Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Cam Kemik Hastalarından “Karikatür ve Resim Sergisi”
Cam Kemik Hastalarından “Karikatür ve Resim Sergisi”
“Mahir Eller Projesi” ile toplam 30 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor
“Mahir Eller Projesi” ile toplam 30 bin kişiye ulaşılması hedefleniyor
''Tıbbi sarf malzeme'' için ihale açıldı
''Tıbbi sarf malzeme'' için ihale açıldı
Hacettepe Üniversitesi ''unlu mamül'' alacak
Hacettepe Üniversitesi ''unlu mamül'' alacak
Kalkınma çalışmaları Başkent Ankara’da masaya yatırıldı
Kalkınma çalışmaları Başkent Ankara’da masaya yatırıldı
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
24 Ekim 2018 Çarşamba - 09:48

Ceviz-  badem fidanı üretimi ve ihracatı ile Türk tarımının gücüne güç katacağız

M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA ÜLKEMİZİN kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Toprak o kadar cömert ki, dökülen her damla alın terinin karşılığını verir” sözünü kendilerine düstur edinen, çok kısa bir sürede ceviz ile badem meyvesi ve fidanı üretiminde ülkemizde söz sahibi haline gelen “

Ceviz-  badem fidanı üretimi ve ihracatı ile Türk tarımının gücüne güç katacağız

M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA

 

ÜLKEMİZİN kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Toprak o kadar cömert ki, dökülen her damla alın terinin karşılığını verir” sözünü kendilerine düstur edinen, çok kısa bir sürede ceviz ile badem meyvesi ve fidanı üretiminde ülkemizde söz sahibi haline gelen “Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş.”nin Yönetim Kurulu Başkanı Arda Palamut ile tarım sektörü üzerine çok özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Ceviz ve badem üretiminde ülkemizin yeri, Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş.’nin sektördeki bakışı ve ihracat hedefleri gibi birçok konuda sorularımızı yanıtlayan Palamut, Türkiye’nin ceviz üretiminde çok daha ileri noktalarda olması gerektiğinin altını çizdi.

Sorularımıza ayrıntılı bir şekilde yanıtlar veren Arda Palamut, “Benim en büyük hayalim Türkiye’yi ayağa kaldırmak, bu da sadece ve sadece ihracattan geçiyor. Katma değeri yüksek, kaliteli ürünleri yurtdışına satmaktan geçiyor. Ceviz fidanı da bu amaç için çok iyi bir ürün” şeklinde konuştu.

- Zafer Gazetesi: Arda Bey öncelikle sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

- Arda Palamut: Ben 1981 Ankara doğumlu Palamut ailesinin bir bireyiyim. Annem, babam Nevşehirli. Babam yıllar önce Nevşehir’den Ankara’ya göç ediyoruz, ben Ankara Bahçelievler’de dünyaya geliyorum. Ulubatlı Hasan İlkokulu, Bahçelievler Deneme Lisesi’nde öğrenimimi tamamlandıktan sonra üniversite sınavlarında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandım ve babamın karşısına geçip pazarlık ettim. 5 yıllık eğitim masrafımı çıkarttım ve bu masrafı alarak eğitimime değil de ticaret hayatına atılmaya karar verdim. Babam yıllarca ticaretle uğraştığı için, bir ticaret erbabı olduğu için benim bu teklifimi onaylayarak beni hep destekledi. Emir komuta zincirinde bayrağı da bize emanet ettikten sonra kendisi emekliye ayrıldı, ancak halen fikir ve tecrübelerini yine bize aktarıyor. Ben babamdan o zamanlarda kirada olan Balgat’taki bir dükkanımızı istedim ve 1998 yılında ilk resmi işimi yapmaya başladım. Bir Spor Merkezi açtım, çok keyifli ve çok karlı bir şekilde burayı işlettim. Aynı dönemde Emek’te de bir restorantımız vardı onu işlettim. Bu arada benim bir abim var Fatih Palamut, her konuda ve her işte biz birlikte koordineli ve uyum içinde çalışıyoruz, ortağız. Daha sonra o dönemde işler iyi gitmeyince babam abimi ve beni çağırarak bizlerin tabiri caizse kulağımızdan tuttu ve GİMAT toptancılar sitesine soktu ve asıl işi orada öğrenmeye başladık. GİMAT’a girişimizi gıda sektörü ile yaptık. Uzun süre gıda malzemelerini aldık, sattık, paketledik, markalar oluşturduk. Zaman içerisinde küp şeker fabrikası kurduk, derken babamız ‘tüm şirketleri size devrediyorum, direksiyon artık sizdedir’ abim ile bana bıraktı. Daha sonra ben Palamutoğlu şirketi olarak alkollü – alkolsüz içeceklerin satışına sigara toptancılığına başladım. Palamutoğlu Ltd. Şti. olarak yurtiçi ve yurtdışında alkollü – alkolsüz içecekler ile sigaraları aldık, sattık. Türkiye’ye ilkleri getirdik. Akabinde ekonomik konjonktür içerisindeki dalgalanmalardan ötürü yeni bir iş arayışına, üçüncü bir iş kolu arayışına girdik. Bizim inşaat çevremiz çok fazlaydı ve bunu değerlendirmek istedik, inşaat sektörüne de girdik. İnşaat sektörüne başlarken kaliteli ve yaşam standardı yüksek konutlar ve işyerleri üzerine yoğunlaştık. 3 yılda 2 ayrı projeyi bitirdik. Fakat zaman içerisinde dünyanın ve Türkiye’nin gittiği yere baktığımızda yatırımın inşaat sektöründe de olmadığını gördük. Lakin yeri geliyor üretim maliyetleri artıyor, yeri geliyor yaptığınız evi, dükkanı satamıyorsunuz. Tabi inşaat sektöründeki faaliyetlerimizi devam ettiriyoruz ancak gelecek görmüyoruz. Biz Palamutoğlu ailesi olarak alkollü – alkolsüz içecekler ile satışına sigara toptancılık işinde şubeleşme yolunda da ilerliyoruz, büyütüyoruz. Şuanda Mamak’ta bir şubemiz var, bunu 4-5’e çıkartmak istiyoruz, Türkiye’ye açılmayı düşünüyoruz. Geleceğimize bırakabileceğimiz, çoluğumuza çocuğumuza bırakabileceğimiz ve ülkemize katkı sağlayabileceğimiz iş faaliyet kolumuzu; bundan 5 yıl öncesinde bizzat bendeniz tarafından yaptığım araştırmalar neticesinde tespit edilerek geldiğimiz noktadır; onun adı da Nurhayat Tarım…

- Zafer Gazetesi: Nurhayat Tarım ve Fidancılık ne zaman ne nasıl kuruldu?

- Arda Palamut: Ben Nurhayat ve Fidancılık; bu ticari faaliyetler sırasında benim tamamen kişisel girişimciliğim sonucu oldu. Ben biraz fazla girişimciyim, kimi zaman bu olumlu oluyor, kimi zaman olumsuz oluyor. Bundan 5-6 yıl öncesinde ceviz ve badem meyvesine olan merakla başladı. Ben 1-2 yıl boyunca ceviz üretimi nasıl yapılır, badem üretimi nasıl yapılır? Bunlar nerede üretilir? Ben bunlara ilişkin ayrıntılı araştırmalar yaptım, kitaplar okudum. Bunlarla alakalı ziraat Fakülteleri’nde görev yapan hocalar ve öğretim görevlilerinden danışmanlıklar aldım. Bu bilgileri edindikten sonra kendimize profesyonel bir şekilde ceviz bahçesi yapma fikrine sahip olduk. Arazi teminim 2 yılımı aldı. Türkiye şartlarında paranızın olması demek her işinizi yapabilirsiniz demek değil. Lokasyonlar belirledik, köylüye gittik malını satmadı, yeri geldi 1 liralık malına 10 lira istedi. Yeri geldi politik, sistemsel sıkıntılara takıldık vs. vs. Derken sektörle ilgili edinmiş olduğumuz bilgiler doğrultusunda Kırşehir ili Kaman ilçesinde yatırım yapa kararı aldık. Burada yatırım yapmamızdaki başlıca nedenlerden birisi Ankara’ya yakınlığı ve Kaman cevizinin bir marka değerinin olması oldu. Bugün Türkiye’nin neresine gidersek gidelim çoğu cevize hatta yurtdışından ithal edilen cevize dahi Kaman cevizi markası, etiketi yapıştırılmakta. Ve maalesef insanlarımız bunu bilmeden satın almaktalar. Ben yaptığım işlerde doğru ve dürüst bir şekilde o işi yapmayı ilke edinenlerdenim. Sektördeki bütün kirlilikleri ve yanlışları gördüğümden birinin bu işe doğru bir şekilde maddi anlamda güçlü bir şekilde, eğitimsel anlamda güçlü bir şekilde el atması gerektiğini düşündüm. Biz kendi ceviz bahçemizi kurduğumuzda 250 dönüm üzerine kurulu 7.000 ağaç kapasiteli bir biçimde kurduk. Fakat tabi bununla da yetinmedik. Benim bir hayalim vardı; Nurhayat Tarım A.Ş.’yi kurduğumuzda 10 yıl sonrasında bu şirketi halka arz edebilmek. Zaten bu hayali düşünerek Anonim Şirket olarak kurduk Nurhayat Tarım ve Fidancılık’ı. Ceviz bahçesine maddi gelir düzeyi ne olursa olsun herkes birikim yapabiliyor. Birinci bazdaki hedefimiz başta Ankara’daki kurum, kuruluş ve kişilere, üst düzey bürokrat ve gelir füzeyi yüksek kişilere, ticaret erbabı kişilere Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş.’den ceviz bahçesi hissesi satmak ve bunu 10 binlerce dönüm üretim sahası haline getirmek.  Bu hedeflerimiz için birkaç yılımız var. Şu anda dahi taleplerimiz var “sizin ceviz ve badem bahçelerinize ortak olmak istiyoruz, biz de para koyalım bahçeyi büyütelim” diyen birçok kişi var. Ama biz tüm işlerimizi dört dörtlük yapmak istediğimiz için bu talepleri ağırdan alıyoruz ve doğru hamleler yapmak istiyoruz. İnşallah 10 yıl sonra sizinle karşılaştığımızda  Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. 250 dönüm arazide 7.000 ağaçla başladığı projeyi 10 binlerce dönüm arazide milyonlarca ağaca ulaşmış ve milyonlarca ortağı olan ve 2-3 milyon dolarlık paranın yurtdışına gitmesini önleyen bir şirket olacak.  Türkiye’nin ithalat girdilerine, Türkiye’nin ihracat çıktılarına baktığımız zaman burası tam kapasite üretim hacmine ulaştığında sadece ceviz üretiminden her yıl toplamda 500 bin doların yurtdışına çıkmasını engelleyeceğiz. Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi yurtdışından aldığımız parçalar ile ülkemizde bu parçaları birleştirerek bir şeyler yapmanın hiçbir önemi yok. Biz yüzde yüz yerli, yüzde yüz öz sermaye ve yüzde yüz Türk insanına iş sağlayan, istihdam sağlayan bir proje ile ülke kalkınmasına katkı sağlıyoruz, daha da büyük katma değerler sağlamak istiyoruz. Kısacası biz ceviz ağaçlarımız olsun, ceviz ormanlarımız olsun, bunları halka arz edelim ve milyonlarca liralık kazanç ülkemizin olsun istiyoruz. Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. ceviz bahçesi üretimi yapan bir hale geldi. Biz bununla da yetinmedik, hemen akabinde Nurhayat Tarım ve Fidancılık’ı kurduk. Nurhayat Tarım ve Fidancılık da şu anda bütün ehliyetlerini almış, bütün lisans ve sertifikalarını almış dünya ülkelerine ihracat yapmaya yetkili, bütün iç piyasaya doğru sertifikaları ile ürünü satmaya yetkili bir şirketimiz daha oldu. Bu şirketlerimize de kendi bünyemizde görev yapan önemli arkadaşlarımızı, Ziraat Mühendisimizi hissedar yaptık. Geldiğimiz noktada yılda 1 milyon adet ceviz ve badem fidanını üretip yurtiçine ve yurtdışına satabilecek pozisyona geldik.

- Zafer Gazetesi: Ceviz ve badem fidancılığında en önemli unsurlar nelerdir? Kaliteli bir ürün almak için neler yapılması gerekir?

- Arda Palamut: Ceviz ve badem fidancılığında en önemli unsurlar; sözünüzü tutmanız, insanları kandırmamanız, doğru ve kaliteli bir ürün üretmenizden geçiyor. Bizim sektörümüzde maalesef çok çirkinlikler var. Malum televizyonlarda insanları aldatmaya yönelik aşısız fidanları aşısız deyip satış yapanlar var. Biz kalitemizden, doğruluğumuzdan, dürüstlüğümüzden hiçbir zaman ödün vermedik. Bizim satış politikalarımız da hep bu kural üzerine kurulmuştur.

- Zafer Gazetesi: Yıllık ne kadar sayıda bir üretim ve satış kapasitesine sahipsiniz?

- Arda Palamut: Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. olarak bizim bahçelerimiz şu an 2 yıllık bir bahçe. Burada insanlarımıza doğruları da söylemek bizim görevimizdir. 6., 7. yıldan sonra bu bahçelerden ürün almaya başlarsınız ve bu ağaçların yaşları ilerledikçe de ürün kapasitemiz artar. Tam kapasiteye ulaştığımızda şu anki 250 dönüm arazimizdeki ceviz ve badem üretimimiz 100 tonluk bir ürün hacmine ulaşacağız. Ve bunun dolar karşılığındaki değeri de 500 bin dolar civarındadır. Bu da 500 bin dolarımızın, yerli sermayemizin yurtdışına gitmesini engellemek demektir. 1935’li yıllarda dünyadaki ceviz üretiminde Türkiye ilk 5’lerde yer alırken; şu an ilk 100’lerde bile yer almıyoruz maalesef. Ama cevizi de fazla tüketen ülkelerden biriyiz. Bizim mutfağımız çok zengin, kuruyemiş sektöründen tüketimimiz çok güçlü, pastamızda, böreğimizde, baklavamızda, kısacası her şeyimizde cevizimizi kullanıyoruz, fakat maalesef Amerika’dan, Arjantin’den, Rus ülkelerinden direk olarak ithal ettiğimiz cevizleri tüketiyoruz. Çünkü üretimimiz o kadar az ki; yani biz ve bizim gibi bahçeler arttıkça, halkımıza kendimizi doğru bir şekilde anlatıp 10 binlerce dönüme çıktıkça 500 bin dolar yurtdışına giden para ülkemizde kalacaktır. Ve bu miktar belki de 50 milyon dolarla ulaşacaktır. İşte o noktada da; Türk insanı ve Türk Cumhuriyeti kazanmış olacaktır. Fidan üretimi açısından da kapasitemiz 1 milyon adettir. Şu anda Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. olarak 1 milyon fidanı istenilen nitelikte, istenilen cinste satışına gerçekleştirebilecek potansiyeldeyiz.  

- Zafer Gazetesi: Yurtiçi satışlarını ile yurtdışı ihracat potansiyeliniz hakkında bize bilgilendirir misiniz?

- Arda Palamut: Biz 5-6 yıldır faaliyetle olan bir firmayız. Cevizi üretmek çok uzun zamana yayılmış bir emek ve çaba istiyor. Aşılı bir ceviz fidanını aldığınızda minimumda 5 yıl geçmesi gerekli ki; ticari olarak verim almaya başlamanız için. Piyasada ‘sen ceviz fidanını al, 2 yılda meyve vermeye başlar’ şeklinde maalesef yalan bilgilendirmeler söylenmekte. Bunların hiçbirisine inanmayın. Doğru bir ceviz fidanı minimum 5 yıldan sonra ticari anlamda bir verim vermeye başlar. Bu da yüzde 100 verim değildir. İlk başlarda yüzde 10, 20, 30 diye başlayıp bu rakam artar. Bu sebeplerden ötürü de biz satışa daha yeni çıkmış durumdayız. Meyve satışında ise minimum 3 yıl beklememiz gerekli. Ancak fidan üretiminde 1 milyon adedi satma potansiyeline ulaşmış olup satışlarımızı hızlı bir şekilde başlatmış durumdayız. Bu anlamda Uluslararası Tarım ve Gıda Federasyonu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Dünya Ticareti İş Geliştirme Konseyi (Word Trade Council- WTC), Fidan Üreticileri Alt Birliği (FÜAB), Tohum Dağıtıcıları Alt Birliği (TODAB), Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri (OAİB), Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Batı Akdeniz İhracatçılar Birliği (BAİB), Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) gibi bir çok Federasyon, Birlik, Vakıv ve sivil toplum kuruluşlarına üyeliklerimizi yaptık. Bu kanallar aracılığı ile yurtdışına ihracat yapmaya çok iyi bir şekilde hazırız.

- Zafer Gazetesi: 2018 yılı ve 2019 yılına ilişkin projeleriniz nelerdir?

- Arda Palamut: Ülkemizde işçilik fiyatlarımız dünyaya göre çok ucuz. Aynı zamanda durgun göz aşısı dediğimiz aşılama yöntemimiz; alaylı dediğimiz işçilerimiz tarafından en uygun bir şekilde yapılıyor ve coğrafyamızda Bandırma gibi Kaman gibi öyle güzel yerlerde üretim yapıyoruz ki; tabiri caizse ölü bir insanı bu topraklara dikseniz yeniden doğar diyebiliriz. Bunların hepsi bir araya gelince bizim ihracat açısından önümüz çok açık. İnşallah biz bu yıl hatrı sayılır bir ihracat rakamı yaparaktan yılı kapatacağız. İç piyasaya satışlarımız başladı ve bu satışlarımız çok iyi.  Benim hayalim bizim telefonlarımız çaldığında ve iç piyasadan ’50 bin adet fidan, ceviz, badem almak istiyoruz’ şeklindeki bir isteğe ‘biz maalesef artık iç piyasaya yatırım yapmıyoruz, ürünümüzün tamamını ihraç ediyoruz’ demek olacaktır. Yani benim hayalim Türkiye’yi ayağa kaldırmak, bu da sadece ve sadece ihracattan geçiyor. Katma değeri yüksek, kaliteli ürünleri yurtdışına satmaktan geçiyor. Ceviz fidanı da bu amaç için çok iyi bir ürün.

- Zafer Gazetesi: Nurhayat Tarım ve Fidancılık bünyesinde istihdam ettiğiniz personel sayısı nedir? Personellerinize ne gibi imkanlar sunmaktasınız?

- Arda Palamut: Nurhayat Tarım ve Fidancılık A.Ş. bünyesinde ana ofisimizde 8 personelimiz bulunmakta. Bunun dışında arazilerimizde 12 ay çalışan 100’ler personelimiz bulunmakta. Bünyemizde Yüksek Ziraat Mühendisimiz, Ziraat Mühendisimiz, Su Mühendisimiz var. Biz tamamiyle işin mühendislik ve teknik bölümün çok önem vererek bu işi yapmayı planlıyoruz. Aynı zamanda tarım sektöründe sürekli uygulanan mevsimlik işçilerimiz binlerle ifade edebileceğimiz sayıdadır. Çok ciddi sayıda personelimize istihdam sağlıyoruz. Bu işin içine satış- pazarlama girdikçe, ihracat girdikçe sayımız daha artacak.

- Zafer Gazetesi: Son olarak gazetemiz aracılığı ile okuyucularımıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

- Arda Palamut: Yaşınız ne olursa olsun şu hayatta mutlaka bir dikili ağacınız olsun. Bu mantık üzerine biz Ziraat Mühendisimizin öncülüğünde Nurhayat Akademi’yi de kurduk, bunu çok daha iyi bir noktaya getirme yolunda ilerliyoruz. Fuarlara, festivallere katılıp insanlara ceviz fidanını anlatıyoruz, anlatacağız. Bir ağaç dikmenin bir insanın yetişmesine bedel olduğunu bıkmadan usanmadan anlatacağız. Birçok yerde ücretsiz fidan dağıtmaya başladık. Şirketimiz büyüdükçe ilçelerde, köylerde ücretsiz fidan dağıtmayı daha da artıracağız. O bölgenin ağaçlanmasını, oksijen seviyesinin artmasını ve oradaki küçük gelirli köylüye birazcık destek olmasını sağlayacağız. Yani benim şuan 7 bin tane çocuğa sahip olarak görüyorum kendimi ve her yıl da bir kadın doğum doktoru gibi bir milyon adet çocuğu da doğurtmuş gibi hissediyorum. Bunun vermiş olduğu gurur, huzur hiçbir şeyle eşdeğer değil, paha biçilemez. Bizden sonraki nesillere çok önemli miraslar bırakma yolunda benimle birlikte değerli ortaklarım sayesinde çok daha iyi noktalara geleceğimizi düşünüyorum.

 
Muhtelif inşaat işi için ihale açıldı
 
Uluslararası Çocuk Gelişim Kongresi'ne yoğun ilgi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Alzheimer Halk Bilgilendirme Toplantısı’nın Ankara ayağı gerçekleştirildi
BEGÜM ARSLAN / ANKARA SANTA Farma'nın katkılarıyla gerçekleştirilen ...
Yasal düzenlemeler ile sendikaların kuruluşunu kolaylaştırdık
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA AİLE, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra ...
TMMOB: SGK, iptal ettiği Asgari Ücret Protokolü'nü yeniden uygulasın
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA TÜRK Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ...
 
Change.Org'da imza kampanyası başlatıldı
ERTUĞRUL GAZİ SÜRENKÖK / ANKARA TÜRKİYE İş Bankası, sermaye yapısında ...
Köşedeki Kahve Dükkanı “Pangea Coffee House”
BEGÜM ARSLAN / ANKARA     ANKARA Farabi Sokak'ta birkaç ay önce ...
Savaş Arpacıoğlu ve Yekta Güngör Özden’den filateli sergisi: “Pullarla Atatürk ve Cumhuriyet”
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA ÜNLÜ Filatelist ve aynı zamanda 17’nci Dönem ...
 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Sarıbal, gıda ve kadın çiftçi sorunlarına değindi
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, ...
“ANKÜSADER” çocuklar yararına sergi düzenleyecek
BEGÜM ARSLAN / ANKARA Anadolu Kültür Sanat Sosyal Yardımlaşma ve ...
KESK üyelerinden zamlara ve enflasyona tepki
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA KAMU Emekçileri Sendikası (KESK) Ankara Şubeler ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Barış ve İnsanlık
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Kısır ile Kakaolu Bisküvili Pasta Tarifi
YASİN YILDIRIM
YASİN YILDIRIM
Pişman Olmak
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Çarşı Pazarda Neler Oluyor?...
F. ÖZGÜR ALTIN
F. ÖZGÜR ALTIN
İlk Bedelliler Terhis Oldu
CENGİZ ÖZER
CENGİZ ÖZER
Atatürk’ü Anarken İlk Kez Ağladım
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri