Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
Darendeliler geleneksel aylık yemekli toplantıda hasret giderdiler
Darendeliler geleneksel aylık yemekli toplantıda hasret giderdiler
Okura ulaşmanın maddi bir ölçüsü olmaz
Okura ulaşmanın maddi bir ölçüsü olmaz
Ankaralılardan “12. Ankara Kitap Fuarı”na yoğun ilgi
Ankaralılardan “12. Ankara Kitap Fuarı”na yoğun ilgi
İyi Parti'li Koray Aydın: 'Türkiye'nin geleceğini hep beraber inşa edeceğiz'
İyi Parti'li Koray Aydın: "Türkiye'nin geleceğini hep beraber inşa edeceğiz"
Ankara'nın uluslararası fuar alanı için çalışmaları hız kazandı
Ankara'nın uluslararası fuar alanı için çalışmaları hız kazandı
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
7 Şubat 2018 Çarşamba - 09:18

Başkentte Yerli ve Milli Üretim Konuşuldu

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA ANKARA Ticaret Odası (ATO) tarafından Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü himayelerinde Teknolojik Dönüşümde Kamu Alımlarının Rolü: “Yerli ve Milli Üretim” Konferansı düzenlendi.

Başkentte Yerli ve Milli Üretim Konuşuldu

 

 

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

 

ANKARA Ticaret Odası (ATO) tarafından Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü himayelerinde Teknolojik Dönüşümde Kamu Alımlarının Rolü: “Yerli ve Milli Üretim” Konferansı düzenlendi.

"YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM BİZİM İÇİN STRATEJİK BİR DURUŞTUR"

6 Şubat 2018 tarihinde TOBB Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen etkinlikte konuşma yapan Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü şu ifadeleri kullandı: "Dünya'da kamu alımları, yerli sanayinin ve teknolojinin gelişmesine büyük katkı sağlayan bir sanayi politikası aracı olarak uygulanmaktadır. Dolayısıyla kamu alımlarını bir politika aracı olarak görmek, büyüme ve üretimin önemli bir paydaşı olarak değerlendirmek gerekir. Ayrıca kamu alımları ülkemizin Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına katkı sağlayan önemli bir politika aracıdır. Gelişmiş ülkeler kamu alımları yoluyla yerli üretimi ve teknolojiyi yoğun biçimde destekliyorlar. Ayrıca yurtiçi üretimde yerli girdi tedariğinin azami seviyeye çıkarılmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde sanayinin üretim yeterliliğinin gelişmesi ve bilgi birikiminin artması için yeni yapılara, yeni stratejik yaklaşımlara ve desteklere ihtiyaç var. Yerli ve Milli üretim bizim için stratejik bir yaklaşım ve stratejik bir duruştur. Özellikle orta ve yüksek teknolojili ürünlere odaklanmayı hedef olarak belirliyoruz. Bu hedefe ulaşmak için kamu alım gücünü sanayimizin teknolojik dönüşümüne katkı sağlayacak biçimde kurgulamak, planlamak ve değerlendirmek durumundayız.

"TEMEL HEDEFİMİZ YÜKSEK TEKNOLOJİYE DAYALI ÜRÜNLER ÜRETMEK VE İHRAÇ ETMEKTİR"

Kalkınma hedeflerimizin ve programlarımızın önemli bir ayağını kamu alımları yoluyla sanayinin desteklenmesi oluşturmaktadır. Bunun adına ister pozotif ayrımcılık deyin ister de yerlilik ve millilik deyin. Kamu alımlarını önemli bir kalkınma enstürümanı olarak görüyoruz. Bakanlığımızın 2018 yılındaki öncelikli hedeflerinden birisi, üretim alt yapımızı dünyadaki teknolojik gelişmelere uyumlu bir hale getirmektir. Biz Bakanlık olarak teknoloji açığımızı kapatmak suretiyle cari açığımızın da kapanacağına inanıyoruz. Bakanlık olarak öncelikle teknoloji ölçeğinde kapatmaya konsantre olduk. Temel motivasyonumuz ve hedefimiz; yüksek teknolojiye dayalı ürünleri üretmek ve ihraç etmektir. Sevinerek ifade etmek isterim ki, Türkiye bu anlamda çok önemli bir mesafe kat etmiştir. Kalkınma planlarımızın yaptığımız kanunların ve düzenlemelerin özünde, Yerli ve Milli üretimin desteklenmesi amaçlanmıştır. 1 Temmuz 2017'de yasalaşan üretim reform paketinde kamu alımları yoluyla yerli sanayimizi sonuna kadar desteklemeyi hedefledik. Kanunun 63'üncü maddesinde ortak ve yüksek teknolojili ürünlerin ihalesinde yerli malı teklif edenler lehine yüzde 15 oranında fiyat avantajı sağlanmasını zorunlu hale getirdik. Yerli malı yatırım konusunda da aynı düzenlemeyi yaptık. Ayrıca yapım işlerinde kullanılacak makinaların yerli olması konusunda da son derece etkin düzenlemeleri hayata geçirdik.

"YERLİLEŞTİRME YÜRÜTME KURULU YERLİ VE MİLLİ SANAYİYE BAKIŞIMIZIN EN SOMUT İFADESİ"

24 Ocak 2018 tarihinde Sayın Başbakanımızın imzasıyla resmi gazetede bir genelge yayınlandı. Yüksek teknolojili ürünlerin ihracattaki payının arttırılması amacıyla 'Yerlileştirme Yürütme Kurulu' oluşturuldu. Bu kurulda Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, Kalkınma Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı yer alıyor. Yürütme kurulunun sekreteryasını ise Bakanlığımızın Müsteşarlığı üstlenmiştir. Yerlileştirme Yürütme Kurulu, sanayinin ithalata bağımlılığını azaltacak ve rekabet gücümüzü artıracak programları hayata geçirecektir. Bu kurul Yerli ve Milli sanayiye bakışımızın en somut ifadesi olmuştur.

"BÜTÜN KAYNAKLARIMIZI YERLİ VE MİLLİ ÜRETİM İÇİN SEFERBER EDECEĞİZ"

Türkiye artık Yerli ve Milli üretimizi bir devlet politikası, bir sanayi politikası ve bir kalkınma politikjası olarak benimsemiştir. Açıkça ifade etmek gerekirse, sanayide ve üretimde yerli ve milli olmak, bizim nazarımızda bir istikbal ve beka meselesidir. Nasıl ki Zeytin Dalı Harekatı'nda milli ve yerli imkânlarımızdan güç alarak mücadele ediyorsak, sanayi savaşında da yerli ve milli üretimle galip geleceğiz. Yerli üretimin ve sanayinin büyümesi için tarihi hamlelerimiz bundan sonra da devam edecek. Yerli sanayimiz için tarihi adımlar atacağız. Başlangıç olarak ithalatımızda 15 Milyar Dolarlık paya sahip 43 ürünü yerleştirmek için çalışmalara başladık. Katma değerini 10 yılda iki katına çıkarak 5 odak sektör belirledik. Bu odak sektörler; kimya ve ilaç (petro kimya dahil), iletkenler ve elektronik, makina ve teçhizat, motorlu taşıtlar ile gıda ve içecek sektörleridir. Ayrıca tüm bu sektörlerle ilşki içinde olan bilişim ve yazılımı da teşvik kapsamına aldık. Bu sektörlerde yer alan ürünlerin vergi indirimi, kaynak tahsisi, teşvik ve muhafiyetlerle destekleyeceğiz. Başta KOSGEB olmak üzere bütün kaynaklarımızı yerli ve milli üretim için seferber edeceğiz."

"AFRİN HAREKATI'NDA YERLİ ÜRETİM VURGUSU"

Sözlerini Zeytin Dalı Harekatı'nda mücadele veren Mehmetçiklerimize başarılar dileyerek sürdüren Özlü; " Konya Ereğli'de Şehidimiz Nurullah Seçen'in cenaze törenine katıldım. Törende milletimizin terör ve toprak bütünlüğümüz konusundaki hassasiyete bir kez daha şahit oldum. Türkiye, sınırlarmızdaki herhangi bir teröre asla izin vermeyecektir. Milletimizin bu büyük, haklı, meşru ve onurlu mücadelesine desteğimiz tamdır. Bizim bu beka mücadelemizi sulandırmaya çalışanlar, her zaman olduğu gibi hayal kırıklığına uğrayacaklar. Zeytin Dalı Hareketı Türkiye'nin Milli duruşudur, Türkiye'nin yerli vuruşudur. Kamu alımlarından bahsediyoruz ama işin bir başka boyutu daha var. Sanayicilerimizn kendi alımlarında, kendi işlerinde yerli alıma dikkat etmeleri gerekiyor. Yapılan lüks inşaatları dolaşıyorum. Soruyorum, duvar kağıtları Almanya'dan geldi, kilitleri İtalya'dan geldi diye duyuyoruz. Sanayiciler de yerli alıma dikkat etmelidir. 'Yerli ve Milli' tamam ama işin bir de küresel tarafı var. Yerli ve Milli Üretim seferberliğimiz, Türkiye'nin küresel pazarlardan kopması olarak anlaşılmasın. Bunu yaparken aynı zamanda da küresel pazarlara entegre olacağız. Dünya ile beraber yapacağız ve bunu ihraç edeceğiz. Yerli yapmanın bir sonraki aşaması ihraç etmektir" diyerek sözlerini tamamladı.

"SANAYİCİLERİMİZİN ÜZERİNDEN KALDIRILAN YÜK YILDA 1 MİLYAR LİRADIR"

Konferansa ev sahipliği yapan TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: "Dr. Faruk Özlü Bakanımız sayesinde hayata geçen reformlarla ilgili sadece 3 örnek vermek yeterli. Sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi reform paketi sayesinde, sanayimiz üzerindeki emlak vergisi, damga vergisi, elektrikteki TRT payı gibi, yıllardır şikayet ettiğimiz ama bir türlü sonuç alamadığımız devasa sorunlar çözüldü. Sadece bu sayede sanayicilerimiz üzerinden kaldırılan yük, yılda yaklaşık 1 miyar liradır.  Yine sayın Bakanımızla birlikte tarihi bir girişim başlatıldı. Biliyorsunuz, yıllardır yerli bir otomobil yapacak babayiğit bulunamıyordu. 73. Genel Kurulumuzda Sayın Cumhurbaşkanımız bir çağrıda bulundu. Türkiye’nin otomobilini yapacak babayiğit, TOBB’un içinden çıksın dedi. Biz de, “siz bizim yanımızda olun, biz bunu yaparız” dedik. Sanayi Bakanımızla birlikte yoğun bir mesai harcadık ve 5 babayiğidi ortaya çıkardık. Bakanımız üçüncü önemli adımı da geçenlerde açıkladı.

İthal bağımlılığımızı azaltmak için, sanayide “yerli ve milli üretim” hamlesi başlattı. Binlerce kalem ürün incelendi ve öncelik verilecek sektörler belirlendi. Yıllardan beri konuşulan bir reform adımını daha hayata geçirmek, Faruk Özlü Bakanımıza nasip oldu. Bakanlığımızın daha bunun dışında, 4. Sanayi devrimine adapte olmaya yönelik çalışmaları gibi, daha pek çok çalışması var. Bunların hepsinde birlikte çalışmaktan ve özel sektör olarak katkı vermekten dolayı çok memnunuz. İstişareye ve ortak akla verdiği önemden dolayı Bakanımıza, Meclis Komisyon Başkanımıza ve çalışma arkadaşlarına teşekkür ediyorum.

"KAMU ÜLKEMİZDE EN BÜYÜK MÜŞTERİ KONUMUNDA"

Türkiye, sanayide üretilen ürün çeşitliliği bakımından Avrupa’da 7. sırada yer alıyor. Toplam 2 bin 982 çeşit sınai ürün üretiyoruz. Birinci sıradaki Almanya’da 3 bin 559, ikinci Fransa 3 bin 444 adet sanayi ürünü üretiyor. Yani esasında aramızda öyle büyük fark da yok. Sanayi üretimimizin mali değerine baktığımızda, 2015'te 956 milyar liralık sınai üretim yapmışken, 2016’da yüzde 9 artarak 1 trilyon lirayı geçmiş durumda. Teknolojik yapımızsa, henüz arzuladığımız noktada değil. Sanayi üretimi içinde, yüksek teknoloji sınıfındaki ürünlerin payı yüzde 3,3 iken orta-yüksek teknoloji grubunun payı yüzde 25,2. Eskiden tarımsal ürün ağırlıklı bir ekonomiydik. Bu yapıyı başarılı bir şekilde değiştirdik. Orta ve orta-yüksek teknolojili üretim yapan bir yapıya kavuştuk. Şimdi hedefimiz, bir üst lige çıkmak, yüksek teknolojiye geçmek. Kamu alımları bu süreçte bizce en etkili araçlardan biridir. Zira Kamu, tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de en büyük müşteri konumunda. Kamu alımları yoluyla yerli sanayinin desteklenmesi yöntemi, tüm gelişmiş ülkelerde görülen, çağdaş bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım, bazen doğrudan yerli malın alımının teşvik edilmesi, bazen de yine yerli sanayinin dâhil olması koşuluyla, Ar-Ge, inovasyon ve yeşil ürün destek politikaları olarak karşımıza çıkıyor.

"TÜM KAMU KURUMLARIMIZIN İTHAL İYİDİR ANLAYIŞINI BIRAKIP MİLLİ ÜRETİME ŞANS VERMESİNİ BEKLİYORUZ"

ABD’de “Buy American” uygulaması mevcutken, AB projelerinde üye ülke firmalarının önceliği bulunuyor. Benzer uygulamalar Japonya, Güney Kore ve Çin gibi diğer birçok ülkede yaygın olarak kullanılıyor. Eskiden ülkemizin sanayicileri olarak hep şundan şikâyet ediyorduk. Kamu idaremiz, kendi yaptığı ihalelerde, milli şirketlerimize, öncelik vermiyor. Oysa gelişmiş ülkeler dahi, önce kendi ülkelerindeki üretimi destekliyor. Böylece hem kendi KOBİ’lerinin büyümesini sağlıyor, aynı zamanda ülkesinin ekonomisinin büyümesini sağlıyor. Ülkemizde bu konu uzun süre sürünceme de kalmış ve nihayetinde, 2011’de Kamu İhale Kanunu’nun yerli isteklilerle ilgili düzenlemeleri konu alan maddesinde yapılan değişiklikle yerli malına fiyat avantajı sağlandı. 2014 yılında da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından, orta ve yüksek teknolojili sanayi ürünleri yer alan malların ihalelerinde yerli malı teklif eden istekliler lehine yüzde 15 fiyat avantajı sağlanması zorunlu hale getirildi. Bakanlığımızın uygun görüşü sayesinde TOBB’a bağlı odalar ve borsalar tarafından “Yerli Malı Belgesi” düzenlenmeye başlandı. Bugüne kadar 21 bin 813 adet yerli malı belgesi verildi. Bu sayede eskiden kamu mal alım ihalelerinde, yerli üretimin payı sadece yüzde 9 iken, şimdi bu oran yüzde 34’e ulaştı. Yani milli üretime, yılda yaklaşık ilave 30 milyar lira ilave iş imkanı sağlanmış oldu. Bu da esasında şunu gösteriyor. Kamu alımlarının doğru yönetilmesi, milyarlarca liralık destek politikalarından çok daha etkili sonuçlar verebilir. Reel sektörümüze verilecek en büyük teşvik de bu olacaktır. Hükümetimizin ve özellikle Sanayi Bakanlığımızın bizimle aynı vizyonu paylaşmasından dolayı mutluluk duyuyor, tüm kamu kurumlarımızın aynı vizyonu benimsemesini, ithal iyidir anlayışını bırakıp, milli üretime şans vermesini bekliyoruz."

"YÜKTE HAFİF PAHADA AĞIR ÜRETİMİ HENÜZ BAŞARABİLMİŞ DEĞİLİZ"

Konferansı düzenleyen ATO Başkanı Gürsel Baran, eskiye nazaran şimdilerde yerli ve milli üretimler sayesinde insanımızın kendi ürettiğine daha fazla güvendiğini belirtti. Baran, sözlerini şöyle sürdürdü: "Geçmiş yıllarda hayal olan birçok şey bugün gerçek oldu. Hali hazırda silahlı insansız hava araçlarından güdümlü füzelere, kritik silah ve mühimmata kadar pek çok ürünü üretebilir durumdayız. İmalat sanayimizin teknoloji düzeylerine baktığımızda yüksek teknolojili sektörlerin üretim değerinin toplam yüzde 3 seviyesinde olduğu görülüyor. Bizim imalat sanayimizin üretimiz ağırlıklı olarak düşük ve orta düşük teknoloji gruplarından oluşuyor. Yükte hafif, pahada ağır üretimi henüz başarabilmiş değiliz. Birkaç gün önce “Yerlileştirme Yürütme Kurulu” oluşturulmasına dair genelge resmi gazetede yayınlandı. Amaç yurtiçi sanayinin uluslararası pazarlara entegre olarak geliştirilmesi, ileri teknoloji ürünlerinin sanayi ve ihracattaki payının arttırılmasıdır. Yerlileştirme Yürütme Kurulu, sanayimizin ithalat bağımlılığını azaltacak, rekabet gücünü arttıracak programları hayata geçirmesi amacıyla çalışmalar yapacak. Söz konusu kurul ile orta-yüsek ve yüksek teknolojili ürünlerin snaayi ve ihracattaki payının arttırılması hedefleniyor. İhracatımız içinde yüksek teknolojili ihracatın payı sadece yüzde 5 civarında.

"YERLİ VE MİLLİ ÜRETİMİMİZ OLMADAN BU BÖLGEDE SÖZ SAHİBİ OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL"

Dışarıya sattığımız ürünlerin ortalama kilogram fiyatı 1,5 Dolar. İçerisinde buğday da var, buzdolabı da. İhracatımızın da yaklaşık yüzde 15'i teknolojili ürünlerden oluşuyor. Örneğin kalp pili ithal ediyoruz. Türkiye’nin orta gelir tuzağından çıkabilmesi ve cari açık vermemesi için ileri teknoloji ağırlıklı bir üretim modelini hayata geçirmesi gerekiyor. Dünyanın dördüncü sanayi devrimini hayata geçirdiği dönemde bizim de hamle yapmamız kaçınılmaz. Bunun da yolu, yerli ve milli üretimi teşvik etmekten, ar-ge çalışmalarından, inovasyondan ve marka oluşturmaktan geçiyor. Türkiye sorunlu bir coğrafyanın ortasında bir huzur adası olarak varlığını koruyor. Cari açığı azaltacak, gençlerini verimli bir şekilde istihdam edecek ve ileri teknoloji üretip satacak bir ülke olmaktan başka çaremiz yoktur. Türkiye bunu başaracak güçtedir. Zeytin Dalı Harekatı da gösterdi ki, yerli ve milli üretimimiz olmadan bu bölgede ayakta kalmamız, söz sahibi olmamız mümkün olmayacaktır. Türkiye’nin Zeytin Dalı Harekatı Konusunda her hamlesinin meşrudur." diyerek sözlerini noktaladı.

 
Nurus’tan çalışanlarına vefa örneği
 
Diyanet-Sen‘den Adnan Oktar hakkında suç duyurusu
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Nurus’tan çalışanlarına vefa örneği
BEGÜM ARSLAN / ANKARA MOBİLYA ve endüstriyel tasarım ve sektöründe ...
Çargâh Türk Müziği Topluluğu’nu  “konser” heyecanı sardı
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA HER yaşta ve her dönemde bizi yaşama ...
Kilo kontrolünü sağlayabilmenin yolu doğru beslenmekten geçiyor
BEGÜM ARSLAN / ANKARA DOĞRU beslenmenin kilo kontrolünde en önemli ...
 
İyi Parti Çankaya İlçe Başkanlığı’nda “Dilşat Erdil” güven tazeledi
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA İYİ Parti Çankaya İlçe Başkanlığı’nın ...
Gökyay Satranç Müzesi etkili iletişim oyunlarına ev sahipliği yaptı
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA YIL boyunca sürdürdüğü sanatsal ve kültürel ...
Seveni de çok, sevmeyeni de: ENGİNAR
A. NAZ SÜRENKÖK / ANKARA KİMİ zayıflamak için, kimi de kalbi ve ...
 
Ankara ekonominin de başkenti olma yolunda
ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA BAŞKENT Ankara, ülkemizin yönetim merkezi ...
Keçiören Belediyesi'nden Mehmetçiğe “ay yıldızlı” destek
BEGÜM ARSLAN / ANKARA 1 Şubat 2018 Perşembe günü Keçiören Belediyesi ...
Bilgin: Gazeteci sadece doğruları konuşur
M. UMUT KARAKÜLAH / ANKARA ANKARA Gazeteciler ve Yazarlar Derneği ...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
LEYLA ŞAHİN
LEYLA ŞAHİN
Ev Temizliğini Kolaylaştırın (2)
M. TURHAN İMAMOĞLU
M. TURHAN İMAMOĞLU
Kendine Saygı Emeğe Saygı
SELVER AKAR
SELVER AKAR
Patlıcanlı Musakka ve Kakaolu Kek Tarifleri
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Birbirimizi Anlamıyoruz
AHMET CEM TANER
AHMET CEM TANER
İndirimler İnandırıcılığını Yitirdi
HAKAN KOÇ
HAKAN KOÇ
Ekonomi
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri