Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Gelecek günler, el hijyenine özene; maske, sosyal mesafe kuralının her ikisine uymamıza bağlı
Gelecek günler, el hijyenine özene; maske, sosyal mesafe kuralının her ikisine uymamıza bağlı
Üç ismin vekilliği düşürüldü
Üç ismin vekilliği düşürüldü
CHP'li Kaya'dan LGS ve YKS tepkisi: ''Her şey para değil, biraz da vicdan ve insaf lazım! ''
CHP'li Kaya'dan LGS ve YKS tepkisi: ''Her şey para değil, biraz da vicdan ve insaf lazım! ''
Çankaya camileri yeni normale hazırlanıyor
Çankaya camileri yeni normale hazırlanıyor
Mansur Yavaş, Şehir Plancıları Odası ile görüştü
Mansur Yavaş, Şehir Plancıları Odası ile görüştü
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
16 Mayıs 2020 Cumartesi - 11:49

Tedbirlerin devamı ve kontrolü ile pandemi Eylül ayında sona erer

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Tütün, tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını sürecini Ankara’daki yerel gazeteciler ile canlı bağlantı programı üzerinden bir görüşme gerçekleştirerek değerlendirdi.

Tedbirlerin devamı ve kontrolü ile pandemi Eylül ayında sona erer

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ufuk Tütün, tüm dünyayı
etkisi altına alan koronavirüs salgını sürecini Ankara’daki yerel gazeteciler ile canlı bağlantı programı
üzerinden bir görüşme gerçekleştirerek değerlendirdi.

M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA

ÇİN’İN Wuhan şehrinde başlayıp kısa bir süre içerisinde tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs
salgını süreci; çeşitli ortamlarda farklı uzman kişiler tarafından konuşulup, tartışılıp irdeleniyor.
Bu bağlamda geçtiğimiz günlerde Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Ufuk Tütün, Ankara’daki yerel gazeteciler ile canlı bağlantı programı üzerinden bir görüşme
gerçekleştirerek pandemi sürecini değerlendirdi.
Canlı toplantıya; Başkent Gazetesi’nden Zehra Şahindokuyucu, Ticari Hayat Gazetesi’nden Seda
Tolmaç, Güçlü Anadolu Gazetesi’nden Kadir Gürhan ve Zafer Gazetesi’nden M. Umut Karakülah
katıldı.
Gazeteciler, Prof. Dr. Ufuk Tütün’e kovid-19 salgın sürecinin dünyada ve ülkemizde görülmeye
başlanması süreci ve bu dönemde yaşanılanları sordular. Prof. Dr. Tütün ise pandemi sürecinin
bilinmeyen noktalarını ayrıntılı bir şekilde gazetecilere anlattı.
Sürecin sıkı tedbirler ve kontroller ile devamının sağlanılması durumunda Eylül ayında biteceğini ön
gören Prof. Dr. Tütün, toplum bağışıklığına özellikle vurgu yaptı. Maske kullanımı, sosyal mesafenin
korunması ve “evdekal” kampanyalarını da değerlendiren Tütün, sorularımıza şu şekilde cevap verdi:
- M. Umut Karakülah / Zafer Gazetesi: Hocam öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz? Daha sonra da
koronavirüs salgınının ilk çıkış noktası olan Wuhan şehrinden dünyaya yayılışı ve ülkemize gelişi
sürecini bize anlatabilir misiniz?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: İlk, orta ve lise öğrenimimi Ankara’da tamamladıktan sonra 1978 yılında
Hacettepe Üniversitesi’nde Tıp Fakültesi’ne başladım. Daha sonra Trabzon’da Karadeniz Teknik
Üniversitesi’nde devam ettim. Askerlik görevimin ardından Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi’ne
tayinim çıktı ve yaklaşık 20 sene burada görev yaptım. Ve akademik kariyerimi sürdürmek için
Zonguldak Bülent Ecevit Üniveristesi’nde geçtim. Halen Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp
Fakültesi’nde Öğretim Üyesi olarak görevimi sürdürmekteyim. Oradaki görevimi tamamlandıktan
sonra da yeniden dönüşüm Ankara olacak diye düşünüyorum. Koronavirüs salgını resmi olarak 11
Mart’ta başlandığı söylendi ise de; aslında tam olarak bu tarihlerde başlamadı. Lakin öncelikle kendi
yaşadığımız olaylardan ötürü bu şekilde konuşuyorum. Şubat aylarında yaptığım birkaç ameliyat
ummadığımız olayları baş gösterdi. Biz iç kalp ameliyatı yaparken kalbi durduruyoruz ve bir makinaya
bağlıyoruz. Bu cihaz ciddi bir şekilde vücut sistemini bozan bir sistem. Ameliyat sırasında bütün her
şey normal seyrinde gidiyor, fakat hastanın kalbi basmıyor. Durum böyle olunca hastaları yoğun

bakıma çıkarıp oksijen değerlerini ölçtük. Kan değerlerinin yüzde 100 olması gerekirken yüzde 40’ın
üzerine çıkmıyor. Biz de ek bir cihaz takarak değerleri bu şekilde yüzde 100’e çıkardık. Yani inanılmaz
bir şekilde kalpteki enzimler, karaciğer değerleri ve diğer birçok değerlerin hepsi tavan yaptı. Bu
olayları Şubat aylarında yaşadık. O sıralarda ben ve kızım da kuru kuru öksürüyorum, zor nefes
alıyorum ve kendi kendime bu nasıl bir hastalık ki, geçmiyor bir türlü. Ve bunlardan da anladık ki;
koronavirüs dediğimiz salgın o zamanlarda hastalarda görülmeye başladı. Anlatmak istediğim birçok
kişi daha önceden bu şekilde koronavirüs geçirdi. Dünyada herkes Çin’de çıkan enfeksiyonu daha
önce çıkan SARS ve MERS gibi sandılar. Ve bu bizim ülkemize gelmez oralarda kalır diye düşündüler.
Kimse bu kadar yayılacağını beklemiyordu. Oysa ki; SARS’ın öldürücülüğü yüzde 37, MERS’in
öldürücülüğü yüzde 10. Koronavirüs ise öldürücülüğü çok daha az ancak çok fazla oranda bulaşıcı. Bu
salgın başlamadan önce Çin’de Wuhan şehrinde Li Wenliang isimli bir göz doktoru durumu fark
ediyor, sosyal medyada ve diğer mecralarda bunu paylaşıyor ancak doktorun başına gelmeyen
kalmıyor ve sonunda ölüyor. Ve daha önce bu durumu kabul etmeyip ilan etmeyen Wuhan, 30
Aralık’ta ‘bizde böyle bir salgın var. Ne olduğunuz bilmiyorum ama bir enfeksiyon var’ diyerek
dünyaya ilan etmiş oldular. 7 Ocak’ta virüsü izole ettiler, 11 Ocak’ta da ilk vatandaşları öldü. Tabi bu
süreçte Wuhan’a gidip gelen Amerikalılar olsun Fransızlar olsun birçok ülke vatandaşı bu virüsü
taşıyıp ülkelerine götürdüler ve vakalar, ölümler ülkelerde görülmeye başladı. Bu olaylardan da
anlaşılıyor ki; bu salgın çok daha önceleri başladı. 10 Ocak’ta Bilim Kurulu’nu kurduk. 3 Şubat’ta Çin
uçuşları kapatıldı. İran kapısı o sırada açıktı ve hacılar umreye gidip geliyordu. Böyle bir süreçte
başladık ülke olarak virüs ile mücadeleye. Bu virüs ilk geldiğinde kimse ne yapacağını bilmiyordu.
Çin’den gelen Çin malı bir virüs ile karşı karşıya kaldık. Bulaşıcılığı en yüksek olan bir virüs. Çok kısa bir
sürede her tarafa yapılmış bir enfeksiyonla karşı karşıya kaldık. Bu dönemde en doğru hareket
okulların kapatılması kararı oldu. Daha sonra izolasyon ve Evdekal kampanyaları yapıldı. Maske
takma ve sosyal mesafe önlemleri alındı. İsveç hiç önlem almadı. İran, İngiltere başta önlem almadı.
Biz parçalı önlem aldık. Ölüm oranları aynı gibi hatta İsveç, İtalya ve İspanya’dan düşük. İzolasyonda
yapsak değişmedi belki, sadece bulaşma hızını düşürebilirseh hastane ihtiyacı arz- talep oranı
azalacaktı. Boşuna mı içeri tıktık insanları, siyasi amaçlı geç kalmış bir karar, her yere bulaş
olmuşken....
- Seda Tolmaç / Ticari Hayat Gazetesi: Siz Kalp, Damar Cerrahısınız. Genel olarak virüsün hep
akciğerdeki etkilerini konuştuk. Virüsün kalbe etkileri var mı?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Virüs vücudumuza daha çok akciğer üzerinde giriyor. Virüsün yapısıyla bizim
vücudumuzda bulunan yararlı bakterilerin yapıları aynı. Dolayısıyla virüsün bunu bir aracı olarak
kullandığı ve vücuda bu şekilde geçtiği düşünülüyor. Buradan virüs üremeye başlıyor. Çok yüksek bir
yapıya sahip olduğu için her ürediğinde mutasyona uğrama olasılığı yüksek. Yapısı çok büyük olduğu
için imalatından hata olasılığı da fazla oluyor. Daha sonra oradan kana yayılma yapıyor. Hangi
organda damar varsa virüs oraya gidiyor, yerleşiyor ve orada tahribat yapıyor. Karaciğerde, böbrekte,
bağırsaklarda, kalpte ağır hasarlar yapıyor. Tüm atar damar ve toplar damarlarda pıhtılaşma yapıyor.
Bu pıhtılar o organın beslenmesini etkiliyor. Hastalığın, virüsün en etkili öldürme nedeni yaygın damar
içi pıhtılaşma. İkinci bir durumda virüs vücuda girince interferon diye bir madde salgılar. Bu o kadar
çok salgılanıyor ki; her tarafa saldırıyor ve bağışıklık sistemini çökertiyor.
- Kadir Gürhan / Güçlü Anadolu Gazetesi: Günlük olarak açıklanan veriler üzerinden bir değerlendirme
yapar mısınız? Bu hastalığın özellikle vücuda akciğerler üzerinden girdiğini söylediniz. Bu bağlamda
şuan Atatürk Havalimanı’nda yapımı devam eden pandemi hastanesine ilişkin görüşlerinizi öğrenmek

istiyorum. Buradan inen ve kalkan uçaklar var, bunlar ciddi derecede havaya gaz salınımında
bulunuyorlar. Daha temiz bir alanda bir hastanenin kurulması gerekirken Atatürk Havaalanı’nda o
ortamda böyle bir hastanenin kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Günlük açıklanan veriler artık insanlarımızı tabiri caiz ise koronamanyak yaptı.
Yani bugün ne kadar insan ölmüş diye herkes bunları takip etmeye, paylaşmaya, hesaplar yapmaya
başladı. Bu ne kadar doğru, ne kadar psikolojimizi etkiliyor bunu tam olarak bilemiyorum. Yabi bunu
insanlar üzerinde kötü bir etki yaptığını düşünüyorum. Lakin yapılan hareketler tüm insanları
yönlendiriyor. Hastane konusunda gelince, daha sonra yapılan açıklamalarda bir sağlık turizmi
merkezi yapma amacı doğrultusunda Atatürk Havaalanı’nın seçildiği söylendi. Buradan yapılan bir pist
neden yıkılır onu bilemiyorum. Lakin hangi parti olursa olsun yapılan bir yatırımın üzerine yeni gelen
yönetimin yıkıp başka bir şey yapmasını tam olarak doğru bulmuyorum. Ve bu hastaneye bence
ihtiyaç yoktu. Lakin yapılan şehir hastaneleri oldukça geniş ve kapsamlı. Şehir hastanelerinin özellikle
bu salgın sonrasında çok daha etkin bir rol oynadığını düşünüyorum. Ama daha fazlasının gerekli
olmadığı kaanatindeyim. Lakin bu hastaneler için donanımlı sağlık personellerine ihtiyaç var.
Teçhizatlar gerekli. Yoğun bakım doktorları, her bir hastane yoğun bakım hemşiresi gibi donanımlı
sağlık personeline ihtiyaç var.
- Zehra Şahindokuyucu / Başkent Gazetesi: Bu virüsle yaşamayı öğrenmemiz gerekecek mi? Virüs
herkese bir şekilde bulaşacak mı?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Bulaşıcılığı çok yüksek öldürücülüğü çok düşük bir virüs ile karşı karşıyayız.
Böyle olunca da; bir şekilde bu hastalık bize bulaşacak ve belki de bulaştı geçirdik.
- Zehra Şahindokuyucu / Başkent Gazetesi: Bu noktada virüse karşı gıda ve vitamin takviyeleri işe
yarıyor mu? Çinko, D vitamini, C vitamini gibi takviyeler gerekli mi? Ve tedavi süreci şuan nasıl
ilerliyor, aşama kaydedildi mi?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: D vitamini yüksek olanlarda bu virüs daha az görüldüğüne ilişkin bir yayın
okudum ama bakın daha virüs ile ilgili her şey yok yeni. Birçok şeyi yaşayarak görüyoruz ve göreceğiz.
Çalışmalar kanıta dayalı ve tıp ile yapılır. Ya matematiksel ya deneysel olarak yapılan
değerlendirmeler sonucunda ortaya çıkar. Biz hastalarımıza ilaç vermeye başladık. Hidroksiklorokin
ilacını vermeye başladık ve gördük ki; kovid-19 tedavisinde söylendiği gibi bir işe yaramıyor.
Hidroksiklorokin, romatizma ve malarya gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır. Yani DNA’yı
parçalama görevinde kullanılan bir ilaç bu. Ancak burada RNA için kullanıldığından hiçbir anlamı yok.
Ve bu ilaç kalpte ciddi olumsuzluklara neden oluyor. Sizin selektif bir ilacınız yokken bunları
kullanıyorsanız, doktor gözetiminde kullanmanız lazım. Daha sonra hastalara tedavi sırasında
pıhtılaşma oluyor, hebarin verilmeye başlandı ve birçok hastayı bu ayağa kaldırmaya başladı. Önceleri
solunum güçlüğü çeken herkese tüp veriyorlardı ancak ölümler artmaya başlayınca maske ile basınçlı
oksijen verdiler ve daha iyi sonuçlar alındı. Daha doğrusu biz tedbirleri önceden alarak başarıyı
sağlama konusunda avantaj sağladık.
- Zehra Şahindokuyucu / Başkent Gazetesi: Bu hastalık ne şekilde biter?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Koronavirüs aşı ve toplumsal bağışıklık kazanma ile biter. Aşı olduğu zaman
güvenlik markının olması lazım. Bulduğunuz aşı öncelikle hastalıkta faydalı olması lazım ve daha sonra
da aşırı reaksiyon yapmaması lazım. Ve tabi toplumsal bağışıklık çok önemli. Yüzde 60’ı, yüzde 70’leri

bulduğumuzda bu pandemi olmaktan çıkar. Amerika iki hafta önce bağışıklığının yüzde 20 olduğunu
söylüyordu. İspanya yüzde 5 ile 10 arasında olduğunu belirtti.
- Kadir Gürhan / Güçlü Anadolu Gazetesi: Hocam bu bağlamda yaklaşan bir Ramazan bayramı var.
Bayram ile alakalı ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Yaşlılarda uzak kalmakta fayda var. Çünkü en çok onlarda öldürücü oluyor.
Sosyal mesafe ve maske kuralının maalesef tam olarak uygulanamadığı görüyorum. Pazarlarda,
sokaklarda insanlar çok iç içe geziyor. Maalesef bazı insanlarımızın hiç umurunda değil. Kadınlar ve
çocuklar bu açıdan çok şanslı, lakin kadınlar ve çocuklar çok hafif geçiriyor, erkekler ise çok ağır
geçiriyor. Bu yüzden sosyal mesafeyi korumak çok önemli.
- M. Umut Karakülah / Zafer Gazetesi: Normalleşme süresinden sonra ülkeler arası seyahatler
başladığında yeniden virüsün çıkma olasılığı var mı?
- Prof. Dr. Ufuk Tütün: Mutasyon olmazsa ben önemli bir durum olacağını düşünmüyorum. Buradan
kapanacağını düşünüyorum. Amerika’da yapılan toplantıda 36 ay kadar süreceğini söyleniyor tedbirli
bir yaklaşım ile. Ama ben iyimser bir gözle bakarak Eylül gibi biter diye düşünüyorum.

 
Okulumu İstiyorum Derneği’nden “100 Bin Kitap Seferberliği”
 
Kişi alerji ilacına yanıt vermiyorsa Herediter Anjioödem olabilir
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Opr. Dr. Ayşe Deniz Şimşir: “COVİD-19 pozitif gebenin doğumunda sezeryan daha iyi bir yol olarak görülüyor”
DÜNYA Sağlık Örgütü tarafından pandemi olarak ilan edilen Koronavirüs ...
Egzersiz yapmadan önce 1 bardak süt için
EVDEKAL kampanyasının yurt genelinde uygulandığı şu günlerde uzmanlar ...
TBDHD Başkanı Topçuoğlu, inme rahatsızlığı konusunda bilgiler paylaştı:Genç yaşlı dinlemiyor, inme her yaşta görülebiliyor
MAYIS ayı dünyanın birçok ülkesinde “Ulusal İnme Farkındalık Ayı” olarak ...
 
Rıza Sümer: "Bir kez olmak üzere küme düşme kaldırılmalıdır"
Türkiye Amatör Spor Kulüpleri Konfederasyonu eski başkanı Rıza Sümer, ...
“Vatandaşlarımız jilet ve ustura konusunda ısrarcı olmasın”
Alınan tedbirler ile ilgili gazetemize konuşan Ankara Berberler Esnaf ...
Başkan Yavaş’tan basın mensuplarına “ANNELER GÜNÜ” sürprizi
ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, başkentteki basın mensuplarına ...
 
Dijital Markalaşma Kitabı Raflarda
DİJİTAL Markalaşma Uzmanı ve Sosyal Medya Stratejisti Mürsel Ferhat Sağlam’ın ...
THD Başkan Vekili Kılıç, sosyal medyadan yapılan alışverişlere karşı uyardı
KORONAVİRÜS (Covid-19) pandemisi tüm dünyayı kasıp kavururken, toplumların ...
Bu ülkelerde henüz virüs görülmedi
KORONAVİRÜS pandemisi tüm dünyayı olumsuz etkilerken, bazı ülkeler ve ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Karantina Günlerinde Ses Yarışmasıyla Nefes Almak
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Taşhan, Havyar, Karpiç ve Süreyya
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
65 Yaşın Gönül Ahları...
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Genç İşsizlikte Dünya 4.’süyüz
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
“Ceset” Filmi Analizi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bir Avluda Kulağa Vuran Melodi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri