Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
“Görevimiz belediyelerin dertlerine derman bulmak”
“Görevimiz belediyelerin dertlerine derman bulmak”
TTB: “Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve santrallere ‘kirletme izni’ veren girişim iptal edilmeli”
TTB: “Meclis Genel Kurulu’na sunulan ve santrallere ‘kirletme izni’ veren girişim iptal edilmeli”
1. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi ile “beton sektörü” buluştu
1. Beton Yollar Kongresi ve Sergisi ile “beton sektörü” buluştu
Başkentliler Ankara’nın şehirleşme sürecine şahit olacak
Başkentliler Ankara’nın şehirleşme sürecine şahit olacak
“Su yönetimlerinin risk analizi yapması ve alternatif  stratejiler belirlenmesi gereklidir”
“Su yönetimlerinin risk analizi yapması ve alternatif stratejiler belirlenmesi gereklidir”
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
8 Kasım 2019 Cuma - 10:54

“Sağlık Uygulama Tebliği belli katsayılarla güncel tutulmalı”

SAĞLIK Bakanı Dr. Fahrettin Koca, “Sağlık Politikalarında Birlik ve İstikrar Arayışı” temasıyla düzenlenen 8. Sağlık Zirvesi’nde konuştu. 

“Sağlık Uygulama Tebliği belli katsayılarla güncel tutulmalı”

SAĞLIK Bakanı Dr. Fahrettin Koca, “Sağlık Politikalarında Birlik ve İstikrar Arayışı” temasıyla düzenlenen 8. Sağlık Zirvesi’nde konuştu. 
“HEDEFİMİZ, HERKESİN KALİTELİ SAĞLIK HİZMETİNE KOLAYCA ERİŞEBİLDİĞİ BİR TÜRKİYE’YE SAHİP OLMAKTIR”
Çoğunluğunu özel sektör sağlık işletmecilerinin oluşturduğu kalabalığa hitap eden Bakan Koca, Özel Hastaneler Platformu Başkanı Dr. Mehmet Altuğ ve OHSAD Başkanı Dr. Reşat Bahat tarafından dile getirilen SUT (Sağlık Uygulama Tebliği) fiyatları sorunu ile ilgili; Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bu konuda bir gayret içerisinde olduklarını belirtti. Bakan Koca, SUT fiyatlarında belli bir katsayıya bağlı kalınarak güncel hale gelmesi düşünde olduğunu ifade etti. Bakan Koca konuşmasında şu ifadeleri kullandı: 
“Sağlık politikalarını belirlerken her kurum, kendi zaviyesinden sorumluluğunun bilincinde olarak kendisine verilen görevi en iyi şekliyle yerine getirme çabasındadır. Buna rağmen öncelikleri farklılık gösterebilmektedir. Sağlık Bakanlığı olarak, herkesin özel-kamu ayrımı olmaksızın mevcut tüm sağlık hizmetlerine, eski yeni ayrımı gözetmeksizin gerekli olan tüm ilaçlara, hizmetin gerektirdiği tüm teknolojilere ulaşmasını isteriz. İsteriz ki, toplum sağlığı önceliğimiz olsun, ülke olarak sağlık göstergelerimiz en yüksek değerlere ulaşsın. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız doğal olarak, ihtiyaç halindeki her vatandaşımızın sağlık hizmetlerine hakkaniyetli bir şekilde erişebilmesini hedeflemektedir. Ancak bununla birlikte, pirim gelirlerini, bağımlı nüfusu ve nihayet sürdürülebilirliği ajandasının başına koymaktadır. Hazine ve Maliye bakışı mevcut sınırlı kaynakların hakkaniyetli paylaşımına odaklanmakta, her geçen gün harcamaların kontrolünün sağlanması ve verimliliğin artırılmasına yönelik politika arayışlarına girmektedir. Sağlık hizmetlerinin planlanması ve sunulmasına yönelik düzenlemeler yapılırken bazen kurumlarımız arasında geçici süre birbiri ile çelişir gibi görünen yaklaşımlar olabiliyor. Hatta bu farklı yaklaşımların uygulamaya dönüştüğüne şahit oluyoruz. Bu arızi ve geçici tutarsızlıkların uyumlu bir hükümet yapımız sayesinde kısa sürede çözülüyor olmasıdır asıl olan. Neticede tüm yetkili kurumları ve süreçte rol alan tüm paydaşlarıyla hepimiz daha sağlıklı bir toplum olabilmenin mücadelesini veriyoruz. Hedefimiz, tüm toplum olarak sağlıklı hayat tarzının benimsendiği, herkesin sağlık hakkının korunduğu, ihtiyaç halindeki herkesin vaktinde ve kaliteli sağlık hizmetine kolayca erişebildiği bir Türkiye’ye sahip olmaktır.
“DEVLET MEKANİZMASI BU ALANDA KENDİNİ DAHA FAZLA KONTROL SAHİBİ OLMA İHTİYACI İÇİNDE BULMAKTADIR”
Hedef müşterek olunca birliğin sağlanması, istikrarın yakalanması zor değildir. Ticari hayat, yatırım ortamı, istikrar ve şeffaflık ister. Öngörülebilir bir gelecek, uzun vadeli yatırıma uygun bir ekosistemin ana unsurudur. Ne var ki, küresel etkiler, ekonomik, siyasal ve sosyal olaylar bu beklentinin gerçekleşmesini her zaman mümkün kılmamaktadır. Hayatın gerçekleri bazen bizim arzularımız hilafına vuku bulmaktadır. Güven telkin eden statükocu yaklaşım ilk bakışta ticaret açısından avantajlı görünse de değişen şartların getirdiği fırsatları elden kaçırmayı beraberinde getirir. Önemli olan değişen şartlara uyum sağlayabilmek her yeni güne doğan güneşi bir öncekinden farklı karşılayabilmektir. Kamu yöneticilerinin görev alanındaki tüm işlerin sağlıklı işlemesini sağlama yükümlülüğü vardır. 
Sağlık alanı çok uzun vadeli etkileri olabilecek eylemlerle dolu olduğu gibi saniyeler içinde çözülmesi gereken olayları da içinde barındırmaktadır. Küçük bir aksama cana mal olabilmekte, basit görünen bir ihmal toplumsal faciaya yol açabilmektedir. Bu açıdan kamu sorumluluğu taşıyan yöneticilerimizin sağlık alanında daha korumacı, daha düzenleyici ve daha hassas olması yadırganmamalıdır. Bir sistem olarak sağlığın örgütlenmesi, aktörler arası ilişkilerin belirlenmesi ve hatta bazı sınırlamaların getirilmesi gibi örnekler şaşırtıcı değildir. Devlet mekanizması bu alanda kendini daha fazla kontrol sahibi olma ihtiyacı içinde bulmaktadır. Ancak günümüzde geldiğimiz yer özel ve kamunun, birlikte, aynı hedefleri gözeten, bazen rekabet içinde, bazen işbirliği yaparak sunduğu hizmet sunum modeli olmuştur.
“SAĞLIKTA DÖNÜŞÜM PROGRAMININ YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ GÜNLERDEN BUGÜNE DEĞİŞİM VE GELİŞİM SÜRECİ HEPİNİZİN MALUMUDUR”
Anayasamızın 56’ıncı maddesi, “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler. Devlet, bu görevini kamu ve özel kesimlerdeki sağlık ve sosyal kurumlarından yararlanarak, onları denetleyerek yerine getirir.” demektedir. Buna göre esas olan, kamu ve özel sağlık kuruluşlarının bir ayırım gözetmeksizin aynı gayeye hizmet etmesi ve bu gayeye yönelik olarak aralarında işbirliğinin geliştirilmesidir. Devletin görevi, bu hedefi gerçekleştirecek planlama ile sağlık kuruluşlarımızın hizmet vermesini temin etmek ve onları denetlemektir. 
Devletimiz adına bu görevleri Sağlık Bakanlığı üstlenmiştir. Sağlık hizmetlerinin, ilaç ve tıbbi malzemenin arzının temini, kontrolü, sağlık insan gücünün dengeli dağılımı bu planlamalar kapsamında yürütülmeye çalışılmaktadır. Sağlıkta Dönüşüm Programının yürürlüğe girdiği günlerden bugüne değin hem özel sağlık kuruluşlarımızda hem de kamu sağlık kuruluşlarımızdaki değişim ve gelişim süreci hepinizin malumudur. Devletin özel sektörden hizmet aldığı, kendi kurumlarında birlikte hizmet sunduğu, özel sağlık kuruluşlarında yapılan işlemlerin ve yine buralarda yazılan reçetelerin, özel eczanelerde SGK tarafından geri ödemesinin yapıldığı bir ortak hizmet sunum modeli ortaya çıkmıştır. Bu dönemde insan kaynağı, kapasite ve teknolojik alt yapı planlamaları dâhil sağlık hizmet sektörünün dengeli gelişimine yönelik standartlar getirilmiş, zaman zaman gelişen şartlara göre bu ölçütlerde değişikliğe gidilmiştir. Kamuda hekim kadroları personel dağılım cetveline (PDC) göre paylaştırılırken, özel sağlık kuruluşlarında bu kadrolar belli ölçütlere bağlanmıştır. Hekim sayısındaki artışa göre bu ölçütlerde zamanla ayarlamalar yapılmaktadır.  
Serbest rekabet ortamında, piyasa şartlarına göre yatırım yapmayı hedefleyen bazı işletmecilerimiz bu uygulamaları “kısıtlama veya sınırlama” gibi algılayarak eleştiriler yöneltmekte ise de, bu süreçte özel sektör yatırımlarını nerden nereye geldiğine bakmak yeterlidir. Sosyal güvence kapsamındaki sağlık hizmetlerindeki rolü ihmal edilebilir düzeyde olan özel hastanelerimizin bugün hizmetteki payı yüzde 30’un üzerine çıkmıştır.
“SADECE KAMU HASTANELERİ İÇİN GEÇERLİ OLAN, 4. BASAMAK DİYEBİLECEĞİMİZ 3A TANIMLAMASINI YAPTIK”
Mayıs ayından bu yana çeşitli mevzuatlarda üst üste değişiklikler yaptık. Özel hastaneler yönetmeliğindeki değişikliklerle hem bizim hem de sektörün sıkıntı duyduğu bazı konulara çözümler getirmeye çalıştık. Özel hastanelere aynı bölgede olmak şartıyla Bakanlık iznine tabi olmadan ihtiyaç duydukları branşlarda birbirleri arasında kadro aktarımı yapma, bu sayede hizmete daha yaygın bir şekilde erişimi sağlamayı hedefledik. Yönetmelikte yapılan değişiklikle özel hastanelerin aynı ilde başka bir özel hastane ile birleşmesine imkân sağladık. Farklı illerdeki birleşme talepleri ise Bakanlığımızın iznine tabi olacak. Sağlık Bakanlığı’ndan izin alarak inşaatına başlamış ancak herhangi bir nedenle inşaatını vaktinde tamamlayamamış hastanelere inşaatlarını tamamlama süresi tanıdık. Benzer şekilde daha önce faal olan ancak değişik nedenlerle sağlık hizmetini sunamadığı için faaliyeti askıya alınmış hastanelere de ruhsat devir hakkı tanıdık. Bu sayede atıl duruma düşmüş yatırımların ekonomiye kazandırılmasını amaçladık. 
Vakıf üniversite hastaneleri ilk defa bir düzenlemeye tabi tutularak asgari standartlara uymaları zorunluluğu getirildi. Yine Vakıf üniversiteleri ile özel hastanelerin iş birliği protokollerinin hayata geçebilmesi için standartlar tanımladık. Diğer yandan bu protokollerin sağladığı imtiyazları ortadan kaldırarak özel hastaneler arasındaki haksız rekabete son verdik. Sağlık hizmeti sunucularının basamaklandırılmasını yeni bir anlayışla ele aldık. Hastane binasının aidiyetine göre yapılan basamaklandırma yerine hastanenin hizmet kapasitesi ve niteliğini esas alan bir basamaklandırma tanımladık.  Sadece Kamu hastaneleri için geçerli olan, 4. Basamak diyebileceğimiz 3A tanımlamasını yaptık. Kapasite, branş çeşitliliği, yoğun bakım kapasitesi, özellikli hizmetler verebilme özelliklerine göre özel hastanelere de üçüncü basamak hastane olarak hizmet verme imkânı sağlanmış oldu. Şehir hastaneleri ile özel sektörün sağladığı yüksek nitelikli otelcilik hizmetlerini kamu da sağlayarak rekabete girmiş oldu. Özellikle sağlık turizmine özel sağlık kuruluşlarının vermiş olduğu katkı ile geldiğimiz seviyeyi baz alırsak, hep birlikte büyük hedefler belirlemiş olarak harekete geçtik.
“ÖZEL, KAMU BÜTÜN SAĞLIK HİZMET SUNUCULARININ SUT FİYATLARININ GÜNCELLENMESİ BEKLENTİSİNDE OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
Mükemmeliyet merkezleri üzerinde çalışıyoruz. USHAŞ marifetiyle sağlık sektörümüze ek kaynak temin edecek olan sağlık turizmini teşvik edecek çalışmalar yürütüyoruz. Hizmet kalite standartları ile hastanelerimizde denetim yaparken TÜSEB Sağlık Akreditasyon Enstitüsü marifetiyle kamu ve özel hastanelerde akreditasyona başladık. Kısa zaman önce yaptığımız düzenleme ile diyaliz, aferez ve yanık tedavi merkezlerine ilişkin standart ve yaptırımlarda kamu ve özel ayırımını kaldırmayı hedefledik. Artık bu merkezlerin hem özelde hem de kamuda aynı şartları taşıması isteniyor. 
Özel, kamu bütün sağlık hizmet sunucularının SUT fiyatlarının güncellenmesi beklentisinde olduğunu biliyoruz. Hep birlikte hareket ederek SUT fiyatlarının belli bir katsayıya bağlanarak güncel tutulması gerektiği kanaatindeyim. Bu konuda Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak bir gayret içindeyiz. Bütçe kısıtlılığının yetkili birimlerimizin bu durumu sürdürmesine yol açtığını biliyoruz. Ancak bütçeden sağlığa ayrılan payın artırılmasının da önemli bir gereklilik olduğuna inanıyoruz. Bakanlık hastaneleri, üniversite hastaneleri ve özel hastaneleri ile tüm sağlık kuruluşları sağlıklı bir toplum inşası için kamu hizmeti sunmaktadır. Bizim görevimiz bunların arasında ayırım yapmak değil, başta insan kaynağı olmak üzere imkânların dengeli dağılımını sağlayacak planlamalar yapmaktır. Kaliteli hizmetin verildiğini temin edecek standartlar belirlemek ve denetimlerini yapmaktır. Bulunduğumuz yerden tabloyu farklı görebiliriz. Ancak sorumluluklarımızı hatırladıkça birbirimizi daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum. Önceki yıllardaki sonuçları ile önemli kazanımlar sağlayan Sağlık Zirvesinin bu sene de sektörümüz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını temenni ediyorum.”

 
CHP sandık başına gidiyor
 
Türkiye- Filipinler diplomatik ilişkilerinin 70’inci yılı kutlandı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bakan Dönmez:“Doğalgaz depolarının neredeyse tamamı dolu”
12. Uluslararası Enerji Kongresi ve Fuarı, 6 Kasım 2019 tarihinde ATO ...
Ankara Arguvanlılar Derneği’nden Kadınlar Buluşması
ANKARA Arguvanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği’nin “Arguvanlı Kadınlar ...
Bülent Ecevit anısına “Yeniden Köykent ve Yerel Yönetimler Paneli” düzenlendi
TARIMSAL Gelişme Eğitim ve Sosyal Dayanışma Vakfı (TARGEV) tarafından, ...
 
“Son 17 yılda rüzgarda kurulu gücümüz neredeyse 400 kat arttı”
ALTERNATİF enerji kaynaklarının dünyanın gündeminde olduğu şu günlerde, ...
Kamu-özel işbirliği ile “YERLİ KÖMÜR” üretiminin arttırılması çalıştayı düzenlendi
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından, Türkiye Kömür İşletmeleri ...
Yazarımız Ferda Hekimci’ nin “mutlu günü”
GAZETEMİZ “Tüketicinin Sesi” Köşesi yazarı Ferda Hekimci ve Sibel Hekimci’nin ...
 
“Çevre jeolojisi kapsamında sorunlarımız gerçekten çok büyüktür”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından 2. Çevre Jeolojisi Çalıştayı ...
KUĞU GÖLÜ BALESİ 13 YIL SONRA BAŞKENTTE
ÇAYKOVKSİ’NİN efsane bale yapıtı Kuğu Gölü, 13 yıl aradan sonra Ankara ...
Çankaya İlçe Nüfus Müdürlüğü’nde “SINAV MESAİSİ”
GEÇTİĞİMİZ yıllarda Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) koordinasyonunda Anadolu ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Rambod Javan’ın Nigar Filmi
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Duygular Dile Geldi
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
“Ameliyatsız Güzelleşme”ye İlgi Artıyor
A. NAZ SÜRENKÖK
A. NAZ SÜRENKÖK
Demir ve Demir Dışı Metal İhracatı Eski Günlerine Dönüyor
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Kanayan Yaram “13 Kasım”
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Ekonomi - Mekonomi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri