Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Akaryakıt satın alınacaktır
Akaryakıt satın alınacaktır
İcradan satılık Peugeot 5008
İcradan satılık Peugeot 5008
BİYONİK KULAKLI ÇOCUKLAR DERNEĞİ: “Hükümetten çocuklarımız için ses istiyoruz”
BİYONİK KULAKLI ÇOCUKLAR DERNEĞİ: “Hükümetten çocuklarımız için ses istiyoruz”
Dünya El Yıkama Günü kapsamında  “11 Adımda El Yıkama Yöntemi” anlatıldı
Dünya El Yıkama Günü kapsamında “11 Adımda El Yıkama Yöntemi” anlatıldı
İcradan satılık Caba marka demir kesme delme makinesi
İcradan satılık Caba marka demir kesme delme makinesi
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
11 Ekim 2018 Perşembe - 10:18

“Sağlıkta Millileşme ve Yerlileşme” teması ile halk sağlığı günleri

BEGÜM ARSLAN / ANKARA HER yıl düzenlenen Halk Sağlığı Günleri Sempozyumu’nun 4’üncüsü, 9 Ekim 2018 tarihinde Ankara'da başladı.

“Sağlıkta Millileşme ve Yerlileşme” teması ile halk sağlığı günleri

BEGÜM ARSLAN / ANKARA

 

HER yıl düzenlenen Halk Sağlığı Günleri Sempozyumu’nun 4’üncüsü, 9 Ekim 2018 tarihinde Ankara'da başladı. Sağlık Bakanlığı Sağlığın Geliştirilmesi Genel Müdürlüğü ile Sağlık-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi Enstitüsü (SASAM) işbirliğinde düzenlenen sempozyum 10 Ekim 2018 tarihine kadar devam edecek. Bu yılki teması "Sağlıkta Millileşme ve Yerlileşme" olarak belirlenen Halk Sağlığı Günleri, Ankara Hilton Garden Inn Hotel’de yapılan program alanında uzman akademisyen, bürokrat ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katılımıyla birlikte beş oturumdan oluşacak.

HASTA MÜŞTERİYE, TEDAVİ TİCARETE DÖNÜŞTÜRÜLMEK İSTENİYOR

Bu yıl 4.sü düzenlenen Halk Sağlığı Günleri'ne katılan Memur Sen Konfederasyonu Başkanı Ali Yalçın, yaptığı konuşmada dışa bağımlılıktan kurtuldukça yerli ve milli olma konusunda adım atılmış olunacağını kaydetti. Yalçın, “Bir yandan teknolojinin getirdiğini imkanlar, diğer taraftan teknolojinin neden olduğu hastalıklar ile hayatımıza giren halk sağlığını tehdit eden GDO'lu gıdalar, işlenmiş ürünler, kimyasalların neden olduğu obezite, bağımlılık ve kronik hastalıklar bilimin eksikliği değildir. Bu bizzat bilimin ve teknolojinin değer ve ahlak eksikliğidir.
Sağlık alanında yaşanan temel problemi bağışıklık sistemini zayıflatan insanlık olarak tespit etmek yanlış olmasa gerek diye düşünüyorum. Bunun bedelini tüm insanlık olarak ödüyoruz. Sağlıkta milli ve yerlilik, ilaç ve medikal ürünlerde yerli üretimi sağlamak değil bilakis değer ve ahlakı merkeze alan bir yaklaşım ve sistemin yönetilmesi olarak anlaşılmalı. Bizim geleneğimizde bir insanı kurtaran bütün insanlığı kurtarmış gibidir anlayışı vardır. Böyle bir anlayışa sahip olan İslam medeniyeti insanı doğanın efendisi değil, bir parçası olarak görür. Kendi canını bile bir emanet olarak kabul eder. Bizim medeniyetimizde vahşi kapitalizmin değeri kara talip eden yaklaşımının izi bile yoktur. Sağlık küresel sağlık paradigması toplumları küresel ölçekte sosyal ve ekonomik olarak dizayn eden bir gerçeklik. Dünyada ahlaki değerlerden uzak, kapitalist gibi piyasa üretilmiş durumda. Bu ağı kontrol edenler despotik tarzdaki ülkelere sağlık politikaları dayatıyorlar. Bu evrende hasta müşteriye, tedavi ticarete dönüştürülmek isteniyor” dedi.

TAMAMLAYICI TIP KAVRAMI GELENEK VE GELECEK ARASINDA KÖPRÜ KURULUYOR

Günümüzde sağlıklı insan tanımının endüstri konusu haline geldiğini kaydeden Yalçın, “Akademi de bu anlamda araçsallaştırılıyor. Amerika’da normal tansiyon aralığı 12-8 ‘den 11-7’ye düşürüldü. Bu aralıktaki her oynamanın sağlık piyasasına milyar dolarlar kazandırdığı gerçeğini hem görmemiz hem bu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. Beden kitle endeksinin 18-24 olarak tanımladığınızda bu endeksi tutturmak için yine milyarlarca dolarlık bir piyasa üretilmiş olunuyor. Ülkemizin çocuk obezitesinde dünya şampiyonluğuna doğru ilerlediği uyarıları da halk sağlığı meselesinin sebepleri itibariyle en ciddi konulardan olsa gerek. Bu döngüyü ancak medeniyet müttesebatımızdan yola çıkarak insana fayda ve ahlak merkezli yeni bir paradigma üretmekle aşabiliriz. Bu bağlamda henüz istenilen seviyede olmasa da sağlıkta son yıllarda ciddi bir zihniyet dönüşümü yaşandı. Modern ve geleneksel tıbbın birbirinin zıttı olarak görüldüğü anlayış artık terk ediliyor. Artık tamamlayıcı tıp kavramı ile gelenek ve gelecek arasında önemli bir köprü kuruluyor. Bu dönüşümü geçişi yüceltmek olarak değil, geleceğe dair birikim aktarmanın bir yolu olarak görüyoruz” dedi.

HALK SAĞLIĞI KONUSUNA SADECE SAĞLIK BAKANLIĞI'NIN KONUSU GİBİ YAKLAŞMAK EN BÜYÜK HATADIR

Ülke vatandaşlarının sağlık verilerinin korunmasının dijitalleşen çağda son derece önemli bir sorumluluk olduğunun altını çizen Yalçın, "Bağımlılıkla mücadele çok önemli bir yükümlülük. Sigaraya bağlı hastalıklar gelişmiş ülkelerin sosyal güvenlik sistemleri üzerinde ciddi bir mali yük olmaya başlamıştır ve o zaman işler değişmiştir. İşte bu yüzden milli paradigma diyoruz. İnsanı merkeze alan bir medeniyetin dünyada yeni bir umut oluşturma şansı var. Bir güven zemini tesis etmede sağlıkta millileşme ve yerlileşme bu açıdan önemli. Bu bağlamda Cumhurbaşkanımızın sağlıkta önemli adım olarak açıkladığı yerli aşı çalışmalarını önemli buluyoruz. Dışa bağımlılıktan ne kadar kurtulursak o kadar yerlilik ve milli konusunda da adım atmışız demektir.

Fakat her ikisinde de istenilen seviyeye gelmenin ön koşullarından birisi hiç kuşkusuz sağlık çalışanlarını korumak, sağlık çalışanlarının haklarını artırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir. Hayatımızın en kötü anlarında bizlere hizmet verme çalışan sağlık çalışanlarının şiddete maruz kaldığını görüyoruz. Yakın zamanda maalesef bir hekim arkadaşımızı daha kurban verdik. Bu olayların tekrar yaşanmamasını temenni ediyoruz. Sağlık çalışanlarının daha güvenli bir çalışma ortamına sahip olmaları hem insani bir sorumluluk hem idari bir yükümlülüktür. Halk sağlığında şartları iyileştirme çabasında sağlık çalışanlarının haklarını iyileştirme çabası da eşlik etmeli. Halk sağlığı konusu sadece Sağlık Bakanlığı'nın konusu gibi yaklaşılırsa bu konuda en büyük yanlış yapılır. Sadece Sağlık Bakanlığı'nın konusu değil, sağlıklı beslenme konusunda Milli Eğitim Bakanlığının, sağlıklı gıda konusunda Tarım Bakanlığının. Bu ülkede insanların sağlığını korumak istiyorsak, helal gıda konusu olmazsa olmazdır. Ne yediğimizi bilmediğimiz, ne içtiğimizi bilmediğimiz, farkında olmadığımız bir zeminde bozulan sağlığımızı düzeltmek için bir çekişmenin içinde yuvarlanıp gidiyoruz. İşin özü helal gıda tartışmasındadır. Helal gıda konusunu bu ülke çözdüğünde sağlığa ilişkin birçok kimyasalların bulunduğu insan sağlığını tehdit eden durumlar ortadan kaldırılacaktır” ifadelerini kullandı.

İNSAN, KÜRESEL SÖMÜRÜ DÜZENİ İÇİNDE DAHA DEĞERSİZ BİR NESNE HALİNE DÖNÜŞÜYOR

Programda konuşma gerçekleştiren Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş ise, "Halk Sağlığı Günleri'nin bu yıl ki temasını sağlıkta millileşme ve yerlileşme olarak belirledik. Bu alanda yarınlarımız için büyük umutlarımız var. Bugüne kadar olduğu gibi bugün ve yarınlarında da zihnimizle, ruhumuzla, emeğimizle, tecrübemizle, alın terimizle Türkiye’yi sağlıkta liderliğe taşıma hedeflerimizi sahiplenmeye devam edeceğiz. Millilik ve yerlilik hedeflerimizin Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltarak maddi gücünü tahkim etme arayışından çok daha değerli olduğuna inanıyoruz. Sağlıkta ve hayatın bütün alanlarında üretimin millileşmesini, insana merkezli medeniyet anlayışımızın bu kadim topraklarda yeniden şahlanışı olarak görüyoruz. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın, insanı yücelt ki devlet yücelsin anlayışıyla dünyanın içinde bulunduğu buhrandan kurtuluşu için ne kadar değerli bir felsefe olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. Kapitalist düzenin varlığını yığınları köleleştirmeye bağlamış ahlaka ve vicdana saldırmaya devam ediyor. İnsan küresel sömürü düzeni içinde gittikçe daha da değersiz bir nesne haline dönüşüyor. Kendi eliyle kendi doğasını ve geleceğini yok eden bir insanlık bilgi ve teknolojini gücüyle dayatılan üretim ve tüketim anlayışı, her geçen gün daha da büyüyen küresel sağlık sorunlarını doğuruyor. Enerji ve ham madde içinde çıkarılan savaşlarda veya zorunlu göç nedeniyle milyonlarca insan ölüyor. Bir tarafta açlık ve yoksulluktan diğer tarafta aşırı beslenmeden milyonlarca insan hayatını kaybediyor. Bir tarafta ayakta kalabilmek için insanı her geçen gün köleleştiren batı kapitalizmi diğer taraftaysa bugüne kadar çağ dışı olarak yaftalanmış insanı özgürleştiren ve yücelten, bilimi hikmetle yoğuran medeniyet ilkelerimiz. Bu inançla biz Türkiye’nin millileşme hamlelerin derinliğinde özgürleşen insanlığı görüyoruz. Türkiye’nin millileşme davasında bilimsel gelişme medeniyet felsefemizin gerektirdiği şekilde hakikate ulaşma yolculuğu olmalıdır diyoruz” şeklinde konuştu.

SAĞLIK REFORMLARI İLE HALKIMIZ ÇOK BÜYÜK İMKANLARA KAVUŞTU

Konuşmasını sürdüren Memiş, "Sağlıkta sessiz bir devrim gerçekleştiren Türkiye sadece ülkemizde değil, dost ve kardeş pek çok ülkeye götürdüğü sağlık hizmetleriyle de küresel vizyonunu, insanlık davasını ortaya koymuştur. Her gün olduğu gibi şu anda da yüz binlerce sağlık çalışanı Türkiye'nin dört bir köşesinde insanlık için ter döküyor. Sağlık şiddetimize yönelik her şiddeti insanlık suçu olarak görüyor, sağlık çalışanlarına şiddet uygulayanları kınıyorum. Sağlık reformlarıyla halkımız çok büyük imkanlara kavuştu. Sağlık hizmetinde ilaca kolay erişebilmenin yolu açıldı. Sağlık hizmeti talebi birkaç yıl içinde kişi başına yüzde 2'lerden yüzde 8'lere çıktı. Bu imkanları insanımıza sunmaya çalıştık. Böylelikle sağlık çalışanlarımızın iş yükü de en az 4 katı arttı. Küresel tehditlere karşı sistemi ayakta tutacak ekonomik sosyal ve kültürel tabanı dönüşüm politikalarının hayati önemi daha da hissediliyor oldu. Bulaşıcı olmayan hastalıların önemsenmesi ve kontrolü kapsamında elde ettiği başarı nedeniyle BM tarafından ödüllendirilen Sağlık Bakanlığımızı kutluyorum. Sağlık hizmetlerinin her zaman insanımızı yüzünü güldürmesi için sağlık çalışanları olarak aklımızı, emeğimizi, ruhumuzu ortaya koyacağız" açıklamalarında bulundu.

SAĞLIKLI KALMAK VE SAĞLIKLI BESLENMEK İÇİN BİRŞEYLER YAPMALIYIZ

Sağlık Bakanı Yardımcısı Şuayip Birinci ise millileşmenin yerlileşmeden ayrılması gerektiğini belirtti. Birinci, “En büyük fikri enjeksiyonumuzun milli yerlileşme olması gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı beslenme alışkanlığını çocuklarına nitelikli bir şekilde öğretemeyen annelerin zehirlediği çocukları tedavi etmeye yetemeyiz. O yüzden başından sonuna kadar hem sağlıklı beslenme hem de sağlıklı kalmak için bir şeyler yapmak lazım" açıklamasında bulundu.

 
Şiirin denince akla gelen ilk isimlerdendi: Atilla İlhan
 
İcradan satılık Peugeot Partner
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Şiirin denince akla gelen ilk isimlerdendi: Atilla İlhan
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA ÜLKEMİZDE şiir denince akla gelen ...
KESK'ten tutuklamalara tepki
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA KESK, son dönemde sendikalarda yaşanan toplu ...
2. Uluslararası Ekmek Festivali Cuma günü başlıyor
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA 12-14 Ekim 2018 tarihlerinde Cernmodern'de düzenlenecek ...
 
Katılım Bankacılığı dünyanın ilgisini çekti
Başkent’te “1. Uluslararası Sigortacılık Bankacılık Ve Finans Sempozyumu” düzenlendi
“Emzirme Yaşamın Temelini Yansıtır”
BEGÜM ARSLAN / ANKARA   BAŞKENT Ankara, bu yıl 5.si düzenlenen Ulusal ...
TED Ankara Kolejliler Genç Basketbol Takımı lige galibiyetle başladı
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA BASKETBOL Gençler Ligi’nin (BGL) ilk ...
 
DİSK'ten 3. Havalimanı gözaltı ve tutuklamalarına tepki
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA DİSK 8 Ekim 2018 tarihinde Ulus Atatürk Heykeli ...
Zafer Gazetesi’nde “Bakanlar” Buluşması
AYHAN DEMİR / ANKARA 24 Haziran 1993’te Tansu Çiller hükümetinde ...
Kamu ve reel sektörün paydaşları Yapay Zeka'yı konuştu
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA BİLGİ Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
CENGİZ ÖZER
CENGİZ ÖZER
Bu Dava Hukuk Tarihine Geçer
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Hz. Mevla’nın Şiiri
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
La Kasa De Hilal
MÜJDE HAYAT
MÜJDE HAYAT
“Frekans”
KUTLU TAMAY
KUTLU TAMAY
Kuşsütü Meze Evi
LEYLA ŞAHİN
LEYLA ŞAHİN
Masa Başı Çalışanlar Dikkat Edin!
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri