Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji Videolar
CHP “Kurtuluştan Kuruluşa Milli Mücadele Tarihi” kapsamında etkinlikler düzenledi
CHP “Kurtuluştan Kuruluşa Milli Mücadele Tarihi” kapsamında etkinlikler düzenledi
Çankaya Evleri gönüllülerinden LÖSEV’e anlamlı destek
Çankaya Evleri gönüllülerinden LÖSEV’e anlamlı destek
STK’LARDAN ÇAĞRI: “TRT kamusal yayın yapacak bir kurumsal yapıya kavuşturulmalı”
STK’LARDAN ÇAĞRI: “TRT kamusal yayın yapacak bir kurumsal yapıya kavuşturulmalı”
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden  Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbiş’e ödül
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbiş’e ödül
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
Sahurda kahvaltı yapın, süt için!
HABERLER>RÖPORTAJ - ÖZEL HABER
13 Mart 2019 Çarşamba - 12:15

Bakan Gül, hâkim ve savcıların etik ilkelerini açıkladı

ADALET Bakanı Abdülhamit Gül, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ev sahipliğinde düzenlenen Türk Yargı Etiği Bildirgesi Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

Bakan Gül, hâkim ve savcıların etik ilkelerini açıkladı

ALPER ŞAŞMAZ / ANKARA

ADALET Bakanı Abdülhamit Gül, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) ev sahipliğinde düzenlenen Türk Yargı Etiği Bildirgesi Tanıtım Toplantısı’nda konuştu.

“YARGI SİSTEMİNİ İNSANIMIZA HİZMET EDEN BİR ARAÇ OLARAK İŞLEVSEL KILMAK ZORUNDAYIZ”

Türk Yargı Etiği Bildirgesi’nin içeriği ilgili bilgiler paylaşan Bakan Gül, şunları söyledi: “Hak arama yollarını, ayrımsız bütün vatandaşlarımız için açık ve işler tutmak temel hassasiyetimizdir. Yargı sistemini insanımıza hizmet eden bir araç olarak işlevsel kılmak zorundayız. Hak taleplerine süratle ve adaletle yanıt vermek durumundayız. Bunun için bugüne dek pek çok adım attık. Reformlar yaptık. Hukuk ve yargı sistemimizde önemli iyileştirmeler, kayda değer gelişmeler sağladık. Yargının ayak bağı olan pek çok sorunu çözdük. Gücünü ve itibarını kıran engelleri aştık. Örneğin, adına adliye denilen ama gün ışığı görmeyen bodrum katları geçmişte kaldı. Kırık dökük daktilolar, hayvan sırtında keşifler, ödenek yokluğu sebebiyle geciken sevk ve nakiller de mazinin hatıraları arasına karıştı. Temel kanunlarımızı büyük ölçüde yeniledik. Zamanın hızına yetişemeyen, toplumun ihtiyaçlarına cevap veremeyen mevzuat hükümlerini ayıkladık. Adaletin fiziki çehresini değiştiren alt yapı yatırımlarıyla, yargıya hız ve kalite getiren teknoloji kullanımıyla çığır açtık. Bunlar elbette adalet hizmetlerinde fark yaratan gelişmelerdir. Ne kadar büyük ve anlamlı olursa olsunlar, adalet hizmetlerinin en önemli boyutu insandır; insana yapılan yatırımdır. Binalar, araçlar, teknolojik imkânlar, hatta en iyi, en ideal hukuk kuralları bile adaletin garantisi değildir. Adalet insan içindir ve insanla kaimdir. Biliyoruz ki, insanın ihmali, yargılamayı sadece bir “kesin hüküm” ameliyesine dönüştürür. Bunun için biz, politikalarımızda, uygulamalarımızda insanı merkeze alıyoruz.

“BU BİLDİRGE, ÖZÜNDE, BİZATİHİ YARGI MENSUPLARIMIZIN TÜRK MİLLETİNE BİR SÖZÜDÜR, TAAHHÜDÜDÜR”

Bugün açıkladığımız bu Bildirgeyle ilgili, özellikle vurgulamam gereken iki ana nokta var; Birincisi, bildirgeye yansıyan ilkelerin yaşayan değerler olduğu gerçeğidir. Yeni bir keşif söz konusu değildir. Yapılan, mesleğin yazılı olan veya olmayan davranış kurallarını bütünlük içinde bir araya getirmektir. İkinci nokta, bu bildirgenin yaklaşık üç yıl süren bir hazırlık sürecinden geçerek, bizzat meslekten hâkim ve savcılarımızın aktif katkısıyla hazırlanmış olmasıdır. Yani bu bildirge, Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun belirleyip yargı mensuplarına deklare ettiği bir metin değildir. HSK olarak sadece bir mutabakatın sözcülüğünü yapıyoruz. Bu bildirge, özünde, bizatihi yargı mensuplarımızın Türk milletine bir sözüdür, taahhüdüdür. Ayrıntılarına girmeden, bildirgenin ana temas noktalarına değinmek isterim. Bildirge en başta bağımsızlık ve tarafsızlığın önemine; hukukun, hak ve hürriyetlerin üstünlüğüne; insan onurunun, doğruluk ve dürüstlük gibi değerlerin önceliğine; saygı ve nezaketin, mesleğe yakışan olgun davranışların değerine vurgu yapıyor. "İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın" sözüyle asırlar öncesinden devletler için sıhhat formülünü veren Şeyh Edebali'ye bir selam gönderiyor. Geçerliliğini günümüzde de koruyan mükemmel hâkim tarifiyle Mecelle'yi, Ahmet Cevdet Paşa ve komisyonunu kendi sözleriyle anıyor. "Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol" sözündeki doğruluk nasihatiyle Mevlana'yı hatırlıyor. Yerelden evrensele uzanan açık veya örtülü referanslarıyla, uluslararası belgeleri, özellikle Bangolar Yargı Etiği İlkeleri ile Budapeşte İlkeleri'ni de dikkate alıyor. İnsana, insan olmanın onuruna, hak ve hürriyetlere hürmet fikrinin altını çiziyor. Soyut bir değer olan adaletin, iyilikten, güzellikten, doğruluktan ayrı düşünülemeyeceğini ifade ediyor. Yargıya güvenin korunmasında yargı mensubunu bir rol model olarak konumluyor.

“TÜRK YARGISI, BAĞIMSIZLIK VE TARAFSIZLIK VASFINI KORUYARAK, YARGI YETKİSİNİ ANAYASAMIZIN EMRETTİĞİ GİBİ TÜRK MİLLETİ ADINA KULLANMAYA DEVAM EDECEKTİR”

Adalet, ancak ve sadece ona sadakat gösterenlerin ellerinde yükselmektedir. Adalet, hukuka bağlılık dışında her türlü bağlılığı reddetmeyi gerektirmektedir. Aklı ve muhakemeyi değersizleştirenlerin ne hale düştüğünü hep birlikte gördük. FETÖ'nün kurşun askerleri yargıya zarar verdiler; hak ve adalet duygularını incittiler ama sonuçta onlar kaybettiler. Hukuka bağlılık yerine örgüt bağlılığını ikame edenler, cübbesini örgüt rütbesini gizlemek için araç haline getirenler büyük hüsran yaşadılar. Hile ve kumpaslarla hukuku çiğneyenlerin, vicdanını terör örgütüne esir edenlerin Türk Yargısı içinde yeri yoktur. Bundan sonra da olmayacaktır. Türk Yargısı, bağımsızlık ve tarafsızlık vasfını koruyarak, yargı yetkisini Anayasamızın emrettiği gibi Türk Milleti adına kullanmaya devam edecektir. Yargı mensuplarımız zorluklar karşısında yılmadan, hukukun ve vicdanın sesi dışında harici hiç bir etkiye aldırmadan, fedakârca görevini yerine getirecektir. Bildirge, bağımsız ve tarafsız özelikleriyle yargı mensuplarını adil yargılama hakkının en önemli güvencesi olarak tanımlıyor. Bildirgede yer alan ifadeyle, yargıya güvenin sağlanması ve sürdürülebilmesi için bağımsız ve tarafsız olmak kadar bağımsız ve tarafsız görünmek de önemlidir. Yargısal adaletin tecelligahı yargı mensubunun temiz vicdanıdır. Vicdan, ilahi bir lütufla insanın içine ekilmiş bir akıl yargısıdır. Ancak önyargılarla vicdanın sesi birbirine asla karıştırılmamalı, pekişmiş yanılgılar tecrübe sanılmamalıdır. Bunun için doğru ve sağlam değerleri ölçü almak gerekiyor. Vicdan, bu sayede hata vermeyen bir pusula görevi görür. Akıl ve vicdanı bu değerlere bağlayan en önemli köprü elbette eğitimdir. Kişisel yetkinliktir. Bildirge, ehliyet ve liyakat vurgusuyla yargı mensuplarına mesleki yetkinliklerini geliştirmelerinin önemini de hatırlatıyor. Mahkemelere gelip giden şey sadece dosyalar değildir. Yargı mensubunun iştigal ettiği, mühür-imza-evraktan ibaret değildir. Her dosya, her evrak, her ilam bir insan hikâyesine temas etmektedir. Her dava bir insan hayatı, her karar ümit ve korkuyla karışık bir bekleyiş demektir. Bu bekleyişin en kısa sürede adaletle sonuçlanması ortak beklentimizdir. Mazlumun gözyaşını silmek, haklıya hakkını teslim etmek, vicdanları adaletle teskin etmek biricik vazifemizdir. Üstelik “mahkeme kadıya mülk değildir.”

“ADLİYENİN KAPISI, ADALETİN KAPISIDIR”

Hangi görev ve sıfatı üstlenirsek üstlenelim, biliyoruz ki aslolan millete hizmettir. Milletin hâkimi olmak değil, hâdimi olmak hepimiz için en büyük payedir. Adliyenin kapısı, adaletin kapısıdır. Bu kapıya gelen herkes, hakkına erişeceğini bilmelidir. Bu kapıyı çalan herkes, saygın bir muamele görmelidir. Ve bu kapıdan ayrılan her vatandaşımız, evine asgari bir memnuniyetle dönmelidir. İşte bu bildirge, herkesin insan onuruna yaraşır şekilde, nezaketle muamele görme hakkına da işaret etmektedir. Yargının temel fonksiyonu, ihtilafların çözümündeki hakemliğidir. Yargı kararları tartışmaları bitirir. Yeni tartışmaları alevlendirmemelidir. İşte bu bildirge, yargı mensuplarının kararlarıyla, tutum ve davranışlarıyla tartışmalardan uzak durması gerektiğini de bir kez daha hatıra getirmektedir. Adalet, yargı mensubunun vicdanına emanettir. Bir niza çıkmış ve önünüze konmuşsa, hukuk adına son sözü söylemek size aittir. Ancak nihai söz ve karar hakkı, sözün ve kararın sosyal itibarını tek başına kuramaz. Doğru ve adil olan her kararın doğru ve adil olarak anlaşılması da gerekir. Hakka ve hakikate dayanan her sözün, hak ve hakikat olarak görünmesi de gerekir. Yargı sistemi topluma ancak böylelikle güven verir. Bu sebeple adına karar verilen milletle sağlam iletişim köprüleri kurmak hayati önemdedir. İşte bu bildirge, adil bir yargılamanın gerekleriyle toplumun bilgilendirilmesi ihtiyacı arasında makul bir denge kurma zorunluluğuna da işaret ediyor. Bazen küçücük bir hata, bir çelişki veya dikkatsizlik onca emeği heba edebilmektedir. Evet, kabul edelim ki, zaman zaman yargı mensuplarımızın vakur sükûneti değişik çevrelerce suistimal edilebilmektedir.

“ADALET VE DOĞRULUKLA ÇALIŞAN BÜTÜN MENSUPLARIMIZIN ARKASINDAYIZ”

Yine biliyoruz ki yargı mensupları, ancak kararlarıyla konuşabilmektedir. Madem kararlar, yargının en temel ifade aracıdır, öyleyse bu ifade aracını doğru ve yeterli biçimde kullanmak da yargı mensubu için en önemli vazifedir. İşte bu bildirge, yargı mensubunun dikkatini keskin tutması, mesleğinde özenli davranmasını, sosyal hayatında da itibarına gölge düşürebilecek söz ve davranışlardan kaçınmasının önemini vurgulamaktadır. Bildirgede de yer aldığı gibi hâkim ve savcılarımız, toplumun kendilerinden yargı hizmetinin kaliteli sunulmasının yanında erdemli olmalarını da beklediğinin bilincindedirler. İnsanın olduğu yerde değerler kadar zaaflar da vardır. İnsanın olduğu yerde hata kaçınılmazdır. Önemli olan bu hataları giderecek, en aza indirecek mekanizmaların varlığıdır. Bu mekanizmaların en etkin ve tavizsiz biçimde işlediği mesleklerin başında hâkimlik ve savcılık mesleği geliyor. Hata yapan, bedelini öder; ödemelidir. Bunu herkes bilmelidir. Hukuk devleti demek, en başta imtiyazlı sınıf fikrinin reddi demektir. Ancak, münferit olayları fırsat bilip sınıfsal bir nefret üretmeye kalkışmak adil değildir; ahlaki de değildir. Adalet ve doğruluk dairesi içinde kalan her şeyin yanındayız. Adalet ve doğrulukla çalışan bütün mensuplarımızın arkasındayız. Bunu da herkesin bilmesini isteriz.

“YARGI MENSUPLARIMIZIN VİCDANLARININ DOĞAL BİR ADALET TERAZİSİ OLMASINI TEMENNİ EDİYORUZ”

Bugün ilan ettiğimiz Türk Yargı Etiği Bildirgesi'yle yargı mensuplarımız; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve dürüstlük ilkelerine sadakatle, ehliyet ve liyakatlerine yaraşır şekilde Türk Milletine hizmet etmeye devam edeceklerine dair daha yüksek standartları vaat ediyorlar. İlk derece mahkemelerindeki hâkim ve savcılarımız; istinaf mahkemelerindeki başkan, üye ve savcılarımız ile yüksek mahkemelerdeki savcılar ve tetkik hâkimlerimiz bu bildirgeyi içtenlikle benimsiyor. Biz de meslek hayatları boyunca yargı mensuplarımızın vicdanlarının doğal bir adalet terazisi olmasını temenni ediyoruz. Yargının evrensel etik kurallarını oluşturan; bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, dürüstlük ile ehliyet ve liyakat ilkelerinin meslek hayatlarında kendilerine kılavuzluk edeceğine inanıyoruz. Bugün kamuoyuna açıkladığımız bu Bildirge, Türkiye Cumhuriyeti hâkim ve savcılarının takip edecekleri etik ilkeleri belirleyen bağlayıcı bir belgedir. Bu Bildirge, hâkim ve savcıların adına kadar verdikleri aziz milletimize ve onun her ferdine verilmiş bir sözüdür. Bu söze uygun olarak adaletle hayat bulmaları ve adalete hayat vermelerini temenni ediyorum.”

 
‘Dünya Hitit Günü’ 15 Nisan’da Ankara’da kutlanacak
 
Hava kirliliği bir halk sağlığı sorunudur
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
‘Dünya Hitit Günü’ 15 Nisan’da Ankara’da kutlanacak
VAKIF 19 Çorumlular Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Alper Bilan, her yıl ...
Türkiye'de her 100 girişimciden yalnızca 7,5'i kadın
TÜRKİYE Bilişim Derneği (TBD) ve Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından ...
Ankara Gazeteciler ve Yazarlar Derneği’nden “Ayaş çıkarması”
AYAŞ Belediye Başkanı Burhan Demirbaş ile MHP Ayaş İlçe Başkanı Murat ...
 
Altındağ’da “Saç ve Güzellik Merkezi” hizmete açıldı
ALTINDAĞ Halk Eğitimi Merkezi’nde Altındağ Halk Eğitimi Merkezi Müdür ...
TBB Başkanı Feyzioğlu: “Artık kadına karşı şiddete yeter”
TÜRKİYE Barolar Birliği (TBB) ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi ...
Atlantis’ten “yıldızlar” geçti
Yılın en eğlenceli filmlerinden biri olan “Öldür Beni Sevgilim” oyuncuları ...
 
“Ankara’ya barışı ve huzuru getirecek isim Mansur Yavaş’tır”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı Ankara Büyükşehir ...
Başkentlilerin buluşma noktası tarihe karışıyor
GEÇTİĞİMİZ yıl Temmuz- Ağustos döneminde döviz kurlarındaki artışın etkili ...
“DÜNYA KADINLAR GÜNÜ” KUTLU OLSUN
Cinayetlerin, tacizlerin, tecavüzlerin, istismarların gölgesinde “Kadınlar Günü”...
 
ZAFER GAZETESİ
YAZARLAR
AYHAN DEMİR
AYHAN DEMİR
Oruç ve Diyabet
SELEN YEDİER
SELEN YEDİER
Aspirin
YİĞİT CANDEMİR
YİĞİT CANDEMİR
Bir İnsanı Bilmek
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
FATMA GÜL ÖZDOĞAN
Vizyona Giren Filmler
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
AHU TÜZÜN DEMİRDAMAR
Hayatın Kanunu; Denge
FERDA HEKİMCİ
FERDA HEKİMCİ
Ulusal Süt Konseyinde Neden Hala Tüketicinin Adı Yok ?...
ÇOK OKUNANLAR
ARŞİV
ÇOK YORUMLANANLAR
Ana Sayfa Röportaj - özel Haber Yerel Gündem Yaşam Spor Magazin Eğitim Sağlık Teknoloji
KünyeHakkımızda KünyeKünye İletişimİletişim FacebookFacebook TwitterTwitter Google+Google+ RSSRSS Sitene EkleSitene Ekle Günün HaberleriGünün Haberleri