Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Endodonti Uzmanı Dr. Burcu Kocatüfek Özyılmaz : “DentGroup Ankara’da ‘Dişe Dokunur’ tedaviler uyguluyoruz”
Endodonti Uzmanı Dr. Burcu Kocatüfek Özyılmaz : “DentGroup Ankara’da ‘Dişe Dokunur’ tedaviler uyguluyoruz”
3. Ankara Kobiler ve Bilişim Kongresi 19 Eylül’de BTK’da düzenlenecek
3. Ankara Kobiler ve Bilişim Kongresi 19 Eylül’de BTK’da düzenlenecek
Büro Emekçileri Sendikası: “Aylık 100-150 TL’ye tekabül eden zamların kabul edilmesi mümkün değildir”
Büro Emekçileri Sendikası: “Aylık 100-150 TL’ye tekabül eden zamların kabul edilmesi mümkün değildir”
SPD Başkanı Dursun Yıldız: “Türkiye bölgede yenilikçi bir hidrodiplomasi başlatmaya çalışıyor”
SPD Başkanı Dursun Yıldız: “Türkiye bölgede yenilikçi bir hidrodiplomasi başlatmaya çalışıyor”
Ahmet Özal: “Rahmetli babamın aleyhine çok köşe yazısı yazılırdı ama hiç kimse hapise atılmamıştı”
Ahmet Özal: “Rahmetli babamın aleyhine çok köşe yazısı yazılırdı ama hiç kimse hapise atılmamıştı”
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
5 Eylül 2019 Perşembe - 10:14

Kendi ilacımızı üretemiyoruz, hammaddede dışa bağlıyız

TÜRK Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, bölge Eczacı Odası Başkanlarının da katılımıyla kan ürünlerinde yaşanan ve halk sağlığını tehdit eden son durumlar ile ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. 

Kendi ilacımızı üretemiyoruz, hammaddede dışa bağlıyız

TÜRK Eczacıları Birliği Başkanı Ecz. Erdoğan Çolak, bölge Eczacı Odası Başkanlarının da katılımıyla kan ürünlerinde yaşanan ve halk sağlığını tehdit eden son durumlar ile ilgili olarak basın toplantısı düzenledi. 
“ECZANELER DEVREDEN ÇIKARTIP TEKELLEŞME YOLUNA GİDİLİYOR”
Kızılay’ın Türkiye’de topladığı dört farklı gruptaki kan ürünlerini işlemek için bir firmanın ihale aldığını ama yükümlülüklerini yerine getirmediğini iddia eden Çolak, eczacıların tekelleşme sorunu ile karşı karşıya kaldığını belirtti. Çolak şu ifadeleri kullandı: “Bugün sizlerle bir araya gelmemizin nedeni, kan ürünleri. Kan ürünleri; insan kanından üretilen, lazım olduğunda kan kadar gerekli olan, fiyatları yurt dışında çok düşükken Türkiye’de bir hayli yüksek olan ilaçlar. Ve bu ilaçların ayaktan tedavi gören hastalara ulaştırılması, SGK – TEB arasında imzalanan protokol gereği; eczacı odalarımızın marifetiyle, TEB gözetimi ve SGK denetiminde işleyen, eşitsizliği ve adaletsizliği önleyen Sıralı Dağıtım Listesi’ne tabi.  
2014 yılında, Türk Eczacıları Birliği’nin de tüm gücüyle desteklediği “ilaçta yerelleşme” hedefi ortaya konmuş, bu kapsam içinde bir ihale açılıp yerelleşme hedefi doğrultusunda dört farklı gruptaki kan ürünleri, Sağlık Bakanlığı tarafından bir firmaya vermişti. İhale esaslarına göre işlemesi planlanan senaryo da şöyleydi: Kızılay’ın Türkiye’de topladığı kan plazmaları işlenecek ve kan ürünleri artık Türkiye’de üretilecek. Ancak gelinen noktada söz konusu firma yükümlülüklerini yerine getirmiyor. Yani ihale şartlarına uymayarak ülke ekonomisi, kamu yararı ve halk sağlığını ilgilendiren son derece önemli olan yerli ilaç üretimi ile ilgili atması gereken adımları atmıyor. Bu ürünler Çin – Almanya hattında birtakım yabancı şirketler tarafından üretiliyor, yasaya aykırı bir şekilde, adeta alım garantisi varmışçasına eczaneleri de devreden çıkartıp tekelleşme yoluna gidiliyor.
“ÖNCELİKLE BU FİRMAYA NELER VAAT EDİLDİ VE SÖZLEŞME KAÇ YILLIĞINA YAPILDI?”
Gördüğünüz üzere ortada şeffaflıktan uzak, amacının ne olduğu bilinmeyen bir durum söz konusu. Ve bu karanlık elbette pek çok soru işaretini beraberinde getiriyor. Sizler aracılığı ile kamu vicdanını, halk sağlığını her zaman birincil olarak gözeten ve yerli ilaç sanayisinin gelişmesine yürekten inanıp katkı veren Türk Eczacıları Birliği olarak ivedilikle cevap beklediğimiz soruları ilgililere yöneltmek istiyoruz: Öncelikle bu firmaya neler vaat edildi ve sözleşme kaç yıllığına yapıldı? Bunun karşılığında firma neler vaat etti? Kızılay kendi görevini yerine getirdi mi? Kan topladı mı, yurtdışına gönderdi mi? Yoksa Kızılay sürecin dışında mı bırakıldı? İhale aşamasında öne sürülen yerlileşme koşulu gerçekleştirildi mi? Gerçekleştiyse hangi ölçüde gerçekleşti? Üretilen plazmalar yerli plazma mı? Değilse hangi ülkeden temin edildi? Söz konusu firma en başta yapması gerektiği gibi üretim merkezini açtı mı ya da bununla ilgili herhangi bir girişimde bulundu mu?  Üretim merkezini açmadıysa; yerli bir firmanın hâlihazırda ürettiği kan ürünlerinin ruhsatını kendi üzerine alarak SGK aracılığı ile hastanelere dağıtımını gerçekleştirdi mi?  
Ve elbette bahsi geçen firma hangisi, bu firma hangi parametreler doğrultusunda seçildi? Söz konusu firmaya alım güvencesi verildi mi? Verildiyse bu güvence kaç yıllığına verildi? Alım güvencesinin tek bir firmaya verilmesi ile ilaç alanında bir tekel yaratılmış olunmayacak mı? Eğer bir tekel yaratılırsa bunun adı kamunun özel sektöre kaynak aktarması değil midir? Tek firmaya kaynak sağlanması ve alanda tek başına olmasına izin verilmesine karşı, bizi Rekabet Kurumu’na şikâyet edenlerin diyeceği bir söz var mı?  Ayaktan tedavide kullanılan kan ürünleri; SGK-TEB-Eczacı Odaları iş birliğinde son derece güvenli çalışan bir sistemle hastalara zaten ulaştırılıyorken neden birinci basamak sağlık merkezi olan eczaneler bu sistemin dışına çıkarılmak isteniyor? Eczaneleri saf dışı bırakma noktasında kan ürünleri sadece bir başlangıç mı, başka hangi ilaç gruplarının hastaya ulaştırılmasında eczanelerin saf dışı bırakılması planlanıyor? 
“İLAÇTA KUR FARKINDAN KAYNAKLANAN SIKINTILAR BİTMEK BİLMİYOR”
Pek çoğunun cevabını bildiğimiz ya da tahmin ettiğimiz bu sorular, durumun vahametini gözler önüne seriyor. Sağlık alanı, karanlıkta bırakılmaya müsait bir alan değil. Ve her geçen gün sorularımıza olduğu kadar sorunlarımıza da yenileri ekleniyor. Önümüze engeller konuluyor.  Sağlığa ayrılan bütçe yetersiz. Akılcı ilaç kullanımında gerideyiz. Pek çok ilaç piyasada yok. Bazı ilaçların geri ödeme listesinden çıkarılması gündemde. Kendi ilacımızı üretemiyoruz. 
Hammaddede dışa bağlıyız. Ekonomik zorluklar gittikçe belirginleşiyor. İlaçta kur farkından kaynaklanan sıkıntılar bitmek bilmiyor. Kamu kurum ıskontoları artırılıyor. Sağlık harcamalarında vatandaşın cebinden daha yüksek meblağ çıkıyor. Tüm bunlar olurken sessiz kalmamız, olanı biteni köşeden sessizce izlememiz beklenemez. Biz bu gidişe artık dur demek istiyoruz. Sağlık alanının ayaklar altına alınmasına tepki gösteriyoruz. Şeffaflık istiyoruz. Sorularımıza cevap istiyoruz. Böyle sorular sormak zorunda kalmayalım istiyoruz. Vatandaşlarımızın sağlığıyla oyuncak gibi oynanmasın istiyoruz. Devletin kaynakları kontrolsüzce kullanılmasın istiyoruz. Kamu bütçesinin halk düşünülerek kullanılmasını istiyoruz. Tekelleşme değil yerelleşme istiyoruz.”
 

 
Türkiye’ye gelen gurbetçiler ilaç mağduriyeti yaşayacak
 
Bismil’de katarakt ameliyatı olan 30 kişi tekrar görmeye başladı
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Türkiye’ye gelen gurbetçiler ilaç mağduriyeti yaşayacak
TÜM Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, Türkiye'ye ...
“Biz erken seçim istemeyeceğiz ama karşı taraf erken seçime gidiyoruz derse biz her zaman hazırız”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin genel ...
“Yerli aşımızın üretimi için çalışmalarımız devam etmektedir”
KORUYUCU sağlık hizmetleri çalışmalarının daha da yaygınlaştırması, sağlık ...
 
“Su yönetiminde yeni düşünce yapısı oluşturmalıyız”
SU Politikaları Derneği (SPD) Başkanı Dursun Yıldız, TEMA Vakfı 2019 Saha ...
İshali Kesmek için İçilen Asitli İçecekler ve Kahve Şehir Efsanesi
“İSHAL, kişilere günlük hayatı sekteye uğratacak derecede rahatsızlık verebilir.
Barajlar ve maden çalışmaları Munzur Vadisi’ni yok olmanın eşiğine getiriyor
TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi Kent İzleme Merkezi çalışmaları kapsamında ...
 
Selam olsun, umutsuzluğu umuda, yenilgiyi zafere dönüştüren Mustafa Kemal’e...
CHP Ankara İl Başkanlığı, ilçe örgütleri ve vatandaşların katılımıyla ...
Mediha Şen Sancakoğlu’ndan hayat arkadaşına son görev
TRT’nin kıymetli ses sanatçılarından Mediha Şen Sancak-oğlu’nun hayat ...
KESK’ten Hakem Kurulu’na tepki
2020- 2021 yıllarını kapsayan 5. Toplu Sözleşme (TİS) görüşmeleri Hakem ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Dar Gelirli Ailelere Elektrik Yardımı 275 Milyon Liraya Ulaştı
M. UMUT KARAKÜLAH
M. UMUT KARAKÜLAH
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan EYT Talimatı
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Kış Sıcağı Acıları
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Film Önerileri
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Bu Boru Nereye Döşendi?...
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
İranlı Siber Saldırganlar Türk Düşünce Kuruluşu Seta’yı Hedef Aldı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri