Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
MODERN İNSANIN SORUNU “SEVGİSİZLİK”
MODERN İNSANIN SORUNU “SEVGİSİZLİK”
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar: “Türkiye üretmek zorunda”
Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar: “Türkiye üretmek zorunda”
Prof. Dr. Alpay Azap: ”Antibiyotikler gerektiği zaman hayat kurtaran ilaçlar”
Prof. Dr. Alpay Azap: ”Antibiyotikler gerektiği zaman hayat kurtaran ilaçlar”
Serbest piyasada altın fiyatları
Serbest piyasada altın fiyatları
Ünlüler, internette eğitim veriyor
Ünlüler, internette eğitim veriyor
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
9 Eylül 2017 Cumartesi - 09:36

Tolstoy 189 yaşında

AHMET CEM TANER / ANKARA BÜYÜK Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy, 9 Eylül 1828'de Moskova'nın güneyindeki Tula vilayetinin Yasnaya Polyana kasabasında dünyaya geldi.

Tolstoy 189 yaşında

AHMET CEM TANER / ANKARA

 

BÜYÜK Rus yazarı Lev Nikolayeviç Tolstoy, 9 Eylül 1828'de Moskova'nın güneyindeki Tula vilayetinin Yasnaya Polyana kasabasında dünyaya geldi.

Tolstoy, Rusya'nın aynası olur. Onun eserleri Çarlık Rusyası'ndan Devrim Rusyası'na ilerleyen süreci birçok yönüyle gözler önüne serer. Bu yalnızca dış gerçek açısından değil, iç gerçek ya da bilinçaltı açısından da büyük önem taşır. Dahası bu yönüyle öncüdür.

Çağının en büyük romancısı olan Tolstoy, J.J. Rousseau gibi, insanların ahlakını bozan sanata düşmandı. Zorbalığa ve büyük mülkiyete karşıydı.

Lev Nikolayeviç, 1821'de evlenen Kont Tolstoy ile Prenses Mariya'nın dördüncü çocuğudur. Annesi beşinci çocuğunu doğururken 1830'da öldü. Lev Nikolayeviç 2 yaşındaydı. 9 yaşına gelince de babasını yitirdi (1837). Anne ve babasının olmaması yüzünden çocukluğu halalarının yanında geçti, eğitimini onlar üstlendi.

Bu yıllarda Dickens, Pascal, Platon gibi klasikleri okudu. 1943 yılında Kazan Lisesi'ne girdi. Kendi seçtiği program üzerinden liseyi bitirdi. Üniversite sınavlarına ise, ikinci girişte kazanabildi. Doğu Dilleri Fakültesinde sınıfta kalınca 1846'da Hukuk Fakültesi’ne geçti.

Hukuk öğrenimini de yarıda bıraktı ve 1847 yılında, doğduğu yer olan Yasyana Polyana'daki çiftliğine geri döndü. Aradan üç yıl geçtikten sonra, 1851'de Rus ordusuna yazıldı ve Kırım Savaşı'nda topçu teğmeni olarak görev yapa ağabeyi Nikolay'ın yanına gitti. 1852'de astsubay olarak topçu bataryalarından birine verildi. Bir süre sonra sağlığı bozuldu. Can sıkıntısını gidermek için roman yazmaya karar verdi. Çocukluk Çağı adlı uzun öyküsünü beğenen şair Nekrasov, onu Çağdaş dergisinde yayımlayacağını Tolstoy'a bildirdi. Eleştirmenler de öyküyü beğendiler ve Tolstoy'un edebiyata attığı bu ilk adım gereken ilgiyi gördü.

Tolstoy, Gürcistan'daki şeyhlere karşı girişilen hareketlerde yer aldı. Ardından 1853'te I. Nikola Osmanlı İmparatorluğu'na karşı savaş açınca Tolstoy, subaylığa yükseltildi. Tuna ordusu bataryalarında görev yaptı. Gerçi o zamanının çoğunu Bükreş salonlarında geçirse de elinde dürbünle savaşan, boğuşan insanları seyrediyordu. Silistre'nin yardımına koşmak üzere İngilizler, Fransızlar Karadeniz'e asker yollayınca Ruslar Tuna kıyılarından içeri çekildi.

1854 Eylülü'nde, Türk-Fransız-İngiliz kuvvetleri Sivastopol'u kuşatınca Tolstoy Kırım'a naklini istedi, ama Sivastopol'a topçu asteğmeni olarak verildi. Buradaki savaş onu insanlığa yeni bir yol çizme arayışına sürükledi. "Bu dünyada bahşedilecek olan pratik bir din, İsa'nın dini olacaktır bu!" dedi. İlkel Hıristiyanlığı tarif etti, kiliseye sırt çevirdi. Öbür dünyadan çok bu dünyayı hedef aldı. İleride Tolstoyculuk olarak adlandırılacak düşünce bu yıllarda filizlendi, 24 yıl sonra dal budak sararak ortaya çıktı.

Tolstoy, ateş hattından kurtulmak için can arıyordu. Ona bu savaşın tek kazancı Kırım ve Sivastopol'da gördüklerini, yaşadıklarını Sivastopol Hikayeleri'ne aktarabilme birikimi sağlamasıydı. Sivastopol düştükten sonra Petersburg yolunu tuttu ve yazarlığı meslek edinmeye karar verdi.

1855 Kasımında Turgenyev'le tanıştı. Burada iki edebiyat grubu vardı, biri Batı'ya açık, diğeri ulusal kaynaklardan yana olan grup. Her ?ikisiyle de zaman zaman ters düştü. 1857'de İsviçre, Almanya ve Fransa'yı gezdi. Bu sırada kardeşi Nikolay kollarında can verdi. O gezideyken 1861'de Rusya'da kölelik kaldırıldı. O da Rousseau gibi düşünüyor: "Doğa iyidir, toplum kötüdür" diyordu. Tolstoy, kendi bölgesinde eski kölelerle toprak sahipleri arasındaki toprak ve borç anlaşmazlıklarını çözmek üzere yargıçlık görevini üstlendi.

Sonya ile karşılaşması bu yıllara rastlar. Sonya Bers komşu çiftliğin sahibinin, suluboya resimler yapan, hikayeler yazan, ortaokulu henüz bitiren 18 yaşında genç bir kızıydı. Tolstoy ise, 34 yaşındaydı. 1862 Eylülünde nişanlandılar, bir hafta sonra da evlendiler. Bu evliliğinden on üç çocuğu oldu. Sonya kıskanç bir kadındı, evine bağlıydı. Kararsız ve uçan Tolstoy'u kendine bağlayarak onun soluklu eserler vermesine yardımcı oldu. Savaş ve Barış bu yıllarda tasarlandı, yazıldı. İlk onbeş yıl büyük mutluluk yaşadılar.

Savaş ve Barış, Tolstoy'un adını çok yüceltti. Bu dönemde hayli okunan yazar, çocuklar için alfabe hazırlamaya koyuldu. Ama yayınevlerinin çekici önerileri ona Anna Karenina'yı yazdırdı ( 1877). Tolstoy'un huzuru bozuldu. Dine sığındı, oruç tuttu, günah çıkardı, köy kilisesindeki ayinlere katıldı. 1878-79 kışında İtiraflar'ı yazdı. Bu Tolstoyculuğun ilk temel taşı oldu.

Tolstoy'un sofuluğu iki yıl sürdü. Çünkü Tolstoy, hiçbir yetkiye boyun eğemeyecek kadar güçlüydü. Tolstoy, 1880'den sonra Hıristiyanlıktaki ölümsüzlük düşüncesini, Ortodoks Kilisesi'ni ve her türlü siyasal iktidarı dışladı. Kendine özgü bir din geliştirmeye başladı. Düşüncelerini açıkladığı Dogmatik Teolojinin Eleştirisi, Dört İncil'in Çevirisi ve Uzlaşması adlı kitapları büyük tepki topladı. Sanat Nedir adlı incelemesini yayımladı. Bu dönemde yazdığı İvan İlyiç'in Ölümü, Kreutzer Sonat, Hacı Murat ve son büyük romanı sayılabilecek Diriliş gibi eserleri, aynı manevi arayışı yansıttı. Kırım'a dinlenmeye gitti. Vasiyetnamesini hazırladı (1910).

Aile çevresinde bunalan yazar, 7 Kasım 1910'da ailesini terk etmeye karar vererek yanına en küçük kızı ve doktorunu alarak, trene binip güneye yöneldi. Yolda halsiz düştü. Astopovo istasyonunda indi. Gar şefi bu ünlü yolcuyu evinde konuk etti. Ne var ki yemek yemiyordu, hastaydı. 20 Kasım sabahı saat altıyı beş geçe, zatürreeden yaşama gözlerini yumdu.

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDAKİ YERİ

Türk edebiyatının Tolstoy'la tanışması on dokuzuncu yüzyılın sonundadır. Yeni harflere gelinceye kadar epeyce bir kitabı yayımlanır. Bunlardan bilinebilen ilk kitap Madam Gülnar'ın çevirdiği Familya Saadeti adlı eseridir. 1891 tarihini taşıyan bu yapıtın aynı çevirmenle yeni harflerle basımı yapılmamıştır. Ancak M.E. Gözlü tarafından 1977 yılında Aile Mutluluğu adıyla yeniden yayımlanmıştır. Öte yandan Tolstoy'un edebiyata getirdiği iç gerçek, Peyami Safa'dan Ahmet Hamdi Tanpınar'a, Yusuf Atılgan'dan Oğuz Atay'a birçok romancımızı etkilemiştir.

Tolstoy'un "Amaçsız sanat olmaz, sanatın başlıca amacı da insanlar arasındaki ilişkilerin düzen1esine yardım etmektir. Bu ilişkilerin düzelmesine kesinlikle yardım etmeyen bir şey varsa o da savaştır. Sonucu rastlantıya dayandığı için savaş insanlık dışı, insan yaradılışına aykırı bir şeydir" der. Onun Kırım ve Sivastopol savaşlarına üsteğmen olarak katılışı ona engin bir deneyim sağlar. Bu birikimini yalınızca Rus edebiyatının değil, dünya edebiyatının da en büyük klasiklerinden biri olan Savaş ve Barış'ta kullanarak gösterir.

 
Transferin son gününde Arda harekatı
 
Hande Kılıçarslan'dan “Dokumalar ve Dokumacı Kadın Fotoğrafları” Sergisi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Ankara, Uluslararası Emlak Fuarı’nı ağırlıyor
BEGÜM ARSLAN / ANKARA GAYRİMENKUL sektörünün Türkiye'deki ilk ve ...
Dünya devletleri 63 yıl önce SEATO çatısı altında birleşti
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA GÜNEYDOĞU Asya Antlaşması Teşkilatı ...
Dinleyicilerime birşeyler hissettirebiliyorsam doğru yoldayım demektir
BEGÜM ARSLAN / ANKARA TÜRK bir anne ile İranlı bir babanın kızı ...
 
Bugün Muhteşem Süleyman’ın ölümünün 451. yılı...
BEGÜM ARSLAN / ANKARA KANUNİ Sultan Süleyman’ı, Osmanlı İmparatorluğu'nda ...
Türkiye’de 40 milyar liralık “düğün pazarı” var
YASİN YILDIRIM / ANKARA ÜLKEMİZDE yaz ayları “düğün ayları” olarak ...
Ülkemizdeki ilk eczacı filmi vizyon için gün sayıyor
BEKTAŞ SELÇUK / ANKARA TÜRKİYE’DE eczacı teması kapsamında çekilen ...
 
Tatil dönüşü sendroma dönmesin
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA 10 günlük bayram tatilinin ardından işbaşı ...
“Günümüzde kalp krizi riski eskiye göre arttı”
BEGÜM ARSLAN / ANKARA ANKARA İlk Umut Tıp Merkezi'nde görev yapmakta ...
İNSANLIK TARİHİNİN KARA LEKESİ “2. DÜNYA SAVAŞI”
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA BUNDAN tam 78 yıl önce 1 Eylül’de, insanlık ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
LEYLA ŞAHİN
LEYLA ŞAHİN
Enfes Görüntüleri İle Ölüm Saçan Bitkiler
LEVENT KIZILAY
LEVENT KIZILAY
ASGARİ ÜCRET YÜZDESİ
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Borş Çorbası
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bazı şeylerin zamanında gerçekleş(e)memesi..
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
BETER BÖCEK
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Ölümünün 79.yıldönümünde Büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal Atatürk.... !!!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri