”

SELEN YEDİER

Amsterdam Şehrinin Kuruluş Hikayesi
25 Ocak 2020 Cumartesi

Bazı şehirlerin kuruluşunda savaşlar var, bazılarında doğayla mücadele, bazılarında ticaret yolları. Kısacası hemen her şehrin kendine has bir hikayesi var. Amsterdam da bunlardan biri.
Amsterdam şehri kurulduğu sıralarda ortada bir Hollanda devleti yoktu. Hollandalılar çeşitli derebeyliklere bölünmüştü ve çok sayıda toprak ağası çok küçük bir toprak parçası için sürekli kendi aralarında mücadele halindeydi. O dönemde bir toprak ağasının ne kadar güçlü ve nüfuz sahibi olacağı elde edebileceği verimli toprak miktarına göre değişiyordu. Bununla birlikte Hollanalıların çoğu Utrecht devletine bağlıydı ve hepsi ayni dinin mensubu olduğu için onları birbirine bağlayan bazı bağlar mevcuttu.
1200’lu yıllarda bir grup Hollandalı balıkçı el kremlerini alıp yola çıkmıştı. Bu balıkçılar bugünkü Hollanda’nın kuzey topraklarına ulaştıklarında bugünkü Amsterdam’da durdular. Bu bölgenin ne kadar sulak olduğunu görüp bölgede hem tarım hem balıkçılıkla uğraşabileceğini anlayan bölge insani burada büyükçe bir köprü ve büyükçe bir baraj inşa edip yerleşim yeri kurmaya karar verdiler.
Balıkçılar Amstel nehrinden kayıklarla gelip bugünkü Amsterdam’a yerleştiklerinde isler hiç de sandıkları kadar kolay gitmeyecekti. En başta kurulan baraj başarısız olunca şehri su bastı. Daha sonra şehirde ahşap dışında bina yapacak fazla malzeme olmadığı için çoğu bina ahşaptan yapılacaktı ve bunlar da su baskınlarıyla aşınacaktı. Birkaç deneme sonunda şehrin su basmasını engelleyecek baraj düzeneğini kullanan Hollandalılar bu kez de Baltık denizinden gelip Avrupa’nın geri kalan kısmında Amstel nehri üzerinden ulasan ticaret mallarını vergiye bağlayıp para kazanmanın yolunu keşfettiler. Özellikle İskandinavlardan ve bugünkü Estonya civarından gelen bira ve diğer içeceklerden epeyce vergi geliri elde ediliyordu. Aslında bu vergiye bağlama işi çok önemlidir. Normalde bazı Hollandalı toprak sahipleri Utrecht’den bağımsızlını ilan etmek ve ayrı devlet kurmak istiyordu. Bu dönemde bunu yapmak savaş sebebiydi ve birçok insan hayatını kaybedebilirdi. Bunun yerine bölgeden gecen ticaret yüklerinden vergi almak sembolik olarak bağımsızlığı ilan etmek ve tam bağımsızlık olmasa bile yerel bağımsızlık elde etmek demekti. Utrecht devleti vergi isine sesini çıkartmayınca Amsterdam’daki insanlar en azından kısmi bağımsızlık kazandıklarını anlamışlardı.
Daha sonra balıkçılık, çiftçilik ve vergi toplama isi de kesmeyince kafası ticarete yatkın olan Hollandalılar bu kez yeni bir endüstriye atılma kararı aldılar. Amsterdam’da o zamanın en büyük gemi tersaneleri açıldı ve civardaki ormanlardan kesilen ağaçlarla en kaliteli ahşap gemiler burada yapılmaya başlandı. Amsterdam’daki Hollandalılar hem gemileri satıyordu hem de gemilerin bazılarını kullanarak denizaşırı ticaret yapıyordu.
Hollandalılar deniz ticaretini iki şekilde yapıyordu. öncelikle kuzey Avrupa’dan gelen mallar Amsterdam ve çevresindeki kanal ve nehirler kullanılarak Avrupa’nın diğer bölgelerine taşınıyordu. Burada daha çok ufak gemi ve tekneler kullanılıyordu. Büyük gemilerle yapılan ticarette ise Avrupa dışına ticaret yapılıyordu. Tabi buna sonradan Afrika’dan Amerika’ya yapılan köle ticaretleri de katıldı.
Amsterdam’i kuran balıkçılar hem el yeteneği hem ticari zeka olarak donemin fersah fersah ilerisindeydi. Baraj kurarken başlarına gelen musibetlerden ders alan balıkçılar zamanla isi büyütüp gemi yapımına başlamıştı ve Artık Avrupalı ülkelerin ve tüccarların donanmaları Amsterdam’da yapılıyordu. Kısa surede zenginleşen Hollandalılar Amsterdam şehrinin hızla gelişmesinde büyük rol oynadılar.
1400’lu yıllarda İspanyollar hem kendi topraklarında hem de civardaki Yahudileri öldürmeye veya hapsetmeye başlayınca kuzeye kaçan Yahudilere Hollandalılar kucak açtılar. Varlıklı Yahudilerin zaten o zamana kadar düşe kalka ticaret öğrenen Hollandalılarla birleşmesi ortaya Avrupa’nın en zengin ülkelerinden birini çıkarttı.
1602’de Amsterdam’da kurulan “Amsterdam Doğu Hindistan Şirketi” dünyadaki ilk uluslararası şirket olma özelliğini taşıyor. Bugün Hollanda’da kurulan ve herkesin bildiği Philips, Shell, Ing Group gibi birçok şirketin gelişiminde 1600’lerde başlayan uluslararası ticaret atılımının büyük payı var. Amsterdam giderek zenginleşiyor, zenginleştikçe dışardan göç alıyordu. Böylece dünyanın en önemli sanatçıları ve işadamları buraya akın ediyordu. Bundan sonra şehirde kurulacak yeni binalarda sanat ve göze hoş gelme ön plandaydı ve şehrin çehresi değişmeye başlamıştı.
1800’lerde Amsterdam ekonomisi ivme kaybetmeye başlayınca ülkede ekonomik kriz baş gösterdi. Daha sonra kurulan kuzey denizi kanalı sayesinde Amsterdam şehri direk denize bağlanmış oldu ve şehir halkı için deniz ticareti yeniden alevlendi.
Birinci ve ikinci dünya savaşlarında Amsterdam şehri az zarar gördü ama Avrupa’nın tüm kaynakları askerleri beslemek için harcanınca şehirde açlık sorunu yaşandı. Çok sayıda Amsterdamlı açlıktan hayatını kaybetti. İkinci dünya savaşı sonrası yeniden ivme kazanan Amsterdam, dünyanın en zengin ve önemli şehirlerinden biri haline geldi. İkinci dünya savaşı sonrası yaşanan kültürel değişmeler Amsterdam’ı Avrupa’nın en liberal ve açık görüşlü şehirlerinden biri haline getirdi.
 

Önceki sayfa   Sayfa başına git  
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Vizyonda Yeniler
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Gıdada Sahtecilik Her Yıl 100 Milyar $ Kaybettiriyor
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Türk Sineması’nda Auteur Yaklaşım
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Saat Kaç?
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Sevgiliniz size “Valentine Günün kutlu olsun” derse!
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Sınav Kaygısı ile Baş Edebilmenin Gücü Adına!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri