Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Ankara’da “Bal Günleri” başlıyor
Ankara’da “Bal Günleri” başlıyor
NKP’den Sinop Nükleer Santral Projesi’ne tepki: “Dünyada ve ülkemizin hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz”
NKP’den Sinop Nükleer Santral Projesi’ne tepki: “Dünyada ve ülkemizin hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz”
EĞİTİM SEN’DEN FİLİPİNLER’E TEPKİ
EĞİTİM SEN’DEN FİLİPİNLER’E TEPKİ
‘Black Friday’ çılgınlığına Ankaralılar da katıldı
‘Black Friday’ çılgınlığına Ankaralılar da katıldı
“FIDE Engelliler İçin Konfederasyon Kupası” Şampiyonası Başkent Ankara’da başladı
“FIDE Engelliler İçin Konfederasyon Kupası” Şampiyonası Başkent Ankara’da başladı
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
2 Ağustos 2019 Cuma - 11:05

Birleşik Kamu-İş üyeleri Çalışma Bakanlığı önünde TİS taleplerini yineledi

BİRLEŞİK Kamu-İş Konfederasyonu, 1 Ağustos tarihinde başlayan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri kapsamında konfederasyon olarak memurlar için taleplerini açıkladı. 

Birleşik Kamu-İş üyeleri Çalışma Bakanlığı önünde TİS taleplerini yineledi

BİRLEŞİK Kamu-İş Konfederasyonu, 1 Ağustos tarihinde başlayan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) görüşmeleri kapsamında konfederasyon olarak memurlar için taleplerini açıkladı. 
“KAMU EMEKÇİLERİ, İŞÇİLER VE TÜM YURTTAŞLAR ENFLASYONA YENİK DÜŞMEKTEDİR”
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı önünde yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: 2019 5. Dönem 2020-2021 Sözde Toplu Sözleşme görüşmeleri diye bir şey yoktur ortada bir tiyatral gösteri ve aktörleri vardır. Kamu emekçilerine dayatılan Sözde Toplu İş Sözleşme düzeni tam bir kurmaca ve aldatmacadır. Ülkemizde ekonomik kriz derinleşmekte milyonlarca emekçi enflasyon altında inin inim inlemektedir. Kamu emekçileri, işçiler ve tüm yurttaşlar enflasyona yenik düşerken halkın temel tüketim ürünleri ile zorunlu ihtiyaçları sürekli zamlanmaktadır. Ülkedeki tüm çalışanların kemer sıkma politikasına kurban gittiği, işçinin ve kamu emekçinin yaşam şartlarının zorlaştığı dönemde yandaş konfederasyonun neden sessizliğe büründüğü bugün çok iyi anlaşıldı. Açlık ve yoksulluk altında ezilen 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon kamu emeklisi Sözde Toplu Sözleşme görüşmelerini artan sorunlarla karşılamaktadır. 
“TARAFLAR MASYA EŞİT ŞARTLARDA OTURMAMAKTADIR”
Sözde Toplu Sözleşme görüşmeleri; ekonomik krize, enflasyona, büyüme rakamlarına ve gerçekçi ülke koşullarına göre belirlenmelidir.  Kamu emekçilerinin; 3600 ek gösterge talebine, vergi adaletsizliğine, zam talebine, kamu emekçilerinin ekonomik, mesleki, örgütsel ve sosyal haklarına kulak tıkamakta vazgeçin. Kamu emekçilerinin örgütlenme hakkı, grev hakkı, kamu hizmet alanlarının tasfiye edilmesi ya da tümüyle ticarileştirilmesi, işe alma, atama ve görevde yükselmelerde egemen olan partizanlık, adam kayırmacılık liyakat gibi birçok sorunu sözde görüşme masasına getirilmelidir. Taraflar masaya eşit silahlarla oturmamaktadır. Masada kamu emekçilerini temsil eden yandaş konfederasyonun, bağımlı olduğu hükümete karşı en ufak bir direnç gösteremeyeceği açıktır. Kamu emekçilerinin, grev hakkının olmadığı bir toplu sözleşme düzeninin kamuda çalışanlar lehine sonuçlar vermesini beklemek gerçekçi değildir. 
“BEKLENTİLER BAKANLIĞIN ÖNÜNDE TEKRAR SIRALANDI”
Bugün burada sendikal tarih açısından kara bir leke olarak geçecek anlayışı, Sözde Toplu Sözleşme içeriğini ve amacının teşhir ediyoruz. Sendikacılığı üyelerine kazanım elde etmek için değil, sadece aidat toplamaktan ibaret gören bir sömürü düzeni haline dönüştüren bu anlayışı şiddetle kınıyoruz. Gerçek bir Toplu İş Sözleşmesi düzeninde, Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak;  Ücret, maaş ve diğer özlük haklarıyla ilgili taleplerimiz şu şekilde olduğunu kamuoyuna açıklıyoruz: “Kamu emekçilerinin 2002 yılından bu yana karşı kaşıya kaldığı kayıplar yüzdelik zamlarla telafi edilemeyecek bir noktaya ulaşmıştır. Kaldı ki kamu emekçilerinin harcanabilir gelirlerinin büyük kısmını ayırdıkları seçilmiş gıda harcamaları son bir yılda yüzde 56 oranında artmıştır. Bu nedenle, emekli aylıklarına da yansıtılabilecek şekilde kamu emekçilerinin ücretlerine 2020 yılı için yüzde 50’nin üzerinde bir zam yapılmalıdır. 2020 yılına ilişkin zam oranları da Orta Vadeli Programında (2021-2024) yer verilecek enflasyon hedefi ve GSYH büyüme hedefinin toplamı kadar bir zam uygulanmalıdır. Enflasyonun ve büyümenin hedeflenenden daha yüksek oranda gerçekleşmesi halinde ise aradaki fark memur maaşlarına 2022 yılında yansıtılmalıdır. Üniversite mezunu tüm memurların ek göstergeleri 3600’e çıkarılmalı, yardımcı hizmetler sınıfı kadrolarında görev yapanların da ek göstergeden yararlanabilmeleri için 6’ncı dereceye inen tüm kamu emekçilerine ek gösterge ücreti ödenmeli, ek ödemelerin tamamı emekliliğe esas aylığın içinde sayılmalı, emekli memurlara da çalışmayan eşi için aile yardımı ödemesi yapılmalıdır. Kamu emekçilerine, yılda bir defa yıllık izne ayrılırken bir maaş tutarında yıllık izin ikramiyesi ödenmelidir. Kamu çalışanlarına kreş olanağı sağlanmalı ya da günün koşullarına uygun olarak kreş yardımı verilmelidir. 50 ve daha fazla kamu çalışanının olduğu tüm kurumlarda yemekhane kurulması ve daha küçük birimlerde TÜİK gıda endeksine göre güncellenmesi kaydıyla en az günlük 10 Lira yemek ücreti ödenmesi sağlanmalıdır. Ölüm yardımı ödeneği artırılmalıdır. Temmuz 2015’ten buyana değiştirilmeyen ve birinci çocuk için 300, ikinci çocuk için 400, üç ve sonraki çocuklar için 600 lira olarak uygulanan doğum yardımı ödeneği artırılmalıdır. Çoğul gebelikler de yardım bebek sayısıyla orantılı olarak verilmelidir. Gelir vergisi tarifesinden kaynaklanan kayıplar önlenmelidir. Kamu emekçilerinin yıl boyunca %15 vergi dilimine sabitlenerek vergi ödemesini ve bunu aşan tutarın ise şirketlere uygulanan düzenli vergi ödemelerinde yapılan indirim oranının uygulanması veya işveren tarafından karşılanmasını istiyoruz. Böylece yıl içerisindeki maaş ve gelir kaybını önlemiş olacaktır. Bulunduğu ilde uzman doktor ve tedavi imkânı bulunmadığından başka ile sevk edilen devlet memurlarına Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından ödenen tedavi yolluğu giderlerinin, yol ücreti + gündelik şeklinde yeniden belirlenerek artırılmalıdır. Kamuda aynı kadro ve unvanlarda çalışanlar arasındaki ücret farklılıkları giderilmeli eşit işe eşit ücret ödenmelidir. Kamu emekçilerinin maaşlarıyla birlikte yapılan tüm ek ödemeler emekliliğe esas alınmalı ve bu tutarlar emekli aylığına da yansıtılmalıdır. Tüm kamu emekçilerine her yıl en az iki defa olmak üzere kıyafet ihtiyacının karşılanmasına yetecek şekilde giyim yardımı yapılmalıdır. Kamuda görevde yükselmelerde, sözlü sınav uygulaması kaldırılarak liyakat esas alınmalıdır. Anayasa’nın çalışma yaşamı ve çalışanların haklarına ilişkin hükümleri, uluslararası sözleşmelere uygun olarak, ayrımsız tüm çalışanlara sendika hakkı, grev ve toplu sözleşme hakkını içerecek şekilde yeniden düzenlenmelidir. Grev hakkı Anayasal güvenceye alınmalıdır. Sendikaların kuruluş ve işleyişini uluslararası sözleşmelere göre düzenleyen ve yasalarla belirlenen asgari şartların üzerinde, çalışanlar lehinde düzenlemeler yapılmasına olanak sağlayacak Toplu Sözleşme sistemini tanımlayan bir sendikalar ve Toplu Sözleşme Yasası çıkarılmalıdır. Kamu otoritesinin sendikaların kuruluş ve işleyişine Anayasadaki özel sınırlamalar haricinde karışması engellenmelidir.  Sendika yönetici ve temsilcilerine güvence verilmeli, sendikal ayrımcılığa yaptırım uygulanmalıdır. 
“SENDİKAL AYRIMCILIK VURGUSU”
Toplu sözleşme yetkisinin tespitinde sendikaların temsil gücünün yanı sıra kamu otoritesi karşısındaki bağımsızlığı da bir ön koşul olmalıdır. Bağımsızlık önceden belirlenmiş objektif kriterlere göre, siyasal etkilerden uzak bağımsız bir organ tarafından değerlendirilmelidir. Arabuluculuk dışında zorunlu tahkim anlamına gelecek hakem heyetlerine yer verilmemelidir. Sendikal ve çalışma yaşamına ilişkin yargıya intikal eden konularda hızlı yargılama sistemi getirilmeli, böylece davaların konusuz kalması veya yargı kararının sonuçsuz kalması önlenmelidir. Kamu emekçilerinin, yaptıkları kamu göreviyle ilgili bir nedenle yargılanmaları durumunda, devletin çalışanına hukuki yardımda bulunması sağlanmalıdır. Kamu işveren vekillerinin hukuka aykırı şekilde idari işlem yaptıklarının yargı kararıyla tespit edilmesi halinde, bu işlemden doğan kamu zararının, işlemi yapan kamu yöneticilerine rücu edilmesinin yolu açılmalıdır. Kamu emekçilerinin lojman ve hizmet evlerinden, eşitlik içinde yararlanması sağlanmalı, kendisine bu konudaki mevzuata göre hizmet evi tahsis edilemeyen personele kira yardımı yapılmalıdır. Tayin, terfi, yer değiştirme ve görev değiştirme konularında mevzuat yeniden düzenlenerek keyfi kararlar ve siyasi kadrolaşma önlenmeli, atama ve terfi işlemlerinde eğitim, kariyer ve liyakati esas alacak bir sistem oluşturulmalıdır. Sendikalara çalışanlarla ilgili her konuda taraf olma ve üyelerini temsil etme olanağı sağlanmalıdır. Yönetsel konularda da sendika temsilcilerinin gözlemci olarak bulunmasına izin verilmelidir. Kamu emekçileri, 4A, 4/B, 399 sayılı KHK'ye tabi sözleşmeli personel vb. ayrımlara tabi tutulmamalı, tüm kamu emekçileri aynı statüde istihdam edilmelidir. GİH sınıfında görev yapan tüm kamu emekçilerinin kadro ve kazanılmış hak, aylık derecelerinin unvan farkı gözetmeksizin öğrenim durumlarına göre 1’inci dereceye kadar yükselebilmesi için düzenleme yapılmalıdır. Ortaöğrenim (lise) ve yükseköğrenim mezunu olup hizmetli kadrosunda bulunan engelli kamu emekçileri, görevde yükselme sınavından muaf tutularak istekleri halinde memur kadrolarına atanmalıdır.

 
Yüksek Askeri Şura toplandı
 
DONDURMANIN EN ÖZELİ NEFİS BİR LEZZET
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
“Gelir vergisi, stopaj ve SGK primlerinde düzenlemeye gidilmeli”
HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı mobilya, kâğıt ve ağaç sektöründe örgütlü ...
Ankaragücü “Yiğiner ile devam” dedi
BAŞKENT’İN köklü ekibi MKE Ankaragücü, Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı’nı ...
MEB Coğrafi Bilgi Sistemi ile eğitimde veriye dayalı yönetim dönemi
MİLLİ Eğitim Bakanlığı Coğrafi Bilgi Sistemi (MEBCBS) tanıtım toplantısı, ...
 
Su Politikaları Derneği “Ulusal Su Planımızı” masaya yatırdı
SU Politikaları Derneği (SPD) 27 Temmuz 2019 tarihinde yapılan Geleneksel ...
“2020 için ücretlerde yüzde 50 zam ve büyümeden pay bekliyoruz”
BİRLEŞİK Kamu-İş Konfederasyonu Başkanı Mehmet Balık, Eğitim-İş Genel ...
Sanki içiyormuş gibi biriktirdiği sigara parasıyla balkan turuna çıktı
Memur emeklisi Hepşen Doğan, üç yıl önce bıraktığı sigara parasını sanki ...
 
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile Meclis’te daha fazla kanun çıkarttık
TBMM Başkanı Şentop, Parlamento Muhabirleri Derneği üyelerine 27. Dönem ...
Türkiye’nin Ulusal Su Yönetimi Yol Haritası’nda Neler Var?
SU Politikaları Derneği (SPD) Başkanı Dursun Yıldız, Türkiye’nin ulusal ...
KESK’li kadınlar: “kapatılan kamu kreşleri yeniden açılmalıdır”
KESK’li kadınlar, düzenledikleri basın toplantısı ile 1 Ağustos’ta başlayacak ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
İklim Krizi, Ülkeleri En Fazla Etkileyen Sorunların Başında Geliyor
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Her Öğrenci Farklı, Tek ve Eşsizdir
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Müstahak!
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Ezan Okumak Sanattır
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Yine Bir Köstebek
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
“Yerli Malı” mı, yoksa yurda sahip olmak mı? (1)
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri