Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
9 bin 572, 73 vefat!
9 bin 572, 73 vefat!
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Gözler Pazartesi günkü Kabine Toplantısı'nda
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
Etimesgut'ta arsa icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
“2011 model Chevrolet” icradan satışa çıktı
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak
Gölbaşı Belediyesi “kaldırım bakım onarım” işi yaptıracak
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
20 Ocak 2021 Çarşamba - 09:17

Sınırlı sayıdaki aşı önce sağlık çalışanları için kullanılsın

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin 18 Ocak 2021 tarihli MYK toplantısının ardından basın mensuplarının karşısına geçerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

Sınırlı sayıdaki aşı önce sağlık çalışanları için kullanılsın

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin 18 Ocak 2021 tarihli MYK toplantısının ardından basın mensuplarının karşısına geçerek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz hafta partisinin Ekonomi Masası ile Polatlı esnafı, çiftçileri ve üreticileriyle bir araya geldiklerini belirten Öztrak; “Türkiye’de hangi sorun varsa Polatlı’da da o var. Polatlı’da esnaf çok dertli” diyerek bölgedeki ekonomik sorunları dile getirdi.
“DEVLETİN POLİSİ NEREDE? YARGISI NEREDE?”
Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’ın, gazeteciler; Orhan Uğuroğlu ile Afşin Hatipoğlu’nun geçtiğimiz hafta uğradıkları saldırılara tepki gösteren Öztrak; “Aynı gün içinde gerçekleştirilen ve organize olduğu açıkça belli olan bu saldırıların amacı; demokrasimizin, basın özgürlüğünün ve siyasetin özgürce yapılmasının önünü kesmektir. Bu yaşadıklarımız sıradan olaylar değildir. Demokrasiye darbedir, terördür. Bunlar vakayı adiyeden değildir. Biz bu saldırıları lanetliyoruz. Yargının da hızla gereğini yapmasını bekliyoruz. Çok açık söylüyorum: bu saldırıları cesaretlendiren, saray ortaklarının kirli siyasi dilidir. Saldırganlara ve tehdit savuranlara gösterilen hoşgörü, hatta esirgenmeyen siyasi himayedir. Bu ülkenin Ana Muhalefet Partisi lideri tehdit edilince, sinsice el ovuşturup, sessiz kalanlar, cumhurbaşkanı zırhına sığınan Ak Parti Genel Başkanına “sözde” denince bir bardak suda fırtınalar kopardılar. Sayın Genel Başkanımıza, Çubuk’ta düzenlenen linç girişiminden sonra ne yapıldı? Yine çok yakın zamanda, bir mafya bozuntusunun tehditlerine karşı yargı ne yaptı? Siyaset kurumu ne yaptı? Beylerden tehditlere karşı bir ortak tavır almalarını bıraktık, sarayın küçük ortağı, tehditler savuran mafya artığını sahiplendi. İşte bugün mafya artıkları ve çeteler, başkentte terör estiriyorsa, bu kadar pervasızca sahne alabiliyorsa, bunun arkasında sarayın, bu olaylar karşısındaki meflûç tavrı, yurttaşların güvenliğini sağlama konusundaki yetersizliği vardır. Mafya ve çeteler başkentte, peki devlet nerede? Devletin polisi nerede? Yargısı nerede? Bu saldırıların tüm failleri ve azmettiricileri nerede?  Şüphelilerin gözaltına alınıp bırakılması tiyatroları yetmez. Bu organize terör saldırılarının, en kısa sürede tüm yönleriyle aydınlatılması gerekir” şeklinde konuştu.
“40 MİLYON DOZ AŞININ ŞU ANA KADAR GELMİŞ OLMASI GEREKİYORDU. GELDİ Mİ? HAYIR”
Salgının kötü yönetildiğini ve salgın yükünün sağlık çalışanlarının omuzlarında kaldığını ifade eden Öztrak; “Yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. Aşı süreci de çok kötü yönetiliyor. Aşıda tüm dünya zamana karşı yarışıyor. Bazı ülkeler nüfusunun yüzde 20’sini aşıladı bile. Ama biz bu yarışta maalesef çok geride kaldık. Aşıların 11 Aralık’ta geleceği söylendi. Ama aşılama ancak 13 Ocak’ta başlayabildi. 11 Aralık’tan bu güne, 8 bin 20 yurttaşımızı kaybettik. Bu gerçekten çok korkunç bir tablo. Her alanda olduğu gibi aşıda da tam bir fiyasko yaşandı. Tüm dünya hükümetleri aşılamadaki yarışı görerek, yurttaşlarına pek çok farklı kaynaktan aşı tedarik etti. Saray ise sadece Çin’den yani tek bir kaynaktan, o da topu topu 3 milyon doz aşı getirmiş gözüküyor. Yani gelen aşı sadece 1,5 milyon yurttaşımıza yetecek kadar. Maalesef ne yeterince aşı bağlantısı, ne de aşı çeşitlendirmesi yapılabildi. Neden yapılmadı? Para mı yoktu? Planlama mı yapılamadı? Gelen aşılar için kaç para verildi?  Bunları bilmiyoruz. Ama ortada bir beceriksizlik, yeni bir yandaş kayırma çabası olduğu açık. Alman aşısının gelip gelmeyeceği konusunda, hükümetin kafası hala karışık. Bakan “anlaşmayı yaptık” dedi. Erdoğan “nihai kararı henüz vermedik” dedi. Yani tam bir curcunadır gidiyor. Salgına karşı toplumsal bağışıklık kazanmamız için, nüfusun en az yüzde 60’ını aşılamak gerekiyor. Yani, 4,5 milyon Suriyeli ile beraber, en az 105 milyon doz aşıya ihtiyaç var. Peki, gelen ne kadar? Sadece 3 milyon doz. Geriye kalan 102 milyon doz aşı ne zaman gelecek? Onu kimse bilmiyor. Hükümet de bilmiyor. Oysa Sağlık Bakanı geçtiğimiz Aralık ayının başında, “Aralık ayında 10 milyon ama muhtemelen 20 milyon temin etmiş olacağız. Ocak ayında 20 milyon, Şubat ayında ise 10 milyon doz aşı temin etmiş olacağız” diyordu. Ocak ayının ortasını geçtik. Yaklaşık 40 milyon doz aşının şu ana kadar gelmiş olması gerekiyordu. Geldi mi? Hayır. Gelen çok sınırlı sayıda aşının ilk aşamada sağlık çalışanlarına, bakım evlerinde kalanlara, 85 yaş üzerinden başlayarak, 65 yaş ve üstü olanlara yapılacağı söylendi. Ama aşı konusunda herkesin gönlünü rahat tutacağı, bir aşılama takvimi hala ortada yok. Peki, ne var? Özendirici kampanyalar var. Olmayan aşının tanıtım kampanyası mı olur? Millet aşıdan kaçmıyor ki, tam tersine aşıyı bekliyor. Devletin görevi aşıda özendirici kampanya yapmak değildir. Devletin görevi vatandaşına en kısa sürede aşı yapmaktır. Bu ülkede hükümet yalakası şarkıcıların, türkücülerin aşıda ne önceliği var? Bu ülkede genç Ak Parti MKYK üyelerinin ne önceliği var? Genç Ak Partili belediye meclis üyelerinin ne önceliği var? Daha pek çok doktora, sağlık çalışanına, güvenlik görevlisine aşı yapılmadan, bunlara aşı neden yapıldı? Bari aşıda kayırmacılık yapmayın. Sayın Genel Başkanımız, “Vatandaş Kemal Kılıçdaroğlu” olarak mutlaka aşı olacağını ifade etti. Ama önceliğin sağlık çalışanlarının aşılanması olduğunu da söyledi. Genel Başkanımızın ve partimizin düşüncesi, eldeki sınırlı sayıdaki aşının önce sağlık çalışanları için kullanılmasıdır” dedi. 
“TÜRKİYE’DE HANGİ SORUN VARSA POLATLI’DA DA O VAR”
Geçtiğimiz hafta partisinin Ekonomi Masası ile Polatlı’da esnafla, çiftçilerle ve üreticilerle bir araya geldiklerini belirten Öztrak; “Türkiye’de hangi sorun varsa Polatlı’da da o var. Polatlı’da esnaf çok dertli. Esnaflarımız “sicil affı” istiyor. Bankalardan ve esnaf kefalet’ten alınan kredilerin, faizsiz ertelenmesini talep ediyor. Esnafımız; “bana göstermelik değil, yeterli destek ver” diyor. Polatlı demek aynı zamanda tarım demek, besicilik demek. Besici haykırıyor:  “7 bin - 7 bin 500 liraya aldığım hayvana, yıl boyunca 5-6 bin liralık yem veriyorum. Buna karşın karkas etin kilosunu 33 liradan satıyorum. Ettiğim masraf 13 bin lira. Elime bir hayvandan geçen para 10 bin lira. Ben nasıl ayakta kalacağım” diyor. Besicilerimiz artık usanmış, köylerini terk ediyor. Polatlı, ülkemizin soğan üretiminde en önemli merkezlerinden biri. Sezonda 1 lira 40 kuruşu gören soğan, şimdi 70 kuruşlara kadar düşmüş. Fiyat, üreticinin maliyetini karşılamıyor. Bir çiftçimiz, “kilosuna 90 kuruş masraf ettiğim soğan, 70 kuruşa satılıyor” diye şikâyet ediyor. Lokantalar kapanınca, turizm sekteye uğrayınca, soğan talebinde de ciddi düşüş yaşanmış. Bir başka çiftçimiz, “iki yıl önce mısır’dan çöpe atılacak soğanları getirdiler. Getirdikleri paranın da altına sattılar. Tarım kredi görev zararı yazdı. Bugün biz zararımızı nereye yazalım?” diye, Tarım Bakanı’na soruyor. Bu işin üretim tarafı. Bir de depoculuk tarafı var. Hani Ak Parti Genel Başkanı tarafından terörist ilan edilen depocularımız. Depocular geçen dönemde getirilen ihracat kısıtlamasının kendilerini köşeye sıkıştırdığını anlatıyor, “tek kurtuluşumuz ihracat” diyor. Soğan ucuz ama taşıma maliyetleri alıp başını gitmiş. Binlerce dolarlık konteyner fiyatları soğan ihracatını engelliyor. Yurtdışına mal göndermek pahalı da, yurt içine mal göndermek ucuz mu? Hayır. Şoförler Odası özellikle İstanbul’a gönderecekleri mallardaki yol ve köprü geçiş paralarından mustarip. Mazot fiyatları da almış başını gitmiş. İstanbul’a kimse mal götürmek istemiyor. Kamyoncu esnafı acil olarak mazotta ÖTV kalksın istiyor. Cefakâr çiftçimiz, saray hükümetinden görmediğini, Ankara Büyükşehir Belediyemizden görmüş. Belediyemiz nohutta yaptığı destek alımlarıyla, Ankara’da nohut üreticisini tüccarın tahakkümünden kurtarmış. Rahat bir nefes aldırmış. CHP umut olmuş. Polatlı da bir üreticimizin söyledikleri, Türkiye’de son iki yıldır yaşadığımız devlet krizinin en güzel özetiydi. Üreticimiz şunu diyor: “adalet mülkün temelidir. Adalet yoksa her şey çöker kardeşim. Siz düzgün kurallar koyun, biz uyarız. Biz kral istemiyoruz, kural istiyoruz.” üretici sonuna kadar haklı. Kuralın olduğu yerde öngörülebilirlik olur. Öngörülebilirliğin olduğu yerde güven olur. Güven olan yerde yatırım olur, üretim olur. Ama kendini kral sananların yönettiği bir ekonomide, kural olmaz, keyfilik olur. Keyfi kararların alındığı bir ekonomide bu ülkenin bereketli toprakları bırakılır, Sudan’da, Nijer’de tarım yapılır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bizim parolamız bellidir: “kendi ülkemizde, kendi toprağımızda, kendi çiftçilerimizle üretim!” biz çiftçimizi ve tarımı koruyacağız. Tarımsal üretimi planlı yapacağız. Derde derman olacak desteklerle, çiftçimizin yanında olacağız. Üretici tarlasına tohumu atarken, ürününü kaça satacağını bilecek” diyerek bölgedeki ekonomik sorunları gündeme getirdi.  
“ÖNÜMÜZDEKİ YILLARDA TURİZM SEKTÖRÜ FELÇ OLACAK”
Turizm sektörünün de zor durumda olduğunu kaydeden Öztrak; “Ortalık satılık otel ilanından geçilmiyor. Gazeteler “beş yıldızlı iflas” diye başlık atıyor. Bankalar turizmin merkezi Antalya’yı takibe almış. Turizm sektörü çığ gibi artan borçların gölgesinde. Sadece Antalya’daki otellerin bankalara borcu, 6 milyar 700 milyon dolara ulaşmış. Turizmciler, banka borçlarının yeniden yapılandırılmasını istiyor. Turizm deyince turizm ve seyahat acentelerini unutmamak gerekir. Otellerimiz turizmin çiçek bahçesiyse, seyahat acentelerimiz, o bahçenin arılarıdır. Önümüzdeki yıllarda turizm sektörü felç olacak. Bu soğan üreticisinden, hediyelik eşyacısına, lokantacısından, garsonuna, esnafı, sanayiciyi herkesi etkileyecek” dedi. 
 “AYÇİÇEK YAĞI, ARTIK TEK TAŞ PIRLANTA MUAMELESİ GÖRÜYOR”
TÜİK’in enflasyonuyla, çarşı pazarın enflasyonu arasındaki makasın ikiye katlandığını belirten Öztrak; “Raflarda ayçiçek yağı, artık tek taş pırlanta muamelesi görüyor. Gençlerimiz tek taş pırlantayı bırakıp, 5 litrelik ayçiçek yağıyla evlilik teklifi yapmaya başlamış. Ama üretici dernekleri ham maddedeki son fiyat artışlarının, raf fiyatlarına henüz yansımadığını söylüyor. Maliyetlerdeki artışa bağlı olarak, sıvı yağa yüzde 20 yeni zam geleceği söyleniyor. Yine market raflarında bir litrelik pastörize sütün fiyatı, 8 liraya dayandı. Karton yumurtanın fiyatı, tavuğun fiyatını geçti. Millet öğün atlayarak ayakta durmaya çalışıyor.  Çöp konteynerlerinden, pazar döküntülerinden rızkını toplayan vatandaşlarımızın görüntüleri sıradanlaştı. Sayın Erdoğan, 18 yıl yönettiğiniz ülkede insanlarımız pazar artıklarından, çöpten topladıkları meyve, sebzeyle evine rızık götürmeye çalışıyorsa, faturasını ödeyemediği için elektriği kesilenlerin sayısı milyonlarla ifade ediliyorsa, millet sayenizde “askıda kuru ekmeği” gözlüyorsa, pek çok emeklimizin maaşı asgari ücretin bile altındaysa, asgari ücret de yoksulluk sınırının altındaysa, hükümetiniz bunun sorumlusu değil mi?” ifadelerini kullandı.
“2023 HEDEFLERİ VARDI, ONLAR NE OLDU?”
2023 hedefleri üzerinden iktidara eleştiriler getiren Öztrak; “2011 seçimlerinden önce meydan meydan dolaşıp anlattığınız, devletin kalkınma planlarına bile koydurduğunuz bir “2023 hedefleri” vardı? Onlar ne oldu Sayın Erdoğan? Hala çıkıp, sıkılmadan, “2023 hedeflerine ulaşacağız” diyorsunuz da, o hedeflerin ne olduğunu artık neden söyleyemiyorsunuz? Ne oldu Sayın Erdoğan? Dilinizi mi yuttunuz. Bundan 10 yıl önce millete; “2023’te 2 trilyon dolar milli gelir” vadediyordunuz. Şimdi altına imza attığınız orta vadeli program’da, “2023’te milli gelir 875 milyar dolar olacak” diyorsunuz. 2 trilyon dolarlık milli gelir hedefine ne oldu Sayın Erdoğan? Bundan 10 yıl önce meydanlarda; “2023’te kişi başına Milli Gelir 25 bin dolar olacak” diyordunuz. Şimdi, “Olsa olsa 10 bin dolar olur” diyorsunuz. Aradaki 15 bin dolarlık fark nereye gitti Sayın Erdoğan? Ama bir hedefi de ikiye katladınız. “2023’te işsizliği yüzde 5’e düşüreceğiz” diyordunuz. Şimdi “yüzde 11 olacak” diyorsunuz. Bir de çıkıp “geniş görüşlülük hedefleri olan tek parti biziz” diyorsunuz. Bu sonuçlar sizin misyonunuzun da vizyonunuzun da kalmadığını gösteriyor” şeklinde konuştu. 

Etiketler:
 
İş dünyasının kalbi bu zirvede atacak
 
Bebeklerde göz kaymasına dikkat
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Güdül inanç ve tarih turizminin merkezi olacak
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği (AGYD), Güdül Belediye Başkanı ...
Birleşik Kamu-İş: “Memurun aldığı yüzde 3 oranlı sefalet aldatmacasından vazgeçilmeli”
BİRLEŞİK Kamu-İş Konfederasyonu ve bağlı sendikaları, 15 Ocak 2021 tarihinde ...
Roman vatandaşlar Erman Toroğlu hakkında suç duyurusunda bulundu
Roman Hakları Derneği, geçtiğimiz haftalarda yorumcu Erman Toroğlu’nun ...
 
HÜDA PAR Ankara İl Başkanı Karaarslan’dan gazetemize ziyaret
HÜDA PAR Ankara İl Başkanı Ahmet Karaarslan, Yenimahalle İlçe Başkanı ...
Ayçiçekte 2021 hedefi 2 milyon tonun üzerine çıkmak
Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği (BYSD) Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil, ...
AHEF: “Aile Hekimliği’nde istihdam bitti”
AİLE Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), Türkiye’de 8 bine yakın ...
 
SPD: “HES’lerin üretimdeki payı yüzde 10’a düştü”
SU Politikaları Derneği (SPD) Hidrolojik Kuraklık ve Hidroenerji’de Düşüş ...
Yeni Nesil İletişim Problemi: “Özgürlük - Güvenlik - Mahremiyet Dengesi
Sosyal medyanın bu denli içimize girdiği dönemde, Ankara’nın sivil toplum ...
Milletin yaşadığı işsizlikle, TÜİK’in açıkladığı arasında korkunç bir uçurum var
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin 11 ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
EZGİ KIZILAY
EZGİ KIZILAY
Birleşmiş Milletler Çıkmazı
NERMİN AKBALAN YILMAZ
NERMİN AKBALAN YILMAZ
Hayaldi Gerçek Oldu
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
İki Liralık Yağ, Bir Liralık Şeker!
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Ahh Bir Tane Bitcoin’im Olsaydı!
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Cep Telefonu ile Tanışmak
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kelebek ve Dalgıç Giysisi Nasıl Biraraya Gelir?
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri