Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
HESTOUREX 2019’da hedef 30 milyar TL
HESTOUREX 2019’da hedef 30 milyar TL
Tüm Türkiye'deki karakollarımıza 2 bin 500 kadın polis alacağız
Tüm Türkiye'deki karakollarımıza 2 bin 500 kadın polis alacağız
PTT’den SASAD’a e-dönüşüm desteği
PTT’den SASAD’a e-dönüşüm desteği
Gelin sandıklarından yeni vizyon vitrinlere “Kasnak Nakışı ve Kanaviçe”
Gelin sandıklarından yeni vizyon vitrinlere “Kasnak Nakışı ve Kanaviçe”
Ankaralı suyunu musluktan içmek istiyor
Ankaralı suyunu musluktan içmek istiyor
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
14 Mart 2019 Perşembe - 12:44

Hava kirliliği bir halk sağlığı sorunudur

ÇEVRE Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Dr. Baran Bozoğlu, 12 Mart 2019 tarihinde düzenlediği basın toplantısı ile 2018 yılının Hava Kirliliği Raporu’nu paylaştı.

Hava kirliliği bir halk sağlığı sorunudur

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

ÇEVRE Mühendisleri Odası (ÇMO) Başkanı Dr. Baran Bozoğlu, 12 Mart 2019 tarihinde düzenlediği basın toplantısı ile 2018 yılının Hava Kirliliği Raporu’nu paylaştı. Hava Kirliliği Raporu’na göre; veri alınan 45 farklı ildeki istasyonlarda yapılan ölçümlerde, bu bölgelerde yaşayan yaklaşık 60 milyon kişinin yılın ulusal sınır değerlerin üzerinde PM10 (toz) seviyesine maruz kalarak kirli hava soluduğunu belirten Bozoğlu, Türkiye’nin en kirli havaya sahip illerinden biri olan Ankara’da da Keçiören, Sincan, Çankaya ve Kayaş bölgelerinin en kirli havaya sahip semtler olduğunu ifade etti.

“BÜYÜK KENTLERDEKİ PARTİKÜL MADDE’NİN TEMEL KAYNAĞI; TAŞITLAR, KENTSEL DÖNÜŞÜM, TOZ VE SANAYİDİR”

Bozoğlu’nun Hava Kirliliği Raporu’ndan bilgiler aktardığı konuşması şu şekilde: “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre şu an dünyada 7 milyon insan hava kirliliği kaynaklı ölümler yaşıyor. 15 yaşından küçük çocukların yüzde 93’ü Partikül Madde (PM) 2,5 denilen toza yani ciğerlere doğrudan ulaşan kirli havaya maruz kalıyor. Öte yandan 5 yaş altı çocukların her 10 ölümünden 1’inin hava kirliği kaynaklı olduğu ortaya konuyor. 4.2 milyon insan hayatını hava kirliliğinden dolayı kaybediyor. Türkiye özeline gelecek olursak, son OECD raporuna göre; Türkiye’de 30 bin vatandaşın ölüm kaynağının hava kirliliği olduğu ortaya çıkıyor. Hem ilgili bakanlığımızın mevzuatında hem de Dünya Sağlık Örgütü’nde yer alan kirleticiler; kükürtdioksit (kömür yanmasından kaynaklı), azotoksitler (taşıtlardan kaynaklı), partikül madde (taşıtlardan, sanayiden ve kömürden kaynaklı), karbonmonoksit (taşıtlardan kaynaklı) ve ozon (taşıtlardan kaynaklı) olarak karşımıza çıkıyor. Bunların tamamı şu anda soluduğumuz havada solunum yolu hastalıklarıyla karşı karşıya kalmamıza sebep olan, akciğer kanseriyle ve deri hastalıklarıyla karşı karşıya kalmamıza sebep olan bu kirlilikler, bütün yaşam alanlarımızda var olmaya devam ediyor. Vatandaşlarımızın yaşadığı bütün hastalıkların temel kaynağı çevresel problemlerdir. Hava kirliliği de bu anlamda en temel problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kirleticilerden PM10 dediğimiz yani toz olarak ifade ettiğimiz kirleticinin, Dünya Sağlık Örgütü’ne göre günlük ortalama limiti 50 μm/ m3, yıllık olarak da 40 μm/m3 olarak belirlenmiştir. Türkiye’deki istasyonlar üzerinden incelediğimizde yıllık ortalamalarına baktığımızda Türkiye’nin tamamında PM olduğunu ve halk sağlığını tehdit ettiğini söyleyebiliriz. Bu kentlerin başında İzmir, İstanbul, Ankara, Adana, Kahramanmaraş-Elbistan, Erzurum, Ağrı, Iğdır, Bursa, Mersin, Niğde, Erzincan, Denizli, Afyon ve Muğla gelmektedir. Yani Partikül Madde kaynaklı hava kirliliğiyle bütün büyük kentlerimiz kirlenmektedir ve bu kirlilik gün geçtikçe artmaktadır. Partikül Madde’nin temel kaynağı; taşıtlar, kentsel dönüşüm, toz ve sanayidir. Büyük kentlerimizde özellikle Partikül Madde’yi azaltmak amacıyla kentsel dönüşüm süreçlerinin daya kontrollü yürütülmesi, taşıt emisyonlarının azaltılması adına ulaşım politikalarının güncellenmesi, sağlıklı, temiz, konforlu, ucuz ve hızlı toplu taşımanın kentlerimizde sağlanması gerekiyor.”

“PM10 SORUNU AVRUPADA AZALIYOR, TÜRKİYE’DE ARTIYOR”

Bu yıl ilk defa uydu görüntüleri üzerinden çalışmalar gerçekleştirdiklerini ve Türkiye PM10 problemini ortaya koyduklarını söyleyen Bozoğlu, ortaya çıkan verilerin halk sağlığı probleminin ülke genelinde yaşandığına işaret ettiğini belirtti. PM2,5 ve Azotdiyoksit konularından da bahseden Bozoğlu; “Avrupa’da PM10’un 2003 yılından bu yana yüzde 14.2 düşmüş olmasına rağmen, Türkiye’de bu oran 8.4 oranında artmıştır. 2003’te Türkiye’deki hava kirliliği Avrupa’ya göre yüzde 5.6 oranında fazlayken, 2018 yılına geldiğimizde bu oranın yüzde 33.4’e çıktığını görüyoruz. Avrupa’da alınan önlemler Partikül Madde oranının azaltılmasını sağlamış ama Türkiye’de yeterince önlem alınmaması nedeniyle hızlı bir hava kirliliği problemi yaşanıyor. Uydu görüntülerinde özellikle İstanbul, İzmir, Manisa, Yatağan, Adana, Ankara, İçel, Hatay ve Iğdır da dâhil olmak üzere yoğun bir toz problemi olduğunu ortaya koymuş bulunuyoruz.

“PM2,5 AKCİĞER KANSERİNE SEBEP OLUYOR”

Diğer bir kirlilik kaynağı olan ve çok küçük toz parçacıkları olan PM2,5 konusunda da bir analiz gerçekleştirdik. Türkiye’de bu önemli kirleticiye karşı herhangi bir kısıtlayıcı önlem bulunmamaktadır. Türkiye’deki ölçüm istasyonlarından 313’ünden sadece 68’inin PM2,5 ölçümü yaptığını ve bunlarında yüzde 69’unun güvenli bir veri sağlayamadığını tespit ettik. Türkiye’nin yarısından fazlasında PM2,5 ölçümü yapılmıyor. PM2,5 ölçümü yapılan ve güvenli olduğunu düşündüğümüz verilerde ise, kirleticilerin yoğun bir şekilde İstanbul, Ankara, Amasya, Artvin, Bartın, Bilecik, Bolu, Bursa, Çanakkale, Çorum, Edirne ve Erzurum gibi büyük kentlerimizde olduğunu görüyoruz. PM2,5 ölçümleri mutlaka çevre mevzuatımızda yer alması gereken bir kirleticidir. Bu kirleticileri bir insanlar olarak soluk borumuzda tutamıyoruz ve doğrudan akciğerlerimize etki ederek akciğer kanserine sebep oluyor. Azotdiyoksite gelecek olursak, taşıtlardan kaynaklı bu kirleticinin de incelemesini yaptık. Buna göre; Türkiye’nin büyük bir çoğunluğunda yeterli ölçümler yapılmıyor. Elde edilen ölçüm sonuçlarına göre,
İstanbul Göztepe başta olmak üzere, Türkiye’nin birçok bölgesinde Azotoksit problemi yaşanıyor. Adana Doğankent, Amasya Şehzade, Ankara Çankaya – Demetevler – Sıhhiye, İstanbul Beşiktaş, Esenler, Göztepe, Kadıköy, Kartal, Mecidiyeköy, Selimiye, Şirinevler, Ümraniye, Üsküdar ve İzmir Şirinyer gibi nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde de Azotdiyoksit kirliliği mevcut. Türkiye’nin büyük kentlerinde hava kirliliği problemi devam ediyor. Kentlerimizde Kükürtdiyoksit yoğunluğunun da hızla arttığını görüyoruz. Bunun temel nedeni de şu anda ısınmadan kaynaklı kömür kullanımıdır. Kömür konusunda çağrıda bulunmak istiyoruz. Belediyeler ve yardım kuruluşları, vatandaşlara kömür yardımı yapmak yerine doğalgaz ve elektrik gibi ısınma amaçlı yardımlar yapmayı tercih etmelidir. Kömür yandığı zaman filtre sistemi olmadığı zaman, vatandaşların yaşam alanlarını olumsuz yönde etkiliyor. Kükürtdiyoksit; Edirne Keşan’da çok yüksektir. İstanbul, Adana, Ağrı, Kahramanmaraş, Yozgat, Manisa, Hakkâri, Bitlis, Şanlıurfa, Karabük gibi kentlerimizde yoğunluk yaşandığını söyleyebiliriz.” dedi.

“SAĞLIKLI BİR TOPLUM İÇİN ÖNCELİKLE TEMİZ HAVA SOLUYAN ORTAMLAR YARATMAMIZ LAZIM”

Ankara’nın Partikül Madde probleminden bahseden Bozoğlu; Ankara’nın PM10 değerlendirmesini yaptığımıza, veri alım oranlarının minimum yüzde 90 olmasını bekliyoruz ama bu oranın tam olarak sağlanmadığını görüyoruz. Keçiören, Sincan, Çankaya ve Kayaş bölgelerinde hava kirliliğinin arttığını görüyoruz. Keçiören’de insanlar 170 gün boyunca kirli hava solumak zorunda kaldılar.” dedi. Son olarak çözüm önerilerini dile getiren Bozoğlu; “Bütün kirlilik parametrelerine yönelik olarak, tüm istasyonlarda revizyona gidilmelidir. Bakım, onarım ve kalibrasyon faaliyetlerinin yapılması, sonuçların şeffaf bir şekilde paylaşılması önemli bir ihtiyaçtır. PM2,5 parametresine yönelik olarak, bütün istasyonların bu ölçümü yapabilmesinin sağlanması ve Çevre Bakanlığı’nın da mevzuatında sınır değerlerine yer vererek izlemesi gerekiyor. Sağlıklı bir toplum için öncelikle temiz hava soluyan ortamlar yaratmamız lazım. Ülkemizin sağlık maliyetlerinin azaltılmasını istiyorsak, hastane oranlarının düşürülmesini istiyorsak, daha sağlıklı bir çevrede yaşamak istiyorsak,  hava kirliliği problemini bir an önce çözmemiz gerekiyor. Bunu çözdüğümüz zaman hem çevre yatırımları azalmış olacak, hem dış kaynaklara ihtiyaç azalacak hem de sağlık yatırımları ile ilaç tüketimi daha az olacak. Daha sağlıklı nesiller olacağız. Daha uzun ömürlü, daha verimli yaşayan bireyler haline gelebileceğiz. Özelleştirilmiş olan termik santrallerinin çevre mevzuatı muafiyeti kesinlikle uzatılmamalıdır. Meclisten ortan bir şekilde çıkan bu iradeyi destekliyoruz ve teşekkür ediyoruz. Büyükşehirlerimizde yaşanan trafik problemi ile ilgili acilen bütün Belediye Başkan adayları ile bütün muhtar adayları dâhil herkesin hava kirliliği problemini çözmek adına ortaya projeler koymalarını, kent merkezlerindeki yeşil alan miktarını artıracak somut önerileri ortaya koymalarını ve ulaşımı sağlıklı, konforlu, ucuz ve hızlı sağlanmasını sağlayacak politikaları kamuoyuyla paylaşmalarını bekliyoruz. Yerel yönetimler hava kirliliği problemi çözümünde ana aktörlerdir o yüzden hassas davranmaları gerekiyor. Siyasi partilerin ve liderlerin 31 Mart seçimlerine giderken bu konuyu gündeme almalarını ve çözüm üretmelerini bekliyoruz.” şeklinde konuştu.

 
Bakan Gül, hâkim ve savcıların etik ilkelerini açıkladı
 
Başkentlilerden “Peynir - Ekmek Festivali”ne tam not
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Bakan Gül, hâkim ve savcıların etik ilkelerini açıkladı
ADALET Bakanı Abdülhamit Gül, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ev sahipliğinde ...
‘Dünya Hitit Günü’ 15 Nisan’da Ankara’da kutlanacak
VAKIF 19 Çorumlular Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Alper Bilan, her yıl ...
Türkiye'de her 100 girişimciden yalnızca 7,5'i kadın
TÜRKİYE Bilişim Derneği (TBD) ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından ...
 
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden “Ayaş çıkarması”
AYAŞ Belediye Başkanı Burhan Demirbaş ile MHP Ayaş İlçe Başkanı Murat ...
Altındağ’da “Saç ve Güzellik Merkezi” hizmete açıldı
ALTINDAĞ Halk Eğitimi Merkezi’nde Altındağ Halk Eğitimi Merkezi Müdür ...
TBB Başkanı Feyzioğlu: “Artık kadına karşı şiddete yeter”
TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ...
 
Atlantis’ten “yıldızlar” geçti
Yılın en eğlenceli filmlerinden biri olan “Öldür Beni Sevgilim” oyuncuları ...
“Ankara’ya barışı ve huzuru getirecek isim Mansur Yavaş’tır”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı Ankara Büyükşehir ...
Başkentlilerin buluşma noktası tarihe karışıyor
GEÇTİĞİMİZ yıl Temmuz- Ağustos döneminde döviz kurlarındaki artışın etkili ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
DENİZ TALİPOĞLU
DENİZ TALİPOĞLU
Siyaset Sanatı
ÖZLEM AKINCI
ÖZLEM AKINCI
Sanatın Doğuşu Rönesans
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Bir Şiir Bin Bir Duygu
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Nelerin Olmasını İsterdiniz!
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Elinde Kalem Olan Bir Adamın Hikayesi (2)
BAYRAM YENER
BAYRAM YENER
Hijyen Sağlıktır
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri