Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Ankaragücü evinde 3 puana kavuştu
Ankaragücü evinde 3 puana kavuştu
KKTC'de deprem
KKTC'de deprem
6 bin 289, 153 vefat!
6 bin 289, 153 vefat!
“Kargo gönderim hizmeti” için ihale açıldı
“Kargo gönderim hizmeti” için ihale açıldı
Yüksek İhtisas Üniversitesi '40 akademik personel' alacak
Yüksek İhtisas Üniversitesi "40 akademik personel" alacak
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
8 Ekim 2020 Perşembe - 10:08

KESK bütçe taleplerini açıkladı

KAMU Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin salgından korunarak nefes almasını ve insanca bir yaşam sürmesini sağlayacak, halktan, emekten yana” olarak nitelendirdikleri bütçe taleplerini paylaştı.

KESK bütçe taleplerini açıkladı

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

KAMU Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), “dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin salgından korunarak nefes almasını ve insanca bir yaşam sürmesini sağlayacak, halktan, emekten yana” olarak nitelendirdikleri bütçe taleplerini paylaştı.
“PANDEMİDEN EN ÇOK ETKİLENEN DAR GELİRLİ, YOKSUL KESİMLERDİR”
Taleplerin paylaşıldığı basın toplantısına KESK Eş Genel Başkanları Mehmet Bozgeyik ve Aysun Gezen ile Genel Sekreter Ramazan Gürbüz, Mali Sekreter Elif Çuhadar, Hukuk-TİS-Uluslararası İlişkiler Sekreteri Yusuf Şenol ve Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy Tekdemir katıldı. Mehmet Bozgeyik tarafından okunan basın açıklamasında şu ifadeler yer buldu: “Toplum sağlığının ciddi bir tehdit altında olduğu pandemi ile birlikte derinleşen kriz koşullarında bile atılan her adımda yine sermayenin, patronların çıkarları temel alınmakta, emekçi kesimler,  dar gelirliler yok sayılmaktadır. Pandemiden, krizden en çok etkilenen dar gelirli, yoksul kesimleri koruyucu politikalar geliştirmek yerine sermayenin, patronların yüzü güldüren, kamu kaynaklarının talan edilircesine yandaşlara akıtılmasına devam edilmektedir. İktidar, İşsizlik Fonundan, Merkez Bankasının “kefen parası” olarak nitelendirilen ihtiyaç akçesinden, Varlık fonuna aktarılan kamu sigortalarından sonra gözünü şimdi de Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) fonu birikimlerine dikmiştir. Tüm bunlara rağmen halkın çizilen tozpembe tablolara, başta işsizlik ve enflasyon olmak üzere takla attırılan resmi verilere inanması beklenmektedir. Üstelik sadece bunlara değil, geçtiğimiz hafta ortaya çıkan gerçeklerle kararan turkuaz renkli pandemi tablosuna da inanmamız beklenmektedir.  Bilimsel olarak her vaka yani COVİD-19 testi pozitif çıkan herkes hasta kabul edilmesine rağmen iktidar hala sadece semptom gösterenlerin hasta sayılmasında ısrar ederek halkın sağlığını hiçe saymaktadır. Tüm ücretli kesimler gibi kamu emekçileri olarak bizler de ülkede yaşanan sorunlardan payımıza düşeni fazlasıyla alıyoruz. 
“KAMU EMEKÇİSİ MAAŞI İLE ALINAN DOLAR MİKTARI TAM 100 DOLAR AZALMIŞTIR”
Pandemi ile ağırlaşan kriz koşullarında iğneden ipliğe gelen zamlarla maaşlarımız erimeye devam ediyor. Son bir yıl içinde doğalgaza yüzde 34, elektriğe ise son 15 ay içinde yüzde 40 zam yapılmıştır.  Halkın en temel tüketim maddesi olan ekmek fiyatı son iki ay içinde yüzde 20 zamlanmıştır. 2019 yılı Temmuz ayında 1 dolar 5.63 TL’ye karşılık gelirken bugün 1 dolar 7.8 TL seviyesini aşmıştır. Buna göre son 14 ay içinde Türk Lirası dolar karşısında yüzde 38,5 değer kaybetmiştir. Aynı dönemde dört kişilik bir ailenin açlık sınırında yüzde 21, yoksulluk sınırında yüzde 20 artış yaşanmıştır. Buna karşın son 18 ayda kamu emekçilerinin maaşlarında yaşanan artış ise enflasyon farkı ödemesi dahil sadece yüzde 15’de kalmıştır. Bu dönemde ortalama kamu emekçisi maaşı ile alınan dolar miktarı tam 100 dolar azalmıştır. Üstelik salgın süreci eğitim emekçilerinin ek ders ücretlerinin kesilmesinin, sağlık emekçilerinin ek ödemelerinden tasarruf edilmesinin, sözleşmeli, güvencesiz istihdamın artırılmasının fırsatı haline getirilmektedir. 3 milyon kamu emekçisinin 2 milyon emeklinin yandaş konfederasyon yönetimi ve iktidar arasında imzalanan toplu sözleşme ile maaşlarında yapılan sefalet oranlı artışlarla yetinmesi, güvenceli-kadrolu istihdamdan vazgeçmesi beklenmektedir. İşte bu koşullarda başta emekçi kesimler ve dar gelirliler olmak üzere tüm toplumu yakından ilgilendiren bütçe süreci başlamış bulunmaktadır. Hem geçtiğimiz hafta açıklanan Yeni Ekonomi Programı hem de iktidarın geçmiş 18 yıllık pratiği yine ülke kaynaklarının, halktan toplanan vergilerin sermayeye, yandaşlara, savaş politikalarına aktarıldığı, tüm yükün emekçilere yıkıldığı,  mevcut eşitsizlikleri artıran, toplumsal cinsiyet körü bir bütçenin hazırlandığını göstermektedir. 
“EMEK KARŞITI BÜTÇELERİN EMEKÇİLERİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERMESİ MÜMKÜN DEĞİL”
Devam eden pandemi süreci başta sağlık olmak üzere kamu hizmetlerinin ve bu hizmetlerde yeterli sayıda kadrolu personel istihdam edilmesinin ne kadar hayati olduğunu ispatlamıştır. Salgından en fazla etkilenen ülkelerin adına ister “süper güç’ isterse “gelişmiş sanayi ülkesi” denilsin kamu hizmetlerini tasfiye eden ülkeler olması tesadüf değildir. Ülke olarak salgın karşısında çok daha olumsuz bir tablo ile karşı karşıya kalmamanın,  başta dar gelirliler olmak üzere tüm vatandaşların sağılığının korunmasının yolu bütçeden kamu hizmetlerine ve yatırımlarına ayrılan payın artırılmasından geçmektedir. Dolayısıyla hayali hedeflere yer verilen, bu hayallerde bile işsizliği azaltma gibi bir hedeften yoksun olan,  mili gelir ve kişi başına milli gelir hedeflerinde on yıl önce ulaşılan rakamların bile gerisine düşülen, çalışma yaşamında kuralsızlığı ve ayrımcılığı artıran,  sermaye için fırsat yaratmaya odaklı ekonomi programlarının ve bu programlara bağlı emek karşıtı bütçelerin halkın, emekçilerin ihtiyaçlarına cevap vermesi mümkün değildir.
“ÜCRETLİ KESİMİN SIRTINA YÜKLENEN VERGİ YÜKÜ HAFİFLETİLMELİ”
KESK olarak içinde bulunduğumuz olağanüstü koşullarda dar gelirlilerin, ücretli kesimlerin salgından korunarak nefes almasını ve insanca bir yaşam sürmesini sağlayacak, halktan, emekten yana bir bütçe istiyoruz. Bunun için: Kamu hizmetlerinin piyasalaştırılmasına, tasfiyesine ve özelleştirme soygununa son verilmesini, Bütçe hakkımız önündeki engellerin kaldırılmasını, Ülke kaynaklarının kullanılmasında herkese ücretsiz, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde bir kamu hizmeti sağlanmasına öncelik verilmesini, Kamu hizmetlerine ve yatırımlarına bütçeden ayrılan payın artırılmasını, Başta salgın koşullarından en çok etkilenen kadınlara olmak üzere, herkese yaşanabilir bir ücret düzeyinin altında olmamak üzere “temel bir yurttaşlık geliri” sağlanmasını, Bütçede toplumsal cinsiyet eşitliğinin temel alınmasını, Ücretli kesimler olarak bizlerin omuzlarına yıkılan vergi yükünün hafifletilmesini, bunun için gelir vergisi adaletsizliğine son verilmesini, tüketimden alınan dolaylı vergilerin düşürülmesini, kar, faiz ve servet gelirlerine tanınan ayrıcalıkların kaldırılmasını, asgari ücretin vergi dışı bırakılmasını, belli bir servet düzeyinin üzerindeki zenginlerden servet vergisi alınmasını, Geçsek de geçmesek de, hizmet alsak da almasak da otoyolların, köprülerin, şehir hastanelerinin müteahhitlerine parası bizim cebimizden çıkan hazine garantilerine son verilmesini, Temel tüketim maddelerine son iki yıl içinde yapılan zamların geri alınmasını, söz konusu maddelerden alınan KDV’nin sıfırlanmasını, Yoksulluk sınırı altında geliri olan hanelerin elektrik, doğalgaz, su, internet giderlerinin pandemi tehdidi tamamen ortadan kalkıncaya kadar Hazineden karşılanmasını, Savunma ve güvenliğin daha fazla silahlanmaktan değil, demokrasinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilmesinden, adaletin tesisinden geçtiği gerçeğinden hareketle ülke kaynaklarının barış ve demokrasi için kullanılmasını, Yaşamaya devam ettiğimiz mali kayıpların maaşlarımıza yapılacak ek artışlarla telafi edilmesini, maaşlarımızda yapılacak artışlarda yaşanan gerçek hayat pahalılığının-yoksulluk sınırında yaşanan artışın temel alınmasını, İş güvencemizi ortadan kaldırmayı hedefleyen her türlü güvencesiz istihdam uygulamasına son verilmesini, herkese güvenceli iş ve güvenli gelecek sağlanmasını, Kıdem tazminatı fonu, zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)  dayatmalarından vazgeçilmesini, yıllardır tahrip edilen kamusal sosyal güvenlik ve emeklilik sistemimizin güçlendirilmesini, Başta ILO sözleşmeleri olmak üzere uluslararası sözleşmelerle, evrensel sendikal hak ve özgürlüklerle uyumlu, grev hakkı ile tamamlanmış gerçek bir toplu pazarlık sistemine istiyoruz. Kısacası yarattığımız değerlerin, oluşturduğumuz kaynakların insanca bir yaşam, çalışma koşulları ve iş güvencesi, parasız kamusal hizmet olarak geri dönmesini istiyoruz. Bu talepler sadece bizim değil milyonların talepleridir. Bu nedenle başta kamu emekçileri olmak üzere yıllardır yok sayılan, pandemi koşullarında korumasız bırakılarak işsizliğe, yoksulluğa terk edilen milyonları taleplerine sahip çıkmaya, halktan emekten yana bir bütçe, insanca yaşam mücadelesinde omuz omuza vermeye çağırıyoruz.”

Etiketler:
 
Türkiye’nin ‘Su Erozyon Haritası’ güncellendi
 
Başkent’te mükemmel konaklama deneyimi için “NEW PARK HOTEL”
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Muhabirimiz Alper Şaşmaz’a “Yerel Basın” ödülü
MİMARLAR Odası Ankara Şubesi tarafından, doğal ve kültürel değerlerin ...
Mimarlar Odası’ndan karanfilli Saraçoğlu tepkisi
MİMARLAR Odası Ankara Şubesi, 5 Ekim Dünya Mimarlık Günü kutlamalarına ...
Başkentlilerden “Napoli Gecesi”ne tam not
TÜM dünyayı kasıp kavuran koronavirüs pandemisinin sanatı gölgede bırakmasına ...
 
Yerel gazetelerimizin daimi destekçisiyiz
Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi ...
Başkentin Yeni Gözdesi: Serenity Ovakent Projesi
Ankara’nın gözde mekanı haline gelen Ovacık’ın en nezih projelerinden ...
Türkiye milli gelir hedefiyle 11 yıl geride kaldı
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak partisinin genel ...
 
2 bin 474 kişi zorunlu izolasyonda
İÇİŞLERİ Bakan Yardımcısı ve Basın Sözcüsü İsmail Çataklı, her ay düzenli ...
Basın Mensuplarına “Chomar Zırhı”
TÜRKİYE’NİN yerli ve milli yazılımını üreten ve sektördeki yabancı tekelini ...
SPD Başkanı Yıldız: “GAP, Demirel’den sonra öksüz kaldı”
SU Politikaları Derneği (SPD) Başkanı Dursun Yıldız Güneydoğu Anadolu ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
Tüketicinin Sesi        -     FERDA HEKİMCİ
Tüketicinin Sesi - FERDA HEKİMCİ
Ucuz Etin Yahnisi  Hileli Mi Olur?
GÖKHAN ŞENTÜRK
GÖKHAN ŞENTÜRK
İncinmişiz
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Bu Nasıl Bir İnsanlık?
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
2021 Hadi Bizi Yanılt
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
Aşkın Anahtarı Şairin Elinde
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Aşı
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri