Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık Bilim - Teknoloji Videolar
Sınırlı sayıdaki aşı önce sağlık çalışanları için kullanılsın
Sınırlı sayıdaki aşı önce sağlık çalışanları için kullanılsın
Çankaya’dan taksi duraklarına hijyen paketi
Çankaya’dan taksi duraklarına hijyen paketi
Keçiören’de can dostlar aç bırakılmadı
Keçiören’de can dostlar aç bırakılmadı
Kahramankazan’da karla mücadele çalışmaları sürüyor
Kahramankazan’da karla mücadele çalışmaları sürüyor
Dikimevi Metrosu’nda sondaja başlandı
Dikimevi Metrosu’nda sondaja başlandı
HABERLER>KÜLTÜR-SANAT-TURİZM
13 Ocak 2021 Çarşamba - 10:42

Bilgin: “Hâlâ gazetecilikten umudunu kesmeyen binlerce meslektaşımıza bu proje umut oldu”

Gazeteciler Cemiyeti M4D Projesi ikinci yıllık medya konferansı başladı

Bilgin: “Hâlâ  gazetecilikten umudunu kesmeyen binlerce meslektaşımıza bu proje umut oldu”

haber merkezi

GAZETECİLER Cemiyeti’nin Avrupa Birliği desteğiyle yürüttüğü Demokrasi için Medya/Medya için Demokrasi (M4D) Projesi’nin ikinci yıllık medya konferansı başladı. “Salgının Gölgesinde Türkiye’de Medya” başlıklı beş günlük online etkinliğin ilk gününde, Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılını doldurmasına ilişkin mesajların paylaşılmasının yanı sıra, salgın döneminde Avrupa ve Türkiye’de gazeteciliğin durumu ve M4D Projesi Yıllık Medya İzleme Raporu ile projenin faaliyetleri katılımcılarla paylaşıldı. Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, söz konusu projenin “birçok meslektaşına umut” olduğunu belirtti Gazeteciler Cemiyeti’nin Avrupa Birliği desteğiyle yürütmekte olduğu Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi Projesi (M4D) kapsamında beş gün sürecek ikinci yıllık medya konferansı başladı. Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılının da kutlandığı “Salgının Gölgesinde Türkiye’de Medya” başlıklı online konferansın ilk günü, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer- Landrut’un açılış konuşmalarıyla başladı. 
Türk medyasının pandemideki durumunu tartışan oturumlar, basın ve ifade özgürlüğü, M4D’nin yıllık izleme raporu ile proje faaliyetlerinin paylaşıldığı etkinlikte, Başkan Bilgin, Gazeteci Bekir Coşkun’un anısına, eşi  Andre Coşkun’a “Gazetecilik Meslek Onur Ödülü” takdim etti. Gazeteci Sedat Örsel ise “Kendi ışığına zincir vuran mum“ isimli oto-sansür heykelini, Cemiyet Basın Evi’ne sundu.  Konferansın moderatörlüğünü üstlenen Gazeteci Özlem Gürses, gazetecilerin “terörist ilan edildiği bu günlerde” mesleği yapmamak için çok sebep olduğunu ve sektörde bulunduğu 26 yılda durumun iyiye gitmediğini kaydetti. “Mesleğimizin toplumsal algısında erozyon yaşıyoruz” diyen Gürses, gazetecilerin sürekli itibar kaybettiklerini ancak buna rağmen inatçı olmaktan vazgeçmediklerini belirtti.  
BİLGİN, “CEMİYET İÇİN 75 YILDIR BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ VE DEMOKRASİ MÜCADELESİ ÖNDE GELİR” 
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, konuşmasına destekleri dolayısıyla Avrupa Birliği’ne teşekkür ederek başladı. Basın özgürlüğü konusunda meslektaşlarının yanında olduklarını belirten Bilgin, Cemiyet’in 75. yılını da kutladıklarını ifade ederek şöyle konuştu: 
“Biz Cemiyet olarak daima, basın özgürlüğü, insan hakları ve demokrasinin yerleşmesinin savunucusu olduk. 75 yıldır basın özgürlüğü ve demokrasi mücadelesi önde gelir. M4D projesinin ikinci yılını tamamlıyoruz. Hâlâ  gazetecilikten umudunu kesmeyen binlerce meslektaşımıza bu proje umut oldu, meslekten kopmamalarını sağladı. Hem maddi hem manevi umut oldu. Bu umut bizim yarınlara daha ümitli bakmamızı sağlıyor. AB temsilcisine şükranlarımı sunmak istiyorum. Ülkelerin siyasi görüşleri farklı olabilir ancak gazetecilik evrensel bir meslek. Ulu Önder Atatürk’ün çizdiği yolda, Türkiye’nin çizgisi aydınlığa bakış olmuştur. Bize destek verdiğiniz sürece aydınlık, insan hakları kavgası sürecek. Yarınlara olan umudumuzu hiç ama hiç yitirmiyoruz.” 
LANDRUT, “HEM KÜLTÜREL HEM DE YARGISAL DEĞİŞİKLİĞE İHTİYAÇ VAR”
Bilgin’in ardından söz alan Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer- Landrut, M4D projesi sayesinde medyada çeşitliliğe katkıda bulunduklarını vurgulayarak, ifade özgürlüğü ve medya özgürlüğünün, bir ülkenin AB’nin parçası olması için önemli olduğuna ve Türkiye’nin AB aday ülkesi olduğuna dikkat çekti. Landrut, hükümeti eleştiren medya gruplarının yaşadığı sıkıntılar ve gazeteciler üzerindeki baskılardan haberdar olduklarını belirterek, “Muhalefetin görüşlerinin yaygınlaşmasının engellendiğine dair AB Komisyonu’nun da raporu bulunmaktadır” dedi. “Hem kültürel hem de yargısal değişikliğe ihtiyaç var” diyen Landrut, aday ülkelerin ve potansiyel aday ülkelerin desteklenmesinin söz konusu olduğunu ve bu kapsamda meslek örgütlerini desteklediklerini söyledi. Landrut, “İşsiz gazeteciler dahil gazetecilerin desteklenmesi söz konusudur. İzmir ve Ankara’da basın merkezleri kuruldu. Dijital medyada da gazeteciler desteklendi. Son olarak, nesnel ve etik gazeteciliğe, küresel ölçekte zorlaşan dönemde daha çok ihtiyacımız var. Pandemi de bunu zorlaştırdı. Bu konuda ilerleyen günlerde açılımlar olacak ve M4D desteklenmeye devam edecek. Bunun için Gazeteciler Cemiyeti’ni tebrik etmek istiyorum” dedi. 
BİLGİN, “BENİM İÇİN EN BÜYÜK ONUR VE ÖDÜL, TÜRKLÜĞÜMDEN SONRA BU CEMİYET’E BAŞKANLIK YAPMAKTIR”
Açılış konuşmalarının ardından, Gazeteciler Cemiyeti’nin 75. yılı dolayısıyla, meslek büyükleri Cemiyet’i anlattı. İlk konuşmacı olan Başkan Bilgin, 1946 yılında kurulan Cemiyet’in, Mekki Sait Esen ve beraberindeki altı gazetecinin, zamanın Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’a giderek, “Basının fikri ve vicdanı hür gazetecilerini bir araya getirerek, Cumhuriyet’i savunacak bu kişilerin bir çatı altında demokrasinin daha iyi yeşermesi için cemiyet”kurmayı istediklerini söyledi. Bu idealin 75 yıl geçse de hâlâ yaşayan bir inanç olduğunu vurgulayan Bilgin, Cemiyet’in kurulduğundan beri hiçbir siyasi görüşün yanında ya da karşısında yer almadığını ifade etti. “Biz Cemiyet’e girdiğimizde, siyasi görüşlerimizi portmantoya asar, çıkarken alırdık” diyen Bilgin, çok farklı siyasi görüşe sahip olan gazetecilerin bir arada 75 yıl bulunabilmesinin de bu duruş sayesinde mümkün olduğunu belirtti. İktidarlarla olan kavgaların siyasi olmadığını; basın ve ifade özgürlüğü, demokrasi, insan hakları gibi  nedenlerden kaynaklandığını dile getiren Bilgin şunları söyledi:  “Dünyada en fazla bedeli ödeyen basın kuruluşu bu cemiyettir, Beyhan Cenkçi, Metin Toker, Cüneyt Arcayürek, Altan Öymen, Atilla Bartınlıoğlu gibi başkanlarımızın ortak noktaları bedel ödemeleridir. Biz böylesi bir Cemiyet’i şu anda yaşatmaya çalışıyoruz. Bizden önce ödenen bedellerin haksızlığını savunacak kimse olmaz, bu mücadelenin içinde hep basın özgürlüğü, demokrasi vardı ve bu geleneği sürdürmekten onur duyuyoruz. Her zaman gazetecilerin hapse girdiği dönemler olmuştur ve bu 75 yıl içinde Türkiye’de pek çok darbe, darbe girişimi, sıkıyönetim ve olağanüstü hal gibi demokrasi dışı dönemler yaşanmıştır. Bu övünücülecek bir tarihi geçmiş olmasa da biz her zorlukta mücadele ettik.” Konuşmasında hapisteki gaztecilere de değinen Bilgin, Ergenokon davalarında çok sayıda gazetecinin Silivri Cezaevi’ne kapatıldığını, ancak dönemin Adalet Bakanlığı’nca her ayın ilk Pazartesi günü açık görüşe izin verildiğini belirtti. Bilgin, “Beş yıl boyunca her ay Silivri’ye gittik ve sadece gazetecileri değil, Mehmet Haberal gibi bilim insanını ve Genel Kurmay Başkanı’nı da ziyaret ettik, onları terörle özdeşleştirmek demokrasi ayıbıydı. Bu süre boyunca bedenlerimiz dışarıda olsa da, fikrimiz onlarlaydı; tıpkı yakın dönemde aynı şeyi yaşayan gazeteci meslektaşlaırmızla olduğu gibi... Ancak Ergenekon döneminden bu yana otoriterleşen iktidar, bize bu arkadaşlarımızla görüşme izni vermedi” dedi.  Bilgin, 75 yıl içinde hayatını kaybeden tüm başkanları ve meslektaşlarını saygıyla yâd ettiğini ve onlardan aldıkları bayrağı kutsal emanet olarak gördüklerini belirtti. Bilgin şunları söyledi: 
AKSOY, “DEĞİŞEN SİYASİ SİSTEM GAZETECİLERİ DE ETKİLEDİ”
Bilgin’in ardından söz alan Gazeteci Olcay Göker Aksoy, süreç içinde Türkiye’nin basın ve siyasi sistemini ilgilendiren değişiklikler olduğunu ve bundan gazetecilerin çalışma düzeninin de etkilendiğini söyledi. Gazeteciler Cemiyeti’nin kurulduğu tarihte siyasiler kendilerini anlatırken gazeteciliğin de prestij kazandığını kaydeden Aksoy, Türkiye’de ilk kurulan cemiyetin Gazeteciler Cemiyet’i olduğunu belirterek, “Kurulurken ‘Mesleğimizin sorumlu kıldığı hak ve özgürlükleri savunmak. Ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunmak için bir araya geliyoruz’ dediler. Ne Cemiyetlerin ne gazetecilerin büyük bir hatası yok geldiğimiz durumla. Bugün yeniden basının elemanlarını korumak, kollamak ihtiyacı hissetmek durumundayız” dedi. 
AYSEV, “BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ KAYBEDERSEK NE DEMOKRASİ NE HUKUK KALIR” 
Gazeteci Yaşar Aysev ise mesleğe 18 yaşında Mülkiye öğrencisiyken girdiğini ve 75 yıl içinde, 1946’dan beri çok partili siyasi hayatın pek çok badire atlattığını söyledi. “Basın özgürlüğü aslında insanın öğrenme özgürlüğüdür. Basın özgürlüğünü kaybedersek ne demokrasi ne hukuk kalır” diyen Ayşev, Covid 19 salgını kadar tehlikeli olanın, hukuksuzluk ve adeletsizlik olduğunu vurguladı. Genç meslektaşlarının çok zor koşullar altında çalıştığını belirten Aysev, “Bu da geçer, bir gün gazeteci korku ve otosansürün tutsağı olmayacaktır. 75 yılınız kutlu olsun. Gelecek yıllar daha özgür, daha mutlu olsun” dedi. 
ÖYMEN, “HAKKINDA HİÇ MAHKEME HÜKMÜ OLMAYAN GAZETECİLER HAPİSTE TUTULUYOR”
Gazeteciler Cemiyeti altıncı Başkanı, eski CHP Genel Başkanı ve Gazeteci Altan Öymen ise bu dönemin gazetecilik açısından çok zor olduğunu ifade ederek, bu zorluklardan birinin de basına uygulanan metotlar ve gazeteci tutuklamaları olduğuna dikkat çekti. Geçmişteki tutuklamaların şimdiki gibi olmadığını vurgulayan Öymen, şunları söyledi:
“Gazeteciler tutuklama yoluyla muhakeme edilmiyordu, eğer dava açılacaksa duruşma sonuna kadar bekleniyor, temyize gidiliyordu, karar kesinleşmiş hüküm haline geldiğinde ancak hapse çağrılıyorlardı. O günlerden bugünlere geldik. Basın özgürlüklerini genişleten yasalar çıkmıştı, hepsinden yavaş yavaş vazgeçilmeye başlandı. Geçmişte hoş olmayan süreçler, darbeler yaşadık ama o zaman uygulanan cezalar şimdiki şartlar altında değildi, hakkında hiç mahkeme hükmü olmayan gazeteciler hapiste tutuluyor. Basın özgürlüğü ilkesiyle bağdaşmıyor bu, tutuklama neden olur? Delilleri karartma ihtimali ya da kaçma şüphesiyle... Gazetecilerin delilleri karartma ihtimali yok, yazıp çektikleri ortada, devletin kütüphanesinde, televizyonlarda ise bantlara alınıyor ve arşivde duruyor. Mahkemelerin, savcıların gazetecileri tutuklamak için hiçbir nedeni yok. Bu adet haline geldi. Yeni icatlar çıktı, gazete ve televizyonlara başka müesseseler aracılığıyla baskı kuruluyor. 
ÜNLÜ, “MEDYA PANDEMİ KOŞULLARINDA NEREYE KONUMLANACAĞINI BİLEMEDİ”
Cemiyet’in 75. yılı konuşmalarının ardından başlayan “Salgının Gölgesinde Medya” konulu oturumda Gazeteci Ünsal Ünlü, salgın döneminde medya ekonomi-politiğine ilişkin konuştu, 
Ünlü, salgın döneminde “post-truth” (hakikat sonrası) kavramının pandemi için de çok yeni bir savaş alanı olarak sorgulandığını ve bunun nedeninin zaten güven kaybı yaşayan medyanın pandemi koşullarında nereye konumlanacağını bilmemesi ya da geleneksel medyanın yerini almaya başlayan sosyal medyanın gerçek yerine hurafeleri yayması olduğunu söyledi. Gezi olaylarından beri geleneksek medyadan hızlı bir kopuşun yaşandığını kaydeden Ünlü, “Halkın haber alam hakkını umursamayan ve sadece iktidar baskısıyla haberimsiler yayınlayan geleneksel medya kuruluşları, çaresizlikten açılmış yeni bir krediye sahip oldular bu dönemde; parasal değil, güven kredisi. Gezide insanların özgürlük talebine penguen belgeselleriyle yanıt veren geleneksel medya, korkmuş ve ne yapacağını bilmeyen insanlar için pandemi fırtınasında sığınacakları mecburi balıkçı barınaklarına döndü. Alanında uzman kişilerin ekrana çıkarıldığı ve kelle paça önerisi sunanların uzaklaştırıldığı bir döneme girildi. Salgının ilk dönemlerinde gazete satışları, temas edildiği için tirajları iyice düştü. Bilgi bir tık önde olunca, salgını durdurmak da yalan haberi durdurmak da aynı ölçüde zorlaşıyor” dedi. 
MAGAGNOTTİ , “GAZETECİLİK ÜÇ KELİMEDE TANIMLANABİLMELİ: ETİK, ETİK, ETİK...”
Avrupa Gazeteciler Cemiyeti (EJ) Başkanı Paolo Magagnotti de, salgın döneminde gazeteciliğin sorunlarını anlattı. 
EJ Başkanı Paolo Magagnotti de Avrupa bağlamında gazete tirajlarının yüzde 20 azaldığını, bayilerin yüzde yetmiş beş kapandığını ve Roma’da yaklaşık her gün altı-yedi gazete bayisinin kapandığını söyledi. Bu bağlamda çevrimiçi gazetelerin sayısındaki artışın da durumu telafi etmediğini kaydeden Magagnotti, sahte haber sayısında ciddi artış gözlediklerini ve bunun demokrasi için tehdit olduğunu vurguladı. 

 
BAŞKAN ALTINOK’TAN BEYAZ BASTONLULAR İÇİN MOBİL GÖZ MÜJDESİ
 
Sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 11 yükseldi
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Kültür ve Turizm Bakanlığından 451 özel tiyatroya 14,5 milyon lira destek
Kültür ve Turizm Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınından ...
PANDEMİDE SANAL MÜZELER BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ
COVİD-19 ile beraber müze ve ören yerleri ziyaretleri askıya alınırken, ...
İlaç ve aşı çalışmaları yeni yılda turizmcilere umut oldu
Tüm dünyada hayatı durma noktasına getiren koronavirüs nedeniyle 2020 ...
 
İzmirli genç piyanist uluslararası yarışmada birinci oldu
Yaşar Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, üniversitenin Sürekli ...
Büyükşehir, sanal sergiyle evlere konuk oluyor
Ankara Büyükşehir Belediyesi, yeni yılı evlerinde geçirecek sanatseverlere ...
Müzeler kapılarını sanal ortamda 24 saat açık tuttu
Mart ayından itibaren Türkiye'de de etkisini göstermeye başlayan yeni ...
 
ATO'dan Atatürk'ün Ankara'ya gelişinin 101. yıldönümünde "Ankara'nın Taşı Sergisi"
Ankara Ticaret Odası (ATO), Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin yıl dönümü ...
İklim temalı kısa filmler yarışıyor
SABANCI Vakfı’nın toplumsal sorunlara sanat aracılığıyla dikkat çekmek ...
Kültür ve Turizm Bakanlığı 2020 Özel Ödülleri'nin sahipleri belli oldu
Kültür ve Turizm Bakanlığı 2020 Özel Ödülleri'nin sahipleri belli oldu.
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
RIZA PEHLİVAN
RIZA PEHLİVAN
Bu Nasıl Bir İnsanlık?
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
S. ERTUĞRUL KOYUNCU
2021 Hadi Bizi Yanılt
DENİZ DİNÇER
DENİZ DİNÇER
Aşkın Anahtarı Şairin Elinde
MUSTAFA AYDEMİR
MUSTAFA AYDEMİR
Aşı
AHSEN ARAL UYAR
AHSEN ARAL UYAR
Kolektif Kötülük ve Şiddet
SİNAN VARGI
SİNAN VARGI
Kargocuya Vatandaşlık Numarasını Vermek
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Politika Ekonomi Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Kültür-Sanat-Turizm Eğitim Sağlık
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri