Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
Kırım Tatar Sürgünü 75’inci yılında anıldı
Kırım Tatar Sürgünü 75’inci yılında anıldı
Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV’dan “VAKIFLAR HUKUKU PANELİ”
Ankara Üniversitesi ve TÜSİAV’dan “VAKIFLAR HUKUKU PANELİ”
Yeni Mucize ‘siyah sarımsak’
Yeni Mucize ‘siyah sarımsak’
ATAMIZ 100 YAŞINDA “YAŞASIN MİLLİ MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ”
ATAMIZ 100 YAŞINDA “YAŞASIN MİLLİ MÜCADELE YÜRÜYÜŞÜ”
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
8 Mart 2019 Cuma - 10:24

Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü yoksa tüketim günü mü?

TAKVİMLER 8 Mart 1857’yi gösterdiğinde, New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma süreleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle greve çıkmış, günümüzde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün temelleri atılmıştı.

Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü yoksa tüketim günü mü?

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

TAKVİMLER 8 Mart 1857’yi gösterdiğinde, New York’ta tekstil işçisi kadınlar, 16 saatlik çalışma süreleri, düşük ücret ve insanlık dışı çalışma koşulları sebebiyle greve çıkmış, günümüzde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün temelleri atılmıştı.

“SERMAYE’NİN GÖLGESİNDE KADIN EMEĞİ VE KADIN HAKLARI”

Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü yoksa Kadınlar günü mü tartışmalarının gölgesinde, tüm dünyada kutlanan gün, tüm diğer özel günler gibi insanları daha fazla tüketime yönlendirdiği için tepkilerin de odağında yer alıyor. Bir tarafta kadın emeğini, kadın haklarını, kadının toplumdaki yerini ve yaşam tarzını iyileştirmek için yapılan mücadeleler, 8 Mart tarihinde başta politikacılara ve daha geniş kitlelere duyurulmak isteniyor. Diğer tarafta da tüketim toplumunun bir sonucu olarak 8 Mart tarihi, kadınlara yönelik olan ürünlerin daha fazla satılmasını sağlayan kampanyalar olarak görülüyor. Konuyla ilgili konuşan ve tüketicilerin perspektifinden değerlendirmelerde bulunan Tüketici Hakları Derneği (THD) Genel Başkan Yardımcısı Ergün Kılıç, şu ifadeleri kullanıyor: “Mart ayı ile birlikte mağazaların tüm vitrinleri, turizm şirketlerinin internet sayfaları, kozmetik firmalarının reklamları, bankaların kampanyaları, televizyonda ve sosyal mecralarda reklam kisvesi altında verilen Kadınlar Günü mesajları yer alıyor. Kadınlarla ilgili sanki tüm konular güllük gülistanlıkmış gibi bir durum oluşturuluyor.

“8 MART KUTLAMA MI YOKSA ANMA MI?

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün tarihi trajik bir olaya dayanmaktadır. 1857’de yaklaşık 40 bin dokuma işçisi, çalışma koşullarını iyileştirmek için harekete geçmişti. 8 Mart tarihi Dünya Emekçi Kadınlar Günü mü yoksa Tüketim Günü mü? Bununla ilgili sorular sormamız lazım. Dokuma işçisi kadınlar “İnsanca yaşam istiyoruz” dediler, iş koşulları zorladı, güçlerini birleştirdiler greve gittiler. On binlerce dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları için bir tekstil fabrikasında grevi örgütlediler. Polisin işçilere saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda onlarca kadın işçi hayatını kaybetti. Bu nedenle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün bir kutlama değil, anma günüdür. 8 Mart’ta iki tane cephe karşı karşıya geliyor. Bir tanesi emek cephesi, bir tanesi de sermaye cephesidir. Sermaye cephesinden baktığımızda 8 Mart çok verimli bir hale dönüşüyor. Her tarafta tüketime yönelik reklamlar had safhada yer alıyor. Emek cephesi yani sendikal cepheye baktığımızda ise, özellikle emeğin ucuzlatılması, kadınların çalışma koşullarının çok da iyileşmemiş olması gündeme geliyor. Demokratik kitle örgütlerinin ve sendikaların 8 Mart’ı anlatmada, sermayenin kendi açısından anlatması kadar yeterli olmadığını görebiliriz. Bu kutlama mı yoksa anma mı? Kutlama kelimesi kulağa ve algıya daha hoş geldiği için sermaye 8 Mart’ı bir kutlama günü olarak görüyor. Sendikal açıdan ve demokratik kitle açısından baktığınızda, kadının hayatın her yerinde olması gerektiğiyle ilgili bir algının daha kuvvetli olması öne çıkıyor.

“SENDİKALARIN TÜKETİCİ ÖRGÜTLERİYLE YAN YANA GELMELİDİR”

Bir kadının kendi insan haklarının ve emeğinin sonucu olarak belirlenen 8 Mart tarihinin sermaye tarafından nasıl manipüle edildiğini görüyoruz. Emek cephesi ve tüketici derneklerinin bu konularda çok ciddi çalışması gerekiyor. Sermaye kendi çıkarları doğrultusunda her türlü adımı atıyor. Neler yapıyor? Kadının her halini, sevgisini, özlemini, güzelliğini vb. durumları kendi lehine dönüştürerek tüketim unsuru haline dönüştürüyor. Biz emekçi kadınların 1857’de başlattıkları süreci konuşurken, sermaye kesimleri 8 Mart’tan daha fazla kazanç sağlamanın yollarını arıyor. Bu konularda Tüketici Hakları Derneği olarak, üretimden tüketime kadar çok ciddi çalışmalarımız var. Bizim önerimiz; sendikaların tüketici örgütleriyle yan yana gelmesi gelmesidir. Tüketmemek üzere, ihtiyaç dışındaki mal ve hizmetleri almamak, kadının çalışma ortamındaki insanca yaşam koşullarının oluşturulması, çocuğuna bakımın sağlanacağı kreşlerin yapılması, kadının bireysel ihtiyaçlarını karşılayacağı ortamın yaratılması ve kadının toplum içerisinde baş tacı olduğunu ortaya koyacak bir anlayış ancak, sendikalar ve tüketici örgütleriyle birlikte hareketle sağlanabilir. Bunları yapamadığımız müddetçe; toplumda huzur, toplumda gelecek ve toplumda barış, kaygıya dönüşür. Günümüzde kadın cinayetleri had safhaya ulaşmış durumda. Çocuk gelin sorunu toplum vicdanını yaralamaya devam ediyor. Toplumda demokratik kitle örgütleri ile sendikal örgütler muhakkak yan yana gelmelidir. Kadının yaşam alanından soyutlandığı yerlerde şiddetin tüm türleri daha da yaygınlaşıyor. Bu nedenle kadın toplumun her alanında hâkim olmalıdır. Sendikalarda ve demokratik kitle örgütlerinde çok daha fazla söz sahibi olmalı ve yöneticilerini belirlerken bunlar göz önünde bulundurmalıdır.

’’GÜN KADINLARIN YAŞAMALARINDA ADİL, ADALETLİ VE BARIŞ İÇİNDE YAŞAMA MÜCADELESİNİN GÜNÜDÜR’’

8 Mart mücadelenin, emeğin ve direnişin, günüdür; “Dünya Emekçi Kadınlar Günüdür” Kadınların yaşamalarında adil, adaletli ve barış içinde yaşama mücadelesinin günüdür. Gün; Sokak ortasında acımazsızca “ya benimsin ya kara toprağın ” anlayışına karşı kadın ve erkeklerin dayanışma, kadın cinayetlerini ve şiddeti önleme farkındalığını yaratma günüdür. Gün; ülkemizde töre ve namus adı altında işlenen kadın cinayetleri durdurmak için güçleri birleştirme günüdür Gün; kadınları iş yaşamından uzaklaştıran erkek egemen toplumun oluşmasına karşı birlik günüdür. Gün; kadınları ekonomik ve sosyal bakımdan erkeğe bağımlı yaşamaya zorlayanlara karşı durma günüdür. Gün; ”kadın çalışırsa erkeğe iş kalmaz, kadının yeri kocasının dizinin dibi vb.“ sığ mantığa ve kadınları hedef haline getiren zihniyete karşı durma günüdür. Gün dünya emekçi kadınlar gününü tüketim kültürünün aracına haline dönüştürmek isteyenlerin hevesini boşa çıkarma günüdür. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri günün önemini daha iyi anlatmalı ve birlikte mücadeleyi örgütlemelidir. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri kadınların sermayenin tuzağına düşmemesi için, bilinç oluşturmalıdır. Sermayenin pazarı olmaktan korumalıdır. Sendikalar ve demokratik kitle örgütleri, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü sermayenin kar günü olmaktan çıkartmalıdır. Kozmetikten- tekstile, mücevherden- ev eşyalarına, kişisel bakım ürünlerinden turizme ve seyahate kadar birçok alanda sermayenin için fırsata dönüştürülmesine izin verilmemelidir. Dünya kadınları birleşin. Kadınların birlik mücadelesiyle dünya güzelleşir çiçekler açar güne hep kızıllığıyla doğar. Çalışan kadın ekonomik bağımsızlığını kazanır, kendi seçimlerini bağısı olarak yapabilir, kendi seçimlerini yapabilen kadın mutlu ve özgür olur ve aileler mutlu, dengeli, huzurlu olur. Mutlu, dengeli, huzurlu aile ekonomik mücadeleyle birlikte barış ve özgürlük mücadelesinde yerini alır. Yokluk ve yoksulluğun olmadığı kadın erkek birlikte kuracağı özgür bir dünyada yaşamak umudu ve bilinciyle 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.’’

 
TESK Başkanı Palandöken: “Kadınlarımız yönetimde daha fazla yer almalı”
 
“DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” KUTLU OLSUN
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
İhtiyaç sahibi ailelere elektrik tüketim desteği verilecek
CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan'ın duyurduğu ve ihtiyaç sahibi ailelere ...
Mimarlar Odası Ankara Şubesi “Çoban Mektebi” için çağrıda bulundu
MİMARLAR Odası Ankara Şubesi, düzenlediği basın toplantısında AOÇ’deki ...
Kırım Tatarlarından “işgal protestosu”
KIRIM Tatar Teşkilatları Platformu, Kırım'ın İşgalinin 5. yılı basın açıklaması yaptı.
 
231 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının ataması gerçekleştirildi
ŞEHİT ve gazi yakınları ile gaziler için atama kurası, 4 Mart 2019 tarihinde ...
“Zeytinin ve zeytinyağının anavatanı Türkiye’dir”
ZEYTİNDOSTU Derneği, 2 Mart 2019 tarihinde Ankara Ticaret Odası’nda ’’Dünya’da ...
İş Makinacıları gözünü Çin’e dikti
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA Türkiye İş Makinaları Distribütörleri ...
 
Başkentte Rumelililer bir araya geldi
KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara Rumelililer Buluşması’na katıldı.
Mamak’ı şaha kaldıracak “90 Proje”
CUMHUR İttifakı’nın Mamak Belediye Başkan Adayı Murat Köse, Mamak’ta gerçekleştireceği ...
Bu Truva Atı’na dikkat
GOOGLE Play’de bulunan bazı aplikasyonlar üzerinden cep telefonuna bulaşan ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayatın Kanunu; Denge
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Ulusal Süt Konseyinde Neden Hala Tüketicinin Adı Yok ?...
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Adalet Konusunda Dünya Sözleri
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Yan Gelir
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
AYŞE GÜLÇİN İLHAN
Küçük Ev’in Çocukları
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Kutlu Payaslı (Sanatla Geçen Yıllarım) (4)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri